logo
30 NİSAN 2026

Vitrinde kedi ve köpek satış yasağı başladı

14.07.2022 18:08:00
Vitrinde kedi ve köpek satış yasağı başladı
Vitrinde kedi ve köpek satış yasağı başladı
Geçen yıl 14 Temmuz tarihinde kabul edilerek yasalaşan Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde petshoplara verilen 1 yıllık süre 14 Temmuz 2022 itibariyle doldu. Bugünden itibaren hayvan satış yerlerinde vitrinde kedi ve köpek türlerinin satışı yasaklandı. Bundan sonra kedi ve köpek satışı, internet üzerinden ve katalog ile yapılacak.
14 Temmuz 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde alınan karar gereği petshopların vitrinlerinde kedi-köpek satışı yasaklanmıştı. Kararın uygulanması için petshoplara verilen 1 yıllık süre 14 Temmuz 2022 tarihi itibariyle doldu. Bugünden itibaren hayvan satış noktalarında vitrinlerde bulunan kedi ve köpek türlerinin satışında sona gelindi. Artık kedi ve köpek türlerinin satışı yalnızca internet üzerinden ve katalog ile yapılacak. Karara uymayarak iş yerlerinde yasak çerçevesindeki kedi ve köpek gibi hayvanları bulunduranlara hayvan başına 2 bin 43 TL para cezası uygulanacak.
Alınan kararı değerlendiren hayvan satış yeri sahipleri, kararın merdiven altı satışlara yol açabileceğini, sağlıksız hayvan üretimi oluşabileceğini ve fiyat dengesizliğinin gerçekleşebileceğini anlattı.

'Artık insanlar siparişle alabilecekler ve bunu güvenli yerlerden alacaklar'
28 yıldır petshop işiyle uğraşan Serkan Kıyıcı, kararın bazı noktalarda iyi bazı noktalarda kötü olduğunu söyledi. Herhangi bir ceza durumu yaşamamak adına bir gün önceden vitrinlerden kedi ve köpekleri kaldırdıklarını belirten Kıyıcı, 'Aslına bakarsanız işin bir yanı kötü bir yanı iyi oldu. İyi olan tarafı çocukların hayvanları oyuncak gibi alamayacağı güzel bir ortam oldu. Kötü bir yanıysa insanlar biraz daha pahalıya alacaklar. 3-5 bin liralık köpeği 10-15 bin liraya alacaklar. Sadece tavşanlar, kuşlar, hamsterlar yasak değil. Bunun haricinde kedi ve köpeklerin yasaklanması bir tarafa iyi oldu. Artık insanlar siparişle alabilecekler ve bunu güvenli yerlerden alacaklar, daha iyi olacak. Satış olarak etkileyecek. Önceden insanlar görerek alıyordu. Şimdi göremeyecekler. Biz telefonlarına fotoğraf göndereceğiz. Beğendiklerini alacaklar. Bizim kazancımız kedi ve köpek. En çok ekmek yediğimiz yer orası. Biz dünden itibaren hepsini kaldırdık' dedi.

'Biz ne olacak bilmiyoruz'
38 yıldır petshop işlettiğini dile getiren Uğur Ertaymaz, kararla ilgili bir belirsizlik olduğunu, henüz ne olacağının netleşmediğini vurguladı. Oluşacak sonuçlara karşın önlem alınmazsa yakın süreçlerde kaçak kedi-köpek satılma ihtimalinin bulunduğunu aktaran Ertaymaz, 'Biz şu anda kedi ve köpeği nasıl satacağız, nasıl satmayacağız, nerede satılacak, kimler satacak bilmiyoruz. Altyapısı yok. Biz de ikilemdeyiz işin açıkçası. İnternetten bu işi merdiven altında yapan insanların satışı daha fazla olacak belki de. Bir sürü dolandırıcı türedi. Türkiye'de çiftlik sistemi oturmamış, herhangi bir üretim çiftliği yok, insanların gidip alışveriş edebileceği bir çiftlik yok. Böyle olmayınca sistem nasıl oturacak' Biz de memnun değiliz. Adam gelip bize kedi-köpek satışının yasaklandığını söylüyor. Biz geçen seneden beri bu sıkıntıyı çekiyoruz' diye konuştu.

'Kimse görmediği canlıyı almak istemeyecek'
12 yıldır hayvan satışıyla uğraşan Muhammet Yaşar ise şunları söyledi:
'Devletin dediği şekilde kedi-köpek satışını kaldırdık. Bundan sonra aktif bir şekilde kedi-köpek kabinlerde bulunmayacak, sipariş üzerine denildi. Ama bununla ilgili detaylı bir şekilde açıklama getirilmedi. Petshopçular olarak kafamızda soru işaretleri var. Kedi-köpek nereden temin edilecek, nasıl gelecek, müşteri görmediği köpeği nasıl alacak. Katalogdan veya telefondan bakarak kedi-köpek seçmek ne kadar etik olacak, satışları nasıl etkileyecek bundan sonra göreceğiz. Bizim yıllardır kazandığımız tecrübeyle kimse görmediği canlıyı almak istemeyecek. Telefondan, fotoğraftan bakarak almak istemeyecek. Kedi-köpek satışları aktif şekilde dükkanlardan düşecek. Merdiven altı kedi ve köpek üretimleri, barınaktan, internetten sahiplenmeler artacak ancak milleti ne kadar dolandıracaklar ne kadar şikayetle karşılaşacaklar aktif bir şekilde göreceğiz.'
Ayrıca esnaflar, karara yönelik yeni düzenlemeler yapılmasını, oluşacak mağduriyetlerin giderilmesi taleplerinde bulundu.İHA

Atama kararları Resmi Gazete'de

Valiliklere ve Emniyet Genel Müdürlüklerine ilişkin atama Kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

30.04.2026 06:17:00
AA
Atama kararları Resmi Gazete'de
Atama kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş İçişleri Bakanlığı emrine görevlendirildi. Emniyet Genel Müdürlüğüne Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi.

Kararla, Ankara Valiliğine Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın Valiliğine Adıyaman Valisi Osman Varol, Adıyaman Valiliğine İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ve Nevşehir Valiliğine Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök'ün ataması yapıldı.

İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli getirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünde atamalar

Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Konya İl Emniyet Müdürlüğüne Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin ve Siirt İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir atandı.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde açık bulunan genel sekreter yardımcılıklarına ise Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu getirildi.
 

Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine göre, ülke genelinde 1 Mayıs Cuma gününden itibaren batı kesimlerinden başlayarak serin ve yağışlı havanın etkili olması bekleniyor. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor

29.04.2026 18:21:00 / Güncelleme: 29.04.2026 18:23:57
İhlas Haber Ajansı
Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek
Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının 1 Mayıs Cuma günü itibarıyla hissedilir derecede azalacağını duyurdu. Son tahminlere göre önümüzdeki hafta ortasına kadar sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor. Sıcaklıklardaki düşüşe bağlı olarak özellikle iç kesimlerin yükseklerinde buzlanma ve don hadiseleri görülebilir. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor.

Meteoroloji'den yapılan açıklamada düşük sıcaklıklar nedeniyle iç kesimlerin yükseklerinde yerel zirai don riski bulunduğu belirtilerek, vatandaşların meteorolojik erken uyarıları takip etmesi önerildi. 1-6 Mayıs tarihleri arasında bazı il merkezlerinde beklenen en düşük hava sıcaklıkları şöyle:

"Ankara 3 derece, İstanbul 8 derece, İzmir 7 derece, Konya 7 derece, Kocaeli 9 derece, Bolu 2 derece, Samsun 7 derece, Trabzon 9 derece, Tokat 5 derece, Erzurum 1 derece, Eskişehir 3 derece, Afyonkarahisar 3 derece, Balıkesir 4 derece, Sivas 5 derece."

Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş'le ilgili "Rojin Kabaiş dosyasında özellikle çözümü için yurtdışına gönderilmişti. Yerli bir ekip kurduk, cep telefonunu çözersek soruşturma aşamasında evre alacağımızı düşünüyoruz" dedi.

29.04.2026 13:46:00
AA
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, Gülistan Doku davası ve faili meçhul dosyalarla ilgili yürütülen yeni çalışmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

'Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz'
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelinen son noktayı değerlendiren Bakan Gürlek, davanın firari şüphelisi Umut Altaş hakkında uluslararası düzeyde arama kararı çıkarıldığını belirtti. Bakan Gürlek şunları kaydetti:
"Gülistan Doku ile ilgili olarak, özellikle şüphelinin iadesine yönelik kırmızı bülten çıkardık. Şu an Amerikan yetkili makamlarıyla süreci titizlikle yürütüyoruz ve şüphelinin iadesini bekliyoruz. Olayın en yakın tanığı, şüpheli bir şekilde yurt dışına kaçmıştı; ancak soruşturma kararlılıkla devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcımız ve Valimiz süreci yakından takip ediyor."
Soruşturma kapsamında yeni delillere ulaşıldığını kaydeden Gürlek, şüphelinin babasıyla olan WhatsApp yazışmalarının dosyaya girdiğini ifade etti. Bakan Gürlek, dosyanın tüm ayrıntılarıyla incelendiğinin altını çizdi.
Gürlek, IBAN mağdurlarıyla ilgili de bir düzenlemeleri olduğunu dile getirip "Meclis'ten geçer geçmez bilmiyoruz ama bir çalışmamız var" açıklamasında bulundu.

Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak

Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı

28.04.2026 18:06:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:32:34
Haber Merkezi
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı, tarafların uzlaştığını açıkladı. Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İçişleri Bakanlığındaki toplantı tarafların uzlaşmasıyla sonuçlanmıştır. İşçiler, iş verenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır" denildi.



İşçi ve işveren temsilcileri bir görüşme gerçekleştirdi
 
İçişleri Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Ali Çelik başkanlığında, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle 9 gündür eylemde olan Doruk Madencilik işçileri ve işveren tarafıyla görüşme gerçekleştirdi.
 
Taraflar arasında görüşme devam ederken bakanlıktan şu açıklama yapıldı:

"Ankara'da bir süredir devam eden maden işçilerinin eylemlerini değerlendirmek amacıyla, işçi ve işveren tarafları arasında bir görüşme gerçekleştirilmektedir. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik'in başkanlığındaki toplantıda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Vali Yardımcısı Gürsoy Osman Bilgin, Emniyet Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, Sendika yetkilisi Başaran Aksu, maden işçisi Sinan Koçak, maden işçisi Özcan Gültekin ve Doruk Madencilik Şirketi sahibi Sabahattin Yıldız yer almaktadır. Saat 16:00'da başlayan toplantıda devam eden grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir."

Madenciler büyük bir mücadele örneği sergilediler
 
Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde ödenmeyen maaş ve tazminatlar için Eskişehir'den Ankara'ya 190 kilometrelik yolu yürüdüler.
 
İşçiler 19 Nisan'da Ankara'ya ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen madencilere polis müdahale etti. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı.
 
Daha sonra maden işçileri Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda eylemi sürdürmeye başladı. Buradan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen işçiler ile polis zaman zaman karşı karşıya geldi. 
 
Eylemlerin 17. gününde işçi ve işveren temsilcleri arasında görüşme gerçekleştirildi ve belirli noktalarda mutabakata varıldı.

Maden işçilerinin talepleri nelerdi?
 
- Aylarca ödenmeyen ücretlerin yatırılması,
- Haklı nedenle işten ayrılan işçilerin tazminatlarının ödenmesi,
- TMSF öncesi ve sonrası işten çıkarılanların tazminat haklarının verilmesi,
- Emekli olup tazminat alamayan işçilerin alacaklarının ödenmesi,
- Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan 7 işçinin işe iadesi,
- Ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması, geçmişe dönük ücret ve sigorta haklarının tamamlanması,
- İSİG kurallarına uygun çalışma koşullarının sağlanması,
- Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin sağlanması.
 

YDS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı'nın (YDS) açıklandığını duyurdu

28.04.2026 15:47:00
İHA
YDS sonuçları açıklandı
YDS sonuçları açıklandı
ÖSYM tarafından yapılan açıklamada, "5 Nisan tarihinde uygulanan 2026 Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı'nın (2026-YDS/1) değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

Adaylar, sınav sonuçlarına 28 Nisan tarihinden itibaren ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecektir" ifadelerine yer verildi.

İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 28. duruşması sanık savunmalarıyla devam ediyor

28.04.2026 15:32:00
AA
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı.

Soytekin, müteahhit olduğunu belirterek, bugüne kadar kendi şirketleri ve kurduğu ortaklıklar aracılığıyla 4 bin 500 konut ve iş yeri inşa ettiğini söyledi.

Ayıplı hiçbir iş yapmadığını savunan Soytekin, "Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim, birilerinin nüfuzuna sığınarak iş istemedim. Aksine yaptığım işlerin kalitesinden hep tercih edilen tarafta oldum. Burada olmamın sebebi hayatım boyunca sevdiğim şeyi, inşaat işi yapmamdır. Ortada hayali bir iş yoktur, yaptığım yapılar hala ayakta ve kamunun kullanımındadır, dolayısıyla bu işlerde alınan hak edişler de gerçektir. İş yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhidim." ifadelerini kullandı.

Soytekin 2000 yılından beri inşaat işi yaptığını, dava dosyasında hakkına isnat edilen suçlamaların çoğunluğunun Beylikdüzü bölgesindeki işleriyle ilgili olduğunu, İmamoğlu İnşaat ile ticari ilişkilerinin 2008'de başladığını anlattı.

Beylikdüzü Belediyesine yaptığı işleri anlattı

Kendisinin iş yaptığı dönemde Beylikdüzü Belediyesinin her belediye gibi kamu hizmetine tahsis edilecek tesisler yaptığını dile getiren Soytekin, şunları anlattı:

"Kamu tesisleri genelde bağışlarla yapılır, bu herkesin malumudur. Belediyeler de bu tesisleri aynı yöntemle yapar. Adına gönüllü bağış, sosyal donatı katkısı veya her ne derseniz deyin iş böyle yürür. İşte ben, Beylikdüzü Belediyesinin yaptırdığı bu tesisleri inşa eden müteahhidim. Beylikdüzü Belediyesinden hemen hemen tamamı ihalesiz olarak yapılan bu işleri aldım ve yaptım. Bu inşaat işlerini tek başına yapmadım. Bir yapının inşası 300'ün üzerinde bileşenden oluşur. Belediye bize kreş, yurt gibi işi verirdi, karşılığını kimi zaman daire, dükkan, kimi zaman da çek şeklinde alacaksın, derdi. İşimi yapar belediyenin beni yönlendirdiği bağışçılardan alacağımı alırım, cariden düşerim. Elbette bu noktada bağış adı altında belediyeye bu ödemeleri yapan kişilerin, o dönemde o bölgede iş yapan, yani belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu da bilmekteyim. Dolayısıyla bu ödemelerin her durumda herhangi bir zorlama olmaksızın, gönüllü bağış olarak verilmediğini hem meslek erbabı olmam hem de aynı işleri yaparken benzer muamelelerle karşılaşmam nedeniyle tahmin edebilecek ve bilecek durumdayım."

Soytekin, yaptığı işler karşılığında aldığı tüm paralara ilişkin evrakları dosyaya sunduğunu belirtti.

Kendisiyle hiç görüşme kaydı olmayan kişilerin hakkındaki soyut beyanlarını kabul etmediğini söyleyen Soytekin, "Suçlamaları reddediyorum, hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. Nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığım bugüne kadarki iş hacmimden görülecektir." dedi.

Soytekin, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine açılan davadan mahkum olduğunu belirterek, "Belediye karşısında kendi işini dahi çözemeyen böyle birinin, 'örgüt yöneticisi' olarak diğer müteahhitlerin problemini çözen kişi olarak gösterilmesi normal midir'" beyanında bulundu.

"O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış"

Adem Soytekin, kendisine yönelik "Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor" şeklindeki söylemleri kabul etmediğini anlatarak, şunları kaydetti:

"İfademin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'Şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım, önüme imzalamam için hazır bir evrak konulmadı. Peki, ben neden etkin pişmanlık talebinde bulundum' Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem pişmanım demek için yaptım. Tutuklanmamın ardından tanıklar ve şikayetçi müteahhitlerin 'Parayı Fatih Keleş'e, dükkanları ve daireleri Adem Soytekin'e veriyorduk şeklinde ifadeler vermesi üzerine rahatsız oldum. Avukatım aracılığıyla belediyeden konuyla ilgili bir açıklama yapılmasını, verilen gayrimenkullerin hak ediş bedeli olduğunu söylemelerini istedim. Bir açıklama yapılmayacağı tarafıma bildirilince etkin pişmanlık sürecimi başlattım."

Soytekin, kimseye rüşvet vermediğini, rüşvet alması için yönlendirmediğini ve kimsenin iskan alma süresine dahil olmadığını anlatarak, İBB'nin Saraçhane binasına da 2 kez gittiğini söyledi.

Mal varlığına tedbir konulması üzerine dosyanın sanıklarından avukat Mehmet Pehlivan'ı aradığını, akabinde YTT Hukuk Bürosu'nda görüştüklerini dile getiren Soytekin, ancak Pehlivan'ın duruşmadaki savunmasında bunu kabul etmediğini aktardı.

Soytekin, "Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu, hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Burada yapılmış. Son tutukluluk incelenmesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet bu toplantı yapıldı.' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya muhtemelen o yüzdendir. Şimdi soruyorum, hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların toplantı yapıldı diyecek. Bu nasıl iş' Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkar edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz." açıklamasında bulundu.

Duruşma, Soytekin'in çapraz sorgusuyla devam ediyor. 

Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil

Gülistan Doku cinayetiyle ilgili Umut Altaş'ın, babasına ‘Parayı gönder yoksa savcıyı arar, her şeyi anlatırım’ diye şantaj yaptığı ortaya çıktı. Vali'nin oğluyla aynı araçtaki şüpheli, cinayeti örtbas için para istediği anlaşıldı

28.04.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de Munzur Üniversitesi Öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından altı yıl süren sessizliğin ardından soruşturma dosyası hareketlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü cinayet soruşturmasına, kilit şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş'a gönderdiği tehdit ve şantaj içerikli WhatsApp mesajları delil olarak eklendi.

Olay günü PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarına göre dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta olduğu belirlenen Umut Altaş, 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda babasından para talep ederek "itiraf" kozunu kullandı. Yazışmalara göre Umut Altaş şöyle yazdı:

- "Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum."

- "Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim!"

- "Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya! Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak."

Celal Altaş tutuklular arasında yer alıyor

Baba Celal Altaş ise oğluna "Size gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin" yanıtını verdi. Celal Altaş, soruşturma kapsamında tutuklanan 12 kişi arasında yer alıyor ve oğlunun olayla ilgisi olmadığını savunurken, bazı konuşmalarda Umut'un "Mustafa Türkay silahını çıkarıp 'Ben bu silahla birini vurdum' dediğini" aktardığını iddia etti.

Umut Altaş, Mayıs 2022'de önce Meksika'ya, ardından yasa dışı yollarla ABD'nin Virginia eyaletine kaçtı. Hakkında Adalet Bakanlığı talebiyle kırmızı bülten çıkarıldı. Soruşturma dosyasında Altaş'ın "kasten öldürme" suçlamasıyla arandığı belirtiliyor.

Yeni deliller dosyaya etlendi

Soruşturmayı yeniden canlandıran Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu'nun özel ekibi, KGYS ve PTS kayıtlarını, güvenlik kamerası görüntülerini ve yeni tanık beyanlarını dosyaya kattı. Mustafa Türkay Sonel "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Gizli tanık ve diğer deliller arasında Gülistan Doku'nun cinsel istismara uğradığı, hamile kaldığı ve olayın infazla sonuçlandığı iddiaları da yer alıyor. Hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili ayrı soruşturmada da tutuklamalar ve adli kontrol kararları verildi.

Gülistan Doku'nun akıbeti hâlâ bilinmiyor, arama çalışmaları devam ederken, dosyadaki yeni mesajlar olayın "organize bir cinayet ve delil karartma" şüphesini güçlendiriyor. Soruşturma derinleştiriliyor.

Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor

İstanbul'a Perşembe'den itibaren Balkanlar'dan soğuk ve yağışlı hava geliyor. Sıcaklıklar 3-5 derece düşecek, hafta sonuna kadar aralıklı yağmur bekleniyor

28.04.2026 10:57:00 / Güncelleme: 28.04.2026 11:02:24
Haber Merkezi
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), 27 Nisan 2026 tarihli haftalık hava tahmin raporunda İstanbulluları ani hava değişimine karşı uyardı.

Nisan ayının son günlerinde kısa süreli bahar yüzü gösteren İstanbul'da, hafta ortasından itibaren Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı sistem etkili olacak. AKOM, "dikkat" notuyla vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Gün gün hava tahmini

Salı (28 Nisan) ve Çarşamba (29 Nisan): Genel olarak güneşli ve az bulutlu bir hava hakim olacak. Sıcaklıklar 16-18°C aralığında seyredecek, öğle saatlerinde 18°C'ye kadar çıkması bekleniyor. Yağış öngörülmüyor; bahar havası devam edecek.

- Perşembe (30 Nisan): Soğuk ve yağışlı hava dalgası devreye giriyor. Akşam saatlerinden itibaren yağmur başlayacak (metrekareye 1-3 kg yağış). Sıcaklıklar 3-5 derece birden düşerek mevsim normallerinin altına inecek.

- Cuma (1 Mayıs) ve sonrası: Aralıklı yağış geçişleri sürecek. Sıcaklıklar 12-16°C bandında, mevsim normallerinin altında kalacak. Hafta sonu da serin ve yer yer yağmurlu hava etkili olmaya devam edecek.

AKOM'un 22 Nisan'daki uyarılarında da Balkanlar kaynaklı soğuk hava dalgalarının Marmara'yı etkilediği, öğle saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli yağışların görüldüğü belirtilmişti. Bu sistemler sıklıkla su baskını, göllenme ve ulaşımda aksamalara yol açabiliyor.

AKOM, olası risklere karşı şu önlemleri hatırlattı:

- Yol ve yaya alt geçitlerinde göllenme, su birikintileri, düşük kesimlerde su baskını riski.

- Özellikle sabah ve akşam saatlerinde hissedilir serinlik; mont, şemsiye ve su geçirmez ayakkabı gibi hazırlıklar.

- Toplu taşıma ve özel araç kullananlar için yavaş seyir, dikkatli sürüş.

- Zorunlu olmadıkça riskli bölgelerde bulunmamak, resmi uyarıları takip etmek.

AKOM'un açıklamasında, "İstanbul'un her noktasındaki ihbarlara anında müdahale ediyoruz" vurgusu yapılarak, vatandaşların dikkatli olması istendi. Baraj doluluk oranlarının da yağışlarla olumlu etkilenebileceği ancak sel riskine karşı önlem alınması gerektiği kaydedildi.

Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son


Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

28.04.2026 07:54:00 / Güncelleme: 28.04.2026 07:59:18
Haber Merkezi/AA
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında AK Parti'den seçilen eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Akciğer kanseri yaygınlaşıyor


 
Çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor, fark edildiğinde ise geç kalınmış olabiliyor… Üstelik öyle yaygın ki, dünyada 2 milyonun üzerinde, ülkemizde ise her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalıkla tanışıyor.

28.04.2026 06:48:00
MURAT ÇORBACI
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor

Akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alıyor. Peki, bu hastalığı önlemenin ya da ölümcül hastalıklar listesinde daha alt sıralara geriletmenin mümkün olduğu yeni tedavi yöntemleri yok mu? Elbette var! Günümüzde geliştirilen tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde akciğer kanserinde umut her geçen gün artıyor. Bu umuda dair bilinmesi gerekenleri aktarmak için Acıbadem Maslak Hastanesi'nde "Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut" söyleşisi düzenlendi.

Ana neden sigara

Akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80'inin tütün kullanımına bağlı olduğunu anlatan Dr. Babaoğlu Karan, yüzde 20'sinin ise asbest gibi mesleki nedenlerden geliştiği bilgisini verdi. Akciğer kanserinin çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğine dikkat çeken Karan, bu nedenle risk grubundaki bireylerin, özellikle 50 yaş üzerinde ve en az 20 yıl günde bir paket sigara içmiş kişilerin her yıl düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Düşük doz radyasyonla yapılan BT çekimlerinin hastalığın erken tanısında çok önemli olduğunu belirtti.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise "Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edilebiliyor. Ayrıca cerrahi yöntemler de hızla gelişiyor. Bu yöntemlerden en yenisi olan robotik cerrahi sayesinde göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyatlar yapılabiliyor" dedi.


Kişiye özel tedavi dönemi

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez de akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, akciğer kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapide amaç, ameliyat edilemeyen tümörleri ışınlar aracılığıyla yok etmek ya da küçültmektir. Özellikle tıbbi nedenlerle ameliyat olamayacak hastalarda radyoterapi çok etkili bir tedavi seçeneğidir. Radyoterapi yöntemleri de gelişmekte ve giderek etkinliği artmaktadır. Gelişen teknoloji sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabilmektedir. Bu sayede yan etkiler azalmakta ve tedavi başarısı artmaktadır." HABER MERKEZİ
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.