Yıkılan binalarda ihmaller çok fazla
Deprem bölgesinde yıkılan ve hasar gören binaları inceleyen 30 kişilik uzman ekipte yer alan Dr. Öğretim Üyesi Egemen Sönmez, binalardaki ihmalleri anlattı. Dr. Sönmez, “Maliyet ve süreyi azaltma isteğinin getirdiği hatalar ve ihmaller, depremi hasar almadan atlatabilecek birçok binayı kullanılamaz hale getirdi” dedi





'Asmolen' ve 'bant pencere' detayı
Dr. Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Zemin kattaki dükkanlarda, bölme duvarlar hiçbir hesaba dayanmadan kaldırılmış veya hiç konmamış. 'Yumuşak kat' dediğimiz bu durum; önce alt katın, ardından da tüm binanın çökmesine neden olmuş. Zemin kat kolonlarının arasına, bant pencere oluşturacak şekilde yarım duvar örülmüş. Yani kolonun yanında olması gereken duvarın yarısı, pencere haline getirilmiş. Bu durum, kolonun dayanımını olumsuz etkileyip tüm binanın yıkılmasına veya kullanılamaz hale gelmesine sebep olmuş. Düz bir tavan elde etmek için yapılan ve piyasada 'asmolen' olarak adlandırılan döşeme sistemi, yapının beklenen davranışı gösteremeyip daha fazla hasar almasına sebep olmuş. Deprem yönetmeliği, bu tip döşemelerin deprem bölgelerinde kullanılmasına çok sınırlı şartlar altında izin verdiği halde buna uyulmamış. Bunlara ek olarak maalesef kiriş, kolon veya perde duvarların içinden elektrik tesisatı ya da baca borularının geçirildiğini de gördüm. Boru geçirmek için binayı ayakta tutan yapısal elemanların demirleri neden kesilir gerçekten anlamak mümkün değil. Maalesef depremler, acı sonuçlarını düşünmeden yaptığımız bu ihmalleri affetmiyor."
Yetkin mühendislik vurgusu
Türkiye'de özellikle 'yetkin' mühendislik konusunda birtakım düzenlemeler yapılması gerektiğini dile getiren Dr. Sönmez, "Bir doktor, nasıl kendi alanında uzmanlaşıp yetkinlik kazanıyorsa, inşaat mühendisleri için de böyle olmalı. İnşaat mühendisleri, belirli bir tecrübeye ulaştıktan sonra uzmanlık sınavlarına alınabilir. Bu sayede inşaat mühendislerine, belli bir konuda uzmanlaştıklarını kanıtladıktan sonra belli tip projeleri yapma yetkisi verilebilir. Ülkemizde de bu tipte, lisanslandırılmış (yetkin) mühendislik için düzenlemelerin yapılabileceğini düşünüyorum. Bu durum, inşaat mühendisliği mesleğinin geleceği için de oldukça yararlı sonuçlar doğuracaktır. Şantiye şeflerinin sadece tek inşaatta çalışması ve yetkinliklerinin sertifikalandırılması da oldukça yararlı olacaktır. Bunun yanı sıra yapı denetim sisteminin daha kontrollü çalışması da sağlanmalıdır" dedi.














































































