HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

Varoluş destanı Çanakkale

18.03.2014 00:00:00
Geride bıraktığımız yüzyılın başında bu topraklarda Türk ve dünya tarihinde ender görülen benzersiz bir savaş yaşandı. Her metrekareye 6000 merminin düştüğü dünya tarihinin ikinci en büyük kara harekâtı milletimize karşı yapıldı.Truva Savaşı'ndan bu yana Çanakkale Boğazı çoğu ulusların iştahını kabartan stratejik bir hedef oldu. 14. yy başlarında Osmanlılardan önce Çanakkale ve civarına hâkim olan Karesi Beyliği kısa sürede sahip olduğu deniz gücü ile adalar denizi ve Çanakkale Boğazı'nı denetim altına almayı başarmıştı. Bu üstünlük Avrupa'yı endişelendirmiş, Haçlı ittifakını harekete geçirmişti. Antik Troas'ın yeni hâkimleri olan Karesili Türk Beyleri birçok defa boğazı geçtiler, Gelibolu'da at koşturdular. Bölgeyi çok iyi tanıyorlardı. Osmanlılara öğrettiler ve Gelibolu'nun, Rumeli'nin fethinde önemli rol oynadılar. İşte böyle stratejik öneme sahip boğaza Müttefik Kuvvetler içinde yer alan İrlandalılar, İskoçlar, Galliler, Maltalılar, Yunanlılar, Srilankalılar, Hintliler, Kanadalılar, Ganbiyalılar, Yeni Zelandalılar, Avustralyalılar, Anzaklar, Senegalliler, İngilizler, Fransızlar bir cepheden saldırıya geçtiler.Tarih bir milletin hafızasıdır ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hafızasının önsözü muhakkak ki Çanakkale'dir.İngiltere ve Fransa Çanakkale seferinden çok şey ummuşlar ve bu uğurda bir düzine kadar zırhlıyı feda etmekten kaçınmayıp, 550.000 kişilik bir kara kuvvetini oldukça ağır emek ve masraflarla aylarca ufacık iki kıyıda tutmuş ve bu kuvvetin üçte birini kaybetmişlerdir. Çanakkale'nin zorlanmasıyla, dünya tarihinin değişeceğini, savaşın kısa sürede kazanılmasını sağlayacağını, Balkanların toptan kendi taraflarına geçeceğini, Rusya'yı yeniden canlandıracağını umut ediyordu. İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ni saf dışı bırakmak, Rus Ordusuna gerekli askeri yardımı ve malzemeyi en hızlı bir şekilde ulaştırmak, Kafkasya Cephesinde bunalan Rusya'yı rahatlatmak ve Türk Ordusunun geri çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazına harekât düzenlediler. İngiliz ve Fransız savaş gemilerine Çanakkale Boğazı'nda 18 Mart 1915'te başarıyla karşı konuldu. İtilaf Devletleri donanması ağır kayıplar verince, Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarıp kara muharebelerini başlattılar. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği birlik Conkbayırı'nda durdurdu. Bu başarı üzerine Mustafa Kemal albaylığa yükseltildi.Yedi düvelden gelen haçlı ittifakını durduran güç ancak bugün de muhtaç olduğumuz Kuva-yı Milliye ruhudur. Mustafa Kemal Atatürk o ruhu şöyle açıklar: "Bombasırtı Olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz. Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur'an-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."Yahya Çavuş ve takımını Seddü'l-bahir tepesinde üç gün üç gece bir birliğe karşı durduran bu ruhtur. Seyit Ali aşk ile kendinden geçmesi ve 257 okkalık top mermisini kucaklayıp omzuna alması bu ruhtur. Gemiden izlediği olayı İngiliz Amirali Hamilton daha sonraki savaş anılarında anlattığı "Conkbayırı'nda düşman tarafından kıstırıldıkları anda gökten beyaz-gri bir bulut kümesi 57. Tümenin üzerine inmiş ve bulut yok olduğunda düşman askerleri ne olup bittiğini anlaşılmamıştır." Zira ortada tek bir Türk askeri bile yokken anlayamadıkları bu ruhtan başkası değildir. Bu yüzden Çanakkale çok büyüktür. 253 bin şehidimiz ile tek yürek, tek millet olabildiğimiz destanın adıdır. Büyük bir milletin ve bugün daha bir ihtiyaç duyduğumuz milli birlik ve beraberliğimizin şanıdır. İstiklal şairimizin Çanakkale şehitlerine atfettiği kalemle, cephedeki süngü aynı ruhun adıdır ve onun dediği gibi:"Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor,Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!"Şüphe yoktur ki bu muharebe her şeyden önce kendi milli tarihimiz, bugünümüz ve yarınımız için önemlidir. Çanakkale'de necip Türk Milleti öz vatan topraklarını savundu. Vatan için şehit düştü. Bu nedenlerdendi ki bu savaşa yabancılardan çok biz sahip çıkmak zorundayız. Bu sahip çıkış ise, ancak yeni belge ve kaynaklar ışığında daha objektif, çok yönlü ve bilimsel olarak inceleyip değerlendirilerek gelecek nesillere çok iyi bir şekilde anlatmakla mümkündür. Halkın irade ve gücü ile birlik ve beraberliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkmalıyız ki bu ruh dirilsin ve yaşasın. Ve yeni istiklal savaşı yaşanmasın?"Tüllenen mağribi, aksamları sarsam yarana...Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana."M. Akif Ersoy
 
Arda Karani / diğer yazıları
- Holosen / Mavi Cennet / 09.06.2022
- Bir Deniz Masalı/ Günebakan Şiiri / 09.05.2022
- Sakız orucu bozar mı? -2- / 19.04.2022
- Sakız orucu bozar mı? -1- / 18.04.2022
- Şiir gibi / 16.04.2022
- Türk manifesto! / 26.02.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -VI- / 22.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -V- / 19.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -IV- / 12.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -III- / 30.12.2021
- Akıl-Kur’an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -II- / 22.12.2021
- Akıl-Kur’an-sünnet ilişkisi / akıl mı üstün, vahiy mi? -1- / 06.12.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -II- / 27.11.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -I- / 12.11.2021
- Din ve bilim ilişkisi / 04.10.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi -II- / 27.09.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi / 13.09.2021
- Doğru bilgi için usül ve yöntem / 05.09.2021
- Epistemoloji ve bilgi problemi / 30.08.2021
- Doğru bilgiye nasıl ulaşırız? / Usül ve bilgi problemi / 22.08.2021
- Boyutlar ve mutlak zaman üzerine / 16.08.2021
- Miraç mucizesi astral bir yolculuk mudur? / 02.08.2021
- Astral seyahat mi, zamanda yolculuk mu? (Tayyi zaman) / 11.07.2021
- Astral seyahat mi? Mekanda yolculuk mu? (tayyi mekan) / 01.07.2021
- Kozmik takvimde zaman ve ışık yılı / 24.06.2021
- Kozmik takvimde zaman -II- ve izafiyet / 19.06.2021
- Kozmik takvimde zaman / 16.06.2021
- Elbise kuramı -II- insan elbisedir / 11.06.2021
- İnsan nedir? Elbise kuramı -I- / 03.06.2021
- İnsanlık açısından din- III / 26.05.2021
- İnsanlık açısından din - II / 25.05.2021
- İnsanlık açısından din – I / 09.05.2021
- Türk Soykırımı - 13 Kasım 1918 / 04.05.2021
- Din Açısından İnsanlık-II / 02.05.2021
- Din açısından insanlık - I / 01.05.2021
- İSLAMOFOBİ / Vatikan’ın Necefle SON VALSİ / 25.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 24.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 23.04.2021
- Yargı Problemi / İslam Dini Açısından - II / 19.04.2021
- Yargı Problemi / İnsanlık Açısından - I / 18.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III / 12.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Sana Yandım - II / 11.04.2021
- DİN -FELSEFE İLİŞKİSİ / Samanlıkta Ben Sana Kandım -I / 10.04.2021
- "Baş" Manifestom / 04.04.2021
- Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II / 28.03.2021
- Deizmin sebepleri / Çuvaldız -I- / 27.03.2021
- Din ve insanlık / Homo Homini Lipus / 21.03.2021
- Din afyon mudur ? / Etik manifesto / 14.03.2021
- Yine Yeni Yeniden Yeni Mesaj Merhaba! / 07.03.2021
- Niçin Türkiye, niçin Elazığ? / 22.08.2016
- Manevi Mimar Hacı Ömer Hüdai Baba-III / 12.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaII / 09.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaI / 08.08.2015
- Ebu Hanife Ehl-i Beyt, Muaviye Sünnidir! / 26.04.2015
- Fitne ateşinin kapısı Muaviye / 03.03.2015
- Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir? / 08.01.2015
- Mutluluğun formülü-II / 15.12.2014
- Mutluluğun formülü-I / 14.12.2014
- Yeditepe aşk / 25.10.2014
- Birlik, temel ve umut / 20.10.2014
- Memleketin kafa kağıdı / 08.10.2014
- Nuh'un gemisi / 01.09.2014
- Türkiye Vahhabileşiyor mu? / 24.08.2014
- Enis Karani ARDA / 07.08.2014
- Kudüs ve ben / 02.08.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-V / 24.07.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-IV / 22.07.2014
- Çağ değiştirecek model / 17.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-III / 16.06.2014
- Anadolunun manevi mimarı-II / 15.06.2014
- ABABD gergefinde Türkiye / 08.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı / 07.06.2014
- Mekandan dinlediklerim / 09.05.2014
- Hannane / 20.04.2014
- Kervana mektup / 12.04.2014
- Yeni "Neokonlar" kim? / 28.03.2014
- Varoluş destanı Çanakkale / 18.03.2014
- Ne mutlu Türk milletine! / 16.03.2014
- Surda bir gedik açıldı / 13.03.2014
- Hangimiz dindar? / 09.03.2014
- Baştürk azizler şehrinde... / 26.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-IV / 18.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-III / 16.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-II / 15.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik / 09.02.2014
- Sahili olmayan umman / 12.01.2014
- Alaca Aslan / 01.01.2014
- 'Nimet verdiklerinin yolu'-II / 15.12.2013
- Nimet verdiklerinin yolu / 03.12.2013
- Unutmak ve hatırda tutmak üzerine / 01.12.2013
- Hayali kendisinden güzel şehir / 20.10.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.03.2013, 18.03.2012, 18.03.2011, 18.03.2010, 18.03.2009, 18.03.2008, 18.03.2007, 18.03.2006, 18.03.2005, 18.03.2004, 18.03.2003, 18.03.2002, 18.03.2001, 18.03.2000, 18.03.1999, 18.03.1998, 18.03.1997, 18.03.1996, 18.03.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.