logo
26 MAYIS 2026

Uzaktan çalışma

08.05.2023 00:00:00

4 Mayıs-10 Mayıs İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası içindeyiz. Seçime birkaç gün kala iktidar ve muhalefet arasında kayıkçı kavgasına dönüşen çekişmede unutulan hususlardan biri de işçilerin güvencesizliği. Gerçi ulusal güvenlik ve dış politika da unutulmuş… Belki daha sonra bu konuları da masaya yatırabiliriz… Ne var ki, içinde bulunduğumuz "hafta" nedeniyle, işçi kardeşlerimize öncelik vermek istedik.

Güvencesizlik, çalışma hayatı bakımından geçici, düzensiz, kuralsız, korumasız, emniyetsiz, standart dışı, kırılgan ya da eğreti koşullar anlamına gelmektedir. Çalışma hayatı toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğundan, güvencesizlik aslında tüm yaşamın kendisini etkileyen bir olgudur. Güvencesiz çalışmanın temelini, 1980'li yılların başından itibaren neo-liberal ekonomi politikaları aracılığıyla tüm dünyada uygulama alanı bulan işgücü esnekliği oluşturmaktadır.

Neo-liberal sistemin toplumsal dışlanma ve ucuz işçilik üzerinden var olurken geliştirdiği çalışma şekilleri; güvencesizliği kalıcılaştıran kayıt dışılık, taşeron işçilik, kiralık işçilik ile işi ve ödemeleri esnekleştiren başka her tür ilişkidir. Eve iş verme, yarı zamanlı çalışma, günlük ücret usulü çalışma ilk bakışta sayılabilecek benzer istihdam biçimleridir.

Gerçekten de işin dışarıya verilmesi, hizmetin dışarıdan alınması ile başlayan parçalanma süreci, kayıt dışılıkla birlikte, "her türlü güvencenin yok edildiği" çalışma ilişkilerine doğru gelişmiştir. "Atipik" çalışma şekilleri altında toplanan eve iş verme ve yarı zamanlı çalışmalar, yine de işçinin karşısında bir işverenin bulunduğu uygulamalardır. Daha sonra hızla yaygınlaşan ve özel istihdam büroları aracılığıyla kurumsallaştırılan "kiralık işçilik" uygulaması ise, işçinin işyerini de yok etmektedir. Özel istihdam bürosuna bağlı işçilerin bir işyeri olmadığı gibi, genel olarak "kendilerini gerçekleştirecekleri sürekli bir işleri" de yoktur. Bu anlamda, özel istihdam büroları ile bireysel düzeyde mutlak güvencesizlik meydana getiren kayıt dışına göre, işçilerin üretken kimliğine ve kişiliğine yönelik en üst düzeyde bir saldırı söz konusu olmaktadır.

İşçileri her açıdan olumsuz etkileyen bu gelişmeler, örgütlenmede yaşanan gerileme ve yetersizliklerin bir sonucu olarak yaygınlaşmaktadır. Özellikle sendikal hareket kayıt dışı çalışanları, taşeron işçiliğini, evde çalışan işçileri, yarı zamanlı işçileri, kadın ve çocuk emeğini örgütlemekte başarısızdır.

Seçim sürecindeyiz… Sendikalar seçimler konusunda suskun kalmamalıydı. Yapılacak iş, sendika özgürlüğünü baskılayarak, işverenleri koruma adına grevleri yasaklayan AKP iktidarına gerekli dersi sandıkta vermek olacaktır.

 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.