30 Ocak 1917'de Almanya savaş amaçlarını bildirdikten sonra, 1 Şubat 1917 günü AMANSIZ DENİZALTI SAVAŞINI başlatır. Almanya bu kararını ayni tarihte bir nota ile Amerika Birleşik Devletlerine bildirir.1 Şubat 1917'de başlayan Amansız denizaltı savaşında Almanlar 686 adet yansız devletlere ait olan gemiyi batırmıştır. Batırılan gemiler içerisinde Amerikan gemileri de vardır. Batan Amerikan gemilerinde 226 Amerikan vatandaşı boğulmuştur. 2 Şubat 1917'de Başkan Wilson, Almanya'nın başlattığı Amansız Deniz altı savaşı için mebuslar meclisinde ve senatoda, batırılan Amerikan gemileri ve ölen Amerikan vatandaşları için savaş kararı almayı düşündüğünü belirten birer konuşma yapar. Başkan Wilson bu söylevlerinde savaş sırasında takip edeceği politikayı da belirtir. Bu politikasının birinci ilkesi Alman Hükümeti ve yöneticileri ile Alman halkının arasını açarak Almanya'yı içten çökertmektir. Onun söylevinde bu ilke ile ilgili düşünceleri şöyle ifade edilmiştir: Acunun barışı ve ulusların özgürlüğü bahis konusu olduğu sırada yansızlık ne mümkündür, ne de istenilecek bir şeydir. Bu barış ve özgürlüğü tehdit eden nedir? Örgütlenmiş bir kuvvete dayanıp onu halkın isteğine uygun olarak değil, kendi keyif ve isteklerine göre kullanan otokritik hükümetlerin var olmasını? "Bizim Alman ulusu ile hiç kavgamız yoktur. Onlara karşı yalnız dostluk ve sevgi duygularını beslemekteyiz Alman Hükümeti onun kışkırtması ile savaşa girmedi. Onun haberi olmadan ve onayını almadan bunu yaptı?" Başkan Wilson burada büyük bir demokrasi oyunu yapmaktadır. Seçilmiş bir hükümetin aldığı karar sonucunda savaşa girdiğini söyleyerek de otokratik düşünceli insanları kazanmaya çalışmaktadır.. Acaba Amerikan yönetiminde Başkan Wilson, halkın halk tarafından yönetimini gerçekleştiren bir sistemle mi kararlar almakta, yoksa seçimde sermaye gurubunun parasal gücü ile meclise gelmiş milletvekillerinin oyu ile kararlar almaktadır. Elbette ki öncelik sermaye gurubunun isteklerine göre kararlar almaktadır."?Sürekli bir barışı ancak bir demokratik uluslar topluluğu yaşatabilir. Ona bağlı kalması ve onunla ilgili anlaşmalara saygı göstermesi için otokratik bir hükümete güvenilemez?" "Biz Alman ulusunun içten dostlarıyız ve her iki ülkenin iyiliği için onunla bizim aramızda dostça ilişkilerin yakında yeniden kurulmasını çok istiyoruz?"Başkan Wilson konuşmasının sonunda da Amerika Birleşik Devletlerinin haklılığını kanıtlamak için şu veciz sözünü söyler: "Hak, barıştan daha önemlidir." Başkan Wilson bu söylevinde Amerika Birleşik Devletlerinin savaşa katılma amacını da şu sözleri ile ifade eder: Bu günde amacımız acunda bencil ve otokratik devletlere karşı adilane bir barışın ilkelerini savunmaktır ve gerçekten özgür ve bağımsız olan uluslar arasında bundan böyle bu ilkelere saygı gösterilmesini sağlayacak bir eğilim ve davranış birliği kurmaktır. Başkan Wilson söylevinin sonunda savaş amaçlarını, Uluslar arası Barış Derneğinin temel felsefesine dayandırarak gelecekteki emperyalist isteklerini gizleyerek önder bir devlet yapısının önünü açmıştır. Onun kurduğu ""Birleşmiş Milletler ve Merkez Bankası"" sistemi ile de bu gün Dünya egemeni olmuştur. Başkan Wilson, Meclislerde yaptığı konuşmadan sonra 2 Nisan 1917 günü yapılan oylamada, Mebuslar meclisi 50 karşı oya karşı 373 oyla, Senatoda 6 karşı oya karşı 82 oyla Almanya'ya karşı savaş kararı alır. Başkan Wilson, savaş kararı alındıktan sonra savaş siyasetinin ikinci ilkesini uygulama alanına koyar. Almanya'yı savaşta yalnız bırakmak için onun bağlaşıkları ile ayrı barış antlaşmaları yapmak için diplomatik çalışmaları başlatır. Amerika Birleşik Devletleri, Bulgaristan ve Avusturya ile yaptığı diplomatik çalışmalarda başarıya ulaşırken, Osmanlı hükümeti ile yapılan diplomatik barış ilişkilerinde Enver Paşa'nın savaşa inatla devam etmek istemesi ve Almanya'ya aşırı güvenmesi nedeni ile ayrı barışa gidilemez Bunun sonuncunu da Sevr Antlaşması gibi bir antlaşma ile çok ağır bir şekilde öder. Fakat Amerika Birleşik Devletlerinin savaşa katılmasının Türkler için faydası yoktur da diyemeyiz. Çünkü emperyalist amaçlara göre 3 Ocak 1916 tarihli Osmanlı Asya'sının paylaşımı ile ilgili Saykıs-Pkot Antlaşma taslağının, İngiltere-Fransa ve Rusya devletleri arasındaki diplomasi çalışmaları sonucunda 26 Nisan 1916 tarihinde son şeklini alarak imzalanmıştı. Amerika'nın savaşa girmesi ile Başkan Wilson'un önderliğinde kurulan ULUSLARARASI BARIŞ DENE?İ ve savaşa katılma amacının ifadesi olan HAK BARIŞTAN DAHA ÖNEMLİDİR İLKESİ SAVAŞAN Devletlerin kendi aralarında savaş sonrası için yaptıkları bütün gizli antlaşmaları etkilemiştir. Dolayısı ile 26 Nisan 1916 tarihli paylaşım antlaşması da fonksiyonunu kaybeder. Çünkü Başkan Wilson 14 Haziran 1917 tarihli söylevinde, Alman yöneticileri ile onun bağlaşıkları arasındaki birliği bozmaya yöneliktir. Bu düşünceleri onun söylevinde şöyle ifade edilmiştir: İyice görülmüş olduğu gibi Avusturya-Macaristan'ın da efendisi olan Almanya'nın asker efendileridir ki savaş çıkarmışlardır. Bu insanlar hiçbir vakit uluslara, kendileri ile aynı et ve kandan yapılmış, hükümetlerin onlar için ve onlar sayesinde var oldukları erkek, kadın ve çocuklardan kurulu halk toplulukları gözü ile bakılmamıştır. Onlara ancak bir verim sağlayan, Amaçlarına yaraya bilen ve kuvvet ve entrika ile bu yolda kullanılabilen örgütler gözü ile bakmışlardır. Ayrıca da küçük devletleri ve kuvvet kullanılarak kolayca ezilebilecek ulusları egemenliklerinin doğal aletleri sayıyorlardı? Onların oyunlarını rahatsız edilmeden sürdürüp gitmek hazzı içindeydiler. Balkan devletlerinin tahtlarını Alman Prensleri ile dolduruyorlardı. (Yunan-Bulgar ve Romen Krallıklarının Alman İmparatoru ile akrabalıkları kastediliyor). Bu devletlerin ordularını yetiştirmek ve Hükümetlerinin işlerine karışabilmek için subaylar gönderiyorlar, ayni şeyi Türkiye'de yapıyorlar, Mısır ve Hindistan'da ayaklanma tasarıları yapıyorlar, İran'da iç kavga çıkarıyorlardı. Avusturya'nın, Sırbistan'a karşı ileri sürdüğü ağır istekler, Belin'den Bağdat'a kadar Avrupa ve Asya'yı içine alan tasarıların yalnızca bir ayrıntısı idi?
Ahmet Oğuz Bahadır / diğer yazıları
- Erzincan ateşkesi ve sonucu / 14.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011


























































