logo
01 EYLÜL 2026

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da, 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni gerçekleştirildi

01.09.2026 00:12:00
AA
 
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon Valisi Tahir Şahin, Çarşıbaşı Merkez Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende 1 Eylül'ün denizden ekmeğini kazanan binlerce kişi için yeni bir umut olduğunu söyledi.

Balıkçılığın Trabzon için çok önemli olduğunu belirten Şahin, "Kıymetli balıkçılarımız, balıkçılık ülkemizde olduğu gibi şehrimiz için de çok kıymetli ekonomik değere sahip. Bugün ilimizde bin 73 balıkçı gemimiz, 5 bin 125 tayfamız denizden ekmek kazanıyor. Denizdeki üretimimiz yanında 67 su ürünleri üretim tesisimiz yaklaşık 39 bin 900 tonluk proje kapasitesiyle sektörümüzün gücüne güç katıyor." dedi.

Ordu

Denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla Fatsa Limanı'nda tören düzenlendi.

Törende konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, "Av yasağının sona ermesiyle birlikte yeniden denizlere açılacak tüm balıkçı reislerimize ve emekçilerimize hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Denizimiz bereketli, ağlarımız dolu, sofralarımız balıkla şen olsun." dedi.

Duaların edildiği programa, Vali Muammer Erol, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Güneş, Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay ile balıkçılar ve aileleri katıldı.

Rize

Gündoğdu Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende Rize Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yeni av sezonunun hayırlı olmasını dileyerek, Rize'nin denizle iç içe yaşayan, geçimini çaydan sonra büyük ölçüde denizden sağlayan bir şehir olduğunu söyledi.

Alpboğa, "Ancak biliyoruz ki denizimizin bereketini sürdürmenin yolu kaynaklarımızı korumaktan, kurallara uygun sürdürülebilir avcılık yapmaktan ve denizlerimizi korumaktan geçiyor. Bu konuda hepimize büyük sorumluluk düştüğünü belirtmek istiyorum." dedi.

Törene, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ile davetliler katıldı.

Giresun

Giresun'da denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla tören düzenlendi.

Kumyalı Balıkçı Barınağı'nda gerçekleştirilen törende Vali Mustafa Koç, balıkçılara bereketli bir sezon diledi.

Tören, dua edilmesiyle sona erdi.

Artvin

Öte yandan Artvin'de balıkçıların olumsuz hava koşullarından dolayı denize açılamayacağı bildirildi.

Hopa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Serkan Aksoy, AA muhabirine, hava koşullarının denize açılmaya elverişli olmadığını belirterek, sezon açılışını hava şartlarının düzelmesinin ardından gerçekleştireceklerini söyledi.

Hopa'da balıkçıların sezona 1-2 gün gecikmeli başlayacağına işaret eden Aksoy, "Bu gece ve yarın denizlerde fırtına bekleniyor. Biz balıkçılar olarak hazırlıklarımızı tamamladık ama fırtına nedeniyle balığa çıkmayacağız. Açılışı erteledik. Sonraki günler hava koşullarına göre denize açılacağız" dedi. 

Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım" dedi.

01.09.2026 00:37:00
AA
 
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, beyin sağlığını olumsuz etkileyen pek çok risk faktörü bulunduğuna dikkati çekti. Terzi, "Bunların başında çevre kirliliği, elektromanyetik alan, tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıkları geliyor. Bununla beraber genetik risk faktörlerimiz var. Anneden, babadan ya da kuşaklardan gelen Alzheimer, MS, Parkinson gibi bir hastalık varsa bu da nörolojik hastalık riskini artırıyor" diye konuştu.

Anne karnında başlıyor

Beyin sağlığının anne karnında başladığına işaret eden Terzi, şöyle devam etti: "Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Diyoruz ki daha iyi beslenin. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun, tuzsuz, az yağlı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz. Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım."

Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı için oldukça faydalı olduğunu dile getirerek, "Haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmak, kilo almamak, obeziteden uzak durmaya çalışmak çok önemli. Bu, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi risk faktörlerinin azaltılması açısından oldukça önemli. Tansiyon, diyabet gibi kontrol altına alınması gereken risk faktörlerimiz var. Bunlar beyin sağlığı açısından zararlı. O nedenle nörolojik hastalık dışında başka bir hastalığımız varsa bunların da kontrol altına alınması lazım" diye konuştu.

Prof. Dr. Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım. Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak, baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir."

Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı


Girne açıklarında meydana gelen ve en az 8 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin kayıp olduğu feribot faciası KKTC'yi yasa boğarken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bazı sosyal medya kullanıcılarının yaptığı nefret içerikli paylaşımlar tepki çekti

31.08.2026 20:23:00 / Güncelleme: 31.08.2026 23:55:41
Haber Merkezi
 
Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı
Bunlar dün de aynıydı, bugün de aynı
Girne açıklarında meydana gelen ve en az 8 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin kayıp olduğu feribot faciası KKTC'yi yasa boğarken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bazı sosyal medya kullanıcılarının yaptığı nefret içerikli paylaşımlar tepki çekti. Facianın ardından gelen bazı yorumlarda ölümler üzerinden sevinç ifadeleri kullanılması tepkiyle karşılandı.

Denizde can pazarı yaşanırken nefret dili



Girne'den Taşucu'na gitmek üzere yola çıkan Filo Jet feribotu, 30 Ağustos'ta kısa süre içinde su almaya başlayarak alabora oldu. Gemide bulunan 267 kişiden yüzlercesi kurtarılırken, en az 8 kişi hayatını kaybetti ve kayıp yolcular için arama-kurtarma çalışmaları sürdürüldü.

Felaketin ardından dünyanın farklı bölgelerinden taziye mesajları gelirken, Güney Kıbrıs'taki bazı sosyal medya hesaplarından ölenlerin Türk olması üzerinden nefret içeren yorumlar yapılması büyük tepki topladı. Bazı paylaşımlarda insanların ölümünden duyulan memnuniyetin açıkça dile getirildiği bildirildi.

'Ölenleri umursamayalım. Aklınızı başınıza alın'
'Kahrolsunlar'
'Gebersinler'
'Üzülmeyin, hepsi Türk'tü'

KKTC'de yas, Akdeniz'de arama-kurtarma



Feribot faciasının ardından KKTC'de yas ilan edilirken, Türk ve Kıbrıs Türk makamlarının yürüttüğü arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Feribotun yaklaşık 514 metre derinliğe batması, kayıp kişilere ulaşma çalışmalarını zorlaştırıyor. Kazanın nedeni ise soruşturma kapsamında araştırılıyor.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi

İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

31.08.2026 11:20:00
AA
 
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, sıcak yaz aylarının etkisiyle barajlardaki doluluk oranı düşüşünü sürdürüyor.

31 Mayıs'ta yüzde 70,97'ye ulaşarak yılın en yüksek seviyesini gören barajlardaki doluluk oranı kademeli olarak 30 Haziran'da yüzde 64,01'e, 31 Temmuz'da yüzde 54,71'e, 30 Ağustos'ta ise yüzde 44,34'e geriledi.

Barajlardaki doluluk oranları Alibey'de yüzde 42,87, Terkos'ta yüzde 38,56, Elmalı'da yüzde 72,29, Darlık'ta yüzde 63,21, Ömerli'de yüzde 62,03, Büyükçekmece'de yüzde 31,52, Sazlıdere'de yüzde 24,19, Istrancalar'da yüzde 29,12, Kazandere'de yüzde 18,56, Pabuçdere'de ise yüzde 8,81 ölçüldü.

Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 534,37 kilogram olarak belirlendi. Bu miktar 2024'ün aynı döneminde 709,27 kilogram, 2025'te ise 619,92 kilogram oldu.

Son üç yılda doluluk oranları
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü.

Böylece, bu yılki doluluk oranları 2025'in de üstüne çıktı. Ancak doluluk oranı 2024'ün altında kaldı.

Toplam su kapasitesine bakıldığında ise Ömerli Barajı yüzde 39,42'yle ilk sırada yer alırken, yüzde 19,64'le Terkos Gölü ikinci, yüzde 16,83'le Darlık Barajı üçüncü sırada yer aldı.

Yılın 31 Ağustos'a kadar olan döneminde İstanbul'daki su tüketimi 384,84 milyon metreküp olarak hesaplandı.

Bu miktar, geçen yılın aynı döneminde 353,51 milyon metreküp, 2024'te ise 407,22 milyon metreküp olarak belirlendi.

Barajların yanı sıra kente su sağlayan Melen ve Yeşilçay'dan da bu yıl toplamda 502,8 milyon metreküp su nakledildi.

"Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde"
İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine, ağustos başında yüzde 50'lerde olan barajlardaki genel doluluk oranının yüzde 44'e kadar gerilediğini söyledi.

Özdemir, geçen yıl ağustos sonunda bunun yüzde 40 seviyesinde olduğunu belirterek, "Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde. Dördüncü ve beşinci aylardaki değerlerin çok aşağısında. Bu, tabii ki su kullanımına bağlı ve hava sıcaklığının yüksek seyretmesi dolayısıyla. Halk çok hızlı bir şekilde su tüketimi gerçekleştirdiği için bu değerler gittikçe azalıyor. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: İstanbul barajları tam dolu olsa dahi bir yıl yetecek kadar suyumuz yok. Suyumuzu muhakkak istikrarlı ve temkinli kullanmamız lazım. Yoksa susuz kalma stresine girme durumumuz olabilir. Devletimiz bizi bırakmayacaktır ama bu sefer kesintiler başlayacak." diye konuştu.

İstanbul'da bu yıl tüketilen su miktarının 384,84 milyon metreküp olduğunu, artan nüfusla su kullanımının da arttığını dile getiren Özdemir, dünyada fosil yakıtların aşırı kullanımından dolayı atmosferdeki hava sıcaklığının arttığını, buharlaşmanın su miktarının azalmasına neden olduğunu anlattı.

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor"
Sonbahara girilmesiyle yağışlarda artış beklendiğine dikkati çeken Özdemir, şöyle devam etti:

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor. Bununla birlikte etkin yağışların olması gerekiyor ama tabii ki bu yağışlar maalesef eski yıllardaki gibi olmuyor. Günlerce süren, hafif hafif toprağı besleyen yağış olmuyor. Hızlı ve kuvvetli şekildeki yağış kısa sürede o bölgeyi terk ediyor. Onun da tabii ki büyük bir faydası yok. Yani yağışın sel şeklinde değil de daha hafif ve toprağa faydalı olacak şekilde yağması lazım. Maalesef iklim krizi ve büyükşehirler üzerinde ısı adalarının oluşması, ani sıcaklık düşmelerine bağlı olarak kuvvetli yağışlar meydana getiriyor."

Özdemir, belediyeler ve ilgili kurumların yağmur sularını toplayıp depolayarak su tasarrufu yapabileceğini anlattı.

Büyükşehirlerde betonlaşma ve asfalt çok fazla olduğu için bütün suların kanalizasyona yönlendirildiğini aktaran Özdemir, "Oradan da denize akmasının çevreye hiçbir faydası yok. Yağmur toplama alanları veya kanalları yapmak lazım." dedi.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor. Uzmanlar aşırı veri tüketimi ve donmalara karşı araç sahiplerini uyardı

30.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
Bağlantılı araç teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte otomobiller açık hedef haline geldi. Siber güvenlik kuruluşu Kaspersky tarafından saptanan son saldırı dalgası, Android tabanlı araç içi multimedya sistemlerinin doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Kullanıcının şüpheli bir bağlantıya tıklamasına veya korsan dosya indirmesine gerek kalmadan, doğrudan aracın meşru güncelleme mekanizması üzerinden sızan zararlı yazılımlar otomotiv dünyasında yeni bir güvenlik açığını tetikledi.

Güncelleme görünümünde sızan zararlı yazılım
Gelişmiş saldırı zincirinde siber korsanlar, sistemde yer alan "TWCore" isimli meşru güncelleme uygulamasının iletişim kanalını kötüye kullanıyor. Üretici sunucusu gibi davranan saldırganlar, ilk etapta "JarService" adlı yükleyiciyi, ardından da çok aşamalı ek zararlı modülleri araca yüklüyor.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Upstream Security verilerine işaret ederek siber olayların yüzde 92'sinin uzaktan ve fiziksel temas gerekmeksizin gerçekleştirildiğini vurguladı. Demircan, sürecin sürücünün hiçbir hatası olmadan, tamamen arka plandaki OTA (uzaktan yazılım güncelleme) kanalı üzerinden işlediğini aktardı.

Aracınızın ele geçirildiğini gösteren belirtiler
Saldırıya uğrayan araçlarda sistem kaynaklarının arka planda gizlice tüketildiğine dikkat çeken uzmanlar, sürücülerin dikkat etmesi gereken kritik işaretleri paylaştı. Otomobil ekranının nedensiz yere yavaşlaması, sistemin sık sık kendiliğinden yeniden başlaması ve kontrolsüz aşırı internet verisi tüketimi en belirgin işaretler arasında yer alıyor.
Aracın internet bağlantısının izinsiz bir proxy ağı gibi kullanılabileceğini belirten Demircan; park halindeyken oluşan olağan dışı veri trafiği, ekranda beliren şüpheli reklamlar ve donanımın aşırı ısınması durumunda siber saldırı ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sonradan takılan ekranlara ve ev ağına dikkat
Uzmanlar, piyasada markası belirsiz ve ucuz Android multimedya sistemlerinin güncelliğini hızla yitirmesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Araç alımlarında UN R155 (araç siber güvenliği) ve UN R156 (yazılım güncelleme yönetimi) standartlarının sorgulanması gerektiği belirtiliyor.
Araca bağlanan akıllı telefonlardaki rehber ve arama kayıtlarının risk altına girebileceğini belirten uzmanlar; ev Wi-Fi ağına bağlı park halindeki bir otomobilin, yerel ağdaki diğer cihazları hedeflemek için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğine de dikkat çekiyor.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Stent takılan Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve doktorundan açıklama geldi

30.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
Ayvacık'taki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı. Yılmaz'ın göğüs ağrısı şikayeti olduğu öğrenildi.

Kalp spazmı geçirdiği belirtilen ünlü sanatçıya ilk müdahale Ayvacık Devlet Hastanesi acil servisinde yapıldı.

Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu kontrol altına alınan Yılmaz, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yılmaz'a Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyo yapıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre, ünlü sanatçıya balon ve stent takıldı.

ANJİYOYU GERÇEKLEŞTİREN PROF. DR. AKŞİT: 2 GÜN HASTANEDE KALACAK

Cem Yılmaz'ın anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem Bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle ameliyatı tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi.

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akşit, şunları söyledi:

"Şu anda bütün işlemleri üniversitemizde başarıyla gerçekleştirildi. Buradan diğer hastalarımız gibi 2 gün sonra taburcu olabilir, durumu böyle stabil giderse. Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an biz, kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği büyük kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 ambulansımız çok hızlı yönlendirmiş. Hastayı yaklaşık 2 saat içinde müdahale edince çoğu dokusu ölmeden, kalp yetersizliğine çevirmeden sağlıcakla yatağına aldık. Burada herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığında beri güzel müdahale etmiş Cem Bey'e."

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Cem Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Memişoğlu şunları ifade etti:

"Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum."

CEM YILMAZ'IN YARDIMCISINDAN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın yardımcısı ünlü ismin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Arkadaşlar dostlar canlar... Cem Bey iyi, şu an her şey yolunda... Anjio yapılıyor. Güzel haber geldi. Telefonumu meşgul etmezseniz, daha sağlıklı bilgi vereceğim."

AĞABEYİNDEN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Cem Yılmaz'ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz."

Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu

Kastamonu'nun Cide ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, binaların giriş katlarını ise su bastı

30.08.2026 11:44:00 / Güncelleme: 30.08.2026 11:47:54
İHA
 
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Meteoroloji'nin "sarı" kodlu yağış uyarısında bulunduğu Kastamonu'da beklenen sağanak Cide ilçesinde etkili oldu. Dün gece saatlerinde başlayan sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda kısa süre içerisinde su birikintileri oluştu.

Yağış sebebiyle çok sayıda binanın giriş ve bodrum katını su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini basan suları tahliye etmeye çalıştı.



Belediye ekipleri ise su birikintilerinin oluştuğu alanlarda su tahliyesi çalışması yaptı.

Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı

26 Ağustos’ta Malazgirt’in yıl dönümünde başlayan Büyük Taarruz, bugün yıldönümünü kutladığımız 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü. Zaferin ardından 9 Eylül’de İzmir’in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlendi

30.08.2026 07:00:00
Haber Merkezi
 
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Türk milletinin varoluş mücadelesinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz, sadece askerî bir askerî strateji değil; maddi ve manevi değerlerin birleştiği, bağımsızlık iradesinin mühürlendiği tarihi bir zaferdir. 26 Ağustos'ta Malazgirt'in yıl dönümünde başlayan bu büyük harekât, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü.
 

Malazgirt'ten Kocatepe'ye uzanan manevi miras

 
26 Ağustos tarihi, Türk tarihi açısından çifte bir zafer anlamı taşır. 1071 yılında Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te kazandığı zafer ile 1922'de Mustafa Kemal Paşa'nın Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz aynı tarih şeridinde buluşur. Anadolu topraklarını vatan kılan bu sürecin arkasında, Horasan erenlerinden Hacı Bektaş-ı Veli geleneğine, Kuvayı Milliye ruhuna rehberlik eden din adamlarından milletin yekvücut oluşuna kadar uzanan derin bir manevi birikim yer almaktadır. Büyük Taarruz'un başladığı 26 Ağustos gününden itibaren yanında olan yaveri Muzaffer Kılıç Attaürk'ün Kocatepe'deki halini şu sözlerle anlatıyor: "28 Ağustos'ta bizim Kocatepe'deki topçu ateşimiz başladığı zaman, Mustafa Kemal, 'Ya Rabbi! Sen Türk ordusunu muzaffer et. Türklüğün, Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme' dedi. O anda gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü gördüm."
 

30 Ağustos sabahı 'Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi' doğdu

 
TBMM tarafından 20 Temmuz 1922'de kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa, taarruz kararını haziran ayında alarak hazırlıkları büyük bir gizlilik içinde yürüttü. 26 Ağustos'ta Afyon'da başlayan harekât, adım adım düşman birliklerinin kuşatılmasıyla gelişti. 29 Ağustos'u 30 Ağustos'a bağlayan gece, Türk ordusu düşman kuvvetlerini Dumlupınar civarında tamamen çembere aldı. Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında Çal köyünde yaptığı tarihi konuşmada o anları şu sözlerle dile getirir: "29/30 Ağustos gecesi sabaha karşı, ordularımız düşmanın mühim kuvvetlerini kuşatmaya müsait bir vaziyet almış bulunuyorlardı. Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şaşaası ile doğacaktır." Çal köyü civarında şiddetlenen çatışmalarda Türk süngüsünün hücumu karşısında düşman hatları dağıtılmış, süvari ve piyade birliklerinin kararlı takibiyle düşman ordusu imha edilmiştir. Zaferin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlenmiştir.
 

Sadece orduların değil, medeniyetlerin çarpışması

 
Atatürk'e göre 30 Ağustos, sadece iki ordunun cephede karşı karşıya gelmesi değildir. Meydan muharebeleri; milletlerin kültürleri, ahlakları, ilim ve fen sahasındaki seviyeleri ile tüm maddi ve manevi kudretlerinin sınandığı bir imtihan sahasıdır. Dumlupınar'da elde edilen netice, Türk milletinin kayıtsız şartsız hakimiyetini eline aldığını ve ahlaki üstünlüğünü tüm dünyaya ilan etmiştir. İlk olarak 1924 yılında Atatürk'ün katılımıyla Çal köyünde "Başkumandan Zaferi" adıyla anılan ve Meçhul Asker Abidesi'nin temeli atılan bu özel gün, 1926 yılında çıkarılan kanunla resmi olarak "Zafer Bayramı" ilan edilmiştir. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin ortak bayramı olan 30 Ağustos, aynı zamanda ordudaki rütbe terfileri ve askerî okulların mezuniyet günü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi muhafızlarının simgesi haline gelmiştir.
 

BTP lideri Hüseyin Baş'tan anlamlı mesaj


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Evlere bayrak asın" çağrısında bulundu. BTP lideri mesajında şunları ifade etti: "Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü. Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş'ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum: 'Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar.' Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz. Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!"
 

BTP İstanbul'dan Avcılar'da Zafer Korteji daveti

 
BTP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Ümit Semerci, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümünde tüm İstanbul gençliğini Avcılar'daki Zafer Korteji'ne davet etti. Semerci, paylaştığı mesajda, "Kocatepe'de yakılan bağımsızlık meşalesini gururla taşımak ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak için sen de yerini al!" ifadelerini kullandı. Zafer yürüyüşü, 30 Ağustos saat 18.00'de Avcılar'da Marmara Caddesi Atatürk Anıtı Önü'nden başlayacak.

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın anjiyosunun iyi geçtiği ve tedavisinin sürdüğü bildirildi

30.08.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.08.2026 04:52:13
AA
 
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan ve ambulansla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan Yılmaz'ın, hastaneye kalbin ön yüzünü ilgilendiren kalp kriziyle başvurduğunu söyledi.

Hastaneye geldiğinde Yılmaz'ın bilincinin açık olduğunu aktaran Akşit, şöyle konuştu: "Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. Takibini burada 2 gün boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Anjiyosu çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uyguladık. Şu anda yatağında istirahat ediyor."

Damar açıldı


53 yaşındaki Cem Yılmaz'ın 2 gün sonra taburcu edilebileceğini ve durumunun stabil olduğunu ifade eden Akşit, şunları kaydetti: "Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 Acil Çağrı Merkezi, ambulansı çok hızlı yönlendirmiş. Herkes, Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığı andan beri Cem Bey'e güzel müdahale etmiş."

Açıklama sırasında Yılmaz'ın ağabeyi 57 yaşındaki Can Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Hakan Görgülü, ÇOMÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Eren Pek ve ÇOMÜ Genel Sekreteri Oğuz Ünal da yer aldı. 
 

Sağlık Bakanı'ndan açıklama
 
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum" dedi. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.