logo
18 HAZİRAN 2026

Yağmur fena vurdu

Sel sularının etkili olduğu İzmir'de dün hasar tespit çalışmaları yapılırken İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle alt geçitte araçlar mahsur kaldı. Antalya'da ise 3 bin dönüm sera doludan zarar gördü

27.11.2013 00:00:00
HABER MERKEZİİzmir'de etkili olan sağanakta sel sularının baskına yol açtığı Buca ilçesi Vezirağa ve 19 Mayıs mahallelerinde hasar tespit çalışmaları yapılırken, Türk Kızılayı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgeye yardım malzemeleri gönderdi. Yeşilderenin taşması sonrası, Yeşildere Caddesi'nin yanında bulunan Vezirağa ve 19 Mayıs mahallelerinde sel suları birçok eve girdi. Vatandaşlar, kot farkından dolayı su seviyesinin 4 metreye kadar ulaştığını bildirdi. 19 Mayıs Mahallesi Muhtarı Mustafa Sayar, Yeşildere'nin debisinin yetersiz olduğunu bu nedenle taşma yaşandığını ve mahallelerinin sular altında kaldığını savunarak, Selden 100-150 arası evin etkilendiğini belirtti. Ayrıca mahalleye bağlantı sağlayan köprünün yıkıldığını da sözlerine ekledi.Kızılay çadır dağıttıİzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekpiler, dün Vezirağa ve 19 Mayıs mahallelerindeki evlerde hasar tespiti için çalışma yaptı. Vatandaşlar tarafından evlerinin önüne bırakılan kullanılamaz hale gelen eşyalar, belediye ekipleri tarafından kepçeyle kamyonlara yüklendi. Mahallelerde ilaçlama çalışması yapan ekipler Yeşildere çevresinde yıkılan istinat duvarlarının yerine güvenlik amaçlı bariyer kurdu, ayrıca dere içerisine yıkılan köprünün parçalarını da kaldırdı. Türk Kızılay'ı ekipleri de bölgeye gelerek mağdur durumdaki vatandaşlara 100 çadır, battaniye ve gıda yardımında bulundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri de mahallelerde vatandaşlara gıda ve temizlik malzemesi dağıttı. İstanbul'da alt geçitte araçlar mahsur kaldıÖte yandan dün İstanbul Küçükçekmece'de yağmur sularının biriktiği alt geçitte araçlar mahsur kaldı. Yarıya kadar suya gömülen araçlar itfaiyenin yardımıyla çekildi. İstanbul'da gece boyu etkili olan sağanak yağışla birlikte Halkalı Dereboyu Caddesi'ndeki alt geçidi su bastı. Rögarlardan taşan su, yağmur suyuyla birleşince alt geçitte yaklaşık 1 metre yüksekliğinde su birikti. Suyun yüksekliğini kestiremeyen araçlar ise alt geçide girince suya gömüldü. Yarıya kadar suya gömülen bir araç, sürücüsünün çabalarıyla çıkartıldı. Suda mahsur kalan diğer 2 aracın çıkartılması için de itfaiye ekiplerinden yardım istendi. Üç bin dönüm sera doludan zarar gördüDiğer taraftan Antalya'nın Demre ilçesinde, dün gece saat 01.00 sıralarında şiddetli yağışın ardından başlayan dolu nedeniyle 3 bin dönüm sera zarar gördü. Demre Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, 15 dakika devam eden dolunun ardından bölgede yaklaşık 3 bin dönüm seranın zarar gördüğünü söyledi. 

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak

Bu hafta sonu yapılacak olan YKS adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı duyuruldu

18.06.2026 11:37:00
İhlas Haber Ajansı
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Bu hafta sonu yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı ve işlemlerin randevusuz gerçekleştirileceği duyuruldu.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "20 Haziran Cumartesi ve 21 Haziran Pazar Günü gerçekleştirilecek 2026-YKS için nüfus müdürlüklerimiz açık olacaktır. İşlemler randevusuz olarak gerçekleştirilecektir. Sınava girecek adaylara başarılar dileriz" ifadelerine yer verdi.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı

18.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in aralarında olduğu tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu.

Sanıkların yakınlarının izleyici olarak salonda yer aldığı duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanıkların savunmaları alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi istendi.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörüldü.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraati, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada, toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde de bulunuldu.

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

9 yıllık Halkbank davası düştü

Manhattan Federal Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank arasındaki uzlaşıyı onayladı. Yargıç Richard Berman’ın imzasıyla, Türkiye-ABD ilişkilerinin en büyük kriz başlıklarından biri olan tarihi ceza dosyası suç kabulü ve para cezası olmaksızın kesin olarak kapandı

17.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
9 yıllık Halkbank davası düştü
9 yıllık Halkbank davası düştü
ABD'de Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) aleyhine açılan ve küresel piyasalar ile uluslararası diplomasi gündemini 9 yıldır meşgul eden ceza davasında nihai karar çıktı. Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilen kritik duruşmada, Halkbank aleyhindeki ceza davasının tamamen düşürülmesini resmen onayladı.

Bu tarihi kararla birlikte, iki ülke ilişkilerinde kronik bir gerilim kaynağı olan dava, bankaya herhangi bir para cezası verilmeden ve suç kabulü yapılmadan "kesin ve nihai olarak" tarihe karıştı.

Süreç nasıl sonuçlandı?

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank, geçtiğimiz Mart 2026'da ceza davasını kalıcı olarak sonlandıracak bir "Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması" (Deferred Prosecution Agreement - DPA) imzalamıştı. Bu anlaşma kapsamında mahkeme, bankaya uluslararası yaptırım kurallarına tam uyum sağladığını kanıtlaması için 90 günlük bir süre tanımıştı.

Halkbank, bu süreçte küresel denetim devi Ernst & Young şirketini yetkilendirerek uyum politikalarını detaylı bir incelemeden geçirdi. Hazırlanan kapsamlı denetim ve uyum raporunun süresi içinde ABD makamlarına teslim edilmesinin ardından, bankanın taahhütlerine eksiksiz uyduğu belgelendi. Bunun üzerine ABD Adalet Bakanlığı savcıları, davanın tamamen düşürülmesi talebiyle mahkemeye resmi dilekçe sundu. Yargıç Richard Berman, bugünkü duruşmada savcıların bu talebini yerinde bularak davanın düşürülmesi kararını imzaladı.

Halkbank'tan KAP'a "nihai kapanış" açıklaması

Mahkemenin onay kararının ardından Halkbank, durumu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır..."

Banka, faaliyetlerini uluslararası düzenlemelere uygun olarak, güçlü ve kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.

New York'tan gelen bu kritik haber, finans piyasalarında doping etkisi yarattı. Kararın hemen ardından HALKB hisse senetleri, davanın resmen düştüğü bilgisinin etkisiyle hızlı bir yükseliş trendine girdi. Analistler, bankanın üzerindeki en büyük hukuki ve finansal belirsizliğin kalkmasının orta ve uzun vadede hisse performansına olumlu yansıyacağını belirtiyor.

9 yıllık krizin geçmişi

2017'de başlayan süreçte Halkbank'a "İran'a yönelik yaptırımların delinmesine aracılık etmek, kara para aklamak ve banka dolandırıcılığı" gibi ciddi suçlamalar yöneltilmişti. Türkiye tarafı davanın siyasi saiklerle açıldığını savunurken, süreç üst mahkemelere kadar taşınmıştı. Nihayetinde, varılan uzlaşı ve mahkeme kararıyla bu karmaşık hukuki süreç, herhangi bir para cezası veya suç kabulü olmaksızın son buldu.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.