logo
11 HAZİRAN 2026

Washington DC 51. eyalet mi olacak?

ABD Başkanı Donald Trump'ın özerkliğini kaldırmayı istediği Washington DC'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, "Başka bir yerin 51. eyalet olmasının çok konuşulduğunu biliyorum ama 51. eyalet biz olacağız" dedi

22.02.2025 14:49:00
Haber Merkezi
Washington DC 51. eyalet mi olacak?
Washington DC 51. eyalet mi olacak?
ABD Başkanı Donald Trump'ın özerkliğini kaldırmayı istediği Washington DC'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, "Başka bir yerin 51. eyalet olmasının çok konuşulduğunu biliyorum ama 51. eyalet biz olacağız" dedi. Washington DC'deki Ulusal Basın Kulübünde konuşan Bowser, Trump'ın, federal hükümetin Washington DC yönetimini devralması gerektiği yönündeki ifadelerine yanıt verdi. Bowser, Trump'ın Kanada'yı ABD'nin 51. eyaleti yapma yönündeki söylemine atıfta bulunarak "Başka bir yerin 51. eyalet olmasının çok konuşulduğunu biliyorum ama 51. eyalet biz olacağız" ifadesini kullandı. Belediye Başkanı Bowser, "Bir başkanın ya da birkaç Kongre üyesinin bizim sınırlı özerkliğimizi ele geçirip geçiremeyeceği tartışması, diğer ABD vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olmayışımızdan kaynaklanıyor" değerlendirmesinde bulundu. Bowser, Trump'ın Washington DC'ye bakış açısının "güncel olmayabileceğini" savunarak ABD Başkanı'nın zihninde Kovid-19 salgını dönemindeki başkente dair bir "tablonun" kaldığını iddia etti. Trump'ın şehirde evsizliğin yaygın olduğuna yönelik iddialarını yalanlayan Bowser, "Sokakta kalan insan sayısı fazla değil" açıklamasında bulundu.

YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi

Milyonlarca adayın geleceğine yön verecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), bu yıl 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Büyük bir maratonun son düzlüğüne girerken, geride kalan ayların emeğini taçlandırmak artık sadece çok çalışmaya değil, mevcut birikimi doğru yönetmeye bağlı

11.06.2026 13:47:00 / Güncelleme: 11.06.2026 13:52:24
Hasan Gündoğdu
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
Bu kritik dönemeçte hem akademik hazırlığı zirveye taşımak hem de zihinsel dayanıklılığı korumak için izlenmesi gereken stratejik yol haritasını iki temel başlık altında ele alalım






1) Akademik ve Pratik Hazırlık: Son Virajda Doğru Hamleler

Artık sıfırdan kalın konu kitaplarına başlayıp her şeyi öğrenmeye çalışmak yerine, eldeki sermayeyi en verimli şekilde kullanma zamanıdır.

Deneme Analizi" Altın Anahtardır

Bu aşamada sadece deneme çözmek yetmez; denemeden sonra yapılacak analiz, çözme eyleminden çok daha kıymetlidir.

Hata Defteri: Yanlış yapılan veya boş bırakılan soruları tespit edip anında o konunun püf noktalarına geri dönün. Aynı hatayı gerçek sınavda yapmamak için bu soruları bir "hata defteri" veya panosunda toplayın.

Zaman Yönetimi: Denemeleri kronometre eşliğinde, tıpkı gerçek sınav saatinde (sabah 10.15) başlatarak çözün. Hangi teste kaç dakika ayırdığınızı sabitleyin ve sınav anında asla radikal bir strateji değişikliğine gitmeyin.






Nokta Atışı Tekrarlar ve MEB Kazanımları

* Büyük konu anlatımlarından ziyade formül kağıtları, kısa özetler ve kavram haritaları üzerinden hızlı turlar atın.
* Özellikle AYT kısmında net getirisinin yüksek olduğunu bildiğiniz, tam oturmamış mini konulara (örneğin biyolojide bir sistem, fizikte bir formül veya edebiyatta nokta atışı bir dönem) odaklanın.
* Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) son yıllardaki soru tarzlarını ve kazanım testlerini mutlaka gözden geçirin.

Biyolojik Saati Sınava Senkronize Etmek

Vücudun da bir hafızası vardır. Sınavdan en az 10-12 gün önce biyolojik saatinizi 20-21 Haziran sabahına uyarlamalısınız.

* Her sabah en geç 07.30'da uyanmış olun.
* Zihninizin en açık, odaklanmanızın en yüksek olması gereken 10.15 - 13.00 saatleri arasını kesinlikle masada soru çözerek ya da deneme üzerinde geçirin. Bu saatlerde uyuklama veya yayılma alışkanlığınız varsa hemen terk edin.






2) Psikolojik Hazırlık: Zihni Sınavın Hakimi Yapmak

YKS sadece bir bilgi sınavı değil, aynı zamanda bir duygu yönetimi sınavıdır. Bilgiyi kağıda dökecek olan mekanizma, sakin ve odaklanmış bir zihindir.

Kaygıyı Yok Etmeye Değil, Yönetmeye Odaklanın

Uzmanların da belirttiği gibi, kaygı beynin doğal bir alarm sistemidir ve belirli bir düzeyde olması sizi zinde tutar.

Düşünceyi Dönüştürün: Zihninize üşüşen "Bu sınavda başarısız olursam hayatım biter" gibi yıkıcı cümleleri, gerçekçi olanlarla değiştirin: "Bu sınav geleceğim için önemli bir basamak ancak benim tek varlık sebebim ve hayatımın tek belirleyicisi değil. Ben elimden gelen emeği verdim."

Gerçekçi Olun: Her düşünce bir gerçeklik barındırmaz. Felaket senaryoları yazmayı bıraktığınız an, omuzlarınızdaki yükün hafiflediğini göreceksiniz.






Sosyal İzolasyon ve Kıyaslama Tuzağı

* Sosyal medyada dolaşan "Günde 15 saat çalışıyorum", "Denemelerde 115 netin altına düşmüyorum" tarzı paylaşımlardan ve forumlardan bu dönemde tamamen uzak durun.
* Sizin tek rakibiniz, bir önceki denemede yaptığınız hatalardır. Başkalarının süreçleri sadece sahte bir yetersizlik hissi doğurur.

Nefes ve Gevşeme Egzersizleri

Deneme çözerken veya durup dururken kalbinizin hızlı çarptığını, nefesinizin daraldığını hissettiğiniz anlarda **4-4-4 tekniğini** uygulayın:

1. 4 saniye boyunca burnunuzdan derin bir nefes alın.
2. Bu nefesi 4 saniye boyunca içinizde tutun.
3. Ardından 4 saniyede ağzınızdan yavaşça üfleyerek verin.
Bu pratik, otonom sinir sisteminizi sakinleştirerek beyninize "her şey yolunda" mesajı gönderir.






Sınavdan Hemen Önceki Günler İçin Kısa Hatırlatmalar

* Ders Çalışmayı Ne Zaman Bırakmalı? Sınavdan 1-2 gün önce (genellikle Perşembe akşamı veya Cuma sabahı) yoğun akademik çalışmayı bırakın. Cuma gününü tamamen zihni dinlendirmeye, hafif yürüyüşler yapmaya ve sınav belgelerini kontrol etmeye ayırın.

* Beslenme ve Fiziksel Koruma: Daha önce hiç denemediğiniz yemekleri yemeyin. Sakatlanma riski barındıran ağır sporlardan veya fiziksel aktivitelerden uzak durun.

* Sınav Anı Taktikleri: Sınavda turlama tekniğini mutlaka kullanın. İnatlaştığınız bir soru size zaman kaybettirir ve moralinizi bozar. Soruyla kavga etmeyin; yanına bir işaret koyup geçin, vaktiniz kalırsa geri döneceksiniz.

Unutmayın; 20-21 Haziran tarihlerinde o kitapçık önünüze geldiğinde, sorulan sorular uzaydan gelmiş olmayacak. Aylardır çözdüğünüz, üzerine kafa yorduğunuz kavramların birer benzeri olacak. Kendinize, uykusuz kaldığınız sabahlara ve akıttığınız alın terine güvenin.

İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında aralarında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, ilk duruşmanın 49. gününde hâkim karşısına çıktı

11.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davası başladı. Dün iş insanı Nihat Sütlaş ve eski Kültür A.Ş. Satın Alma Müdürü Halil Burak Atalan savunmasını yapmıştı.

Duruşmada, "etkin pişmanlık" ifadesini geri çeken Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven, savunması için söz aldı. Güven, "20 yıldır iş hayatımda profesyonel olarak çalışıyorum. Hiçbir suç işlemedim. Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum. Bugün karşınıza özgürlüğümden mahrum bırakılarak tutuklu sanık olarak çıkıyorum" dedi.

Güven, 19 Mart'ta yıllık izinde olduğunu ve İtalya'da bulunduğunu belirtti. Telefondan hakkında gözaltı kararı olduğunu öğrendiğini söyleyen Güven, "Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemi sakinleştirdim, hemen sonra toparlandık ve beraber Türkiye'ye döndük. Havalimanında gözaltına alınmış oldum. Kaçma şüphesiyle tutuklandım. Soruyorum başkanım, yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım" dedi.

Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı

Nevşehir merkezli 19 ilde düzenlenen ve yaklaşık 120 milyon liralık dolandırıcılık ağının deşifre edildiği operasyonda 41 şüpheli gözaltına alındı

11.06.2026 12:55:00
İHA
Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı
Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13 ay süren projeli çalışma kapsamında, sosyal medya üzerinden vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Bir vatandaşın Facebook üzerinden gördüğü faizsiz kredi ilanı nedeniyle iletişime geçtiği kişilerce toplam 1 milyon 255 bin 900 lira dolandırıldığı yönündeki başvurusu üzerine yapılan çalışmalarda aynı dosya kapsamında 3 kişinin daha ürün satışı ve yatırım vaadiyle dolandırıldığı belirlendi. Ekiplerin yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucunda, şüphelilerin ülke genelinde çok sayıda vatandaşı benzer yöntemlerle yaklaşık 120 milyon lira dolandırdığı tespit edildi. 






Dolandırıcılıktan elde edilen paraların ödeme kuruluşları ve banka hesapları aracılığıyla kripto para borsalarına aktarıldığı, ardından soğuk cüzdanlar arasında transfer edilerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı belirlendi. Ayrıca suçtan elde edilen gelirlerle ev ve araç satın alındığı, şüphelilerin lüks yaşam sürdükleri tespit edildi. Nevşehir merkezli olmak üzere Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Batman, Bursa, Düzce, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Osmaniye, Tokat ve Van'da 52 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 45 şüpheliden 41'i yakalanırken, firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.








Şüphelilere ait çok sayıda dijital materyale el konulurken, emniyetteki işlemleri tamamlanan 31 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında iddianame kabul edildi. 862 sayfalık dev dosyada Bozbey için "suç örgütü kurmak ve yönetmek" ile "rüşvet" suçlarından 402 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem için istenen ceza 946 yılı buldu

10.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fahiş rüşvet, usulsüzlük ve organize suç örgütü soruşturmasında çok önemli bir eşik daha aşıldı. Geçtiğimiz Nisan ayında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddianame, mahkeme tarafından resmi olarak kabul edildi.

862 sayfalık iddianame kabul edildi

Cumhuriyet savcılarının titizlikle hazırladığı 862 sayfalık kapsamlı iddianame, yargılamanın önünü açtı. Toplam 63 sanığın yer aldığı dev dosyada, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, belediye çalışanları ve çok sayıda müteahhit hakim karşısına çıkacak. Şüphelilerin, paravan şirketler ve usulsüz imar ruhsatları üzerinden organize biçimde fahiş miktarda haksız kazanç sağladıkları ileri sürülüyor.

Ağır suçlamalar: Örgüt liderliği ve kara para aklama

Mahkeme tarafından kabul edilen dosyada Mustafa Bozbey'e yönelik suçlamalar oldukça ağır. Soruşturma kapsamında "suç örgütü lideri" olmakla suçlanan Bozbey'e şu cezaların verilmesi talep ediliyor:

• Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme

• Rüşvet almak ve usulsüzlük yapmak

• Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aile bireyleri eliyle aklamak

• İmar kirliliğine neden olmak ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi

Bozbey suçlamaları reddetti

Daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri ortaya çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm iddiaları "iftira" olarak nitelendirmişti. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait şirket hisselerini 1999 yılında seçildikten hemen sonra aile bireylerine devrettiğini savunan Bozbey, suç örgütü kurmadığını ve kimseden rüşvet almadığını beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtmişti.

Yargılama süreci başlıyor

Nisan ayından bu yana cezaevinde olan Mustafa Bozbey ve diğer tutuklu sanıkların yapılan ara kararda tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, davanın önümüzdeki günlerde Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma takviminin netleşmesi ve yargılamanın başlaması bekleniyor.

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

 

10.06.2026 14:04:00
Anadolu Ajansı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

10.06.2026 13:56:00 / Güncelleme: 10.06.2026 16:25:20
AA
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum" dedi

10.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlediği grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Ne butlanmış arkadaş"
"Kendime de sizlere de bir soru sorarak başlamak istiyorum. Ekranlarda ne görüyoruz? Haberlerde ne duyuyoruz? Biz neler yaşıyoruz, neler konuşuyoruz? İki haftadır, sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar, her kanalda tek bir konu var. Tek bir başlık var. Tek bir gündem var ve bu konu, bu başlık, bu gündem salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince, Sanırsınız ki; memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş, Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş. Enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış. Ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alınteri karşılığını bulmuş. İşsizlik problemi aşılmış. Çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor. Asayiş diye bir derdimiz kalmamış. Kadınlar, gençler, çocuklar güvende. Esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun. Dış politikada her şey güllük gülistanlık. Hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor.

"Acıların sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir"
Yaşadığımız tüm bu krizlerin, Sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının, hanelerimizdeki acıların bir tek sebebi var! O da Türk Devletinin ve Türk Milletinin boynuna bir kement gibi geçirilen 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir'. Bunun kurbanı, eğilip bükülen siyasettir. Omurgası yok edilen bürokrasidir! Cübbesine düğme dikilen yargıdır! Paramparça edilen toplumsal ahdimizdir! Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen, kısaca bir zümrenin tapulu malı, şahsi hırsların oyuncağı zannedilen Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ve tüm bunların bedelini ödeyen, yaşadığı hayat burnundan fitil fitil getirilen bizim insanlarımızdır. Bu sisteme geçildiğinden beri devlet nizamının çivisi çıkmıştır. Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile  'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kâr payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat de tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim."

"Kudüs'e vali bulurlar sen merak etme"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin "Niyazım şuydu, Rabb'im bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et" sözlerini eleştiren Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Kudus'e vali bulurlar merak etme. Sen Mülki idareden geliyorsun, sen Mülkiyelisin yahu vali değilsin artık, Bakansın Bakan.  Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olmak, seviyorsun eski tabirleri madem 'Dahiliye Nazırı' olmak, dünya hayatında erişilebilecek en şerefli görevlerden biridir. Anladık dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenmek seni yükseltmez. İşinize bakın. Sokaklar güvensizlik dolu, asayiş sorunları diz boyu. Çeteler semtleri, mahalleleri işgal etmiş halde, 7 günün, 24 saatini bunlara ayırsan belki yine kâfi gelmez. Bu memleketin diplomatik makamları var, ordusu var. Türkiye'yi sağa sola karikatürize sataşmalar yapan yöneticilerin ülkesine çevirmeyin arkadaş. Allah aşkına biriniz de işine baksın! İşini tam layıkıyla yapsın."

"Bu millet şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır"
Çözüm sürecine ilişkin yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ve bir de güvenlik, beka meselesi var... DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve  'Kök Yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz elbetteki olacağı budur işte. Bunlara ne söylesek az ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum: Bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır. Unutmayacaktır. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamanıza izin vermeyecektir. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hâkimiyetini savunmaktır. Kök yasa ne demektir? Kim uydurmuştur?

Son zamanlarda bu şeyleri iki kişi uyduruyor elbette terör hükümlüsü Öcalan. Onun ulağı Pervin Buldan ve avanesi de bunu Ankara'ya taşımak istiyor. 'Bir sefere mahsus' diyerek terör hükümlülerine, eli kanlı katillere arka kapıdan af getirmeye, devleti kökünden sarsmaya çalışacağını bize gösteriyor. Biz görmüyor muyuz, anlamıyor muyuz onu anlayacağız. Tohumu ihanet olanların, gövdesi kan ve gözyaşı üstüne yükselenlerin, dalları bu milletin evlatlarının canına uzananların kökü olmasına izin vermeyecektir bu millet. Köksüzler başkasının suyuyla, başkasının rüzgarıyla büyürler. Köksüzler bir katile ram olarak, Türkiye'ye hayır gelmeyeceğini de aslında çok iyi bilirler. Ve o rüzgâr kesilince devrilip gideceklerini gayet iyi biliyorlar. Bizler ise bu toprakta kök saldık. Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da. O kökler bu milletin şehit kanıyla sulandı. O kökler bu milletin analarının yaşıyla beslendi.

"27 Haziran'da Ankara gelincik tarlasına dönecek"
Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Sağcısı solcusu, doğulusu batılısı... Bayrak sevdalısı herkesi, sevdası Türkiye, kaygısı Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği olan herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum. Şanlı bayrağımızı ellerine alıp gelsinler. O gün bütün Ankara gelincik tarlasına dönecek ve kırmızı beyaz olacak Allah'ın izniyle. O gün elinde Türk bayrağı olan herkesi elimde Türk bayrağıyla karşılayacağım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

10.06.2026 13:19:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında CHP'yle ilgili şunları söyledi:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. Kardeşlerim, "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim." diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.

Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.

Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Bakın, açık söylüyorum. Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, "Boş ver, Araplara paranı kaptırma." diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyle mücadelemiz sürecektir. Bizim mücadelemiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını "Zulüm 1453'te başladı." yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir."

Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı

10.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında bulunduğu TBMM'de, hafta sonu gerçekleştirilecek LGS sınavı ile ilgili hazırlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı sınav öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Tekin, sınav merkezlerinde gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla eğitim-öğretimin sürdüğü 12 Haziran Cuma günü için idari izin kararı alındığını duyurdu.
Tekin, "Hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız" dedi.

LGS tarihi Milli Takım maçı nedeniyle değiştirildi
Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılacağı açıklanan LGS merkezi sınavı, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Avustralya ile oynayacağı karşılaşmanın bitiş saatiyle sınav başlangıç saatinin çakışması nedeniyle bir gün öne alındı.
Kararın gerekçesine ilişkin konuşan Tekin, öğrencilerin ve ailelerinin Milli Takım heyecanını rahat şekilde yaşayabilmesi için sınav tarihinin değiştirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı. Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu. Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak. İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun."

Öğrencilere ilk kez beslenme paketi verilecek
Bu yılki sınavın dikkat çeken yeniliklerinden biri de öğrencilere sunulacak beslenme paketi uygulaması oldu.
Veliler tarafından talep edilmesi halinde öğrencilere sınav arasındaki dinlenme sürecinde kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren paketler dağıtılacak.
Bakan Tekin, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
"Beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler farklı bina veya salonlarda sınava girecek. Ama tamamına yakını, yüzde 91'i talep etti. Dolayısıyla öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek."

Sınav güvenliği için tüm tedbirler alındı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyet birimlerinin de sınav hazırlık sürecinde görev aldığını belirten Tekin, sınav koordinasyon kurullarının toplandığını ve tüm tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

1 milyon 22 bin 658 aday sınava katılacak
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek LGS merkezi sınavı, yurt içi ve yurt dışındaki sınav merkezlerinde eş zamanlı yapılacak.
İki oturumdan oluşacak sınavın ilk bölümü saat 09.30'da, ikinci bölümü ise saat 11.30'da başlayacak.
Sınava Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülkedeki 11 sınav merkezinde 554 öğrenci katılacak. Böylece toplam aday sayısı 1 milyon 22 bin 658 olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.