HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

Üstün tevazuu heybetini eksiltmezdi

Resulûllah (s.a.v.) methü senada ifrat etmekten, büyüklüğü ifade eden vasıfları söylemekten hoşlanmazdı
18.06.2021 00:43:00
Üstün tevazuu heybetini eksiltmezdi
Üstün tevazuu heybetini eksiltmezdi
"Resulullah'ın alçakgönüllü oluşu içtendi. Çok cana yakın ve yumuşak idi. Kendisine yakın olanlarla görüştüğü gibi, kendisine yabancı olan insanlarla da görüşürdü. Yapmacık hareketlere kaçmadan, kendisini zorlamadan ashabı, efradı ve ailesiyle konuştuğu gibi düşmanlardan gelen heyetlerle de konuşur; hakkı açık olarak ortaya koyardı. Siması, doğruluğuna şahitlik yaptığı gibi, bütün iş ve davranışları da fıtratına uygun olarak tezahür ediyordu…
 
Oğlu İbrahim vefat ettiği zaman güneş tutuldu. Bunun üzerine halk, "İbrahim'in ölümü için güneş tutuldu" dedi.
 
Bunu duyan Peygamber, ayağa kalkarak şöyle dedi: "Güneş ile ay, Allah'ın ayetlerindendirler; hiç kimsenin ne ölümü ve ne de hayatı için tutulmazlar."
 
İşte hak ve hakikate âşık ve herhangi bir vehmi istismara tenezzül etmeyen temiz ruh böyledir…
 

 
İşte, bütün insanların efendisinin, Medine'nin ileri gelenlerinden birisine yaptığı ziyareti böyle merasimsiz geçiyordu. Yaya olarak evine gidiyordu. Dönerken de, beraberinde bulunan kimseyi terkisine alarak merkebe biniyordu.
 
Onun hoşgörüsü ve ahlakı, emrinin nafiz olmasına ve kendisine itaat etmenin Allah'a yaklaştırıcı olmasına mâni değildir. Halkın içinde oluşu ve tevazuu; her an Allah'la olduğu ve O'nun heybet ve muhabbetiyle arz üzerinde yürüdüğü için insanların ünsiyeti, itaatsizlik ve gevşekliğine sebebiyet vermezdi.
 
Bir gün ashap ile birlikte yolculukta bulunuyordu. Yemek hazırlığını yapmak istediler ve iş bölümü yaptılar. Allah'ın Resulü odun toplamağa başladı. Sahabeler, O'nun çalışmamasını istedilerse de ısrar etti; çünkü kendisini arkadaşlarından üstün göreni Allah sevmezdi.
 
Bir bedevi, Peygambere vardığında, heybetten titremeğe başladı. O zaman Peygamber şöyle dedi: "Kureyş kabilesinden, kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum. Korkma; buyurdu."
 
Yine bir gün sahabelerden bir cemaate uğradı, cemaat ayağa kalktı. Bunun üzerine Resulullah şöyle dedi: "Müslüman olmayanların birbirlerine saygı gösterip ayağa kalktıkları gibi kalkmayın."
 
Resulûllah (s.a.v.) methü senada ifrat etmekten, büyüklüğü ifade eden vasıfları söylemekten hoşlanmazdı.
 

 
Ben-i Amir kabilesinden bir heyet gelerek Resulullah'a şöyle dedi: "Sen bizim ulumuzsun." Resulûllah (s.a.v.), "Ululuk Allah'a mahsustur" dedi.
 
Onlar, "Siz, bizden çok faziletli ve iyilikseversiniz" deyince, Resulullah, "Bunu söyleyiniz, fakat şeytan sizi yoldan çıkarmasın" buyurdular.
 
Allah Resulü, çok mütevazı ve edepli idi. Rast geldiği kimselere selam verir, büyük veya küçük kiminle konuşursa; bütün vücuduyla ona dönerdi.
 
Bir kimse ile tokalaşsa, elini en son çekerdi. Tasadduk ettiğinde, sadakasını muhtaç olana verirdi. Bir meclise girerse, cemaatin vardığı yerin nihayetinde otururdu.
 
Bir arkadaşının ve komşusunun ihtiyacı için hizmet etmekten çekinmezdi. Çarşıya gider ve eşyasını kendisi taşır, "bunu taşımak bana düşer" derdi.
 
İşçinin yapacağı işi yapmaktan çekinmezdi. Camiin inşaatında ve hendek kazmada bizzat çalışmıştı. Halbuki İslam'a karşı birleşmiş olan kabileleri püskürtmek için savaşa hazırlanmış İslam ordusunun başkumandanı idi.
 
Resulullah (s.a.v.), giyim-kuşamında ve evinde de mütevazı idi. Etrafındakiler gibi giyer ve otururdu. Hür, köle, cariye ve fakirin davetlerine icabet ederdi.
 
Bir kimse, herhangi bir şey için mazeret beyan ederse kabul ederdi. Devesini bağlar, hizmetçiyle birlikte yemek yer, zayıf ve fakir olanların ihtiyacını karşılardı.
 
Temiz ve pak ruhunun derinliklerinden gelen bu tevazu ve alçakgönüllülüğü heybet ve sevgisini eksiltmezdi. Peygamberimizin meth-ü senası sadedinde şöyle denilmiştir:
 
Ani olarak O'nu gören önce korkar, Kendisiyle teşrik-i mesai yapınca O'nu sevmeye başlardı. Ashabın ve sair insanların O'na karşı münasebetleri, edep ve sevgi dairesinde cereyan ederdi. Kibirlenmez ama haddi aşmayı asla kabul etmezdi." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin 2. Ciltten) H: Akın Aydın


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.