logo
18 MART 2026


Umut ticareti 2.5 ay sürdü

14.06.2008 00:00:00
Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri, İstanbul'dan getirilen mültecilerin Didim ilçesinin kıyılarından teknelerle yurt dışına kaçırıldığı istihbaratını aldı.

Soruşturmayı genişleten ekip 2,5 ay boyunca insan ticareti yapan çetenin lideri O.P. ile elemanlarını takibe aldı. Şahısların kimliklerini tespit eden ekipler, "ALTINOLUK-35" adını verdikleri operasyonun düğmesine bastı. Hakim kararı ile Aydın ve İzmir'de bazı evlere baskın düzenleyen ekipler, Özel İdare Kampı'nda bekçilik yapan E.E (35) ile 6 kişiyigözaltına aldı. Zanlıların evlerinde yapılan aramada 2 adet lastik bot ve 1 adet bot motoru ele geçirildi. Polis, yaptığı çalışmalar sonucunda çete lideri O.P.'nin göçmen kaçakçılığını organize ettiği ve Ü.S. isimli bayanın da İstanbul- İzmir trafiğini yönettiğini belirledi. Ayrıca Özel İdare Kampı'nda bekçilik yapan E.E. isimli şahsın kamyonla getirilen mültecileri tadilat dolayısıyla kapalı olan kampta barındırdığı ve botlarla yurt dışına kaçırdıkları tespit edildi. Zanlılar ayrıca mülteci başına bin 200 dolar aldıklarını itiraf etti. İfadesi alınan biri bayan 8 kişi "insan ticareti yapmak" suçundan adliyeye sevk edildi.

Testo Taylan'a tutuklama talebi

Fenomen Testo Taylan'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Savcılığa ifade veren şüpheli 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi

18.03.2026 14:39:00
İHA
Testo Taylan'a tutuklama talebi
Testo Taylan'a tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, 'Testo Taylan' olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürülmüştü.

Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli'nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul'da 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'müstehcenlik' suçlarından gözaltına alınmış, daha sonra dün adliyeye sevk edilen şüpheliler Y.H. ile U.U. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı.

Tutuklama talebi

Şüpheli Danyıldız ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren şüpheli Danyıldız, daha sonra 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.

İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da

2026 Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı kafilesi bugün öğle saatlerinde Iğdır havalimanına indi

18.03.2026 13:22:00 / Güncelleme: 18.03.2026 13:26:18
İHA
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
Avustralya'da düzenlenen 2026 AFC Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı, İran'ın hava sahasının kapalı olması nedeniyle Umman'a ve ardından Muscat Havalimanı'ndan kalkan uçakla dün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmıştı.



Kafile bugün öğle saatlerinde Türk Hava Yollarına ait uçakla Iğdır havalimanına geldi.



Kafile buradan karayolu ile Gürbulak sınır kapısına gelerek buradan ülkelerine geçiş yapacaklar.



Kafilede bulunan 7 kişinin önceden Avustralya'ya iltica talebinde bulunduğunun ancak 2 kişinin Avustralya'da kaldığı öğrenilirken, geri kalan 5 kişinin milli takım kafilesi ile Türkiye'ye geldiği belirtildi.

MSB açıkladı: İncirlik Üssü'ne ikinci patriot

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana'da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak Ramstein/Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılmaktadır" ifadesini kullandı

 

18.03.2026 12:07:00 / Güncelleme: 18.03.2026 12:16:46
Anadolu Ajansı
MSB açıkladı: İncirlik Üssü'ne ikinci patriot
MSB açıkladı: İncirlik Üssü'ne ikinci patriot

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İncirlik'teki 10. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), operasyonel faaliyetlerini, yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Geçtiğimiz hafta boyunca, 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiş, Suriye Harekat Alanları'nda imha edilen tünel uzunluğu 767 kilometreye ulaşmıştır." dedi.

Hudutların ileri teknoloji destekli etkin ve çok katmanlı tedbirlerle korunduğunu vurgulayan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 6'sı terör örgütü mensubu olmak üzere 139 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1417 olmuş, engellenen 2 bin 486 şahıs ile bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 15 bin 979'a ulaşmıştır. Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 4 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir." diye konuştu.

Tuğamiral Aktürk, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ilişkin şunları kaydetti:

"13 Mart'ta İran'dan ateşlenerek hava sahamıza giren bir balistik mühimmat daha Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülke ile temaslar sürdürülmekte, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmakta, bölgemizdeki gelişmeler yakından ve dikkatle takip edilmektedir. Ayrıca, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana'da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak, Ramstein/Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılmaktadır."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail'in, uluslararası ve insancıl hukuku ciddi bir şekilde ihlal ederek Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar ve başlattığı kara harekatının, bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini ifade etti.

Tuğamiral Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İsrail, Gazze'de varılmış ateşkesi ihlal etmeye ve mübarek ramazan ayında Müslümanların ibadet hakkının engellenmesi dahil olmak üzere Batı Şeria'ya yönelik baskılarını sürdürmeye devam etmektedir. Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizi vurguluyor, İsrail'in Filistin halkına uyguladığı baskıların sona erdirilmesi hususunda uluslararası toplumun sorumluluğunu yerine getirmesi çağrımızı yineliyoruz. Orta Doğu'da masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan, bölgesel istikrar ve güvenliği her geçen gün daha fazla zedeleyen çatışmaların bir an önce sona ermesini temenni ediyor, küresel ekonomi ve enerji arzı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratan Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli ve kesintisiz şekilde işlerlik kazanmasının büyük önem taşıdığını vurguluyoruz."

TSK'nın, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle kendisini sürekli geliştirmeye, modern harp yeteneklerini daha da ileriye taşımaya devam ettiğini bildiren Aktürk, eğitim ve tatbikatlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz'deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu'nun 9'uncu aktivasyon faaliyeti TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz'de icra edilecektir. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde Steadfast Dart-2026 ile Dynamic Mariner / Joint Warrior / Cold Response-2026 tatbikatlarına iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz 18 Mart itibarıyla Akdeniz'de dönüş seyrine devam etmektedir."

Aktürk, TCG Göksu, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş gemilerinin, Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında 25 Mart'ta Doğu Akdeniz'den Somali'ye intikale başlamasının planlandığını belirterek, "Türkiye-Brezilya Deniz Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı 24-28 Mart tarihleri arasında Brezilya'da yapılacaktır. Mehteran Birlik Komutanlığımızca 'Balkan Şehitleri Anma Günü Etkinlikleri' kapsamında 26 Mart'ta Edirne'de konser icra edilecektir." ifadelerini kullandı.

Savunma sanayi

Savunma sanayinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğine dikkati çeken Aktürk, "Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz geçtiğimiz hafta içerisinde, muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlamış, kalite yönetim sisteminin havacılık, uzay ve savunma sanayii için belirlenen küresel standartlara uygunluğunu belgeleyen AS9100 Uzay ve Savunma Sanayii Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası'nı, gerçekleştirilen denetimi başarıyla tamamlayarak almaya hak kazanmıştır. Emeği geçen tüm personelimizi tebrik ediyoruz." dedi.

Aktürk, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen muhtelif miktarda "Süper Şimşek" hava aracının da Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını bildirdi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, İtalya'ya gerçekleştirdiği son ziyarete ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İtalyanların daveti üzerine önceden planlanmış ve gerçekleşmiş bir ziyarettir. Baş başa ve heyetler arası yapılan görüşmelerde, ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayisinde işbirliği konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur" ifadelerine yer verildi.

Hürmüz Boğazı'nın güvenliği
 
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğe ilişkin soru üzerine, deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik son açıklamalar ve bu kapsamda müttefik ülkelere yapılan çağrıların yakından ve dikkatle takip edildiği belirtildi.
 
Hürmüz Boğazı'nın, küresel enerji arz güvenliği ve uluslararası deniz ticaretinin sürekliliği açısından stratejik öneme sahip olduğu belirtilen açıklamada, "Bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye, gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirmekte, tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısını yinelemektedir." ifadeleri kullanıldı.
 
Doğu Akdeniz'de yayımlanan NOTAM ve KKTC'nin güvenliği
 
Doğu Akdeniz'de yayımlanan NOTAM ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, şu açıklama yapıldı:
 
"Kıbrıs Rum tarafı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sahip olduğu hakları yok saymak için yetki karmaşasına neden olan buna benzer konuları zaman zaman gündeme getirmektedir. Söz konusu NOTAM'ı geçersiz kılan karşı NOTAM, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlanmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM geçersiz ve hükümsüzdür.
 
Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, son yıllarda Ada'ya silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs'ı hedef haline getirmiştir. Ülkemiz, garantör ülke olarak sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlamak konusundaki kararlılığımız tamdır. Garantörlüğün bize verdiği hakları kullanmaktan çekinmedik, bundan sonra da çekinmeyeceğiz."
 

Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi

17.03.2026 14:14:00
İHA
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanık hakkında "şantaj" suçundan dava açıldı

 

17.03.2026 12:38:00 / Güncelleme: 17.03.2026 13:24:57
Anadolu Ajansı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, müşteki-sanık Tanju Özcan hakkında mağdur kadın Ö.Ç'ye yönelik "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edildi.

İddianamede, sanıklar Boluspor Başkanı E.B. ve şoförü tutuklu Mehmet Eren A. ile Bolu Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi H.E.S. için Özcan'a yönelik "iştirak halinde şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istendi. Ayrıca Mehmet Eren A'nın Ö.Ç'ye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kadına karşı tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep edildi.

İddianamede, 16 Şubat'ta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Özcan'ın, kendisini 2 farklı zamanda WhatsApp üzerinden arayan Mehmet Eren A'nın, elinde kendisi ile eski kız arkadaşına (Ö.Ç.) ait mesaj ve ses kaydı olduğu iddiasıyla şantajda bulunarak 20 milyon lira para, araba ve oto yıkama yeri istediğini söyleyip şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin 2,5 yıl önce Bolu Belediyesi danışma birimine işçi olarak girdiğini ve yaklaşık 6 ay sonra Özcan'ın ara ara kendisinden hoşlandığını söylediğini ancak kendisinin karşılık vermediği yönündeki ifadesine yer verilen iddianamede, kadının, belediye çağrı merkezine kürtaj yaptırdığı iddiasıyla yapılan ihbarın ardından Özcan'ın kendisine "Bu ses kaydını Eren duysa ne olur' Ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." demesi üzerine korkarak Özcan'la görüşmeyi kabul ettiğini söylediği kaydedildi.

Özcan'ın, Ö.Ç. ile arasında herhangi gönül ilişkisi bulunmadığını, yalnızca Mehmet Eren A'nın tehditlerine ilişkin anlattıkları nedeniyle birkaç kez görüştüklerini belirttiği aktarılan iddianamede, Özcan'ın Mehmet Eren A, E.B, H.E.S. ve Ö.Ç'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği ifade edildi.

İddianamede, Mehmet Eren A'nın farklı zamanlarda WhatsApp üzerinden Özcan'ı arayarak, tanık Ö.N.Y'ye mesajların (Özcan ile Ö.Ç'ye ait olduğu iddia edilen) ekran görüntüsünün çekildiği fotoğrafı anlık göstererek şantajda bulunduğu anlatıldı.

Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı şantaj suçlamalarını kabul etmedikleri belirtilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu Mehmet Eren A, E.B. ve H.E.S'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek "şantaj" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi.

İddianamede, Özcan hakkında "şantaj" suçlamasına ilişkin mağdur Ö.Ç'nin beyanları ve dijital incelemelere ilişkin suçun işlendiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin telefonuna el konularak yapılan dijital incelemede Özcan'ın kullandığı numara ile WhatsApp üzerinden 117 görüşme ve mesajlaşma tespit edildiği bilgisine yer verilen iddianamede, mesaj içeriklerinin incelenmesinde taraflar arasında duygusal yakınlaşma olduğunun değerlendirildiği, bazı mesajlarda Ö.Ç'nin Özcan'a fotoğraflar gönderdiği ve tarafların samimi ifadeler kullandıklarının görüldüğü ifade edildi.

Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı

İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu görülmeye devam ediliyor. Dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı

17.03.2026 12:00:00 / Güncelleme: 17.03.2026 12:09:54
İHA
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı.

Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. Duruşmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve her sanığın üç avukatı da katıldı. Duruşmaya sanık Ümit Polat'ın avukatının savunması ile sürüyor.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı 'ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı 'suçtan zarar görenler', 16 kişi 'müşteki', 5 kişi 'müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi 'şüpheli' sıfatıyla yer almıştı.

Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün 'örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı.

İddianamede İmamoğlu'nun 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez 'rüşvet', 7 kez 'suç gelirlerinin aklanması', 2 kez 'kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez 'kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez 'suç delillerini gizleme', 'haberleşmenin engellenmesi', 'kamu malına zarar verme', 47 kez 'rüşvet alma', 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez 'irtikap', 46 kez 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 'çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi Usul Kanununa muhalefet', 'Orman Kanununa muhalefet' ve 'Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da iddia edilmişti.

Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!


Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Sayı 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443 idi. Bu sayı, 2020'deki pandemi yılından bile düşük! Verilen eğitim, alınan diplomalar bir işe yaramayınca sonuç kaçınılmaz olarak böyle tecelli ediyor1

17.03.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğunu açıkladı. YKS'ye 2025'te 2 milyon 560 bin 649, 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443, 2022'de 3 milyon 243 bin 334, 2021'de 2 milyon 607 bin 715 ve 2020'de 2 milyon 436 bin 958 aday başvurmuştu. Bu yıl 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu belirtildi. Bu sayı, 2020'deki Covid-19 pandemisinin patlak verdiği yıldan bile düşük!

Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!


 
Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. 

17.03.2026 00:14:00
MURAT ÇORBACI
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!

Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, mevsim geçişleri iç dünyamızda 'yeniden düzenleme' sürecini tetikleyebiliyor. Klinik gözlemlere göre, kışın içe dönük yapıdan baharın artan temposuna geçiş döneminde nedensiz yorgunluk, motivasyon düşüşü, uyku artışı ve duygusal hassasiyet gibi yakınmalar belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, pek çok kişinin bu dönemde "Depresyona mı giriyorum?" endişesi taşıdığını belirterek, "Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir" dedi.

Uzman Psikolog Sena Sivri, bu süreci daha sağlıklı yönetebilmemiz için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı şöyle anlattı:
1. Gün ışığıyla temasınızı artırın. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişiler için kısa açık hava yürüyüşleri bile fark oluşturuyor. Bu nedenle, gün içinde, dışarıda en az 15-20 dakika zaman geçirmeniz önemli.
2. Uyku düzeninizi koruyun. Kaliteli uyku, duygusal dayanıklılığın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanız zihinsel dengenizi destekleyecektir.
3. Hareket etmeyi ihmal etmeyin.
4. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin.
5. Sosyal bağlarınızı sürdürün.
6. Günlük küçük rutinler oluşturun. Sabah rutini, kısa yürüyüşler psikolojik dengeyi destekliyor.
7. Duygularınızı normalleştirin. Kendinize karşı daha şefkatli olmanız, bu süreçte önemli bir içsel desteği sağlayacaktır.
8. Dijital yükünüzü azaltın. Uzun süre ekran karşısında kalmak zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
9. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Enerjinin düşük olduğu dönemlerde yüksek beklentiler motivasyon kaybına yol açabiliyor. Günlük küçük hedefler belirlemek ise başarı hissini artırıyor.
10. Destek almaktan çekinmeyin. Mevsimsel duygu durum değişimleri terapiyle oldukça iyi yönetilebiliyor.

Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor


 
Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50-51 iken Türkiye’de kadınlar bazı etkenlere bağlı olarak genellikle 47-49 yaş arasında menopoza giriyor.

17.03.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, "Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile lupus gibi otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor" dedi. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan Dr. Cavide Ali, "Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor" uyarısında bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı.

1. Sigara alışkanlığı

Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.

2. Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)

Yağ dokusu sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku. Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.

3. Kronik stres ve yoğun yaşam temposu

Yüksek algılanan stres düzeyi, menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırıyor.

4. Uykusuzluk

Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor. Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor.

5. Hatalı beslenme alışkanlıkları

Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses' Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.

6. Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)

Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor.

Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak


 
Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20.5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfus oranının 2100 yılında yüzde 42.8 olacağı öngörülüyor! Bu şartlarda yaşlı nüfusla kimin, nasıl ilgileneceği sorusu gündeme geliyor. 

17.03.2026 00:05:00
ÖNDER YILMAZ
Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak
Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, 2020'de 7 milyon 953 bin 555 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 5 yılda yüzde 20.5 artarak 2025'te 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44.7'sini erkek nüfus, yüzde 55.3'ünü kadın nüfus oluşturdu.

Türkiye'de 2100'de her 3 kişiden biri 'yaş'lı olacak

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13.5, 2040 yılında yüzde 17.9, 2060 yılında yüzde 27, 2080 yılında yüzde 33.4 ve 2100 yılında yüzde 33.6 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13.5, 2040 yılında yüzde 18.2, 2060 yılında yüzde 28.8, 2080 yılında yüzde 38.5 ve 2100 yılında yüzde 42.8 olacağı öngörüldü. Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde 2025'te yüzde 62.9'unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29.3'ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7.8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı belirlendi. Yaşlı nüfusun yüzde 0.1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 2025'te 8 bin 290 oldu.



Ortanca yaş hızlı artıyor

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10'unu geçmesi, nüfusun yaşlanmasının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarına göre daha yüksek hızla arttı. Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili bilgi veren göstergelerden 'ortanca yaş' da 2020'de 32.7 iken 2025'te 34.9 oldu. Ortanca yaş 2025'te erkeklerde 34.2, kadınlarda 35.7 olarak hesaplandı. Nüfus projeksiyonlarında ortanca yaşın 2030'da 37.1, 2040'ta 41.4, 2060'ta 48, 2080'de 51.5 ve 2100'de 52.2 olacağı tahmin edildi. Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden 'yaşlı bağımlılık oranı' 2020'de yüzde 14.1 iken 2025'te yüzde 16.2'ye çıktı. Bu oranın 2100'de yüzde 61.6 olacağı öngörülüyor!



Türkiye, yaşlı nüfusunda 194 ülke arasında 75'inci sırada

Nüfus tahminlerine göre, 2025'te dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfus ise 856 milyon 880 bin 405 kişi oldu. Buna göre, dünya nüfusunun yüzde 10.4'ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke, yüzde 36 ile Monako, yüzde 30 ile Japonya ve yüzde 25.1 ile İtalya oldu. Türkiye bu açıdan 194 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı.

Sosyal yardıma muhtaçlar

Yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre, 2025'te toplam nüfusun yüzde 27.9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken, yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22.8 olduğu görüldü. Yaşlı nüfusun iş gücüne katılma oranı 2020'de yüzde 10 iken, 2024'te yüzde 13.1 oldu. Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56.9'u tarım sektöründe yer aldı.

Sinop 'yaşlı nüfusta' lider

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025'te, yüzde 21.7 ile Sinop olarak belirlendi. Bu ili yüzde 21.1 ile Kastamonu, yüzde 20 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3.8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4.5 ile Şanlıurfa ve yüzde 4.7 ile Hakkari izledi. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025'te 62 olarak kayıtlara geçti.

Tek başına yaşayan 'yaşlı' sayısı da artıyor

Türkiye'de 2025'te 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560'ında yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu belirlendi. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 26.1'inde en az bir yaşlı ferdin yaşadığı görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 haneden 1 milyon 836 bin 496'sında tek başına yaşlı fertler yaşıyor. Bu hanelerin yüzde 73.5'inde yaşlı kadınlar, yüzde 26.5'inde de yaşlı erkekler bulunuyor. Tek kişilik yaşlı hane halkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34.3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34.1 ile Çanakkale, yüzde 33.7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8.3 ile Hakkari olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 13.8 ile Batman, yüzde 15 ile Van takip etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.