logo
23 HAZİRAN 2026

Yoksulun yorganı kısaldıkça kısalıyor

14.09.2022 00:00:00

Kadim Anadolu coğrafyasında yaşayan 85 milyonun kullanmakta oldukları iki türlü yorgan var.

Ülke nüfusunun yüzde doksanının zorunlu olarak kullanmakta olduğu yorgan türü günden güne kısalıyor, 'ayağını yoranına göre uzat' şeklindeki atalar sözüne uymak istiyorlar ama, bırakın uzatmayı, ayaklar karınlara yapışmış vaziyette.

Nüfusun yüzde on kadarının kullanmakta oldukları yorgan türü ise, ucu-bucağı belli olmayan, eni uzunundan, uzunu eninden daha fazla olan bir acayip yorgan.

Öyle bir yorgan türü ki, ayakları dilediğin şekilde uzatmaya müsait, ayakları uzatmak ne kelime, altında düğün-dernek kuracak kadar, eş dost ve bilcümle akrabaların keyiflerince piknik yapacakları kadar geniş ve uzun.

Günden güne kısalan, günden güne daralan diğer yorgan çeşidinin tam aksine bu yorgan çeşidi de günden güne hem uzamakta hem de genişlemektedir.

Bir yorgan var, uçsuz-bucaksız ama sadece nüfusun yüzde onu kullanıyor, bir yorgan çeşidi daha var, nüfusun yüzde doksanı kullanıyor, daha doğrusu kullanamıyor, ayaklar karınlarına yapışmış vaziyette ama yine de ayakları açıkta kalıyor.

'Kim bu insafsız yorgancı, kim bu acemi yorgancı, böylesine dengesiz, böylesine eşitsiz yorgan üretilir mi?' dediğinizi duyar gibiyim.

Yorganına bak, yorgancının nasıl da hünerli bir yorgan ustası olduğunu anla.

Genel nüfusa göre ufacık bir mutlu azınlığı oluşturan kesime ucu-bucağı belli olmayan sınırsız uzunlukta ve genişlikte bir yorgan türü, nüfusun neredeyse tamamını oluşturan kesime ise, ayaklarını karınlarına yapıştırsalar, hiçbir zaman asla uzatmasalar dahi daima ayaklarını açıkta bırakacak bir yorgan çeşidi.

Kullanmakta oldukları yorgan türünün enine ve uzunluğuna asla bir sınır konulmamış olan kesimin sözcüleri, ileri gelenleri ise diğer geniş kitlelere çok hayati(!) tavsiyelerini de asla esirgemiyorlar.

Her fırsatta ve her vesile ile; 'ayağınızı yorgana göre uzatın' diyor ve ekliyorlar, bunu biz demiyoruz, atalarımız demiş.

Yorganlarının kısalığından ötürü bir türlü ayaklarını uzatamayan ve ayakları daima açıkta kaldığı için sürekli titremekten kendilerini alamayan geniş kitleler, dönüp demiyorlar, diyemiyorlar ki; atalarımız başka şeyler demiş, onları niye hatırlamıyorsunuz?

Mesela; 'Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar' demişler, 'yetim malı yemek ateş yemektir' demişler, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' demişler, 'rüşvet alan da veren de ateştedir' demişler, demişler de demişler…

Yoksulun payına, ayaklarını şöyle rahat rahat uzatabileceği bir yorgan ne zaman düşecek?

 
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.