logo
12 NİSAN 2026

Yerdeki asfalt zifti duvardaki tablolara hayat veriyor

Mardinli ressam Nurettin Çakmak'ın ziftten yaptığı tablolar Türkiye'de ve dünyada ilgi görüyor

17.05.2022 11:57:00
Yerdeki asfalt zifti duvardaki tablolara hayat veriyor
Yerdeki asfalt zifti duvardaki tablolara hayat veriyor
Mardinli ressam Nurettin Çakmak'ın ziftten yaptığı tablolar Türkiye'de ve dünyada ilgi görüyor.

Mardin'de yaşayan ressam Nurettin Çakmak, yaklaşık 19 yıldır çeşitli tekniklerle tablo yapıyor. Eserlerinde daha çok Mardin'in tarihi ve kültürünü yansıtan Çakmak, bir öğrencisinin kendisine getirdiği ziftten tablo yapmaya karar verdi. İlk önce bez üzerinde çalışan Çakmak, daha sonra çalışmalarını tuvale aktarmaya başladı. Ziftten Mardin'in tarihi ve kültürel yapısını tuvale aktaran Çakmak'ın eserleri görenleri hayran bırakıyor. Çakmak, Türkiye ve Avrupa'dan birçok sipariş alıyor.

2004'ten beri zift tekniği ile tablolar yaptığını söyleyen ressam Nurettin Çakmak, 'Mardin'de atölyeler açtım. Genelde resim, seramik ve rölyef üzerine eğitimler verdim. Şimdi de benim açtığım bir mekanda yine Mardin'i çalışıyorum. 2004'ten beri tesadüfi bir şekilde zift tekniği ile tanıştım. Yaklaşık 18-19 yıldır zift tekniği çalışarak Mardin'i, tarihi mekanlarını, tanınmış simalarını çalışıyorum. Gittikçe farklı kompozisyonları ve alanları da içine alarak Mardin'i çalışıyorum.

Bir ara atölyemde öğrencilerim vardı. Bir öğrencim bana küçük bir kutuda zifti getirdi. 'Hocam bunu deneyebilir misin'' dedi. Ben de o ara bir kenara bıraktım. Sonra tekrar atölyede gözüme ilişti bir bakayım falan dedim. İlk önce bir bez üzerine çalıştım. Bez üzerinde dağılıyordu. Pek iyi bir sonuç elde edemedim. Sonrasında yine biraz daha sert, kontrplak dediğimiz sert zemin üzerinde çalışmaya başladım ve baktım ki gayet iyi sonuçlar elde etmeye başladım. O günden bugüne yaklaşık 20 yıldır diyebilirim hiç durmadan Mardin'in bu güzelim mekanlarını çalışıyorum' dedi.

20 yılda 2 bin çalışma



Sayısız portreler yaptığını söyleyen Çakmak, 'Sayısız Mardin tabloları yaptım. Herhalde bir 2 bini bulur yaptıklarım. Bayağı çalıştık. 20 yılın büyük bir emeği var. Mardin'in bize verdiği o heyecan çok kültürlülüğü, hoşgörülü sanatsal ruhu, sanatsal ortamı bizi daha fazla çalışmamıza, severek çalışmamıza neden oldu. Türkiye'den bayağı bir sipariş aldım. Ama özellikle Almanya, Fransa gibi ülkelerden Mardin'i seven, Mardinli hemşehrilerimiz ve Mardin'in o çok kültürlülüğünü benimsemiş insanlar arayıp benden sipariş istiyorlar. Hem Mardin'i istiyorlar hem de biraz da böyle yaş ortalamasının üzerindeki portreleri benden istiyorlar. Çünkü gerçekten zift tekniği o siyah beyazın verdiği o zıtlığın, o etkinliğin bir ürünü olarak portreler çok güzel çıkıyorlar. Dolayısıyla genelde portre siparişi alıyorum' diye konuştu.

'Şu an kurum müdürlerine eğitim veriyorum'

Zift tekniği ile karşılaşanların çok şaşırdığını belirten Çakmak, 'Özellikle çok şaşırıyorlar yollarda kullanılan asfaltın sanatta kullanılması farklı bir açı, farklı bir tekniği uygulanmış olması onlarda bir hayret uyandırıyor. Bir şaşkınlık uyandırıyor. Ondan sonra 'Biz bunun eğitimini alabilir miyiz' diyorlar. Özel dersler veriyorum. Şu an öğrencilerim kurum müdürleri oldu. Daha çok o yıllarda, 2002 yılından beri bende kurs görüp de şu an kurum müdürleri olan bir sürü öğrencim var. Onlar kendi atölyelerinde yine zifti çalışıp sergiler açabiliyorlar.

Almanya'da sergimiz oldu. Berlin'de bu yılda inşallah 5 ülkede sergi açmayı planlıyorum. Gelecek ay bu programımız netleşir ve Avrupa'nın 5 ayrı başkentinde Mardin'imizin bu güzel mekanlarını sergileme ortamımız olacak inşallah' şeklinde konuştu.İHA

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş'ta restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren iş yerlerinde arama gerçekleştirildi

12.04.2026 04:18:00 / Güncelleme: 12.04.2026 06:23:18
AA
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş ilçesindeki Bebek, Kuruçeşme ve Etiler semtlerinde bulunan eğlence mekanları için arama kararı çıkarıldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar sonrası iş yerlerinde arama yaptı.



Ekipler, eğlence mekanlarının önünde park halinde bulunan şüpheli araçların içlerini ve bagajlarını da kontrol etti.

Aramalara 8 narkotik dedektör köpeği katıldı.



Etiler semtinde arama yapılan bir mekandan bazı futbolcuların dışarı çıktığı görüldü.

Bazı kişilerin de gözaltına alındığı aramaların ardından ekipler, iş yerlerinden ayrıldı. 

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar

Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz

12.04.2026 00:16:00
Haber Merkezi
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz.

Eğer biz kendimizi bilsek, değerimizi bilsek, onu korumasını da biliriz. O bakımdan adeta her tarafa kapılarımız açık. Bu münasebetle de insanımızı beyhude maksatlara kurban ediyoruz.

Dünyada hiç bir millet, bizim kadar çeşitli düşüncelere açık pazar değildir. Mesela 1980 öncesinde, Batı dünyasında icat edilen düşünceler, felsefeler, görüşler, uygulamasını bizde buldu.

Komünist ihtilalleri yapmış olan ülkelerde dahi bizdeki kadar endişeli, güçlü, kuvvetli, o düşünceye malik insan bulamazsınız. Sadece o değil, bütün sahalarda böyledir.



Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, biz insanımızı bir defa kendi mihveri etrafında yetiştirmiyoruz. Bizim şahsiyetimiz, modelimiz nedir, bunu bilmiyoruz.

Baştan beri benim ifade etmeye çalıştığım manevi bir model,  bir Müslüman modeli var. Bu bizim, insanlığımızdır, iffetimizdir, hayamızdır, namusumuzdur, fetanetimizdir, merhametimizdir, yardımseverliğimizdir, insanlarla bir ve beraber olmamızdır, başımıza baş eğmemizdir, itaat etmemizdir, küçükleri sevmemizdir, büyükleri saymamızdır.

Zaten dikkat edersek, Türk tarihinde bu model bizim hayatımıza geçmiştir. Üç aşağı beş yukarı Türkler, Müslüman olmadan dahi bu modeli hayatına geçirmiştir.

Müslüman olduktan sonra da bunu ideal bir gaye haline getirmiştir. Ondan sonra bu insana biz mesleki sıfatları yüklüyoruz. O çok mükemmel bir kişilik olarak ortaya çıkıyor.

Bana göre bu dönemde en fazla taviz verdiğimiz ve hiç de itibar etmediğimiz şey, bu kimlik modelidir. Bu modeli eğer biz ortaya koyarsak, insanımız bu tip akımların kolay kolay esiri olmayacak, tarlası haline gelmeyecektir.

Bunu hem ifade ediyor, hem de siyasi iradeye teklif ediyorum. Ciddi araştırmacıları bir araya getirelim. Milletin özünü, ruhunu tanıyanlar, bunu tespit etsinler. Eğitimde bize bunu anlatsınlar. Böylece dört dörtlük bir nesil yetiştirelim.

Din anlatmak başka, bu milletin inancını ifsat etmeye çalışmak başka şeydir



Bu boşluğumuzdan istifade ile dünya özellikle Haçlı dünyası, bizim insanımızı kendi tarafına çekip bedava askerlik yaptırmak istiyor. Ben, şahsen, hiç bir kavmin, hiç bir insanın, hiç bir milletin kendi inancını anlatmasına zerre kadar karşı değilim.

Bundan daha tabii bir şey olamaz. Bu insan ne olursa olsun, Budist olsun, putperest olsun, inancı ne ise bunu anlatmakla zaten mükelleftir. Hıristiyan da elbette ki dinini anlatacak. Nasıl ben dinimi tebliğ ediyorsam o da elbette dinini anlatacak, bir Musevi de anlatacak.

Fakat Haçlı dünyası, din ve vicdan hürriyeti dediğimiz kapıdan girerek, aslında dini anlatmak yerine dini bir ideoloji meydana getirerek, adeta bu topraklar üzerinde yaşayan insanların temelde Türk olmadığını ortaya koyma çalışması yapıyor.

Misyonerliğe karşı çıkmamızın sebebi budur. Dertleri din anlatmak olmadığı, din adına bazı kavramları, bazı ideolojileri angaje etmek, insanımızı kendi taraflarına çekmek olduğu için biz, buna karşı çıkıyoruz.

(…)

Anadolu' da oynanan oyun budur. Ben, bunu görüyor da söylüyorsam, benim günahım nedir? Hep beraber uyanık olmamız lazımdır. Toprağımızı elimizden alacak manada korkunç faaliyetler yapılıyor. Bu vatan benimdir. Bir karışını kesinlikle hiç kimseye veremeyiz…" (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Ankara'nın Sincan ilçesindeki ilaç fabrikasında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

11.04.2026 03:30:00 / Güncelleme: 11.04.2026 06:21:59
AA
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Alcı OSB Mahallesi 2000. Cadde'de faaliyet gösteren ilaç fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sincan Belediyesi ekipleri sevk edildi.

Yangına müdahale eden itfaiye ekiplerine, belediye ekipleri de arazözlerle destek oldu.



Ekiplerin, yaklaşık 5 saatlik çalışmasının ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürüyor.

Yangın nedeniyle fabrika kullanılamaz hale geldi.

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı

10.04.2026 14:56:00 / Güncelleme: 10.04.2026 14:59:15
İHA
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.



Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı.



İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi.

Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.



Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu

İstanbul'da etkili olan dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Beyaza bürünen Sultangazi'de sürücüler, ilerlemekte güçlük çekti

10.04.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu
İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu
Son günlerde bahar havasının etkili olduğu İstanbul'da bugün havanın hissedilir derecede soğumasıyla dolu sürprizi yaşandı. Kentin belli bölgelerinde etkili olan dolu vatandaşlara zor anlar yaşattı. Sultangazi beyaza büründü. Araçlar dörtlülerini yakarak ilerlemek zorunda kaldı.

Sürücüler doluyla kaplanan yolda güçlükle ilerledi. Dolu bir süre sonra yerini, sağanak yağışa bıraktı.

Hatay'da 52 göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı

10.04.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 30 Mart-5 Nisan tarihlerinde yapılan çalışmalarda; 5 ayrı olayda yakalanan 8 araçta 52 Suriye uyruklu göçmen yakalandı.

Suçta kullanılan 8 araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 219 bin 719 TL idari ceza yazılarak araçlar trafikten men edildi.

Yakalanan kaçak göçmenler, işlemleri sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Olaylarla ilgili yakalanan 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı

10.04.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında 9 operasyon gerçekleştirildi.



Operasyonlarda 4 organizatör ve 77 kaçak göçmen yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen 5 araç ise yediemin otoparkına teslim edildi.



Olaylara karışan 4 organizatör yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen 2 organizatör tutuklanırken diğerlerinin adli işlemleri devam ediyor.

Göçmenler ise idari işlemlerinin ardından Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.