Kılık kıyafet tamam, aksesuar yerinde ama bir dili var ki yılanlar anlasa "bunun dili bizden daha zehirli" diyerek yanından derhal uzaklaşırlar.
Adam, yılanlardan ödünç alınmış bir dille konuşuyor.
Zihinlerde ve gönüllerde yaptığı tahribatı anlatmak için lügatler yetersiz kalıyor, "fitne, fesat, fücur" kelimeleri, ne menem bir çağdaş Bel'am olduğunu anlatmaktan aciz durumdalar.
Eğer söz konusu haçlı-siyonist dünyası ise, onların ileri gelenleri, onların İslam coğrafyasındaki tahribatları ise; adam ardına kadar gönlünü açıyor, muhabbet sınırsız, methiyeler cilt cilt, küme küme...
O yaman zehirli dilinden, veya Kur'an'ın "elsine-i hidad" demir dilliler dediği demir dilinden Amerikan emanda, İsrail emniyette, Fransız,İngiliz selamette sadece ve sadece adamın hedefinde Şia var.
Şia aşağı Şia yukarı, bildiği ne kadar beddua varsa hepsini haçlı kurşunu gibi sıralıyor ve Şia'nın üzerine boşaltıyor.
Camilerde, minberlerde, kürsilerde konuştuğuna göre adamın Müslüman olduğuna hükmetmek lazım ve lakin sivri ve zehirli dilinin tek hedefi Şia.
Tarih içerisinde İslam âlemini birbirine düşürmek için, mezhep kavgalarını körükleyip Müslüman kanı dökerek zevk içinde seyretmek için İslam düşmanları ne kadar hikâye uydurmuşlarsa, ne kadar kanlı senaryolar yazmışlarsa onların hepsini belgeler diye sunarak, kitlelere yutturarak yeni yeni savaşlar çıkarmanın peşinde.
Adam kimden okumuş, nasıl okumuş, ne okumuş pek belli değil ama Müslümanların canına okusun diye yetiştirildiği ayan- beyan ortada.
Çok konuşkan, çok bilgili bir hahamı ya da bir papazı kürsüye çıkarsanız ve onlara Müslümanların birlik ve beraberliklerini, dirlik ve düzenlerini bombalamak için elinden ne geliyorsa yapın deseniz, kesinlikle bu adam kadar asla başarılı olamazlar.
Eğer yılanlar dilinden anlasaydılar, kesinlikle zehirlerini saklamak için ve ondan saklanmak için delik arardılar.
Adam, yılanlardan ödünç alınmış bir dille konuşuyor.
Zihinlerde ve gönüllerde yaptığı tahribatı anlatmak için lügatler yetersiz kalıyor, "fitne, fesat, fücur" kelimeleri, ne menem bir çağdaş Bel'am olduğunu anlatmaktan aciz durumdalar.
Eğer söz konusu haçlı-siyonist dünyası ise, onların ileri gelenleri, onların İslam coğrafyasındaki tahribatları ise; adam ardına kadar gönlünü açıyor, muhabbet sınırsız, methiyeler cilt cilt, küme küme...
O yaman zehirli dilinden, veya Kur'an'ın "elsine-i hidad" demir dilliler dediği demir dilinden Amerikan emanda, İsrail emniyette, Fransız,İngiliz selamette sadece ve sadece adamın hedefinde Şia var.
Şia aşağı Şia yukarı, bildiği ne kadar beddua varsa hepsini haçlı kurşunu gibi sıralıyor ve Şia'nın üzerine boşaltıyor.
Camilerde, minberlerde, kürsilerde konuştuğuna göre adamın Müslüman olduğuna hükmetmek lazım ve lakin sivri ve zehirli dilinin tek hedefi Şia.
Tarih içerisinde İslam âlemini birbirine düşürmek için, mezhep kavgalarını körükleyip Müslüman kanı dökerek zevk içinde seyretmek için İslam düşmanları ne kadar hikâye uydurmuşlarsa, ne kadar kanlı senaryolar yazmışlarsa onların hepsini belgeler diye sunarak, kitlelere yutturarak yeni yeni savaşlar çıkarmanın peşinde.
Adam kimden okumuş, nasıl okumuş, ne okumuş pek belli değil ama Müslümanların canına okusun diye yetiştirildiği ayan- beyan ortada.
Çok konuşkan, çok bilgili bir hahamı ya da bir papazı kürsüye çıkarsanız ve onlara Müslümanların birlik ve beraberliklerini, dirlik ve düzenlerini bombalamak için elinden ne geliyorsa yapın deseniz, kesinlikle bu adam kadar asla başarılı olamazlar.
Eğer yılanlar dilinden anlasaydılar, kesinlikle zehirlerini saklamak için ve ondan saklanmak için delik arardılar.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Her sorunun ardında binlerce soru / 06.06.2026
- ‘Aman gazeteci gel bizim köye’ / 05.06.2026
- İşi, iş ve aş bulmak olan kişiler… / 04.06.2026
- Ne sebepten ötürü? / 01.06.2026
- Bayramın altını yaman oymuşlar / 27.05.2026
- Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel / 25.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Her sorunun ardında binlerce soru / 06.06.2026
- ‘Aman gazeteci gel bizim köye’ / 05.06.2026
- İşi, iş ve aş bulmak olan kişiler… / 04.06.2026
- Ne sebepten ötürü? / 01.06.2026
- Bayramın altını yaman oymuşlar / 27.05.2026
- Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel / 25.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
























































