logo
19 AĞUSTOS 2026

Yoksulluk sınırı 2 bin 242 YTL

09.07.2007 00:00:00
 
Türkiye Kau-Sen, geçen ay itibariyle çalışan tek kişinin yoksulluk sınırının 1130 YTL, 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırının ise 2 bin 242 YTL olduğunu açıkaldı Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu'nun yaptığı araştırmaya göre, Haziran ayı fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1130 YTL 40 YKr, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 2 bin 242 YTL 83 YKr olarak hesaplandı. Araştırmada, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının bir önceki aya göre yüzde 0,12 oranında arttığı belirtildi. Çalışan tek kişinin açlık sınırının ise bir önceki aya göre yüzde 0,64 oranında artarak 858 YTL 93 YKr olduğu ifade edilen araştırmada, 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamının ise Haziran ayında 864 YTL 95 YKr olarak tahmin edildiği kaydedildi. Ana giderler barınma ve gıdaAraştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği biçimde sağlıklı beslenebilmesi için gerekli harcamanın Haziran ayı verilerine göre günlük 16 YTL 35 YKr olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Toplam tüketim harcamaları içinde gıda harcamalarının payı yüzde 21,86 ve ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 490 YTL 38 YKr olmuştur. Haziran 2007 itibarı ile ortalama 945 YTL 93 YKr ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının yüzde 51,84'ünü oluşturmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde bulunan konut gideri ise Haziran 2007 ortalama maaşının yüzde 39,6'sına denk gelmiştir. Buna göre bir memur, ortalama maaşının yüzde 91,44'ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalmıştır. Diğer ihtiyaçları için ise maaşının yüzde 8,56'sı ile yetinmiştir. Ortalama maaşla geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Haziran ayı maaşından geriye yalnızca 80 YTL 97 YKr kalmıştır."

Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı

Gazilerimize desteğe gelen Yusuf Halaçoğlu, gözyaşlarını tutamadı

19.08.2026 20:51:00
Haber Merkezi
 
Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı
Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı
Ankara Güvenpark'ta eşit özlük hakları talebiyle başlattıkları eylemlerini Bilkent'te sürdüren er şehit yakınları ve gazilerin hak mücadelesine, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan çok sert tepki ve duygusal bir destek geldi.

Bölgeye giderek polis ablukası altında hak arayan gazileri ve şehit yakınlarını ziyaret eden Halaçoğlu, kahramanların düştüğü durumu yerinde görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Yaşanan haksızlıklara isyan eden Halaçoğlu, sosyal medya hesabından ve yaptığı açıklamalarda yetkilileri çok sert sözlerle eleştirdi.

"Sadece Bir Rezaletle Karşılaştık"



Ziyaret sonrasında derin bir üzüntü ve öfke duyduğunu belirten Halaçoğlu, karşılaştığı manzarayı şu sözlerle özetledi:

"Gazi ve şehit yakınlarımızı ziyaret ettik. Sadece bir rezaletle karşılaştık. Vatanı için can veren, ayağını, elini, gözünü, uzuvlarını kaybeden insanlarımızın içinde olduğu durumu görünce içimiz kan ağladı."

"PKK'ya Gösterilen Hoşgörü Gazilerimizden Esirgeniyor"



Halaçoğlu, terör örgütü sempatizanlarına gösterilen müsamahanın vatan evlatlarından esirgendiğini belirterek yetkililere ve milletvekillerine tepki gösterdi. Tam açıklamaların detayları ve eleştirilerin tamamı kaynaklarda yer almaktadır.

"Bu Millet Şehidine Sahip Çıkmazsa Çökmeye Mahkumdur"

Yaklaşık 3 bin 800 kişiyi ilgilendiren hak kayıplarının devlet bütçesi için çok küçük bir miktar olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, gazilerin yanında olmaya devam edeceğini ifade etti: "Yazık. Şehidine, gazisine sahip çıkmayan yönetimler ve uluslar çökmeye mahkumdur."

Polis müdahalesi karşısında duygusal anlar yaşayan Halaçoğlu'nun ziyareti alanda hüzün yaratırken, gaziler engellemelere rağmen haklarını alana kadar kararlılıkla mücadele edeceklerini belirtti.

Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı

Gaziantep'te YENİ Parti Milletvekili Melih Meriç'i sokak ortasında bıçaklayan eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş ve suç delillerini gizleyen oğlu Hakan Keleş çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilirken "Çok pişmanım" diyen zanlı Keleş'in emniyetteki ifadesinde, olayın arkasında "ilçe başkanlığı sözü" krizi ve telefondaki küfürleşmelerin yattığını söylediği öğrenildi

19.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı
Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı
Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde dün gerçekleşen ve Türkiye gündemine oturan menfur saldırının ardından adli süreç hızla tamamlandı. YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i karnından bıçaklayarak ağır yaralayan Seydi Ahmet Keleş ile kendisine yardım eden oğlu Hakan Keleş, sevk edildikleri nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Konum at geliyorum dedi, meyve bıçağıyla indim"

Saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinde, Milletvekili Melih Meriç ile geçmişe dayanan bir dostlukları olduğunu ancak parti içi atamalar nedeniyle aralarının açıldığını iddia etti. Keleş ifadesinde olay anını şöyle anlattı:

"Olaydan 15-20 dakika önce Melih Meriç beni aradı. Bana telefonda ağır küfürler ederek 'Sen benim arkamdan ne konuşuyorsun şerefsiz, konum at lan geliyorum' dedi. Ben de konum attım. 5-6 dakika sonra kapının önüne geldi ve aşağı inmemi söyledi. Kendisinin silahı olabileceğini düşünerek panik yaptım ve evden sarı saplı bir meyve bıçağı alarak aşağı indim."



"Öldürme kastım yoktu, kendimi korudum"

Aşağıya indiğinde aralarında başlayan sözlü tartışmanın fiziki arbedeye dönüştüğünü öne süren Keleş, kendisini savunmaya çalıştığını iddia etti:

"Aracın yanında tartışırken bana yumruk attı ve elini beline doğru götürdü. Ben de elinde silah olabileceğini düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle elimdeki bıçağı savurdum. Gömleğindeki kanı görünce yaralandığını anladım ve çevreye 'ambulans çağırın' diye bağırdım. Öldürme kastım kesinlikle yoktu, öyle bir niyetim olsa durum farklı olurdu. Yaşadığına çok seviniyorum, çok pişmanım."

Krizin perde arkasında "ilçe başkanlığı" vaadi mi var?

Saldırının siyasi arka planına dair detaylar da zanlının ifadesiyle netleşti. Kısa süre önce Özgür Özel'in liderliğindeki siyasi harekete destek vermek üzere CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye geçtiğini belirten Keleş, Melih Meriç'in kendisine Oğuzeli İlçe Başkanlığı sözü verdiğini savundu. Keleş, "Bana 'Sen seçilmiş birisin, YENİ Parti'ye gel, atamanı ben yaptıracağım' demişti. Ancak daha sonra başka birinin atanacağını öğrendim. Kendisini aradığımda beni oyaladı, ardından İl Başkanı ile tartıştık ve husumet büyüdü" şeklinde konuştu.



Adliye girişinde gazetecilere konuştu

Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen Seydi Ahmet Keleş, basın mensuplarının soruları üzerine kameralara dönerek, "Çok pişmanım, vekil benim arkadaşım. Beni çok tahrik etti. Bilerek yapmadım, yaşadığına çok seviniyorum" ifadelerini kullandı.

Vali Çeber: "Yoğun baskı sonucu teslim oldu"

Gaziantep Valisi Kemal Çeber yaptığı açıklamada, olayın ardından güvenlik güçlerinin çok hızlı hareket ettiğini belirtti. Vali Çeber, "Emniyet müdürümüzün koordinasyonunda ekiplerimiz kaçış güzergahında ve tarlalık alanda o kadar yoğun bir teknik ve fiziki baskı uyguladı ki, zanlı yakalanacağından kesin olarak emin olduktan sonra gelip teslim olmak zorunda kaldı" dedi. Olayla ilgili olarak suç delillerini gizleyen oğlu Hakan Keleş'in yanı sıra kaçtığı araçların şoförleri ve olay yerindeki bir güvenlik görevlisi dahil toplam 5 kişinin gözaltına alındığı, mahkemeye çıkarılan baba ve oğulun tutuklandığı bildirildi.

Milletvekili Meriç'in sağlık durumu iyiye gidiyor

Saldırı esnasında koruma polisine özel işleri olduğunu söyleyerek izin verdiği ve yalnız olduğu öğrenilen Melih Meriç, aldığı bıçak darbesiyle bağırsaklarından yaralanmıştı. Gaziantep Şehir Hastanesi'nde başarılı bir operasyon geçiren Meriç'in hayati tehlikeyi atlattığı, yoğun bakımdaki tedbiri uyutulma sürecinin ardından bugün uyandırılmaya başlandığı ve genel durumunun iyiye gittiği öğrenildi.

Saldırı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere tüm siyasi partiler ve bakanlar tarafından sert dille lanetlenmişti.

Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı

Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada feth-i kabir kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri açılan Denizolgun'un naaşından alınan örnekler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü

19.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/8086 sırasına kayıtlı soruşturma dosyası kapsamında, sabah saatlerinde Karacaahmet Mezarlığı'nda hareketli dakikalar yaşandı. Polis ekipleri, feth-i kabir (mezar açma) işlemi öncesinde mezarlığın etrafını demir bariyerlerle kapatarak geniş güvenlik önlemleri aldı.

Başsavcıvekili, soruşturma savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları ve olay yeri inceleme ekiplerinin nezaretinde açılan mezardan yaklaşık 4 saat süren titiz bir çalışmayla ceset parçaları ve DNA örnekleri alındı. Toplanan deliller, ölümün arkasındaki sır perdesini aralamak üzere adli tıp nakil aracıyla laboratuvar incelemesine gönderildi.

Yeğenlerin suç duyurusu ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan başvurular üzerine ölümün ve dönemin otopsi işlemlerinin mercek altına alınması amacıyla adli inceleme talebinde bulunmuştu.

Bu hamle, cemaatin mevcut lideri olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen ana soruşturma ile eş zamanlı olarak yürütülüyor. Yapılan incelemelerde, Kuriş'in 2016'da yapının başına geçmesinin ardından devasa para ve mal varlığı hareketlerinin yaşandığı saptanmıştı.

Raporu veren doktorlar "FETÖ" üyesi çıktı

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki evinde ölü bulunmuş ve kayıtlara "beyin kanaması/kalp krizi sonucu normal ölüm" olarak geçirilmişti. Dosyanın 10 yıl sonra yeniden açılmasında dikkat çeken en çarpıcı detay ise, o dönem "doğal ölüm" raporunu düzenleyen Adli Tıp heyetindeki bazı doktorların daha sonra FETÖ üyeliği gerekçesiyle ceza almış olması.

İddialara göre Denizolgun, hayatının son döneminde örgüt içindeki finansal sistemde FETÖ bağlantılı isimleri tespit etmiş ve bir toplantıda "Bana ihanet ettiniz, sizinle değilim" diyerek rest çekmişti. Denizolgun'un vefatının hemen ardından, henüz cenazesi bile kaldırılmadan Alihan Kuriş'in hızla yeni lider ilan edilmesi de şüpheleri artıran diğer bir unsur olarak dosyada yer alıyor.

Bakanlık da yakından takip ediyor

Süreç, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından da milimetrik olarak izleniyor. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor, Denizolgun'un dış bir müdahaleyle zehirlenip zehirlenmediğini ya da ölümüne kastedecek bir müdahale olup olmadığını kesinleştirecek.

Köklü soybağı ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken, Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın doğrudan torunuydu. Soruşturma, Tunahan'ın bir diğer torununun oğlu olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan mevcut lider Alihan Kuriş'e yönelik ana soruşturma ile birleştirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü

19.08.2026 14:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, liderler görüşmede, Türkiye-Japonya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye ile Japonya ilişkilerini, başta savunma sanayii, yatırım ve ticaret olmak üzere her alanda geliştirmek için gayret göstermeyi sürdüreceklerini belirtti.

İran ile ABD arasındaki çatışmaların çözümünün tek yolunun müzakereler olduğunu, Türkiye'nin kalıcı barış ve istikrar için diplomatik çabalara destek verdiğini ifade eden Erdoğan, Kumamoto'da geçen ay meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için bir kez daha taziye dileklerini iletti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

19.08.2026 12:28:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda eğitim ile öğretim faaliyetlerinin uygulanmasına ilişkin "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanarak 81 ile gönderildi.

Genelgeye göre; Meclis'te kabul edilen Çerçeve Yasa'nın ardından yasalaşan süreç, Bakanlığın hedeflerinden biri olacak. Genelgede, "1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun genel amaçları başta olmak üzere Türk Millî Eğitiminin temel ilkeleri çerçevesinde ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak evlatların hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, millî birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri mutlak surette sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler planlanacak ve gerçekleştirilecek" ifadeleri kullanıldı.


Velilere randevu şartı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından çok tartışılan okullarda güvenlik konusu da genelgede yer aldı.

Buna göre; il ve ilçe yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları ivedilikle tamamlanacak.

Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetler değerlendirilerek önlem alınacak. Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek.

Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi"üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.

Öğretmenlere önlük zorunluluğu
Öğretmenlere önlük zorunluluğunun da getirildiği genelgede, şu ifadeler yer aldı:

"Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek. Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, millî eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek."

Bakanlık sınavları dışında sınav uygulanamayacak
Genelgede MEB tarafından hazırlananlar dışında sınav niteliğinde uygulamalara izin verilmeyeceği de duyuruldu. Genelgede şöyle denildi:

"Tüm eğitim kademelerinde Bakanlıkça belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek."

Öğrenci kayıtlarının e-Okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirildiği hatırlatılan genelgede, velilerden kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret talep edilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacağı belirtilirken, kayıt sırasında ücret talep edildiğine ilişkin şikâyetlerin takip edilerek gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi.

Sınıflarda cep telefonu yasağı
Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamanın yeni eğitim öğretim yılında da devam edeceği bildirildi. Öğretmenlerin de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacağı belirtildi. Genelgede, öğrencilerin dijital bağımlılığa karşı farkındalıklarının artırılması ve dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmalarına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesi istendi. "Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" kapsamında hazırlanan eğitim içeriklerinden de yararlanılacağı kaydedildi.

"Maarifin kalbinde oyun" teması
2026-2027 eğitim öğretim yılında "Maarifin Kalbinde Oyun" temasının esas alınacağı açıklandı. Yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinlikleri ile geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verileceği belirtildi. Okul-aile iş birliğinin güçlendirileceği, "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmalarının da Bakanlık tarafından hazırlanan kılavuz ve etkinlik kitapları doğrultusunda yürütüleceği bildirildi.

Genelgeye göre, ortaokul öğrencileri için "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", ortaöğretim öğrencileri için ise "Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı materyaller ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte öğrencilere ulaştırılacak. Okul dışı öğrenme ortamlarının da eğitim süreçlerine daha etkin şekilde dahil edileceği ve Bakanlığın "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu"ndaki içeriklerden yararlanılacağı belirtildi.

Mezuniyet etkinliklerinde pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek
Okullarda yapılacak tören, kutlama, anma günü ve mezuniyet etkinliklerinde kullanılacak materyallerin ilgili kurulun onayıyla belirleneceği bildirildi. Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere uyulması istenirken, mezuniyet etkinliklerinin velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Velilere maddi yük oluşturacak uygulamalardan kaçınılacağı, öğrencilerin belirli markalara veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacağı belirtildi. Ayrıca okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına izin verilmeyeceği kaydedildi.

Mesleki eğitim ve staj
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında işletmelerde gerçekleştirilen mesleki eğitim ve staj süreçlerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanacağı belirtildi. Mesleki eğitim ve staj süreçlerinin takibi amacıyla "İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulamasının tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacağı bildirildi.

Öğrencilerin doğru ve güvenilir bilgiye erişmesi, medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" dijital platformundaki video, sesli ve yazılı içeriklerden eğitim ortamlarında yararlanılacağı belirtildi. İçeriklerin ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edileceği, okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağı kaydedildi.

Genelgede ayrıca, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okullarda "destek eğitim odaları" açılacağı, öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımlarının sağlanacağı belirtildi. Bakanlık, öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması ve güçlendirilmesinin de yeni eğitim öğretim yılında sürdürüleceğini bildirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak

19.08.2026 12:00:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yıl riyal olarak aldığı hac ücretlerinde ani bir kararla 2027 itibari ile dolara döndü.

Türkiye'den 85 bin kişinin gitmesinin beklendiği hac organizasyonunda dolar kullanılması kararı tartışmalara neden oldu.

BirGün'ün haberine göre, başkanlık kaynakları, hac ücretlerinde ciddi artış yapıldığını öne sürerek "2026 hac başvuruları için 24 bin 500 riyal olan ücret, 280 bin TL'ye denk geliyordu. 2027 hac başvuruları için ise yüzde 30 oranında zam yapıldı. Ücretler riyal üzerinden açıklansaydı, zam daha görünür olacaktı. Dolara geçilerek artışın daha az fark edilmesi sağlandı. Hac paralarıyla beş yıldızlı otellerde program yapmak yerine maliyetleri düşürseler daha doğru olur" değerlendirmesinde bulundu.

2027 hac organizasyonu kapsamında, "Normal konaklama" kategorisindeki iki kişilik odalarda kişi başı ücret 9 bin 200 dolar olarak belirlendi. Hac organizasyonu kapsamındaki konaklama ücreti, güncel kurla 440 bin TL olarak hesaplandı. Eşlerin birlikte hacca gitmesi halinde ödenecek toplam tutar ise 18 bin 400 dolar, 880 bin TL olarak öngörüldü. Hacda, "Lüks" kategorisinde yer alan ve "Yakın mesafe" olarak tanımlanan programlarda ise kişi başı ücretin 1,2 milyon TL'ye kadar çıkacağı belirtildi.

Sivas'ta kene bir can daha aldı

Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören 32 yaşındaki kişi yaşamını yitirdi

 

19.08.2026 11:03:00
Anadolu Ajansı
 
Sivas'ta kene bir can daha aldı
Sivas'ta kene bir can daha aldı

Sivas'ın Yıldızeli ilçesine bağlı Belcik köyünde yaşayan ve çiftçilik yapan 2 çocuk babası Aziz Kaya'ya kene tutundu.

Kaya, bir süre sonra rahatsızlanınca yakınları tarafından Yıldızeli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Buradan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen ve KKKA hastalığı şüphesiyle Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alınan Kaya, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Yakınları tarafından teslim alınan Kaya'nın cenazesinin, Belcik köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

Öte yandan, Sivas'ta bu yıl keneden ölenlerin sayısı 13'e yükseldi.

Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını

Ankara’nın göbeğinde, Güvenpark’ta evlatlarının ve kendilerinin ellerinden alınan hakları için 38 gündür gece gündüz demeden adalet nöbeti tutan er şehit aileleri ve er gaziler, bu sabah karanlığında polis barikatlarıyla karşılaştı

19.08.2026 10:52:00
Haber Merkezi
 
Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını
Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını
Ankara'nın göbeğinde, Güvenpark'ta evlatlarının ve kendilerinin ellerinden alınan hakları için 38 gündür gece gündüz demeden adalet nöbeti tutan er şehit aileleri ve er gaziler, bu sabah karanlığında polis barikatlarıyla karşılaştı.

Sabah saat 04.45'te yüzlerce çevik kuvvet polisiyle parka giren emniyet güçleri, anayasal eylem hakkını kullanan acılı aileleri zor kullanarak parktan çıkardı.

"Vatan sağ olsun" diyerek en değerli varlıklarını toprağa veren şehit anneleri ve uzuvlarını cephede bırakan kahraman gaziler, sabaha karşı yapılan bu muameleye isyan etti.

Çadırlar Söküldü, Pankartlar Toplandı

Görgü tanıklarının ve ailelerin aktardığı bilgilere göre, polis ekipleri sabah saatlerinde parkın etrafını tamamen abluka altına aldı. Eylemcilere alanı boşaltmaları yönünde yapılan kısa uyarının ardından müdahale başladı. 38 gündür ailelerin sığınağı olan derme çatma çadırlar ve hak taleplerini içeren pankartlar tek tek sökülerek kamyonlara yüklendi.

Müdahale esnasında polise direnen ve "Biz bu ülkeye canımızı verdik, siz bizi kimin parkından kovuyorsunuz?" diyerek feryat eden şehit yakınları ile polis arasında arbede yaşandı. Yürüme engeli olan bazı er gazilerin tekerlekli sandalyelerinden zorla indirilerek alandan uzaklaştırılmaya çalışılması yürekleri dağladı.

Acılı Anneler Fenalık Geçirdi

Polisin sert müdahalesi ve yaşanan arbede nedeniyle parkta tansiyon hızla yükseldi. Günlerdir soğukta ve zor şartlar altında nöbet tutan şehit annelerinden birçoğu sinir krizi ve fenalık geçirdi. Kalp ve tansiyon hastası olduğu öğrenilen bazı şehit yakınları için olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından fenalaşan aileler Ankara'daki çeşitli hastanelere kaldırılarak müşahede altına alındı.

"Rütbeliye Var, Er Şehide Neden Yok?"



Güvenpark'ta 38 gündür devam eden eylemin temel sebebi, subay, astsubay ve uzman çavuş ailelerine tanınan bazı mali ve sosyal hakların, vatani görevini er olarak yaparken şehit düşenlerin ailelerine ve er gazilere tanınmamasıydı. Aradaki bu maaş ve özlük hakkı uçurumunun kapatılmasını isteyen aileler, seslerini yetkililere duyurabilmek için parkı mesken tutmuştu.

Müdahale sonrası gözyaşları içinde açıklama yapan bir şehit babası, "Bizim çocuklarımız bu vatan için canını verirken göğüslerinde rütbe yoktu. Şimdi hak ararken mi rütbe ayrımı yapılıyor? Biz kimseden sadaka istemiyoruz, evlatlarımızın hakkını istiyoruz. Devlet bize sabahın köründe polisi göndereceğine, bir yetkilisini gönderip derdimizi dinleseydi" diyerek tepki gösterdi.

Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayarak ağır yaraladığı belirtilen eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ve beraberindeki 4 şüpheli yakalandı

19.08.2026 05:38:00 / Güncelleme: 19.08.2026 05:45:35
İHA
 
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Olay, Şahinbey ilçesine bağlı İbni Sina Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, bir ziyaret sırasında eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ile tartıştı. Tartışmanın ardından S.A.K., Meriç'e bıçakla saldırdı.



Saldırıda yaralanan Milletvekili Melih Meriç, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Saldırgan eski CHP ilçe başkanı yakalandı



Meriç'e yönelik saldırıyı gerçekleştirdiği öğrenilen S.A.K.'in yakalanması için çalışma başlatıldı.

Emniyet güçlerinin çalışmaları neticesinde, bıçaklı saldırı olayının şüphelisi S.A.K., şüphelinin olay yerinden bindiği özel araç şoförü A.Ç., araç değişiminden sonra bindiği ticari araç şoförü E.D., şüphelinin yakını H.K. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. olmak üzere toplam 5 şüpheli gözaltına alındı.



Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken olayla ilgili soruşturmanın da sürdüğü öğrenildi.

Alptürk Enginyurt gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Yeni Parti Milletvekili Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt hakkında "imza atma" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.

19.08.2026 00:54:00 / Güncelleme: 19.08.2026 01:07:13
AA
 
Alptürk Enginyurt gözaltına alındı
Alptürk Enginyurt gözaltına alındı

Başsavcılığın Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alındıktan sonra İstanbul Adalet Sarayı'na getirilen Enginyurt'un savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Enginyurt, daha sonra nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe şüpheli Alptürk Enginyurt hakkında "imza atma" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, belirtilen iki suç kapsamında Enginyurt ve birlikte hareket ettiği öne sürülen Mehmet Sedat Erge, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Polis ekipleri, şüpheli Enginyurt'u daha sonra İstanbul'da gözaltına almıştı.

Hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Enginyurt, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na getirilmişti.

 

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.