logo
03 EYLÜL 2026

Venezuela, ABD'li şirketlerle petrol üretimini artıracak yeni anlaşmalar imzaladı

Venezuela hükümeti, petrol üretimini artırmak amacıyla ABD'li petrol şirketi Chevron ve İtalyan Eni ile mevcut ortaklıkların kapsamını genişleten yeni anlaşmalar imzaladı

03.09.2026 08:00:00
AA
 
Venezuela, ABD'li şirketlerle petrol üretimini artıracak yeni anlaşmalar imzaladı
Venezuela, ABD'li şirketlerle petrol üretimini artıracak yeni anlaşmalar imzaladı

Devlet televizyonu VTV'nin haberine göre, Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, başkent Caracas'taki Devlet Başkanlığı Sarayı Miraflores'te kabul ettiği ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile imza törenine katıldı.

Venezuela'nın devlet petrol şirketi PDVSA, üretimi artırma ve sektöre yatırım çekme hedefi doğrultusunda ABD'li Chevron ve İtalyan Eni ile yeni sözleşmeler imzaladı.

Venezuela hükümeti ile ABD'li petrol şirketi Chevron, devlet petrol şirketi PDVSA ile ortak işletilen Petroboscan, Petropiar ve Petroindependencia şirketlerinin sözleşmelerini, ocak ayında yürürlüğe giren yeni hidrokarbon yasasına uyumlu hale getirmek amacıyla yeniledi.

İki taraf ayrıca Petroindependencia'ya ayrılan sahalardaki hidrokarbon rezervlerine erişim imtiyazı karşılığında ödenecek bonusa ilişkin "kapsamlı ödeme anlaşmasını" da imzaladı.

ABD anlaşmaları "tarihi bir gün" olarak değerlendirdi

VTV'nin haberine göre, ABD Enerji Bakanı Wright, Venezuela hükümeti ile Chevron ve GE Vernova gibi ABD'li şirketlerin petrol ve enerji alanında imzaladığı anlaşmaların ardından bugünü "tarihi bir gün" olarak nitelendirdi.

Wright, "Bugün Venezuela'nın dönüşümü ve halkın imkanlarının genişlemesi açısından tarihi bir an. Başkan Donald Trump'ın ülkede net bir misyonu var: Barış, özgürlük, yeni fırsatlar ve refah sağlamak." ifadesini kullandı.

Sürecin kararlılıkla yürütüldüğünü vurgulayan Wright, "Işık hızında ilerlemeye çalışıyoruz. Başkan Trump yavaş ilerlemek istemedi, Venezuela'yı dönüştürmek için mümkün olan en hızlı şekilde hareket etmek istedi." açıklamasını yaptı.

Enerjinin hem Venezuela'daki dönüşüm hem de dünya genelindeki ABD vatandaşlarının refahı için anahtar unsur olduğunu aktaran Wright, "Bunu tüm Amerika kıtasında hayata geçirmeyi hedefliyoruz, zira burası bizim ortak coğrafyamız. Geçmişin çatışmalarının yerini bugünün ve geleceğin ticaretine bırakmasını sağlayabilirsek çok daha iyi bir dünya inşa edebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Rodriguez'den Washington ile diyalog vurgusu

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez ise Caracas ve Washington arasında yapılan dev petrol anlaşmasına dikkati çekerek, "Venezuela ile ABD arasında 28 Ağustos'ta imzalanan ve sahalardaki 65 milyar varillik rezervin çıkarılmasını öngören devasa mutabakatın ABD halkına da olumlu yansımasını ümit ediyorum. Başkan Donald Trump'ın nihai hedefinin de bu olduğunun farkındayım." ifadelerini kullandı.

Trump yönetimine teşekkür eden Rodriguez, "Chris, lütfen Dışişleri ve Enerji Bakanlıkları başta olmak üzere tüm yönetiminizin gösterdiği gayret için teşekkürlerimizi ilet. Her iki tarafın da kazanacağı karşılıklı faydaya dayalı bu hedefe ulaşmak adına tüm hükümet olarak büyük bir çaba sarf ettiniz." açıklamasını yaptı.

İtalyan Eni ve ABD'li devlerle kritik imzalar

Devlet petrol şirketi PDVSA, dünyanın en zengin ham petrol yataklarının bulunduğu Orinoco Petrol Kuşağı'ndaki Junin 5 bloğunun işletilmesi için İtalyan enerji şirketi Eni ile üretim paylaşımı sözleşmesi ve saha geçiş protokolü imzaladı.

PDVSA ayrıca doğudaki Budare-Elotes sahası için Primavera firmasıyla üretim ortaklığı anlaşması yaptı.

Enerji altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında ABD merkezli GE Vernova, petrol tesislerinin elektrik altyapısını yenilemek üzere PDVSA ile stratejik ortaklık kurdu.

ABD'li petrol şirketi Chevron da Venezuela'daki faaliyetlerini genişletme kararı aldı. Şirket, önümüzdeki 5 yılda ülkedeki yatırımlarını 7 milyar dolara çıkarmayı ve üretim kapasitesini iki katın üzerine çıkarmayı hedefliyor. 

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

02.09.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu.
İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Melih Gökçek ne zaman ifadeye gidecek?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Ne olmuştu? Gökçek hakkında iddialar neler?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin resen soruşturma başlatmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne çağırılan Ağırel, savcılığa "tanık" sıfatıyla ifade vermişti. Ağırel, ifadesinin ardından Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin, "Ben ilgili belgelere sahip olduğumu ve savcılığa teslim edebileceğimi beyan etmiştim. Dolayısıyla savcılık, tanık sıfatıyla ifademi almak üzere davet etti. Elimdeki tüm belgeleri, bilgileri, hepsini ayrıntılı şekilde anlattım." ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı

02.09.2026 14:14:00 / Güncelleme: 02.09.2026 14:22:11
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Türkiye'nin, diyalog ortağı olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine katıldığını söyledi.

Erdoğan, Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü tebrik ederek, "Kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum." sözlerini sarf etti.

Bundan 30 yıl önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini belirten Erdoğan, Teşkilat'ın, Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu bünyesinde buluşturan yegane bir yapı olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşeri coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz 'Yeniden Asya' girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve işbirliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim."

Zirve marjında mevkidaşlarıyla da görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak Türkiye ile aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor"
Bir gazetecinin, "Bişkek Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mı?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara işbirliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?" sorusu üzerine ise şunları aktardı:

"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir işbirliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki, bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız."

Mekke Savunma İttifakı
Bir diğer gazetecinin, "İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma işbirliğinden neden bu kadar rahatsızlar?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayisi, önemli bir işbirliği alanı. Bir de askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.

Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığının güvenliği önemli. Tarafların mücadelesi sivillerin, ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak noktaya taşınmalı.

Tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.

F-35
Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmeleri sürdürüyoruz. ABD'deki süreçlerin tamamlanmasıyla mesele geride kalacak.

KAAN'dan, kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye'nin yol haritası budur.

Terörsüz Türkiye süreci
Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte hedef meselesi olarak görüyoruz. Elbette devlet olarak yol haritamız, planımız, takvimlendirmemiz var.

Yunanistan, girdiği yanlış yoldan dönmeli, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeli. Tarih, ibret alanlar için çok iyi yol göstericidir.

Çerçeve yasa
Uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir. Tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli, süreç adım adım ilerlemekte.

Milletin kardeşliğini zedeleyen, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz.

İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Buna Büyük Türkiye Mutabakatı diyoruz. Ne yaptığımızı bilerek ilerliyoruz.

SDG'nin feshi
Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir.

Bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı."

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi

02.09.2026 08:18:00
AA
 
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.
 

Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret

Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez başkanlığındaki heyet, 2026-2027 Adli Yıl açılışı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti

01.09.2026 12:05:00
AA
 
Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret
Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret

Kerkez, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Yargıtay üyeleri, Yargıtay tetkik hakimleri ve savcılarla Aslanlı Yol'dan yürüyerek Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi.

Başkan Kerkez'in mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından Kerkez, Misak-ı Milli Kulesi'ndeki Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.

Kerkez, deftere şunları yazdı:

"Aziz Atatürk, ömrünüzün neredeyse tamamını ülkemiz için harcadınız. Cumhuriyetimizi kurana kadar büyük zorluklarla, büyük zaferler kazandınız. Daha sonra da hiçbir şahsi çıkar gözetmeden devletimiz için son nefesinize kadar mücadele ettiniz.

Bizlere emanet ettiğiniz bu ülkede, adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunmaya kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz. Yargıtay olarak sizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun." 

Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım" dedi.

01.09.2026 00:37:00
AA
 
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, beyin sağlığını olumsuz etkileyen pek çok risk faktörü bulunduğuna dikkati çekti. Terzi, "Bunların başında çevre kirliliği, elektromanyetik alan, tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıkları geliyor. Bununla beraber genetik risk faktörlerimiz var. Anneden, babadan ya da kuşaklardan gelen Alzheimer, MS, Parkinson gibi bir hastalık varsa bu da nörolojik hastalık riskini artırıyor" diye konuştu.

Anne karnında başlıyor

Beyin sağlığının anne karnında başladığına işaret eden Terzi, şöyle devam etti: "Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Diyoruz ki daha iyi beslenin. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun, tuzsuz, az yağlı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz. Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım."

Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı için oldukça faydalı olduğunu dile getirerek, "Haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmak, kilo almamak, obeziteden uzak durmaya çalışmak çok önemli. Bu, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi risk faktörlerinin azaltılması açısından oldukça önemli. Tansiyon, diyabet gibi kontrol altına alınması gereken risk faktörlerimiz var. Bunlar beyin sağlığı açısından zararlı. O nedenle nörolojik hastalık dışında başka bir hastalığımız varsa bunların da kontrol altına alınması lazım" diye konuştu.

Prof. Dr. Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım. Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak, baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir."

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da, 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni gerçekleştirildi

01.09.2026 00:12:00
AA
 
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon Valisi Tahir Şahin, Çarşıbaşı Merkez Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende 1 Eylül'ün denizden ekmeğini kazanan binlerce kişi için yeni bir umut olduğunu söyledi.

Balıkçılığın Trabzon için çok önemli olduğunu belirten Şahin, "Kıymetli balıkçılarımız, balıkçılık ülkemizde olduğu gibi şehrimiz için de çok kıymetli ekonomik değere sahip. Bugün ilimizde bin 73 balıkçı gemimiz, 5 bin 125 tayfamız denizden ekmek kazanıyor. Denizdeki üretimimiz yanında 67 su ürünleri üretim tesisimiz yaklaşık 39 bin 900 tonluk proje kapasitesiyle sektörümüzün gücüne güç katıyor." dedi.

Ordu

Denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla Fatsa Limanı'nda tören düzenlendi.

Törende konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, "Av yasağının sona ermesiyle birlikte yeniden denizlere açılacak tüm balıkçı reislerimize ve emekçilerimize hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Denizimiz bereketli, ağlarımız dolu, sofralarımız balıkla şen olsun." dedi.

Duaların edildiği programa, Vali Muammer Erol, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Güneş, Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay ile balıkçılar ve aileleri katıldı.

Rize

Gündoğdu Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende Rize Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yeni av sezonunun hayırlı olmasını dileyerek, Rize'nin denizle iç içe yaşayan, geçimini çaydan sonra büyük ölçüde denizden sağlayan bir şehir olduğunu söyledi.

Alpboğa, "Ancak biliyoruz ki denizimizin bereketini sürdürmenin yolu kaynaklarımızı korumaktan, kurallara uygun sürdürülebilir avcılık yapmaktan ve denizlerimizi korumaktan geçiyor. Bu konuda hepimize büyük sorumluluk düştüğünü belirtmek istiyorum." dedi.

Törene, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ile davetliler katıldı.

Giresun

Giresun'da denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla tören düzenlendi.

Kumyalı Balıkçı Barınağı'nda gerçekleştirilen törende Vali Mustafa Koç, balıkçılara bereketli bir sezon diledi.

Tören, dua edilmesiyle sona erdi.

Artvin

Öte yandan Artvin'de balıkçıların olumsuz hava koşullarından dolayı denize açılamayacağı bildirildi.

Hopa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Serkan Aksoy, AA muhabirine, hava koşullarının denize açılmaya elverişli olmadığını belirterek, sezon açılışını hava şartlarının düzelmesinin ardından gerçekleştireceklerini söyledi.

Hopa'da balıkçıların sezona 1-2 gün gecikmeli başlayacağına işaret eden Aksoy, "Bu gece ve yarın denizlerde fırtına bekleniyor. Biz balıkçılar olarak hazırlıklarımızı tamamladık ama fırtına nedeniyle balığa çıkmayacağız. Açılışı erteledik. Sonraki günler hava koşullarına göre denize açılacağız" dedi. 

Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı


Girne açıklarında meydana gelen ve en az 8 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin kayıp olduğu feribot faciası KKTC'yi yasa boğarken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bazı sosyal medya kullanıcılarının yaptığı nefret içerikli paylaşımlar tepki çekti

31.08.2026 20:23:00 / Güncelleme: 31.08.2026 23:55:41
Haber Merkezi
 
Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı
Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı
Girne açıklarında meydana gelen ve en az 8 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin kayıp olduğu feribot faciası KKTC'yi yasa boğarken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bazı sosyal medya kullanıcılarının yaptığı nefret içerikli paylaşımlar tepki çekti. Facianın ardından gelen bazı yorumlarda ölümler üzerinden sevinç ifadeleri kullanılması tepkiyle karşılandı.

Denizde can pazarı yaşanırken nefret dili



Girne'den Taşucu'na gitmek üzere yola çıkan Filo Jet feribotu, 30 Ağustos'ta kısa süre içinde su almaya başlayarak alabora oldu. Gemide bulunan 267 kişiden yüzlercesi kurtarılırken, en az 8 kişi hayatını kaybetti ve kayıp yolcular için arama-kurtarma çalışmaları sürdürüldü.

Felaketin ardından dünyanın farklı bölgelerinden taziye mesajları gelirken, Güney Kıbrıs'taki bazı sosyal medya hesaplarından ölenlerin Türk olması üzerinden nefret içeren yorumlar yapılması büyük tepki topladı. Bazı paylaşımlarda insanların ölümünden duyulan memnuniyetin açıkça dile getirildiği bildirildi.

'Ölenleri umursamayalım. Aklınızı başınıza alın'
'Kahrolsunlar'
'Gebersinler'
'Üzülmeyin, hepsi Türk'tü'

KKTC'de yas, Akdeniz'de arama-kurtarma



Feribot faciasının ardından KKTC'de yas ilan edilirken, Türk ve Kıbrıs Türk makamlarının yürüttüğü arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Feribotun yaklaşık 514 metre derinliğe batması, kayıp kişilere ulaşma çalışmalarını zorlaştırıyor. Kazanın nedeni ise soruşturma kapsamında araştırılıyor.

Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti

Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye’deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi

31.08.2026 17:57:00
Haber Merkezi
 
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye'deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.

Tartışma yaratan sözler

Öztürk, NTV ekranlarında Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken Arap Alevileri hakkında, "Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" şeklinde ifadeler kullanmıştı. Söz konusu açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Alevi kurumları ve bazı siyasi çevrelerden Öztürk hakkında soruşturma başlatılması yönünde çağrılar gelmişti.

Soruşturma Samandağ'da yürütülüyor

Tepkilerin ardından Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında müşteki beyanlarının alındığı ve Öztürk hakkında gözaltı kararı verildiği bildirildi.

Öztürk'ün İstanbul'da gözaltına alınarak, 1 Eylül 2026 tarihinde SEGBİS üzerinden Samandağ'daki soruşturma kapsamında hazır edilmesi için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazıldığı aktarıldı.

Sözler tartışmayı büyüttü

Öztürk'ün açıklamalarının ardından DEM Parti de yaptığı açıklamayla sözleri sert biçimde eleştirmiş ve soruşturma çağrısında bulunmuştu. Partinin açıklamasında, Arap Alevilerin kimlik ve inançları üzerinden hedef gösterilmesinin toplumsal barış açısından tehlikeli olduğu savunulmuştu.

Gözaltı kararının ardından gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasına çevrildi. Öztürk hakkında yürütülen adli sürecin, tartışmalı televizyon açıklamalarının hukuki boyutuna ilişkin nasıl sonuçlanacağı merak konusu oldu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.