HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Türkiye'nin stratejik derinliği

23.08.2002 00:00:00
Tarih boyunca savaşlara ve büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları, doğu ve batı arasında sınır bir coğrafyada yer almaktadır.

Batı emperyalizminin Doğu'ya yayılmasının önünde bir set vazifesindeki Türkiye, Doğu halklarının geçmişten gelen bir mirasla adeta teminatı gibidir.

Yüzyıllarca başlık yaptığı bu coğrafya ile her ne kadar bugün ilişkilerini en az seviyede sürdürüyor olsa da, bölgede istikrarı sağlayacak ve başlık edebilecek tek ülke olarak görülmektedir.

Tükenen enerji kaynakları sebebiyle bugün gözler bu topraklardadır.

Batının Ortadoğu'ya açılan kapısı ise Türkiye'dir.

Dünyanın en stratejik ülkelerinden biri kabul edilen Türkiye ele geçirilmeden, bu? coğrafyanın istenen şekilde kullanımı imkansızdır.

ABD Eski Başkanı Bill Clinton, Ekim 1999'da Ecevit'in Amerika ziyaretinde, Türkiye'nin tarih boyunca önemini yitirmeyen bu kilit vasfına dikkat çekerek şunları söylemişti:

"20. yüzyılın ilk 50 yılı Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasının paylaşılmasının yol açtığı değişikliklerle geçti. 21. yüzyılın ilk 50 yılı da Türkiye'nin alacağı doğrultu ile şekillenecek. Türkiye modelinin hem İslam dünyası, hem bulunduğu bölge, hem de Avrupa için çok büyük etkileri olacaktır".

Menfaatleri Türkiye ile her noktada çatışan Batı, yüzyıllardır birlik ve beraberliğimizi hedef alan projelerle, kilidi kırmanın gayretindedir.

Milleti devleti ile, milleti askeri ile, milleti ailesi ile ve hatta milleti T.C Devleti'nin kurucusu Atatürk ile karşı karşıya getiren sinsi oyunlarla yapılmak istenen budur.

Bilindiği gibi, Atatürk'ün liderliğinde gerçekleştirilen Türk devrimi, verdiği mücadele ile Batı emperyalizmine karşı duruşta, tüm dünya halklarına örnek olmuştur.

Bu nedenle Atatürk ve milletin arası açılmak istenmekte, Türk milletini Batıya karşı, özüne ve değerlerine döndürerek ayağa kaldıracak fikirleri çarpıtılarak, o milli ruhun tekrar diriltilmesi engellenmeye çalışılmaktadır.

Halkının tamamına yakını Müslüman olan Türkiye'de milletimizin dini hassasiyetleri ile T.C Devletinin kurucusu Atatürk karşı karşıya getirilmektedir.

Milli şuuru zedelenmesinde önemli bir proje olan bu batıl iddiaları bizzat Atatürk'ün sözleriyle çürütelim:

"Efendiler! Allah birdir ve büyüktür. Kur'an bir Kitab-ı Ekber'dir. Cenab-ı Peygamber Efendimiz Hatemü'l Enbiya'dır."

"Din vardır ve lüzumludur. Dinsiz milletlerin devamı imkansızdır."

"Türk ulusu daha dindar olmalıdır. Yani tüm sadeliği ile dindar olmalıdır. Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum."

"O (Hz. Muhammed) Allah'ın birinci ve en büyük kuludur.

O'nun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim senin adın silinir. Fakat, sonsuza kadar o, ölümsüzdür. Bütün dünyanın Müslümanları, Allah'ın son Peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmelidir. Tüm Müslümanlar Muhammed'i örnek almalı, kendisi gibi hareket etmelidir. İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmelidir. Zira, bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilir."

Atatürk'ün dinimiz hakkındaki gerçek görüşleri büyük Nutuk'taki ifadeleriyle böyledir.

Dış güçlerin oyunlarına alet edilen bu lider bazı çevrelerce bilinçli olarak farklı anlatılmakta, milletle arası açılmaktadır.

Birlik ve beraberliği sağlayan harç mesabesindeki her unsurumuz böyle çarpıtılmakta, Batı'nın hedefler istikametinde değiştirilmektedir.

Türk Milleti bugün her zamankinden daha ayık olmak zorundadır.

Zira, oynanan oyun çok ciddi, uygulanan taktikler çok sinsidir.

Bu vatan ise bizimdir ve bizim kalacaktır...
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 23.10.2002
- Türkiye'yi kemiren kurt: Faiz / 22.10.2002
- Güneş balçıkla sıvanmaz / 21.10.2002
- ABD gerçekten dost mu! / 20.10.2002
- Orduyu küçültme iddialarının perde arkası / 19.10.2002
- Denk bütçe için-II / 18.10.2002
- Denk bütçe için-1 / 17.10.2002
- 3 Kasım'ın favorisi bellidir / 16.10.2002
- AB'nin gerçek yüzü artık farkedilmelidir / 15.10.2002
- Dünden bugüne değişemeyen Ecevit / 14.10.2002
- Irak operasyonunun asıl hedefi / 13.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 11.10.2002
- Millet, emaneti ehline teslim edecektir / 10.10.2002
- AB içinde Türkiye'nin yeri yoktur / 09.10.2002
- Irak operasyonu başlamadan durdurulmalı / 08.10.2002
- Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı yok / 05.10.2002
- Ulusal bütünlük gözardı edilemez / 04.10.2002
- Irak operasyonunun arka planı / 03.10.2002
- Azınlık vakıfları ve Lozan / 01.10.2002
- Türkiye'nin liderliğinde Ortadoğu / 30.09.2002
- Türkler Avrupalı olamaz / 29.09.2002
- Yeni vergi düzenlemesi / 28.09.2002
- Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye / 26.09.2002
- CHP IMF'nin güdümünde / 24.09.2002
- Türkiye'nin geleceğini BTP kuracaktır / 23.09.2002
- Modern sömürünün ekonomik ayağı: IMF / 21.09.2002
- Bağımsız enerji politikaları ve BTP / 20.09.2002
- Azerbaycan petrolleri ve Türkiye / 19.09.2002
- Irak operasyonu ve Türkiye'nin politikası / 18.09.2002
- Türkiye için AB yolu kapalı / 17.09.2002
- AB'ci partilerin seçim korkusu / 15.09.2002
- Atatürk'ün milli bütünlük politikasına dönüş şarttır / 14.09.2002
- Asıl mesele tam bağımsızlık / 13.09.2002
- Millet tercihini yaptı / 12.09.2002
- BTP'nin maden politikası ile kazanılacaklar / 11.09.2002
- Son umutları küskünler hareketi / 10.09.2002
- IMF'ci CHP 'boş' çıktı / 09.09.2002
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi / 06.09.2002
- Bu nasıl halkçılık? / 05.09.2002
- Batı'nın gözü Türkî Cumhuriyetlerin üzerinde / 04.09.2002
- Bağımsız ve milli bir dış politika şart / 03.09.2002
- AB'den değil, milletten yana tavır alınmalı / 02.09.2002
- Kıbrıs'ta zor dönemeç / 01.09.2002
- Zafer Bayramı'nın anlamı / 31.08.2002
- IMF ve AB'cilerin BTP korkusu / 30.08.2002
- Gerçek Atatürkçüler / 29.08.2002
- Bu nasıl halkçılıktır ki... / 28.08.2002
- Gerçekten millete vekil olmak / 27.08.2002
- Siyasette kirlenme / 26.08.2002
- Türkiye, alternatifsiz değildir / 25.08.2002
- Eskilerden bıkan halk yeniye koşuyor / 24.08.2002
- Türkiye'nin stratejik derinliği / 23.08.2002
- Batı'nın yozlaşmış ahlakı / 22.08.2002
- MEB'nın attığı faydalı adım / 21.08.2002
- Türkiye'nin ufkunu değiştiren lider / 20.08.2002
- BTP milli bir harekettir / 19.08.2002
- Atatürk'ün hedefi / 18.08.2002
- BTP iktidara geliyor / 17.08.2002
- AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş / 15.08.2002
- Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan / 14.08.2002
- Milletten uzak siyaset olur mu? / 13.08.2002
- Milletin son ve tek umudu: BTP / 11.08.2002
- BTP ve medyaya düşen görev / 10.08.2002
- Vatandaş kararını verdi: BTP / 09.08.2002
- AB'nin hedefi Kıbrıs / 08.08.2002
- Gücünü milletten alan parti: BTP / 07.08.2002
- Kilit ülke Türkiye / 06.08.2002
- "Önce insan" / 05.08.2002
- AB yasalarında milletin imzası yoktur! / 04.08.2002
- AB uyum paketinin hedefi: Toprak bütünlüğümüz / 03.08.2002
- Tam bağımsız ekonomi / 01.08.2002
- Sorumlular AB'nin gerçek yüzünü görmelidir! / 31.07.2002
- İktidara yürüyen BTP ve projeleri / 30.07.2002
- AB'nin Kıbrıs oyunu / 29.07.2002
- Gözün aydın Türkiyem / 28.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.08.2001, 23.08.2000, 23.08.1999, 23.08.1998, 23.08.1997, 23.08.1996, 23.08.1995, 23.08.1994, 23.08.1993, 23.08.1992, 23.08.1991, 23.08.1990, 23.08.1989, 23.08.1988, 23.08.1987, 23.08.1986, 23.08.1985, 23.08.1984, 23.08.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.