Ne kadar da şiirsel, rahatlatıcı ve serinletici bir cümle değil mi?Ama bu cümle, İsrail devlet terörünün sergilediği son vahşet görüntülerinin adı ise durum değişiyor tabii. Gökten bomba yağdıran uçakların pilotları Yahudi ve Hıristiyan ise ve doğal olarak tepelerinden aşağı bombalananlar da Müslümanlar ise bu hareketin adı "yaz yağmurları" oluyor.Modern zamanların en acımasız, en vahşi devlet terörü; elektrik şebekelerini, hastahaneleri, köprüleri yolları ve hareket eden her şeyi bombalıyor, yakıp yıkıyor. Seçimle iş başına gelmiş olan Filistin hükümetinin üyelerini tutukluyor, içeri atıyor. Bütün bunlar, söz konusu kendi insanları olduğu zaman 'insan hakları havarisi' kesilen Avrupa'nın ve Amerika'nın gözetiminde ve denetimine cereyan ediyor, hatta ABD; gelişmeleri İsrail'in kendini savunma hakkı olarak değerlendiriyor.Bugünden itibaren geriye doğru sadece on gün sayın ve sonra da bu on gün içinde İsrail'in öldürdüğü Filistinli Müslümanları hesap edin. Çoğu kadın ve çocuk olmak üzere sayının elli rakamına ulaştığını göreceksiniz. On günde elli masum Müslümanın katledilmesi karşısında dünyadan gelen tepkileri araştırın yine ABD'nin, İsrail'i savunan açıklamalarına rastlayacaksınız. Fakat İsrail'in sadece bir askerinin kaçırılması karşısında bölgede devlet terörü estirdiğine tüm dünya şahit.İsrail, bir askerinin kaçırılması karşısında estirdiği bu devlet terörü ile aslında şu mesajı veriyor anlayanlara; benim vatandaşım, benim askerim çok çok kıymetlidir. Dünya bir yana bir tek Yahudi bir yana, gerekirse tek vatandaşım için bütün dünyayı yakarım ve yıkarım ve işte önüme gelen her şeyi yakıyorum-yıkıyorum. Tek Yahudinin burnunun kanaması karşısında gözümü kırpmadan gelecek tepkilere aldırmadan sayısız kelleyi bir anda uçurabilirim. Dünya çevre örgütleri, insan hakları kuruluşları, şunlar bunlar hiç umurumda bile değil. Ben şenlik olsun, macera olsun diye piknik yapan ailelerin, parkta oynayan çocukların üzerine bomba yağdırabilirim ve kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin sakat kaldığı beni hiç ilgilendirmez. İlgililer ölülerini sayabilirler. Ama benim bir vatandaşıma, hele hele bir askerime dokunanın yedi sülalesini evi ile, barkı ile,yurdu ile yuvası ile yakarım, yıkarım.Zerre kadar insafı olan herkes bilir ki bu söylediklerimizde zerre kadar abartı yoktur ve İsrail elli yıldır fazlası ile bunları yapıyor zaten. Irak'a demokrasi getireceğim diyerek okyanus ötesinden bölgeye çıkartma yapan ABD İsrail'in kanlı ellerini yıkamakla meşgul.Son günlerde zirveye çıkmış olan şiddet ve dehşet vesilesi ile yabancılara özellikle de Yahudilere toprak satan vatandaşlarımızı uyarıyoruz, bu satışın taşlarını döşeyen iktidarı uyarıyoruz.Böylesine alçakça bir devlet terörüne hamilik yapan ABD'ye stratejik ortak gözü ile bakmakta ısrar eden hükümeti uyarıyoruz.Diyalog masalının ardına takılarak eli kanlı katilleri sempatik göstermeye çalışanları uyarıyoruz."Yahudiler Harran'da tarlaları alıp da İsrail'e mi götürecekler?" diyen kafaları ütülenmiş vatandaşlarımızı tekrar tekrar uyarıyoruz.Baksınlar ki, elli-altmış yıl evvel Filistin'den toprak alan Yahudiler, tarlaları bulundukları ülkelere götürmemişlerse öyleyse ne yapmışlar?Evet, Gazze'de "Yaz Yağmurları" devam ediyor. Fakat Yahudinin yağdırdığı bu yağmurlar düştüğü yerleri yeşertmiyor aksine hayata dair ne varsa yakıp kurutuyor.Nuh Peygamberin duasına yürekten 'amin' demekten başka ne yapabiliriz ki: "Nuh dedi ki; ey Rabbim!Yeryüzünde kafirlerden yuva kuran hiçbir kimse bırakma.Çünkü sen onları bırakırsan kullarını dalalete düşürür; günahkar ve çok inkarcıdan başkasını doğurmazlar.Rabbim! Beni, anamı, babamı, evime mümin olarak gireni, iman eden erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de sadece helakini artır" (Nuh Suresi: 26-28).
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel / 25.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
- “Bayram olmuş seyran olmuş bana ne” / 22.05.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
- “Bayram olmuş seyran olmuş bana ne” / 22.05.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026



























































