logo
15 MART 2026


Yezid döneminde İmam Zeynelabidin

Yezid b. Muaviye, halifeliği karşısında engel olarak gördüğü İmam Hüseyin (a.s.)’ı, Kerbela’da şehit ettiğinde İmam Seccad (a.s.) babası ile beraberdi

05.10.2023 08:57:00
Haber Merkezi
Yezid döneminde İmam Zeynelabidin
Yezid döneminde İmam Zeynelabidin
Yezid b. Muaviye, halifeliği karşısında engel olarak gördüğü İmam Hüseyin (a.s.)'ı, Kerbela'da şehit ettiğinde İmam Seccad (a.s.) babası ile beraberdi.

Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladı Hz. Zeyneb ve Zeynelâbidin (a.s.) ve beraberindekiler Kûfe'ye ve sonra da Şam'a götürüldüler.

"Hz. Hüseyin (a.s.)'ın kızları, kız kardeşleri ve çocukları ile birlikte Kûfe'ye geldi." 

Bundan sonra vazife bu kişilerin omuzlarında idi.

İmam Hüseyin (a.s.), kanlı bir mücadele ile Emevileri alt etmişti. O (a.s.), belki de hayatta kalarak yapmasına imkân olmayan dönüşü, katligâhım dediği Kerbela'da şehit olarak sağlamıştı.

Bu bir devrimdir. Çünkü bundan sonra değineceğimiz gelişmeler, Emevilerin gerçek yüzünün görülmesi, İslam'dan sapan değerlerin yeniden kazanılmasını sağlayacaktır.

Bunu gerçekleştiren, halkın birbirine, "Hüseyin (a.s.) neden öldü?" demesiyle gerçekleşecektir.

İmam Zeynelâbidin (a.s.), İbrahim b. Talha b. Abdullah (a.s.)'ın, "Kim gâlip geldi?" sorusuna şu cevabı vermiştir:

"Namaz vakti girdiğinde ezan ve kamet oku, o zaman kimin gâlip geldiğini anlarsın." 

İmam Zeynelâbidin (a.s.) mızraklara takılı başlarla beraber esir muamelesi içinde bir yolculuğa çıktı. Mızraklara takılan başlar ki:

Yirmi ikisini Hevazin,

On yedisini Husayn b. Numeyr ile birlikte Temim,

On üçünü Kays b. Eş'as'la birlikte Kindîler,

Altı başı Hilal-ü A'ver'le birlikte Esedoğulları,

Beş başı Ayheme b. Züheyr'le birlikte Ezdîler,

On iki başı da Veid b. Amr'la birlikte Sakifîler Kûfe'ye taşıdılar." 

Sağ olarak götürülenler hakkında, "Ömer'in onları develer üzerinde ve kapalı mahfiller içinde getirdiği" ifade edilir. 

Kurre b. Kaysü't-Temimî der ki: "Bu kadınların, geçerlerken Hüseyin (a.s.)'ın oğullarının ve ev halkının cesetlerine rastladıkları zaman ellerini yüzlerine vurarak feryad ettiklerini gördüm.

At üzerinde olduğum halde, önlerine doğru vardım. Ben hiçbir zaman bunlarda görmüş olduğum kadar güzel kadın manzarası görmüş değilim!

Vallahi, onların yüzleri güneşten daha parlak ve güzeldi. Gördüğüm ve duyduğum şeylerden hiç unutamayacağım şey de, Fatıma (a.s.)'ın kızı Zeyneb'in sözleridir.

Zeyneb (a.s.), kardeşi Hüseyin (a.s.)'ın yanından geçerken, "Ey Muhammed'im (s.a.v.), ey Muhammed'im (s.a.v.), Sana göklerdeki melekler salat-u selam getiriyorlar!

Hüseyin (a.s.) ise, şu otsuz, bozkır çölde tozlara, topraklara, kanlara bulanmış, azaları kesilmiş, biçilmiş, kırılmış, dökülmüş yatıyor!

Ey Muhammed'im (s.a.v.), Senin kızların esir edilmişler, zürriyetin hep öldürülmüşler!

Sabah yelleri onların üzerlerine tozlar, topraklar savuruyor, saçıyor" diyordu. Vallahi, o dost düşman herkesi ağlattı."
 
Zeyneb (a.s.), Kûfe sokaklarında karşılaştıkları, getirilen kesik başlara ve esirlere ağlayan ve pişmanlık duyan Kûfelilere şöyle haykırdı:

"Susun! Ey Kûfeliler! Ağlıyor musunuz? Gözyaşınız hiç kurumasın, çığlığınız hiç dinmesin!

Sizin durumunuz iplerini sağlam eğirdikten sonra, onu tekrar çözen koca karının durumuna benziyor. Yeminlerinizi aranızda oyuncak haline getirmişsiniz. Ne kötü bir vebalin altındasınız!

Evet, Allah'a and olsun ki, çok ağlamanız ve az gülmeniz gerekiyor. Bu olayın utancını ve şerefsizliğini üzerinizde taşıyorsunuz. Bundan da temizlenmeniz mümkün değildir.

Peygamberliğin madeni, hüccetinizin ekseni, kanıtınızın aydınlatıcı ışığı olan Son Peygamberin (s.a.v.) torununu, cennet gençlerinin efendisini öldürmek günahından nasıl temizlenebilirsiniz?"

Sonra İmam Zeynelâbidin (a.s.) şöyle dedi:

"Ey insanlar! Sizi Allah adına yemine veriyorum, babama mektup yazıp onu aldattığınızı, ona söz verdiğinizi, bütün güvenceleri verip biat ettiğinizi, sonra onunla savaştığınızı biliyor musunuz?

Kendiniz için ahirete gönderdiğiniz bu amelden ve ortaya koyduğunuz bu kötü görüşten dolayı yazıklar olsun!

Size, "Soyumu öldürdünüz, saygınlığımı çiğnediniz. Siz de Benim ümmetimden değilsiniz!" dediği zaman Resulûllah (s.a.v.)'e hangi yüzle bakacaksınız?" 

Bu esnada, Ali b. Hüseyin (a.s.)'ın, kendi hallerini görüp de ağlayan Kûfe kadınlarına şu sözleri söylediği de yazmaktadır:

"Ali b. Hüseyin (Zeynelâbidin) (a.s.) der ki:

"Kûfelilerden bir adam beni gizledi. Bana çok ikram etti. Her içeri girişinde ve dışarı çıkışında ağlıyordu. Kendi kendime, "Eğer yanı hayırlı ve vefalı bir kimse varsa, bunun yanıdır!" diyordum.

Nihayet İbn Ziyad'ın tellalı, "Haberiniz olsun ki, Ali b. Hüseyin'i kim bulursa hemen getirsin! Ona üç yüz dirhem bahşiş vereceğiz" diyerek seslenince ev sahibi yanıma girdi. Vallahi o yine ağlıyordu. Ellerini hemen boğazıma bağladı. Ve "korkuyorum" dedi. Beni bağlı olarak onların yanına götürdü. Onlara teslim edip üç yüz dirhemi aldı. Ben ise bakakalmıştım." 

Bu konuda Tusi'nin eserinde şunlar yazmaktadır:

"Hicri 61 senesinin Muharrem ayında Kûfe'ye gitmiştim. O sırada Hüseyin b. Ali (a.s.) ve kadınlar Kerbela'dan getiriliyordu. Çevrelerini askerler sarmıştı.

İnsanlar onları görmek için evlerinden çıkmışlardı. Onların eyersiz, semersiz bir şekilde develere bindirilmiş hallerini görünce, Kûfeli kadınlar ağlamaya ve göğüslerini dövmeye başladılar.

Bu sırada hastalıktan bitkin düşmüş, boynunda demir bir halka, elleri boynuna kelepçelenmiş Ali b. Hüseyin (a.s.)'ın cılız bir sesle şöyle dediğini duydum: Şu kadınlar ağlıyorsa bizi, kim öldürdü?"

Ehl-i Beyt, Kûfe'ye esir olarak getirilmişti. Ancak, ne onlar kendilerini esir olarak rencide ettirmiş, ne de bir esirin ezikliğini yaşamışlardır.

Attıkları her adımda Resulûllah (s.a.v.)'i ve Ehl-i Beyt'ini temsil ediyorlar, İmam Hüseyin (a.s.)'dan devraldıkları kıyamı devam ettiriyorlardı.

"Hz. Fatıma (a.s.)'ın kızı Zeyneb (a.s.), yolculuk sırasında elbisesinin en kötüsünü giymiş; tanınmamak, belirsiz olmak istemişti.

Kendisinin hizmetçileri etrafında dönüp duruyorlar, hizmet ediyorlardı. Hz. Zeyneb içeri girince oturdu. İbn Ziyad, "Kim bu oturan hanım?" diye sordu

Hz. Zeyneb ona cevap vermedi. İbn Ziyad sorusunu üç kere takrarladı. Hepsinde de Hz. Zeyneb ona cevap vermedi.
Hz. Zeyneb'in hizmetçilerinden birisi: "O, Zeyneb bint-i Fatıma (a.s.)'dır" dedi.

İbn Ziyad, "Hamd olsun Allah'a ki, ayıp ve kusurlarınızı ortaya dökerek sizi rüsvâ etti, öldürdü! Ortaya attığınız gülünç ve boş beyanlarınızı yalana çıkardı!" dedi.

Hz. Zeyneb, "Hamd olsun O Allah'a ki, Muhammed (s.a.v.)'e mensubiyetle bizi şereflendirmiş ve bizi hususi bir temizlikle günah kirlerinden de temizlemiştir.

Hayır! İş, hiç de senin dediğin gibi değildir. Allah, ancak fâsıkları (hak yoldan sapmış, çıkmış olanları) rezil ve rüsvâ eder, fâcirlerin (azmış, günaha dalmış olanların) asılsız laflarını yalana çıkarır!" dedi.

İbn Ziyad, "Ehl-i Beyt'inize, Allah'ın yaptığını nasıl görüyor, nasıl yorumluyorsunuz ya?" diye sordu.

Hz. Zeyneb, Âl-i İmran Sûresi'nin Uhud şehitleri hakkındaki 154. ayetinden "...üzerlerine öldürülmek yazılmış, takdir edilmiş olanlar, muhakkak yatacakları, öldürülecekleri yerlere çıkıp gideceklerdi" mealli kısmını okuduktan sonra, "Allah, ahirette seninle onları bir araya getirecektir. Allah'ın huzurunda onlarla muhakeme olacak, davalaşacaksınız!" dedi.

İbn Ziyad, Hz. Zeyneb'in verdiği cevaba kızdı. Ona zulüm ve işkence yapmak istedi.

Amr b. Hureys, "Allah valiye iyilikler versin. Bu nihayet bir kadındır. Kadın söylediği herhangi bir şeyden dolayı sorumlu tutulur mu? Sen ona bozuk ve karışık sözlerinden dolayı ne çıkış, ne de onu kına" dedi.

İbn Ziyad, Hz. Zeyneb (a.s.)'a, "Allah, senin Ehl-i Beyt'inden taşkınlık ve azgınlıkta direnen ve ileri gidenleri böyle yok etmekle içimin derdini giderdi, beni ferahlattı" dedi.

Hz. Zeyneb, kendisini tutamayarak ağladı ve sonra da, "Sen benim yetişmiş yiğitlerimi öldürdün! Ehl-i Beyt'imi yok ettin! Ailemin en şereflilerini, büyüklerini, yükselen dallarımı, kollarımı kestin, biçtin! Soyumu, kökümü kopardın, kuruttun! Eğer senin bunlardan derdin iyileşebiliyor, için rahatlayabiliyorsa, iyileş ve rahatla bakalım!" dedi.

İbn Ziyad, "Bununki bir cesaret ve kahramanlaşmaktır gerçek! Senin baban bir şair ve kahramandı" dedi.

Hz. Zeyneb (a.s.), "Kadınlar için cesaret ve kahramanlaşma olmaz. Benim cesaret ve kahramanlığım, felaketlerle karşılaşmaktan; söylediklerim de derdimin hafiflemesi için içimden fışkıranlardan ibarettir" dedi." 

Bu sefer, Ali b. Hüseyin, İbn Ziyad'ın yanına götürülünce, İbn Ziyad ona, "İsmin ne diye?" sordu.

Ali b. Hüseyin, "Ben, Ali b. Hüseyin'im" dedi.

İbn Ziyad, "Allah, Ali b. Hüseyin'i öldürmedi mi?" diye sordu.

Ali b. Hüseyin (a.s.) sustu. İbn Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" dedi.

Ali b. Hüseyin (a.s.), "O, benim kardeşimdi. Ona da Ali denilirdi. Halk onu öldürdü" dedi.

İbn Ziyad, "Onu muhakkak Allah öldürdü" dedi.

Ali b. Hüseyin sustu.

İbn Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" diye sordu." 

"Ali b. Hüseyin (a.s.)'ıle konuşma sırasında sinirlenen ve onun da diğerleri ile aynı kanaati taşıdığını gören Ubeydullah, Ali b. Hüseyin'in öldürülmesini istedi.

Ancak, halası Zeyneb'in araya girerek onunla birlikte kendisinin de öldürülmesini istemesi üzerine Ubeydullah bu kararından vazgeçmiştir."

Yezid'den, Zeynelâbidin (a.s.), Zeyneb bint-i Ali (a.s.) ve diğerlerini Şam'a gönderme emri gelinceye kadar Ubeydullah, onları ayrı bir eve yerleştirmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Zeynelabidin eserinden)

BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi

İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini sosyal medya hesabından değerlendiren BTP lideri Hüseyin Baş, "4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor" ifadelerini kullandı

14.03.2026 15:08:00 / Güncelleme: 14.03.2026 18:06:35
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini değerlendirdi.

BTP lideri, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada ABD'nin bu sebepten dolayı savaşa girdiğini anlattığını hatırlattı. Hüseyin Baş, paylaşımında şunları ifade etti:

"İran, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermeyi değerlendiriyor. 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor."

BTP liderinin 4 Mart'taki o tarihi konuşması

BTP lideri Baş, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada şu tespitlerde bulunmuştu:

"Şimdi olayın mihenk taşı noktasına geliyorum; Amerika hem Venezuela'ya, hem Çin'e, hem İran'a, 'Siz aranızda ticaret yaparken kendi milli paralarınızı kullanmayacaksınız, Amerikan doları kullanacaksınız' diyor. IMF'nin para sepetinde doların yüzde 78-79 olan kullanım ağırlığının son yıllarda yüzde 40'lara kadar düşmesiyle Amerika'nın saldırganlaşması aynı döneme denk geliyor.

Yani neymiş Amerika'nın derdi? Dünyada kullanılan rezerv paranın Amerikan doları olarak kalması! Çünkü adam matbaasında parayı, kağıdı yeşile boyuyor, üzerine rakamları yazıyor ve her şeyi dünyadan satın alıyor.

Şimdi dünya uyandı ve 'Biz petrol alıp satıyoruz, altın alıp satıyoruz, alüminyum alıp satıyoruz, bırak onu eve pirinç alıyoruz, baklagil alıyoruz, ekmek alıyoruz. Bu ticaretlerin tamamından Amerika para kazanıyor, oturduğu yerden. Buna ihtiyaç yok. Biz kendi paralarımızı kullanalım ticaretlerimizde. Böylelikle daha karlı oluruz' dedi.

Bunun üzerine ABD düğmeye bastı. Bütün dünyayı olağanüstü derecede kaosa sürüklüyor...

Dünya değişiyor. Dünyanın her kıtasını etkileyen Asya'yı, Ortadoğu'yu, Avrupa'yı, Amerika kıtasını etkileyen bir para savaşından bahsediyoruz. Benim paramı kullandın, kullanmadın, kendi paranı rezerv para yaptın, yapmadın. Kavga bu.

Şimdi gelelim olayın en önemli noktasına. Bütün bu kavga nereden çıktı? Trabzon'un evladı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'nde yazdığı, 10 farklı uluslararası kongreyle 200'den fazla akademisyene  teyit ettirdiği Milli Ekonomi Modeli'ndeki milli paralarla ticaret dediğimiz olay bugün dünyanın seyrini değiştiren olay oldu...

Bu bahsettiğimiz Milli Ekonomi Modeli bizim parti programımız. Bağımsız Türkiye Partisi iktidar olunca Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçirecek. Bağımsız Türkiye Partisi'nin programı dünyada hiçbir siyasi partide bu yok."

Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu


 
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 16 Mart'ta son yolculuğuna uğurlanacak. Ortaylı, hocası Halil İnalcık gibi Fatih Camisi Haziresi'nde defnedilecek.

14.03.2026 02:02:00
HABER MERKEZİ/AA
Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu
Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu

Tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlanacak. Ailesinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, usta tarihçi için 16 Mart saat 11.00'de Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreni düzenlenecek.

Ardından usta tarihçinin cenaze namazı Fatih Camisi'nde ikindi namazını müteakip kılınacak ve Fatih Camisi Haziresi'nde defnedilecek. Ailesi, açıklamada ayrıca cenazeye çiçek gönderilmemesini, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfına bağış yapmalarını rica etti.

Tatil göçü erken başladı


 
Eğitimdeki ara tatil ile Ramazan Bayramı tatilinin birleşmesi dolayısıyla memleketlerine, tatil bölgelerine ve yurt dışına gitmek isteyenler, İstanbul'daki havalimanlarında yoğunluk oluşturdu.

14.03.2026 01:26:00
AA
Tatil göçü erken başladı
Tatil göçü erken başladı

Tatil için İstanbul'dan ayrılmak üzere öğleden sonra kentteki havalimanlarına gelmeye başlayan vatandaşlar yoğunluğa neden oldu. İstanbul Havalimanı'nda giriş nizamiyesi ve terminalin önündeki caddede zaman zaman trafik oluştu. Polis ve İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA ekipleri, gerekli uyarıları yaparak trafik yoğunluğunu azaltmaya çalıştı.

İGA ekiplerince, havalimanına girişte kuyruk oluşmasını engellemek için terminal binası girişindeki x-ray kontrol noktaları ile kapılar açık tutularak, yolcuların havalimanına girişi hızlandırıldı.
Güvenlik kontrolünün ardından terminale giren yolcular, iç ve dış hat kontuvarlarında bilet ve valiz işlemleri için sıraya girdi. Özellikle iç hat kontuvarları ve uçağa geçişteki ikinci kontrol noktasında uzun kuyruklar oluştu. Çocuklu aileler, vakit kaybetmemeleri için ailelere ayrılan özel bölümden geçirildi. Dış Hatlar Giden Yolcu Terminali'ndeki pasaport bankolarını açık tutan polisler, yoğunluğu azaltmak için bazı vatandaşları e-pasaport bankolarına yönlendirdi.

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda da yoğunluk yaşanıyor

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda da tatil yoğunluğu başladı. Yolcular, x-ray kontrol noktalarında, bilet ve valiz işlemleri için kontuvarların önünde kısa süreli yoğunluk oluşturdu. Tatilini Roma'da geçirmek üzere havalimanına gelen Hilal Karayağız, yoğunluk olmasın diye çocuklarını okuldan biraz erken aldıklarını ve yola koyulduklarını belirterek, "Roma'ya gideceğiz. Tatil planlarını eşim yaptı, bana da sürpriz olacak" ifadesini kullandı.

Minik yolculardan Güneş Taştekin, tatil için Antalya'ya gideceğini söyledi. İyi bir ders dönemi geçirdiklerini belirten Taştekin, "Tatilde arkadaşlarımı, kuzenlerimi, dayımı göreceğim" dedi.

Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti


 
Bu yıl hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecek hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri erişime açıldı.

14.03.2026 01:23:00
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti
Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti

Diyanet İşleri Başkanlığının internet sayfasında yer alan bilgiye göre, "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri belli oldu. Hacı adayları, kafile ve uçuş bilgilerini "www.hac.gov.tr" adresinden öğrenebilecek.

İlk kafilenin Nisan ayı sonu gibi Mekke'ye uçması bekleniyor. 

Gençlerin kalbi neden tekliyor?


 
Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları en sık ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.

14.03.2026 01:12:00
MURAT ÇORBACI
Gençlerin kalbi neden tekliyor?
Gençlerin kalbi neden tekliyor?

Uzmanlara göre son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri ise kalp krizinin daha genç yaş gruplarında görülmeye başlaması. Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Erol Gürsoy, genç yaşta görülen kalp damar hastalıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Kalp damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaş grubuna ait değil. Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve genetik faktörler genç yaşta da ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya eforla gelen baskı hissi mutlaka ciddiye alınmalı." Gürsoy, kalp damar hastalıklarının dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam ettiğini belirterek düzenli kontrol ve erken başvurunun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümünün düzenli kardiyoloji takibi ve risk faktörlerinin kontrol edilmesiyle önlenebileceğini ifade etti.

5 temel risk faktörü

• Kronik stres ve yoğun iş hayatı. Yüksek tempo, uzun çalışma saatleri ve sürekli zihinsel baskı damar sağlığını olumsuz etkiliyor.
• Hareketsiz yaşam. Masa başı çalışma ve düşük fiziksel aktivite damar sertliği riskini artırıyor.
• Düzensiz beslenme. Fast-food, yüksek şeker ve doymuş yağ tüketimi erken yaşta damar tıkanıklığına zemin hazırlıyor.
• Sigara ve elektronik sigara kullanımı. Nikotin damar iç yüzeyini doğrudan hasara uğratıyor.
• Genetik yatkınlık. Ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması riski belirgin şekilde yükseltiyor.

5 erken belirti

• Göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissi (özellikle eforla artıyorsa)
• Sol kola, çeneye veya sırta vuran ağrı
• Eforla gelen nefes darlığı
• Ani halsizlik ve soğuk terleme
• Çarpıntı ve ritim bozukluğu hissi

3 koruyucu önlem

• Yılda bir kardiyolojik kontrol (özellikle 30 yaş sonrası ve risk faktörü varsa)
• Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz
• Sigaranın tamamen bırakılması ve düzenli kan tahlili takibi.

4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı

14.03.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince "yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik yürütülen 3 aylık çalışma kapsamında operasyon düzenlendi.



Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan rapor doğrultusunda Ağrı merkezli olmak üzere İstanbul, Kastamonu, Rize, Tekirdağ, Muğla, Antalya ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında yaklaşık 4 milyar Türk lirası işlem hacmi olduğu belirlenen 69 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1'i ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan 65 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı

Afganistan dönüşünde İran'ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi

13.03.2026 18:25:00 / Güncelleme: 13.03.2026 18:30:15
İHA
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi'nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul'dan aldığı yükle Afganistan'a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran'ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı.



Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran'ın Zencan Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Fırat, İran'da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat'ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran'dan Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı.



Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi'nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat'ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı.



"İran'da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rastgele öldürülüyor"

Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika'yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran'da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran'da hastanede güzel baktılar" dedi.



"Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde"

Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin'im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.

HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK), boş bulunan 8 Yargıtay üyeliğine seçim yapıldı

 

13.03.2026 12:21:00
Anadolu Ajansı
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

HSK Genel Kurulu'nda bugün yapılan toplantı sonucunda eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı, Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, Yargıtayın yeni üyeleri oldu.

Bakan Gürlek, yeni üyelere başarılar diledi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı. 

İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu

İstanbul'da etkili olan yağışların ardından barajlarda doluluk oranı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre yüzde 45,95 oldu. Mağlova Kemeri'nin bulunduğu Alibeyköy Barajı'ndaki su seviyesi yükselirken, tarihi kemerin ayaklarının bir bölümü sular altında kaldı

12.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 12.03.2026 12:50:04
İHA
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İSKİ'nin paylaştığı güncel verilere göre, İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı son haftalardaki yağışların ardından yüzde 45,96 oldu. Özellikle Alibeyköy Barajı'nda su kotunun bir miktar yükselmesiyle birlikte, 16. yüzyılda inşa edilen ve Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri'nin alt kısımlarının suyla kaplandığı görüldü.



Dronla görüntülenen kemerin çevresinde su seviyesinin kıyı şeridine kadar ulaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, kış ve ilkbahar aylarında alınan yağışların su rezervlerine olumlu yansıdığını belirterek, tasarruf bilincinin ise sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.



Tarihi kemer yeniden suyla buluştu

Yaklaşık 4 asırlık geçmişi bulunan Mağlova Kemeri, baraj seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeniden suyla çevrelendi. Özellikle kemerin ayak kısımlarının su altında kalması, hem barajlardaki doluluk oranını hem de yağışların etkisini az da olsa gözler önüne serdi. Tarihi yapının suyla bütünleşen görüntüsü güzel manzaralar oluşturdu.



Barajlardaki doluluk oranları ise şöyle:

"Ömerli Barajı: yüzde 65,87
Darlık Barajı: yüzde 61,98
Elmalı Barajı: yüzde 86,87
Terkos Barajı: yüzde 29,27
Alibey Barajı: yüzde 35,94
Büyükçekmece Barajı: yüzde 34,88
Sazlıdere Barajı: yüzde 29,38
Istrancalar Barajı: yüzde 36,09
Kazandere Barajı: yüzde 56,49
Pabuçdere Barajı: yüzde 30,42"

Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"

Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika'nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi

12.03.2026 12:19:00
İHA
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD'nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan'a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya'da Kaddafi'yi, Suriye'de Esad'ı, Venezuela'da Maduro'yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran'da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney'i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika'ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump'ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney'in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney'in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump'ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi.

"Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım"

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85'ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi.

"Amerika'nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil"

Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80'i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika'nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika'nın İran Savaşı'nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Hürmüz Boğazı'nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur"

Hürmüz Boğazı'nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD'nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı'na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı'nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika'da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye'de Avrupa'da Çin'de Hindistan'da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD'de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump'ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.