HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 MAYIS 2021, PAZAR

Vergilerde gerçekten artış yok mu?

29.10.2005 00:00:00
Dünkü yazımda IMF ile yapılan görüşmelerde gündeme gelen Sosyal Güvenlik Reformu'yla ilgili bilgiler vermiştim. Kısaca ifade etmek gerekirse, IMF'nin baskılarıyla 2006 yılı itibariyle devreye girecek olan düzenleme, vatandaşa kolaylık değil, daha fazla yük getirmektedir. Bugün ise IMF görüşmelerinde yine önemli bir başlık olan vergi yapılandırmaları hakkında bilgi aktarmaya çalışacağım.Bildiğiniz gibi vergi, bir devletin vatandaşına daha iyi hizmet etmek için topladığı gelirdir. Fakat Atatürk'ten sonra gelen siyasilerimiz, yönlerini milli projelerden Avrupa'nın maksatlı tavsiyelerine çevirdiklerinden dolayı, toplanan vergiler amacına uygun olarak değil, alakasız yerlerde değerlendirilmiştir.Neticede vatandaşa hizmet için varolan bu önemli kaynak, maalesef ağırlıklı olarak yabancılardan alınan borçların faizlerine gitmiştir. Vatandaşa sıra gelince de "kaynak yok ne yapalım" denilerek baştan savılmıştır.Halbuki geçtiğimiz yıl 100 katrilyonun üzerinde vergi toplandığı ifade edilmektedir. Bırakın bu meblağı, bu rakamın yarısı vatandaşa geri dönse, bu ülkede ne üretim sorunu olur, ne işsizlik, ne de pazar.Sürekli vatandaşından alan ve bu yükü her geçen gün arttıran bir anlayış hakim olmuş. AB ve IMF güdümlü hükümetler, özellikle de AKP Hükümeti, veren devlet değil, sürekli alan ve yabancıyı kalkındıran bir ekonomik yapılanmayla, vatandaşını değil, yabancıları kollar hale gelmiştir.İşte son IMF toplantısına da, özetle anlatmaya çalıştığımız bu gidişat ve anlayış mührünü vurmuştur.Toplantı sonrası Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bono, hisse senedi gibi menkul kıymetlerden vergi uygulamasında geri adım atmayacaklarını söyledi. Ama açıklamasının devamında yabancılara yapılan kıyağı da ifade etti. Unakıtan, yabancıların Türkiye'deki kazançları üzerinden ödediği vergileri, kendi ülkelerinde bu kazanç üzerinden ödeyecekleri vergiden mahsup edebileceklerini bildirdi.Siz hiç, dünyanın herhangi bir yerinde, ya da tarihte, hak etmiş olduğu vergiyi, "Ben istemiyorum, sizde kalsın" diyen başka bir devlet duydunuz mu? Üstelik bir de o ülkenin topladığı vergiler, borçlarının faizini bile karşılayamıyorsa. Tarih yazdığımız kesin. Gelir İdaresi Başkan Vekili Osman Arıoğlu, 2006'da yeni bir vergi artışı olmadığını açıklamıştı, fakat IMF görüşmelerinden çıkan netice bu değildi.Hükümet kanadından gelen önceki açıklamalarda, motorlu taşıtlara yüzde 70.3 ilave vergi gelecek şeklindeydi. Bu haberi de hemen hemen bütün gazetelerimiz ekonomi sayfalarında yer verdi.Arıoğlu, açıklamasında Motorlu Taşıtlar vergisinde yüzde 15.9'luk bir artış öngörüldüğünü ifade etti. Hangi artış rakamının doğru olduğunu 2006 yılında göreceğiz. Ama burada merak edilen, bu artış rakamındaki düşüşün sebebi, kamuoyundan ve basından gelen tepki mi, yoksa bu hadise, önce zoru gösterip daha azını kabul ettirme tiyatrosu mu? Bunu da zaman gösterecek.2005 yılında 106.6 milyar YTL'lik vergi toplanmıştı, 2006 yılında ise bu rakam 118.1 milyar YTL olarak hedefleniyor. Vergi artışı yok dense de hükümetin resmi olarak açıkladığı bütçe rakamlarında en az yüzde 10.8'lik vergi artışı olacağı görülüyor. Bu artışın da yüzde 70'i, dolaylı vergi dediğimiz tabana yayılan vergilerden, yani KDV ve ÖTV gibi vergilerden elde edilmesi planlanıyor. Bu durumda, zaten toplam vergi yükünün yüzde 73'ünü oluşturan dolaylı vergiler biraz daha artmış olacak.IMF yetkilileri bütün toplantılarda verginin tabana yayılmasını, yani dolaylı vergilerin arttırılmasını talep etmekteler, hatta bu konuda baskı yapmaktalar.Onların tavsiyeleriyle hareket eden AKP'li yetkililer de benzer söylemler kullanmaktalar.Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan IMF ile yapılan görüşmelerin hemen akabinde, "Gelir vergisi ve kurumlar vergisi alanlarında vergi yükünün tabana yayılmasını sağlamaya yönelik düzenlemeleri hızla gerçekleştireceğiz" açıklamasını yapmıştı.Dolaylı vergiler, mal ve hizmet fiyatlarının içindeki vergiler olduğu için, gelir düzeyi ne olursa olsun herkes satın aldığı, örneğin peynir, ekmek, su, kitap gibi ürünler için aynı miktar vergiyi ödüyor. Halbuki gelir vergisinde düşük gelirli az, yüksek gelirli fazla ödüyor. Yani dolaysız vergilerle vergi adaletini sağlamak mümkün, buna karşın dolaylı vergiler için aynı şeyi söylemek pek kolay değil.Vergi yükünün ağırlıklı olarak dolaylı vergilere kaymasının neticesi, vergideki adaletsizliği, tüketimde daralmayı gündeme getirmektedir. Halbuki doğru olan bu değil. Doğru olan çok kazanandan çok, az kazanan da az almaktır.Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu konudaki yorumu ise dünyada bir ilktir. Haydar Bey'in "Milli Ekonomi Modeli"nde 100 milyar TL'nin altında geliri olan vatandaştan asla vergi alınmayacaktır.Haydar Bey toplumu ikiye ayırmaktadır. Birincisi tüketen kesim, diğeri ise üreten kesim. 100 milyar TL'nin altında geliri olana tüketen, üstünde olana da üreten kesim demektedir.Tüketici kesimden vergi almayarak ve buna diğer sosyal devlet projelerini de -ev hanımlarına emeklilik, doğum parası, her çocuğa burs vs- ilave ederek tüketim canlandırıldığı zaman bugüne kadar imkansızlıklar yüzünden kendini sınırlandıran bu kesim harekete geçecek ve ekonomiye kazandırılmış olacak. Onlar tüketecek, üretici ise üretecek. Üretici iç piyasada pazar sorunu yaşamayacak. Böyle bir ekonomik canlanmada devlet, vatandaşına verdiği desteğin kat kat fazlasını, üretimi katlanarak artan kesimden vergi olarak alma imkanı bulacak.Tüketici kazanacak, üretici kazanacak ve devlet de kazanacak. İşte kazan-kazan projesi asıl budur.Bu Haydar Bey'in projelerinden -aktarabildiğim kadarıyla- sadece birisi. Bunun gibi yüzlercesi var onun modelinde. 1 ay içerisinde dünyadan birçok akademisyenin de katılımıyla gerçekleştirilecek olan ekonomi kongresiyle bu projeleri bütün dünya tarafından duyulmuş olacak.Artık çözümün Atlantik ötesinde değil, kendi içimizde olduğunu görme zamanı.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.