logo
29 MART 2026

Ukrayna'da barış arayışı tıkandı mı? Gözler Balkan deneyimine çevriliyor

28.01.2026 00:00:00

Ukrayna'daki savaşın sona ermesi için yürütülen diplomatik girişimler, aradan geçen zamana rağmen somut bir sonuç üretmiş değil. Dış basında yer alan değerlendirmeler ve uzman analizleri, mevcut müzakere yöntemlerinin ciddi biçimde tıkandığını ortaya koyuyor. Özellikle "toprak takası" başlığı, taraflar arasında aşılması en zor engel olarak öne çıkıyor. Moskova ve Kiev'in beklentileri arasındaki derin fark, klasik diplomasi araçlarının artık yetersiz kaldığını düşündürüyor.

Uzmanlara göre sorun sadece toprak meselesi değil; asıl problem, müzakerelerin aynı çerçeve içinde tekrar tekrar yürütülmesi. Taraflar masaya oturuyor, benzer talepler dile getiriliyor ve süreç yeniden kilitleniyor. Bu tablo, savaşın fiilen donmuş bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Dış basında sıkça dile getirilen görüş, mevcut diplomatik formüllerin artık çözüm üretmediği yönünde.

Kasım 2025'te gündeme gelen ve Rusya yanlısı olarak yorumlanan 28 maddelik plan da bu çıkmazın bir yansıması olarak görülüyor. Uzman analizlerine göre plan, Ukrayna açısından kabul edilebilir olmaktan oldukça uzak. Rusya'nın fiilen kontrol ettiği bölgelerin uluslararası alanda tanınmasını öngören bu yaklaşım, Kiev için açık bir geri adım anlamına geliyor. Batılı diplomatlar, bu tür önerilerin taraflar arasındaki mesafeyi kapatmak bir yana, daha da derinleştirdiğini ifade ediyor.

Tam da bu noktada dikkat çekici bir yönelim öne çıkıyor: Balkan deneyimleri. Özellikle Kosova süreci, çatışma sonrası dönemlerde uygulanan alternatif diplomatik yöntemler açısından sıkça hatırlatılıyor. Uzmanlar, Kosova örneğinin birebir kopyalanamayacağını kabul etmekle birlikte, sürecin sunduğu derslerin Ukrayna için önemli ipuçları barındırdığını vurguluyor.

Kosova örneğinde dikkat çeken en önemli unsur, tarafların doğrudan ve sert bir yüzleşme yerine, çok katmanlı bir arabuluculuk sürecine yönelmiş olmasıydı. Uluslararası aktörler devreye girmiş, geçici çözümler kalıcı barışın önünü açacak şekilde kurgulanmıştı. Analistlere göre bu yaklaşım, tarafların "tam kazanç" beklentisinden vazgeçmesini ve kontrollü tavizlerle ilerlemesini sağladı. Dış basın, benzer bir mantığın Ukrayna-Rusya çatışmasında da denenmesi gerektiğini savunuyor.

Ancak burada önemli bir ayrım var. Ukrayna'daki savaş, Balkanlardaki çatışmalardan hem askeri kapasite hem de küresel etkiler açısından çok daha geniş bir boyuta sahip. Bu nedenle bazı uzmanlar, Balkan modelinin Ukrayna için fazla iyimser olabileceğini öne sürüyor. Buna rağmen analizlerin ortak noktası şu: Mevcut yöntemler başarısız oldukça, alternatif modeller kaçınılmaz hale geliyor.

Siyasi analistler, özellikle Trump yönetiminin müzakere sürecine doğrudan dahil olmasını, bu arayışın bir parçası olarak değerlendiriyor. Ancak uzmanların yorumları, bu müdahalelerin henüz yapısal bir değişim yaratmadığı yönünde. Aksine, bazı uzmanlara göre ise de Batı'nın sürekli aynı diplomatik dili tekrar etmesi, taraflara zaman kazandırıyor fakat barışa yaklaştırmıyor. Bu da sürecin eleştirilmesi gereken en hassas noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Burada açık bir eleştiri yapmak gerekiyor: Yıllardır sürdürülen müzakereler, savaşı bitirmekten çok yönetmeye odaklanmış görünüyor. Ateşkes ihtimali sürekli gündemde tutuluyor, ancak kalıcı barış için gerekli cesur adımlar erteleniyor. Bazı değerlendirmeler, bu durumun savaşın uzamasını fiilen normalleştirdiğini öne sürüyor. Bu eleştiri, mevcut diplomatik yaklaşımın sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Uzmanlar, güven eksikliğinin de çözümün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtiyor. Tarafların birbirine yönelik sert söylemleri ve propaganda dili, müzakere zemininin zayıflamasına neden oluyor. Balkan deneyimi ise tam da bu noktada önem kazanıyor. Çünkü o süreçte, güven adım adım ve uluslararası denetim altında inşa edilmişti. Analistlere göre Ukrayna'da da benzer bir yol haritası, en azından çatışmanın şiddetini azaltabilir.

Sonuç olarak, Ukrayna'daki barış arayışı klasik yöntemlerle ilerlemekte zorlanıyor. Analizler, Balkan deneyimlerinin artık sadece teorik bir örnek değil, pratik bir alternatif olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, mükemmel bir çözüm vaat etmiyor; ancak mevcut çıkmazın aşılması için yeni bir kapı aralayabilir.

Asıl soru şu:

Ukrayna için Balkan modeli gerçekten fazla mı riskli,

Yoksa mevcut yöntemler başarısız olduğu için artık denenmemesi daha mı büyük bir risk?
 

 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.