logo
24 HAZİRAN 2026

Yeni bir dünya düzeninin eşiğinde miyiz?

Uluslararası ilişkiler dinamiklerini ve küresel güç dengelerini anlamakta en çok başvurulan yapısal yaklaşımlardan biri olan Güç Geçişi Teorisi günümüz jeopolitik kırılmalarını anlamlandırmada yeniden tartışmaların odağına yerleşti

12.06.2026 00:50:00
Abdülkadir Gündoğdu
Yeni bir dünya düzeninin eşiğinde miyiz?
Yeni bir dünya düzeninin eşiğinde miyiz?
Uluslararası ilişkiler dinamiklerini ve küresel güç dengelerini anlamakta en çok başvurulan yapısal yaklaşımlardan biri olan Güç Geçişi Teorisi günümüz jeopolitik kırılmalarını anlamlandırmada yeniden tartışmaların odağına yerleşti.

İlk kez A.F.K. Organski tarafından 1958 yılında ortaya atılan bu teori, küresel sistemdeki büyük savaşların ve hegemonya dönüşümlerinin nedenini, mevcut lider güç ile onu yakalamakta olan yükselen güç arasındaki kapasite değişimiyle açıklıyor.

Bugün Doğu Avrupa'daki çatışmalar, Ortadoğu'daki savaşlar, Hürmüz ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilimler ve küresel ekonomik koridorlar üzerindeki rekabet, analistler tarafından "klasik bir güç geçişi dönemi sancısı" olarak yorumlanıyor.







Statüko, Tatminsizlik ve "Tehlike Bölgesi"

Güç Geçişi Teorisi, geleneksel 'Denge Politikası' yaklaşımının aksine, uluslararası sistemin anarşik değil, hiyerarşik bir yapıda olduğunu savunur. Bu hiyerarşinin en tepesinde sistemi kendi değerleri, ekonomik çıkarları ve güvenlik algısıyla şekillendiren bir hegemon (lider güç) bulunur.

Teorinin temel sacayakları şu şekilde formüle edilir:

Büyüme Hızlarındaki Eşitsizlik: Ülkelerin içsel dinamikleri (nüfus, teknolojik inovasyon, endüstriyel kapasite) farklı hızlarda büyür. Bu durum, zamanla güç dağılımını değiştirir.







Sistemden Memnuniyet Düzeyi: Yükselen güçlerin sisteme bakışı kritiktir. Eğer yükselen güç mevcut statükodan memnunsa, geçiş barışçıl olabilir (20. yüzyıl başında İngiltere'den ABD'ye geçiş gibi). Ancak yükselen güç tatminsizse, sistemi kendi lehine değiştirmek isteyecektir.

Parite (Eşitlik) Noktası: En riskli dönem, yükselen gücün hegemon gücün kapasitesinin %80 ila %120'sine ulaştığı "geçiş koridoru"dur. Teoriye göre, büyük sistemik savaşlar tam da bu evrede, hegemonun statükoyu koruma dürtüsüyle yükselen güce "önleyici savaş" açması ya da yükselen gücen meydan okumasıyla patlak verir.







Günümüz Dünyasında Teorinin Yansımaları

Uluslararası ilişkiler uzmanları, teoriyi günümüzdeki ABD-Çin rekabeti üzerinden sıklıkla okuyor. Washington merkezli mevcut liberal dünya düzeni, Pekin'in ekonomik, askeri ve teknolojik (özellikle yapay zekâ ve kuantum bilgisayarlar) alanlardaki hızlı yükselişiyle esnemeye başladı.

Çin'in "Kuşak ve Yol Girişimi" gibi devasa lojistik hamleleri ve BRICS gibi alternatif çok taraflı platformların genişlemesi, mevcut statükoya karşı yapısal birer alternatif arayışı olarak değerlendiriliyor.

Ancak uzmanlar, güç geçişinin sadece ekonomik verilerden ibaret olmadığını, askeri ittifak ağlarının (örneğin NATO ve AUKUS) ve küresel finansal sistem üzerindeki (Doların rezerv para statüsü) kontrolün de hegemonya kalıcılığında hayati rol oynadığını vurguluyor.

Tarihsel Perspektif: Tarihçi Graham Allison'ın popülerleştirdiği "Thukydides Tuzağı" kavramı da Güç Geçişi Teorisi ile göbekten bağlıdır. Allison'ın incelediği son 500 yıldaki 16 güç geçişi senaryosunun 12'si büyük savaşlarla sonuçlanmıştır.







Barışçıl Bir Geçiş Mümkün mü?

21. yüzyıldaki güç geçişini geçmişteki örneklerden ayıran en büyük fark nükleer caydırıcılık ve ekonomik karşılıklı bağımlılık olarak öne çıkıyor. ABD ve Çin ekonomilerinin birbirine kopmaz bağlarla bağlı oluşu, sıcak bir çatışmanın maliyetini her iki taraf için de yıkıcı kılmaktadır.







Yine de siber savaşlar, ticaret savaşları, teknoloji ambargoları ve vekalet savaşları doğrudan bir konvansiyonel çatışmaya girilmeden de güç geçişi mücadelesinin ne denli sert geçebileceğini gözler önüne seriyor. Uluslararası sistemin önümüzdeki dönemde tam bir hegemonya devrine mi, yoksa çok kutuplu, parçalanmış yeni bir bölgeselleşme evresine mi evrileceğini zaman gösterecek.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.