'Yalamak' diye bir kelime. Tek başına pek bir şey ifade etmese de başına konacak kelimeye göre çok şey ifade eden, anlatan bir kelime. Sırayla gidelim. Son şık asıl konumuz.Yalamak kelimesinin başına 'mürekkep' kelimesini koyarsak 'mürekkep yalamak' kavramı ortaya çıkar. İlim peşinde koşan, okuyan, araştıran insan tipini anlatır.Avucun arkasına koyarsak 'avuç yalama' kavramı ortaya çıkar. Umduğunu bulamayan, hedeflerinin gerisinde kalan, çok atan ama sonuç alamayan vs. anlamları ve sahiplerini ifade eder. Bal tutan kişinin ise hem maddi olarak hem de mana olarak parmak yalaması artık bilimsel bir gerçektir. Mal, makam, mevki, hülasa tercihleri dünya olanların yanında olursa sende dünyalıklardan nasiplenirsin. Niyeti ebedi yurt olanların yanında olursan hem dünya hem de ahiret nimetlerinden ötürü parmak yalarsın?Karşımızdakini veya üçüncü şahıslara karşı hiddetimizi ifade ederken kullandığımız bir terim var; 'K.ç yalamak'. Kendi kişilik ve şahsiyetini rafa kaldırıp, makam ve mevki sahiplerinin peşinde, onların her türlü arzu, istek, azar, hakaret vs. gibi davranışlarına azıcık dünyalık için evet deyip, muhatabını alkışlayan, ona her türlü övgüyü sunan tipler için kullanılır.Postal yalamak kavramı ise genelde siyasi arenada kullanılır artı zaman ve şartlara göre değişik tanımlar sergiler. Birilerinin beceriksizliği yüzünden millet birbirine düşer veya içteki yada dıştaki çıkar sahiplerinin isteklerine aykırı işler, düzenlemeler yapılır. Bunun peşine, birileri hemen harekete geçerek, postal sahiplerinin önünde diz çöker ve yalama işlemine koyulur. Aynı iradeye hizmet eden o postal sahipleri de gerekeni yapar. Eskiden böyleydi. Ya şimdi? Olmuşta diyemem, olmamışta veya zırhlı araç için muhabbeti veya JINSA adlı firmada önemli yetkilerle donanmak gibi örtülü kavramlarla anlatılıyor. Geleceğimiz nokta ise son bir yıldır ağzımızdan düşmeyen 'tükürdüğünü yalama' kavramı. Kısaca iddiasının, vaadinin ve tehdidinin arkasında durmamak. Zaman ve şartlara göre aksi istikamette duruş göstermek anlamına gelir. Yapamayacağı şeyi söyleyen, söylediğinin arkasında duramayan insanları itham etmek, azarlamak veya anlatmak için kullanılır.Tükürük, kelimesi en hareketli günlerini malum 'yemin krizi' döneminde yaşadı. Erdoğan muhalefete sağ gösterip, sol vurdu. Peşine bir el ense çekti. Muhalefet yerlerde. Haliyle gururlanarak "tükürdüklerini yalayacaklar" dedi ve öylede oldu. Muhalefet yaladı. Ya iktidar! Davosu hatırlayın. Yayında demedik laf bırakmayan Sayın Başbakan, 5 dakika sonra "benim tavrım ne İsrail'e, ne İsrail Cumhurbaşkanı'na idi. Tavrım sunucuyaydı" demedi mi?Sonra "Mavi Marmara". Ya "NATO Libya". Ya "Gönlümde başkanlık sistemi var. Yok, ben öyle bir şey söylemedim." Ya "PKK, Oslo, Kandil, Ankara, İmralı hattı" Ya "Bize BOP eş başkanı diyorlar, ispat etmeyenin? Bizim BOP kapsamında bir görevimiz var?" Ya "Bedelli. Parası olan var, olmayan var?" Örnekleri çoğaltabiliriz. Tabi Sayın Başbakanın bu duruşu vekillerine de sirayet etmiş olacak ki, Mehmet Metiner bir laf etti, sonra tam bir milyon kez özür diledi. Ama sonuncusu Bülent Arınç'tan geldi. Hem de ne geliş. Bir şike kanunu yapılmıştı. Sonra bu kanunun ucu epeyce yukarılara dayandı, cezalar ağır geldi. İndirime gidildi. Ama Sayın Gül, köşk hayatında ilk kez bir yasayı geri gönderdi. Sayın Arınç; "Hiçbir milletvekili bu kanunu tekrar Meclis Genel Kurulu'na getirme cesaretini sergilemeyecektir" dedi ama kanun meclise geldi ve aynen köşke iade edildi. Tartışmalar vs. sürerken Sayın Arınç'ın ne diyeceği merak ediliyordu. Ama o Endonezya'ya gitmiş meğer. Tartışmalar bitti, Arınç geldi. Her zaman ki masum haliyle ve ağlamaya yatkın gözlerle çıktı kameraların karşısına. Erdoğan hasta iken "gül kokan Cumhurbaşkanı" "biati yapsaydım Erbakan'a yapardım" vs. sözlerin sahibi ne dedi biliyor musunuz? "Çok büyük yanlış yaptım? Kendimi affedemiyorum..." Bende?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Orban ‘amaca giden her yol mubahtır’ anlayışının kurbanı oldu / 20.04.2026
- Türkiye ile İsrail’i karşı karşıya getirme oyunu / 19.04.2026
- ABD, saltanatını korumak için İran’da / 18.04.2026
- ‘Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir’ demiştiler / 17.04.2026
- Aşk ile / 14.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Türkiye ile İsrail’i karşı karşıya getirme oyunu / 19.04.2026
- ABD, saltanatını korumak için İran’da / 18.04.2026
- ‘Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir’ demiştiler / 17.04.2026
- Aşk ile / 14.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026


























































