logo
08 AĞUSTOS 2026

Uyanmayı ölüm sonrasına bırakmayın

‘Ölmeden önce ölünüz’ hadis-i şerifine işaretle- İnsana dış varlığı ne önem verir? Bir insan ki hayatını boş şeylere, maddi lezzet, şehvet uğruna harcar, onun hayat tadı nasıl olur? Asıl diri olması gereken iç âlemi ölüdür

06.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Uyanmayı ölüm sonrasına bırakmayın
Uyanmayı ölüm sonrasına bırakmayın
'Ölmeden önce ölünüz' hadis-i şerifine işaretle- İnsana dış varlığı ne önem verir? Bir insan ki hayatını boş şeylere, maddi lezzet, şehvet uğruna harcar, onun hayat tadı nasıl olur? Asıl diri olması gereken iç âlemi ölüdür.

Allah'ım! Bizi, Seninle diri kıl; Zatından gayri şeylere karşı öldür.

Ölümü durmadan hatırlayarak nefsine öğüt ver. Bütün ilgilerden, sebeplerden kesil; halini düzelt. Kendisini yaratıcı tanıtanların Yaratan'ı ile ol.

Yararına ve zararına olanı bilmeyen! Aklını kullanmıyorsan hiç olmazsa ölümü hatırla. Çünkü ölümü hatırlamak bütün iyiliklerin ve kurtuluşların anahtarıdır.

Ölümü yâd ettiğin zaman boş işler yapmayı bırakırsın. 'Biz Allah'a aidiz ve yine O'na döndürüleceğiz' der ve bütün işlerini Allah'a havale edersin…







Uyanmayı ölüm sonrasına bırakmayın

Zira öldükten sonraki uyanışın size faydası olmaz. Allah'a kavuşmadan önce Allah için uyanınız. Kendi iradeniz olmadan yakalanıp azaba çarptırılacağınız an gelmeden önce uyanınız. O vakit geldiğiniz zaman, pişman olursunuz. Ancak bu pişmanlık size fayda vermez.

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: "Mü'min ölüp kabrine girince ve münker-nekir melekleri tarafından sorguya çekilip cevap verince, ruhunun bir grup melekle birlikte Hakk'ın huzuruna çıkıp O'nun önünde secdeye kapanmasına izin verilir.

Ruh, Rabb'inin huzuruna varınca daha önce kendisine perdelenen hakikatler aşikâr olur. Daha sonra cennette salihlerin ruhlarından bir cemaatin huzuruna götürülür.

Ruhlar onu karşılayıp, halini hatırını ve dünyada neler olup bittiğini sorarlar. O da bildiği kadarıyla haber verir. Sonra ona, "Falanca ne yaptı?" diye sorarlar.







"Benden önce ölmüştü" diye cevap verir. Ruhlar "la havle" çekerek "O bizim yanımıza gelmedi. Cehenneme götürülmüş olmalı" derler.

Sonra ölenin ruhu, Arş'ın altında asılı bir kandilde yaşayan ve cennette otlayan yeşil bir kuşun kursağına konarak yolcu edilir."

Mü'minlerin çoğunun öldükten sonra karşılaşacağı hal budur. Allah'ın selamı ve bereketi onların üzerine olsun! Allah bizi de onların zümresine dâhil eyleyip, bize de onlar gibi bir hayat sürmeyi ve onlar gibi güzel ölmeyi nasip eylesin!" Âmin.      







Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: "Hastaları ziyaret ediniz. Cenaze törenlerinde hazır bulunmaya gayret ediniz. Çünkü bunlar bu âlemin ötesinde bir başka âlemin varlığını hatırlatırlar."

Yakında her şeyle aranız açılacak, ayrılacaksınız. Bu ayrılık size danışılmadan yapılacak. Sizi ferahlandıran cümle eşya yürüyüp gidecek; giderken sizden izin de almayacak…

Ey gafil! Sana öbür âlem lazımdır. Halbuki bütün gayretini bu âleme harcettin. Şehvet ve lezzet seni yıktı. Paranı gizli tuttun. Ölüm meleği, yardımcıları ile başına çöktüğü zaman hangi gücünle onları atman kabil olur?







Nefsinin gözünü aç ve ona şöyle de:

Rabbine O'nun sana baktığı gibi bak! Senden önceki zenginleri ve kralları nasıl helak ettiğine bak! Öncekilerin ölüp, yere yıkıldıkları yerlere bak! Onlar ki, dünyaya sahip olmuşlar ve O'nun nimetlerinden istifade etmişlerdi. Sonra dünya onların elinden çekilip alındı, onlar da dünyadan alındı.

Onlar şimdi azap zindanında tutsaktır. Köşkleri bomboştur, evleri ise harap haldedir. Malları yok olup gitmiştir. Amelleri ise bakidir. Şehvetler gitmiş, geriye sadece günah kalmıştır.

Hz. Peygamber buyurur: "Dünya ahiretin ekin tarlasıdır. Kim orada hayır ekerse, ahirette sevinç biçer. Kim de orada şer ekerse ahirette pişmanlık biçer."







İnsanoğlu, hayır ve şer dünyada ne işlediyse kıyamet günü hepsini hatırlayacaktır. Ne var ki, orada pişmanlık fayda vermez. Esas olan günün ölümden önce hatırlanmasıdır. Ölüm geldiği an uyanırsın. Fakat bu an, artık uyanmanın fayda vermeyeceği bir andır.  

Allah dünyayı ahiretin tarlası yapmayı bizlere nasip eylesin.







Sizi, kırmızı gül kadar renkli ve tatlı bir ölüme davet etmekteyim. Bu ölüm; nefis, renk, tabiat, şeytan ve dünya ile savaş, Hakk'ın zatından gayri şeyleri terk ve halkın arasından manen sıyrılmaktadır. Bu hallerde savaşa devam ediniz. Mağlup olma durumu sizi sarmasın.

Aziz ve Celil olan Hak, her an yeni bir tecelli ile kâinata nazar eder. O'nun kudreti sonsuzdur. O sonsuz kudretten yardım dileyiniz…

Devamlı ölümü düşünsen, baktığın her şeyde onu görürsün, işittiğin her şeyde onu duyarsın. Asıl ölümü düşünmek ayıklığın ta kendisidir; bunu da unutma. Ölümü düşününce şehvet arzuların azalır. Herhangi bir aşırı ferah anında duygularına sahip olabilirsin. Size düşen daima ölümü düşünmektir, çünkü ondan kurtuluş yoktur." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.