logo
16 NİSAN 2026

'Yoğun bakım ne kadar doluysa...!


 
Tutuklu sanık hemşire Hakan Doğukan Taşçı, "Yenidoğan çetesi" davasının ilk duruşmasında verdiği ifade de, "Entübasyon işlemini doktorun yapması gerek, ama doktor birimde olmadığı zaman, benim yaptığım oluyordu. Yoğun bakım ne kadar doluysa o kadar çok para kazanıyor hastaneler" dedi.

18.11.2024 23:08:00 / Güncelleme: 18.11.2024 23:18:30
HABER MERKEZİ/AA
'Yoğun bakım ne kadar doluysa...!
'Yoğun bakım ne kadar doluysa...!

İstanbul'da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 47 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, sanıkların savunmasının alınmasına devam edilmek üzere 19 Kasım'a ertelendi.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Fırat Sarı'nın da aralarında bulunduğu, 8'i kadın 22 tutuklu sanık, 19 tutuksuz sanık ve tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ise bulundukları şehirlerdeki adliyelerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.

SEGBİS'te yaşanan arızanın giderilmesinin ardından yeniden başlayan duruşmada, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, davada müşteki olmayan bir kısım mağdur ailelerinin avukatları ile bazı sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin avukatları davaya katılma talebinde bulundu. Duruşma savcısı, katılma taleplerinin suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddine kara verilmesini talep etti. Bazı sanıklar katılma talepleriyle ilgili diyecekleri bir şey olmadığını söylerken, bir kısım sanıklar ve avukatları da taleplerin reddedilmesini istedi. Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya bir süre ara verdi.

Davaya katılma taleplerine toplu ret

Aranın ardından kararını açıklayan heyet, müdahillik talebinde bulunan TBB Başkanı Sağkan, İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu, müşteki olmayan bir kısım mağdur ailelerinin avukatları ile bazı sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin avukatlarının katılma taleplerini reddetti.
Duruşmada daha sonra sanık savunmaları alınmaya başlandı.

Elebaşı sona bırakıldı

Mahkeme başkanı, örgüt elebaşı olduğu değerlendirilen tutuklu sanık Fırat Sarı'nın savunmasının en son alınacağını bildirdi.
Tutuklu sanıklardan hemşire Hakan Doğukan Taşçı, savunmasında, yaptığı bir-iki işlemi kabul ettiğini ve dürüstçe ifadesini verdiğini belirterek, bazı konularda üzerine atılı suçlamaları reddettiğini söyledi. Taşçı, bilirkişi raporunu kabul etmediğini ifade ederek, davanın bir çok eylemden oluştuğunu, birçok suçlamanın yer aldığını, bazı yanlışlıklar ve usulsüzlükler olduğunu savundu.

Denetimler hemşireleri vuruyor

Hastanelerin hepsinin denetlendiğini fakat denetlemelerin sıkıntısını hemşirelerin çektiğini öne süren Taşçı, şunları kaydetti: "Benim bir kuruş para kazandığım yok. Hastanelerin yüzde 70'inde gece yoğun bakımda doktor durmuyor. Müdahale etsek 'Sen neden müdahale ettin', etmesek 'Nasıl müdahale etmezsin' diyorlar. Hasta sayısının fazla tutulması, daha fazla para kazanılması için Fırat Sarı'ya baskı kuruyorlar. Her hastane sahibi para kazanmak ister. Hastanın kaç gün yatacağına biz karar vermeyiz. Doktor karar verir. Bebeklerin ciğer gelişimi için kullanması gereken bir ilaca SGK 9 bin 500 bin lira ödeme yapıyor. Hastane toplu alırsa 7000 liraya geliyor. Bu ilacı ne kadar fazla kullanırsan SGK'den daha fazla para alıyorsun. İlaçlar fazlaydı. Fırat Sarı ile bunu konuştuk. Bu ilaçların çöpe gideceğine satılması için. O da onay verdi. Hasan Basri topluyordu, bana getiriyordu ben de satışını yapıyordum. Biz bu satma işini 3 kere yaptık. Benim aldığım maksimum komisyon 4-5 bin lira ama Fırat Sarı'nın aldığı 40 bin lira diye biliyorum."
Hakan Doğukan Taşçı, acil durumlarda zaman zaman bebeklere müdahale yaptığını dile getirerek, "Örneğin entübasyon işlemini doktorun yapması gerek, ama doktor birimde olmadığı zaman, benim yaptığım oluyordu. Yoğun bakım ne kadar doluysa o kadar çok para kazanıyor hastaneler" dedi.
Savunmasının alınmasının ardından Taşçı'ya iddianamede yer alan, diğer sanıklarla olan tape kayıtları soruldu.

Maktul siyahi bebek konusu

İddianamede maktul olarak yer alan siyahi bebek Micehelle Nwando Opara'nın hastaneye sevk sürecini anlatan Taşçı, sevk edilmesinin ardından bebeği sanıklardan gece nöbetçisi hemşire Tuğçe Toptemel'e teslim ettiklerini belirtti. Taşçı, sabah saat 07.40 civarında Toptemel'in kendisini aradığını ve çocuğun iyi görünmediğini söylediğini, ancak ifadelerin çelişkili olduğunu, kendisinin çocuğun durumunun kötü olduğunu anlayamadığını ileri sürdü. Daha sonra gündüz bakımı teslim alan hemşirenin kendisini aradığını ve hastanın iyi olmadığını, dudaklarının mosmor olduğunu söylemesi üzerine hastaneye gittiğini kaydeden Taşçı, gittiğinde hastayı kontrol ettiğini ve 10 saniye içinde ölmüş olduğunu anladığını aktardı.
Taşçı, hastaya dokunduğu zaman aşırı hipotermide olduğunu kaydederek, "Şaşkınlığım o. Artık çocuk ölmüş, buz gibi olmuş. Bunu hemşirenin anlaması gerekiyor" savunmasını yaptı. Yaklaşık 10 saat süren duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için 19 Kasım'a ertelendi.


Sağkan'dan açıklama

Davada verilen arada adliye önünde basın açıklaması yapan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Sağkan, birçok şehirden baronun başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin duruşmaya geldiğini, davaya gelemeyen çok sayıda baronun ise katılma dilekçelerini UYAP üzerinden mahkemeye gönderdiklerini belirtti.
Sağkan, bugün çocukların yaşam hakkının söz konusu olduğu bir dava dosyasında, TBB'nin ve baroların katılma taleplerinin kabul edilerek daha etkin, daha şeffaf bir yargılama sürecinin hayata geçirilmesi suretiyle istisnasız tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması için burada olduklarını dile getirdi.
Baroların katılma talebinin kabulünün ne kadar önemli olduğunu ısrarla ve hukuki gerekçelerle vurgulasalar da mahkemenin verdiği kararla bu talebin reddedildiğini aktaran Sağkan, "Bu bizim açımızdan mücadeleyi burada bırakmak anlamına gelmiyor. Bizler aynı zamanda gözlemci olarak bu yargılamayı takip etmeye devam edeceğimiz gibi aynı zamanda mağdur ve müşteki ailelerin avukatlarına da hukuki ve teknik destek vererek, süreçte maddi gerçeğe ulaşılması noktasında hepimizi tatmin edecek bir kararın çıkması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı. İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu ise davaya katılma taleplerinin reddedildiğini anımsatarak, İstanbul Barosu olarak, İstanbul'da görev yapan bir baro olarak Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nin bakmakta olduğu bir davaya katılım taleplerinin kabul edilmesinin çok daha önemli olacağını vurguladı.

İddianamede neler var?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.
İddianamede, suç örgütünün esas amacının, işletmesini devir aldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf edip doluluğunu sağlamak, hastaların basamaklarıyla oynama yapıp, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) üst sınırda ödeme almak olduğu kaydediliyor.
Sanıklar tarafından hasta bebeklerin durumunun olduğundan daha ağır gösterildiği, olması gerekenden daha uzun süre yatışlarının sağlandığı belirtilen iddianamede, bu şekilde SGK'den yüksek ücret tahsil edildiği ve bazı hasta yakınlarından fazla para alındığı anlatılıyor. Bebek hastaların uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastanelere sevki yerine şüphelilerin seçtiği, örgüt adına karlı görünen hastanelere yatırıldığı aktarılan iddianamede, karın çoğunun sağlık çalışanı olan örgüt üyesi sanıklarla paylaşıldığı ifade ediliyor.
Esas amacın, bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi değil, maddi açıdan en fazla kazanç elde edilmesi olduğu iddianamede vurgulanıyor.

Ceza istemleri

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl 6'şar aydan 582 yıl 9'ar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanık Gıyasettin Mert Özdemir hakkında ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis isteniyor.
Diğer sanıklar hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.
İddianamede, "dolandırıcılık" suçu işlenerek maddi menfaat temin edilen sorumlu hastaneler ve şirketler için de tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanması, bunların kapatılıp mal varlıklarına el konulması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında İstanbul'da 9, Tekirdağ Çorlu'da 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler ve hastalar ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti. Öte yandan yenidoğan çetesine ilişkin soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Y.E'yi makamında ölümle tehdit edenler de tutuklanmıştı.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda teşkilat yapısının güncellendiğini belirtilerek, "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır" denildi

16.04.2026 12:25:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:32:06
İHA
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş'ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Millî Savunma Üniversitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Millî Savunma Üniversitemiz; yerli ve millî savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi.



84 bin aday tercih yaptı

Öğrenci temin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında üç haftalık süreçte yaklaşık 84 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi, milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir" diye konuştu.

Aktürk, tercih işlemlerinin 24 Nisan'da sona ereceğini hatırlatarak, sözleşmeli bilişim personeli başvurularının ise 17 Nisan'da başlayıp 4 Mayıs'ta tamamlanacağını belirtirken Nisan, Haziran ve Temmuz 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçlarının 17 Nisan'dan itibaren e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenileceğini kaydetti.

Tatbikatlar devam ediyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı'nın komuta yeri safhasının tamamlandığını, fiilî safhanın ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde İzmir'de gerçekleşeceğini söyledi.

Somali'de görev sürüyor

TSK'nin Somali'de deniz görevlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemileri 9-10 Nisan'da Mogadişu/Somali'ye ulaşmıştır. TCG Gaziantep fırkateynimiz ve TCG Yzb. Güngör Durmuş akaryakıt gemimiz Somali açıklarında Çağrı Bey Sondaj Gemisi'ne refakat ve koruma görevine devam etmektedir" ifadelerini kullandı.



Terörle mücadele sürüyor

Terörle mücadeleye ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 8 PKK'lı terörist teslim olmuş, 1 Ocak'tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 75'e ulaşmıştır" dedi.

Suriye harekât alanlarında tünel imha faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Menbic'de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 772 kilometreye ulaşmıştır" bilgisini paylaştı.

Hudutlarda 270 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerinin 7 gün 24 saat esası ile tesis edildiğine dikkati çeken Aktürk, "Son bir haftada 17'si terör örgütü mensubu olmak üzere 270 şahıs yakalanmış, yıl başından itibaren yakalananların sayısı 2 bin 92 olmuş, Engellenen 2 bin 625 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 22 bin 617'ye ulaşmıştır" dedi.

İsrail'e tepki

Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktürk, devam eden geçici ateşkesin daha karmaşık hale gelmeden kalıcı ateşkese dönüşmesi ve ardından kalıcı barışa ulaşılması için Türkiye'nin elinden geleni yapacağını vurguladı. Aktürk, şöyle devam etti:

"Bölgesel etkilerinin yanı sıra küresel etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilen bu savaşın bir an önce sonlandırılmasını ve devam eden müzakere sürecinde tarafların yapıcı olmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, İsrail'in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olan saldırıları da devam etmektedir. Lübnan'daki saldırılar, sadece Lübnan'ın toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda bölgenin istikrar ve huzuruna zarar veren, devam eden müzakere sürecini de sekteye uğratan saldırılardır. İsrail ile Lübnan arasında Washington'da müzakerelerin başlatılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte İsrail'in, müzakere ruhuyla bağdaşmayan saldırılarının olumlu sonuç alınmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyoruz."

Yeni sistemler envantere girdi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 2023-2027 dönemini kapsayan toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım programını hayata geçiren Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz, kapsamlı yatırım programı ile 155 mm obüs mühimmatı, 76 mm Denizhan Millî Deniz Topu, topçu ve 2.75 inç roketi 60, 81 ve 120 mm havan mühimmatları, tank ve obüs silah sistemleri, keskin nişancı fişekleri ve hafif kalibre silah üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak, 2026 yılında üretime başlaması planlanan Kırıkkale'deki Hüseyin Kahya Enerjik Malzemeler Fabrikası'nda nitroselüloz, barut ve roket yakıtları başta olmak üzere birçok stratejik patlayıcının üretimi gerçekleştirilecek, ayrıca Derişik Nitrik Asit ve Katı TNT gibi enerjik malzemelerin üretimi ilk kez hayata geçirilecek, böylece Türkiye'nin patlayıcı ham madde konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.

"Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirildi"

Toplantının ardından MSB, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Katar'a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Bakan Güler'in Katarlı mevkidaşı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani'nin daveti üzerine ziyaret gerçekleştirdiğini belirten MSB, "Ziyaret kapsamında Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Katar'da görevli Mehmetçiklerimizle de bir araya gelmiştir. Bakanımız ayrıca Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde, İsrail-ABD ile İran arasında yaşanan savaşın bölgeye etkileri değerlendirilmiş; iki ülke arasında başta savunma sanayii olmak üzere iş birliği imkânları ele alınmıştır. Ayrıca, Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirilmiştir" denildi.

"Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına ilişkin planlamalara değinilen açıklamada MSB, komando tugay sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."

Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.

Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi

16.04.2026 12:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 14:38:23
İhlas Haber Ajansı
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir."

Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi.

"Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır"

Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen 'Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri' toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.

Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı

Giresun'da meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı

15.04.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
İlk kaza, Espiye ilçesi Bayrambey köyü Ericek grup yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Süleyman Akçay (52) yönetimindeki 61 HE 172 plakalı çekici, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazada sürücü olay yerinde hayatını kaybetti.

İkinci kaza ise, merkeze bağlı Duroğlu beldesi kavşağında meydana geldi. Salih Ç. idaresindeki 28 DR 618 plakalı otomobil, kavşaktan kontrolsüz dönüş yaptığı sırada Tacettin Gökdemir yönetimindeki 28 M 7099 plakalı yolcu minibüsü ile çarpıştı. Kazada sürücüler Salih Ç. ve Tacettin Gökdemir ile minibüste yolcu olarak bulunan Fatma Yeşil, Ayşenur Kadan, Hanife Kadan ve Mustafa Bukukoğlu yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi

Şanlıurfa'nın Söverek ilçesinde okula saldırı düzenleyerek aralarında öğrencilerin de olduğu 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden şahıs, gece saatlerinde sessiz sedasız defnedildi

15.04.2026 15:11:00
İhlas Haber Ajansı
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine pompalı tüfekle silahlı saldırı düzenledikten sonra intihar eden Ö.K.'nin cenazesi Şanlıurfa merkezde bulunan yeni asri mezarlıkta defnedildi. Gece saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze, Mardin yolu üzerinde bulunan Şanlıurfa yeni asri mezarlığa götürüldü. Güvenlik gerekçesiyle gizlice götürülen cenaze, burada defnedildi.

16 yaralıdan 7'si taburcu edildi

Öte yandan saldırıda yaralan 16 kişiden 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edilirken 3'ü ağır olmak üzere 9 kişinin ise tedavileri sürüyor.

Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı

Şanlıurfa’daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş’tan geldi

15.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Şanlıurfa'daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş'tan geldi.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, okuldaki silahlı saldırıda biri öğretmen 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

Edinilen bilgilere göre öğle saatlerinde okul binasına giren bir şahıs, henüz bilinmeyen bir nedenle çevreye ateş açmaya başladı.



Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırgan, önce okul bahçesinde havaya ateş açtıktan sonra bina içerisine yönelerek saldırısına devam etti.

Silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, polis ve Özel Harekat ekipleri sevk edildi.

Öğrenci ve öğretmenler güvenlik önlemleri eşliğinde hızla tahliye edilirken, saldırının haberini alan aileler okul önünde büyük panik yaşadı.

İkinci Okul Saldırısı Şoku

Bu saldırı, bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının hemen ardından gerçekleşti. Üst üste gelen bu olaylar, okul güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Yetkililer, saldırganın kimliği ve olayın nedenine ilişkin soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü, yaralıların çevre hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığını bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.