logo
16 EYLÜL 2026

'Türkiye'ye farklı statü'

24.06.2006 00:00:00
 
AB Dönem Başkanı Avusturya'nın Başbakanı Schüssel, ''Türkiye'ye, ismi üyelik de olsa ayrı bir statü verileceğini'' belirterek son sözün Avusturyalılarda olduğunu açıkladı.

 

 

AB Dönem Başkanı Avusturya'nın Başbakanı Wolfgang Schüssel, ''Türkiye'ye, ismi üyelik de olsa ayrı bir statü verileceğini'' savunarak, ''Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılımı konusunda son sözü Avusturyalılar'ın referandumda söyleyeceğini'' bildirdi.

Liberal eğilimli günlük Die Presse Gazetesi'nin hafta sonu sayısına demeç veren Wolfgang Schüssel, ''Türkiye'nin diğer üye ülkelerden daha değişik bir statüye sahip olacağını'' ileri sürerek, ''Benim Türkiye için değişik bir stratejim var'' dedi.

Türkiye'ye ilişkin stratejisi hakkında ayrıntı vermeyen Schüssel, ''Türkiye'nin, Macaristan'nın sahip olduğu statüye sahip olacağını olası görmediğini'' söyledi. Avusturya iş piyasasının Türk işçilerine ''otomatikman açılmaması'' için çaba sarfedeceklerini ifade eden Schüssel, ''Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne mümkün olduğu kadar sıkı bağlarla bağlanmasının gerekli olduğunu'' bildirdi.

Türkiye'nin tam üyeliği konusunda Schüssel, ''Türkiye'nin olası tam üyeliği konusunda Avusturyalılar'ın yapılacak referandumda son sözü söyleyeceklerini'' kaydetti. Die Presse Gazetesi, Schüssel'in özel demecinin tam metninin yarın yayımlanacak sayısında yer alacağını duyurdu.

"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin bazı bölümlerinde FETÖ propagandası yapıldığı iddiaları üzerine sahnelerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildi

16.09.2026 13:41:00
İHA
 
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde "FG" harf grubunu taşıyan araç plakalarına yer verilmesi ve dizinin belirli bölümlerinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu iddiaları üzerine inceleme kararı verildi.

Söz konusu iddialar, alanında uzman kişilerce oluşturulan bilirkişilerce incelenecek.

Bilirkişi heyetince söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması için çalışma yürütülüyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

16.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı'da "villa" yapıldığı iddiasına açıklık getirdi.

Alçı, 11 Eylül'de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından, Öcalan için İmralı Adası'nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir ev inşa edildiğini, Öcalan'ın ise "statü" talebi nedeniyle bu eve geçmediğini aktarmıştı.

Bahçeli bu kez gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, Alçı'nın sözlerinden "villa" yorumu çıkarıldığını belirterek iddiayı reddetti. Bahçeli, İmralı'da 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.

Bahçeli, "Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, 'villa' diye bir şey yok" İfadelerini kullandı.

Bahçeli, söz konusu yapının neden yapıldığına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"250 metrekare bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili, Öcalan'ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın, bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."

İmralı sürecine ilişkin mesajlarını da yineleyen Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin geçerli olduğunu söyledi.

MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının siber casuslara yönelik operasyonunda "Aydo Yazılım" şirketinin sahibi ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

16.09.2026 10:00:00
AA
 
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, siber casuslara yönelik MİT'in koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının ortak çalışmalarıyla sendikalara yazılım hizmeti sağlayan Ankara merkezli "Aydo Yazılım" adlı şirkete operasyon düzenlendi.

Operasyonda, şirket sahibi ile çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alındı.

Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu ve dijital materyale el konuldu.

Sendika yazılımlarında sorgu arayüzü tespit edildi

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, "Aydo Yazılım" tarafından geliştirilen bazı sendika yazılımlarına, sendika üyesi olmayan üçüncü kişilere ait bilgilere erişilmesine imkan sağlayan, özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, geçmiş dönemlerde çeşitli kaynaklardan internet ortamına sızdırılan veri setlerinin söz konusu sistem üzerinden sorgulanabildiği belirlendi.

Kişilere ait T.C. kimlik numarası üzerinden yapılan sorgulamalarla, kimlik ve nüfus bilgilerine ulaşılabildiği, sistemin arka planındaki veri tabanlarında ise çok daha geniş kapsamlı kişisel verilerin bulunduğu saptandı.

Sorgu sisteminin, sendikalara üye eklenmesi sırasında üyelik bilgilerinin tamamlanmasında kullanıldığı belirlenirken, veri tabanlarında 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine geniş kapsamlı veri havuzunun hangi amaçlarla kullanıldığına yönelik incelemeler de derinleştirildi.

Sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresi

Sunucular üzerinde yapılan incelemelerde, kişisel bilgilerin tutulduğu sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresinin sistematik biçimde kullanıldığı, bu kullanımın, verilerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri kaynaklı olduğu izlenimi oluşturduğu belirlendi.

Ancak elde edilen teknik bulgular sonucu söz konusu verilerin doğrudan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri sistemlerinden temin edilmediği saptandı.

"KVKK danışmanlığı" adı altında veri sorgusu

Soruşturma kapsamında, Aydo Yazılım'ın "Clock&Wise" adı altında kurum ve kuruluşlara Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında danışmanlık hizmeti de verdiği tespit edildi.

Şirketin, bir taraftan kişisel verilerin korunmasına yönelik danışmanlık hizmeti verirken diğer taraftan sendika yazılımlarında kişisel bilgilerin sorgulanmasına imkan sağladığı ortaya çıkarıldı.

Söz konusu sistemin hangi sendikalar tarafından ne ölçüde kullanıldığı ve elde edilen verilerin hangi amaçlarla işlendiğine yönelik incelemeler sürüyor.

Dijital materyallerden elde edilecek yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın genişletilebileceği öngörülüyor. 

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Fethiye'de aile faciası

Muğla Fethiye'de eşiyle boşanma aşamasındaki bir baba, iki çocuğunu iş yerinde öldürdükten sonra yaşamına son verdi. Annelerinin ihbarıyla ortaya çıkan ve kenti yasa boğan acı olayla ilgili çok yönlü soruşturma sürerken, cenazeler otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı

15.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de aile faciası
Fethiye'de aile faciası
Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir iş yerinde baba ile iki çocuğu ölü olarak bulunurken, ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.  

Olay, bugün saat 08.30 sıralarında Fethiye Yeni Mahalle Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki bir iş yerinde meydana geldi. İş yerinden gelen ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. İş yerinin kapısının zorlanarak açılmasının ardından içeride yapılan kontrolde, iş yeri sahibi Ergün Güngör (37) asılı halde bulundu. İş yerinde bulunan E.G'nin çocukları olduğu belirtilen Hatice Güngör (10) ve Hüseyin Güngör (6) isimli iki çocuk da yataklarında hareketsiz halde bulundu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, 3 kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından durum Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri inceleme başlatılırken, baba ve iki çocuğunun ölümlerinin kesin nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak adli incelemelerin ardından belirleneceği öğrenildi.



Bir süredir ailevi sorunları vardı

Tüm kenti yasa boğan acı olayın detayları netleşmeye başladı. Bir süredir ailevi sorunlar yaşadığı ve eşiyle boşanma aşamasında olduğu öğrenilen 37 yaşındaki Ergün Güngör ile çocukları 10 yaşındaki Hatice ve 6 yaşındaki Hüseyin Güngör'ün ölümüne ilişkin ilk incelemeler tamamlandı.

Annenin ihbarı acı gerçeği ortaya çıkardı

Edinilen bilgilere göre, şehir dışından Fethiye'ye dönen anne, eşine ve çocuklarına ulaşamayınca durumdan şüphelenerek polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, babanın çalıştığı iş yerine çilingir yardımıyla girdi. Ekipler, içeride korkunç bir manzara ile karşılaştı.

İlk bulgular: Önce çocuklar, sonra baba

Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı'nın gerçekleştirdiği ilk tespitlere göre; baba Ergün Güngör'ün, çocukları Hatice ve Hüseyin'i yataklarında hareketsiz halde bulduğu, ardından kendisini asarak yaşamına son verdiği belirlendi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde üçünün de olay yerinde hayatını kaybettiği kesinleşti. Güvenlik güçleri, ilk veriler ışığında olayın babanın çocuklarının canına kıydıktan sonra intihar etmesi şeklinde gerçekleştiği şüphesi üzerinde duruyor.

Cenazeler, ölümün kesin nedeninin ve zamanının belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı

ABD hükümeti denetleme kurumu, ordunun stoklarında gelişmiş silahlar konusunda ciddi azalma olduğunu doğruladı. Ayrıca 8 ülkedeki ABD üslerinde yüzlerce yapının ve onlarca ABD uçağı ile insansız hava aracının imha edildiğini veya hasar gördüğü vurgulandı

15.09.2026 12:52:00
İHA
 
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetine bağlı denetleme kurumu, İran savaşının etkisine ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda, ordunun gelişmiş silahlar konusundaki eksiklikleri kabul edilirken, Orta Doğu'daki ABD uçaklarına, üslerine ve diplomatik temsilciliklerine verilen hasara dair kamuoyuna ilk bilgiler sunuldu.

Raporda, ABD'nin İran'la savaşının "stratejik envanter açıklarına yol açtığı ve ordunun gelişmiş silahlar konusunda mühimmat ikmali için ciddi tedarik darboğazıyla" karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda yer alan uzmanlar tahminlerinde, savunma sanayi şirketlerinin gelişmiş füze ve önleme sistemi stoklarını savaş öncesi seviyelere geri getirmesinin 3 yılı bulabileceği vurgulandı.

İran, ABD üslerindeki yüzlerce yapıyı yerle bir etti

1 Nisan ile 30 Haziran arasını kapsayan gözlem raporunda, İran'ın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve diğer yapıyı hasara uğrattığı ve yok ettiği de kabul edildi. Raporda, bölgedeki bir donanma lojistik merkezi olan Bahreyn'deki ABD deniz üssünün İran insansız hava araçları ve balistik füzeleriyle hedef alındığı belirtildi. Orta Doğu'daki operasyonları desteklemek için "14 ila 18 günlük lojistik döngülerine" ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Rapora göre Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki temsilcilikler İran saldırıları sonucu hasar gördü ve tahmini maliyet 184 milyon dolar olarak hesaplandı.

ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Cao geçtiğimiz hafta The Epoch Times'a verdiği röportajda, "Bahreyn'i yerle bir ettiler" diyerek Donanmanın bölgedeki güçlerini destekleyebilmesi için Bahreyn'deki üssü onarması gerekip gerekmediğini araştıran bir görev gücü oluşturduğunu söylemişti.

"Onlarca ABD uçağı ve İHA imha edildi veya hasar gördü"

Raporda ayrıca İran tarafından onlarca ABD uçağı ve insansız hava aracının da imha edildi veya hasara uğradığı ifade edildi. Bunların arasında tanesi yaklaşık 30 milyon dolar değerindeki 30 civarında MQ-9 Reaper insansız hava aracı da bulunduğu aktarıldı. 7 adet KC-135 yakıt ikmal uçağının da hasar gördü veya imha edildi, 5'inin Suudi Arabistan'da yerde iken İran mühimmatıyla vurulduğu kaydedildi. Kuveyt, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan'da 11 askerin "çatışmada öldüğü" belirtildi. Irak'ta ise KC-135 uçağı, başka bir KC-135 ile çarpışmanın ardından düşerek 6 askerin ölümüne yol açtı. Bu ölümler ve Arap Denizi'ne düşen bir helikopterde pilotun ölümü, "düşmanca olmayan olaylar sırasında meydana gelen ölümler" olarak listelendi.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi

15.09.2026 10:15:00
Anadolu Ajansı
 
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi.

Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi.

Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

Matematik öğretmeninin gizemli ölümü


 
Yalova'da kayıp öğretmenin cansız bedeni İznik Gölü'nde bulundu. Ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

15.09.2026 06:32:00
AA
 
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve kendisinden haber alınamayan kişinin cesedi İznik Gölü'nde bulundu.
Yalova Abdülhamid Han Ortaokulu'nda matematik öğretmeni olan İlhan Algınkaplan (43), eğitim döneminin ilk ders günü okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp gezeceğini söyledi. Babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobille İznik Gölü kıyısına gelen Algınkaplan'dan bir daha haber alınamadı. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı. Algınkaplan'ın kullandığı otomobilin İznik Gölü Orhangazi sahilinde bulunması üzerine arama çalışmaları bu bölgede yoğunlaştı.

Jandarma buldu

Bölgeye gelen AFAD ekipleri termal dron ile havadan, polis dalgıç ekipleri de İznik Gölü'nde arama yaptı. İznik Gölü Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı da gölde arama çalışması gerçekleştirdi.

Polis dalgıç ekipleri, sahilden 50 metre açıkta öğretmenin cansız bedenini buldu. Algınkaplan'ın cesedi, sudan çıkartılarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Anne Hatice ile baba Sadettin Algınkaplan da oğullarının cenazesinin sudan çıkarıldığı anlarda gözyaşlarına hakim olamadı.
Sadettin Algınkaplan, yaptığı açıklamada, oğlunun sabah okula gittiğini, okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp biraz gezeceğini söylediğini aktardı.

Yanında başkası var mıydı?

Algınkaplan, saat 11.00'den beri oğlundan haber alamadıklarını belirterek, "Sonra merak ettik. O bizden ayrı yaşıyor. Yedek anahtar vardı. Evine gittik, evde de yok. En son İznik Gölü civarında olduğunu öğrendik. Biz de onun üzerine arabaya atladık, geldik. Otomobili görünce jandarmayı aradık, jandarma geldi. Az ilerde eşyalarını buldular. Telefonu, arabanın anahtarı oradaydı. Denizin kenarında terliklerini gösterdiler. Oradan denize girmiş yani görünen o. Yalnız mı geldi? Yanında başkası var mıydı? Onu bilmiyoruz yani. Çünkü bir daha haber alamadık" diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.