logo
31 MART 2026

Uçak kazasının arkasında İsrail mi var?

Netanyahu'nun Türkiye'yi Akdeniz'de açıkça tehdit ettiği açıklamalarının hemen ertesinde, Libya Genelkurmay Başkanı'nı taşıyan uçağın Ankara'da düşmesi, sabotaj şüphelerini artırdı

25.12.2025 14:10:00
Eyüp Kabil
Uçak kazasının arkasında İsrail mi var?
Uçak kazasının arkasında İsrail mi var?
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun son dönemde Türkiye'ye yönelik sert açıklamaları, Orta Doğu'daki jeopolitik dengeleri bir kez daha sarsmış durumda. Özellikle Akdeniz'deki enerji ve güvenlik anlaşmaları bağlamında yapılan tehditler, Ankara'da meydana gelen trajik bir uçak kazasıyla birleşince, bölgede yeni bir krizin fitilini ateşlemiş gibi görünüyor.

Libya uçağı kazasının detayları

23 Aralık'ta, Libya Ordusu Genelkurmay Başkanı General Abdul Rahman al-Hamisi'yi taşıyan bir özel jet, Ankara'nın güneyinde kalkıştan kısa süre sonra düştü. Uçakta bulunan beş kişi hayatını kaybetti; bunlar arasında Hamisi'nin yanı sıra dört üst düzey yetkili daha vardı. Türk yetkililer, kazanın teknik bir arıza nedeniyle meydana geldiğini açıkladı. Özellikle, uçağın elektrik sisteminde bir arıza rapor edildiği ve radyo sinyalinin kaybedildiği belirtildi. Kazanın ardından Türkiye ve Libya makamları ortak bir soruşturma başlattı ancak henüz resmi bir sonuç açıklanmadı.

Kazanın zamanlaması dikkat çekici. Uçak, Libya ile Türkiye arasındaki Akdeniz anlaşmalarını görüşmek üzere Ankara'ya gelmişti. Bu görüşmeler, Türkiye'nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatını güçlendirmeyi amaçlıyordu. Kaza, bölgedeki enerji kaynakları ve deniz sınırları konusundaki rekabeti bir kez daha gündeme getirdi. Bu tür kazaların "tesadüf" olarak geçiştirilmesi, gizli ellerin müdahalesi şüphesini artırıyor. Özellikle de İsrail'in Mossad gibi istihbarat servislerinin geçmişteki sabotaj iddiaları bu şüpheleri arttırıyor.

Netanyahu'nun tehdit dolu sözleri

Netanyahu, 22 Aralık'ta Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile yaptığı üçlü zirve sonrası, Türkiye'yi doğrudan hedef alan açıklamalarda bulundu. "Ürdün Nehri'nden Akdeniz'e kadar uzanan güvenlik egemenliği daima İsrail'in elinde kalacaktır" diyen Netanyahu, Türkiye'nin Akdeniz'deki faaliyetlerini "imparatorluk hayalleri" olarak nitelendirdi ve "Bunu aklınızdan bile geçirmeyin" diyerek açık bir tehdit savurdu. Bu sözler, İsrail'in Yunanistan ve GKRY ile yaptığı enerji ve savunma anlaşmalarının bir parçası olarak görüldü.

Netanyahu'nun bu sözleri, İsrail'in bölgesel hegemonya arayışını maskeliyor. Türkiye'nin Libya ile olan ittifakı, İsrail'in Doğu Akdeniz'deki gaz boru hattı projelerini (örneğin EastMed) tehdit ediyor. Netanyahu'nun tehditleri, diplomatik bir uyarıdan ziyade provokasyon gibi duruyor; zira bu sözler, zaten gergin olan ilişkileri daha da kızıştırıyor. Eski bir İsrailli diplomatın uyarısına göre, bu tür açıklamalar Türkiye'yi askeri hazırlıklara itebilir ve İsrail için ters tepebilir.

Tehditlerin arka planı

Netanyahu'nun tehditleri, sadece Akdeniz ile sınırlı değil. İsrail, ABD'de lobi faaliyetleriyle Türkiye'nin F-35 savaş uçağı alımını engellemeye çalışıyor; zira Erdoğan'ın geçmişteki açıklamaları İsrail'i tedirgin ediyor. Bu, İsrail'in hava üstünlüğünü koruma çabası olarak görülebilir, ancak bu tür müdahaleler ABD-İsrail ittifakını bile zorluyor.

Türkiye cephesinde ise, bir üst düzey yetkili Netanyahu'nun sözlerini "akıldışı ve istikrarsızlaştırıcı" olarak nitelendirdi. Kazanın ertesinde, sosyal medyada ve Türk kamuoyunda "tesadüf mü?" sorusu sıkça soruldu. Birçok yorumcu, Netanyahu'nun tehditlerinden bir gün sonra Libya Genelkurmay Başkanı'nın uçağının Ankara'da düşmesini şüpheli buldu ve Mossad'ı işaret etti. Bu spekülasyonlar, Netanyahu'nun sözlerinin paranoyayı körüklediğini gösteriyor ki bu da eleştirilmesi gereken bir nokta, çünkü kanıtsız suçlamalar barışı baltalıyor.

Son durum

Kaza soruşturması devam ediyor. Türk yetkililer, elektrik arızasının kesin nedenini belirlemek için kara kutu analizini sürdürüyor. Libya tarafı ise, kazanın Türkiye-Libya ilişkilerini etkilemeyeceğini vurguladı ancak analistler, bu olayın Ankara'nın Trablus'taki etkisini zayıflatabileceğini söylüyor.

Netanyahu'nun tehditleri uluslararası yankı buldu. İtalya gibi ülkeler Netanyahu'yu eleştirirken, ABD'de F-35 tartışmaları kızıştı. Bu durum Netanyahu'nun iç politikada puan toplama çabasını yansıtıyor, zira İsrail içindeki 7 Ekim soruşturmaları onu sıkıştırıyor. Ancak bu, bölgesel istikrarsızlığı artırıyor ve Türkiye gibi aktörleri daha agresif politikalar izlemeye itebilir.

Netanyahu'nun tehlikeli oyunu

Netanyahu'nun tehditleri, Orta Doğu'da barış yerine çatışmayı teşvik ediyor. Akdeniz'deki anlaşmalar, enerji paylaşımı için fırsat olmalıydı ancak İsrail'in tek taraflı yaklaşımı, Türkiye'yi Libya gibi müttefiklerle daha sıkı bağlar kurmaya zorluyor. Kazanın zamanlaması, sabotaj iddialarını güçlendiriyor olsa da, Netanyahu'nun sözleri bu şüpheleri besleyen asıl suçlu. Netanyahu, kendi siyasi hayatı uğruna bölgeyi ateşe atmaktan çekinmiyor.

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi

Mersin'in en önemli yaylaları arasında yer alan Fındıkpınarı'ndaki yoğun yağış sonrası meydana gelen heyelandaki hasarın boyutu havadan görüntülenirken, 25'i ağır hasarlı yaklaşık 100 hanenin zarar gördüğü bölgedeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi

31.03.2026 12:44:00 / Güncelleme: 31.03.2026 12:48:09
İHA
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Merkez Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi'nde Fetilli mevkiinde yaklaşık 56 bin metrekarelik alanda meydana gelen heyelanda 100'e yakın hane zarar görürken, 25 hanenin ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Bölgeye giden Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer incelemelerde bulunurken, Mersin Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.



Bölgede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tuncer, geçmiş olsun dileklerini ileterek mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. Evlerinde kalamayan vatandaşlar için geçici barınma çözümlerine yönelik çalışmaların da başlatıldığı öğrenildi. Kış mevsimi nedeniyle bölgede nüfusun az olması ise muhtemel bir can kaybının yaşanmamasında etkili oldu.



"Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız"

Heyelan bölgesinde açıklamalarda bulunan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Yoğun yağışların ardından Fındıkpınarı Mahallemizde ciddi bir heyelan meydana geldi. İlk andan itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. İlgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği. Hasar gören hanelerle ilgili gerekli tespitler yapılıyor, barınma sorunu yaşayan hemşehrilerimiz için de hızlıca çözüm üretiyoruz. Çok şükür ki herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yer hareketliliği devam ettiği için süreci dikkatle takip ediyoruz. Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız" dedi.



Yetkililer, bölgedeki risk durumuna göre yeni tedbirlerin alınabileceğini belirtirken, vatandaşların resmî uyarıları dikkate almaları istendi.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı

31.03.2026 11:41:00 / Güncelleme: 31.03.2026 11:44:37
İHA
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı'na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi.

Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne'ye getirildi.

Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

 

31.03.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, söz konusu soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026'da aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesinin eski Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı, şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra çok sayıda iş insanı gözaltında

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 kişi arasında Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanı ve rüşvet verdiği iddia edilen çok sayıda iş insanı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında firari iş insanları A.A, N.A, Ş.G. ve T.K'nin de ikamet ve iş yerlerinde aramaların yapıldığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.