logo
10 NİSAN 2026

Yunanistan'da protestocu öğrenciler sokaklarda

Yunanistan'da üniversite öğrencileri, hükümetin eğitim alanında yapmayı planladığı değişikliklere tepki göstermek için başkent Atina'da protesto gerçekleştirdi. Güvenlik güçleri ise öğrencilere cop ve göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti

11.02.2021 16:26:00
Yunanistan'da protestocu öğrenciler sokaklarda
Yunanistan'da protestocu öğrenciler sokaklarda
Yunanistan'da üniversite öğrencileri, hükümetin eğitim alanında yapmayı planladığı değişikliklere tepki göstermek için başkent Atina'da protesto gerçekleştirdi. Güvenlik güçleri ise öğrencilere cop ve göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti.

Yunanistan'da öğrenciler, hükümetin üniversitelere yönelik hazırladığı yeni yasa tasarısına karşı sokaklara döküldü. Başkent Atina'da toplanan binlerce kişi, tasarının görüşüldüğü sırada Yunan parlamentosuna doğru yürüdü. Protestoculara güvenlik güçlerinin müdahalesi ise gecikmedi. Çevik kuvvet polisi parlamento önünde protestoculara sert müdahalede bulundu. İki taraf arasında çıkan çatışmada polis, öğrencilere cop ve göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti.

Yasa tasarısı, üniversitelerde kampüs alanlarına polis kontrol noktası kurulmasını, yüksek öğretime kabul sistemindeki değişiklikleri içeriyor. Muhalifler ise söz konusu yasa tasarısının demokratik olmadığını savunuyor.İHA

Hatay'da 52 göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı

10.04.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 30 Mart-5 Nisan tarihlerinde yapılan çalışmalarda; 5 ayrı olayda yakalanan 8 araçta 52 Suriye uyruklu göçmen yakalandı.

Suçta kullanılan 8 araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 219 bin 719 TL idari ceza yazılarak araçlar trafikten men edildi.

Yakalanan kaçak göçmenler, işlemleri sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Olaylarla ilgili yakalanan 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı

10.04.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Gündemden düşmüştü! Çanakkale'de 77 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de gerçekleştirilen operasyonda 77 kaçak göçmen yakalanırken 2 organizatör tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında 9 operasyon gerçekleştirildi.



Operasyonlarda 4 organizatör ve 77 kaçak göçmen yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen 5 araç ise yediemin otoparkına teslim edildi.



Olaylara karışan 4 organizatör yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen 2 organizatör tutuklanırken diğerlerinin adli işlemleri devam ediyor.

Göçmenler ise idari işlemlerinin ardından Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor


 
Yunanistan'da Batı Trakyalı Türkler, 1985'ten bu yana uygulanan atama yöntemi nedeniyle kendi müftülerini seçemiyor. Oysa Fener Rum Patriği Türkiye'de en üst makamlar tarafından iftar davetlerinde ağırlanıyor!

09.04.2026 18:50:00 / Güncelleme: 09.04.2026 19:19:39
Haber Merkezi/AA
Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor
Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor

Yunanistan'da Batı Trakyalı Türkler, 1985'ten bu yana uygulanan atama yöntemi nedeniyle kendi müftülerini seçemiyor. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulundan (BTTADK) yapılan açıklamada, Yunanistan hükümetinin, Dimetoka'dan sonra Gümülcine ve İskeçe'de de müftü belirleme sürecini başlatmasına tepki gösterildi.
Açıklamada, daha önce Dimetoka'da atama yapıldığı, aynı yöntemin Gümülcine ve İskeçe'de de uygulanmak istendiği belirtildi.

Yunan makamları umursamıyor bile

Yunan makamlarının azınlığın taleplerini dikkate almadığı anımsatılan açıklamada, bu süreçte azınlık temsilcileriyle hiçbir diyalog kurulmadığı vurgulandı. Açıklamada, müftü belirleme uygulamalarının hem demokratik ilkelere hem de 1913 Atina ve 1923 Lozan antlaşmaları başta olmak üzere, uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Yaklaşık 40 yıldır çözülemeyen bu sorunun azınlıkta ciddi bir hayal kırıklığı yarattığı kaydedilen açıklamada, müftülük meselesinin azınlığın dini ve toplumsal kimliği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

Açıklamada, 1985'ten bu yana uygulanan atama yönteminin, azınlığın kendi müftüsünü seçme hakkını ortadan kaldırdığı belirtilerek çözüm için azınlığın iradesine dayalı, kapsayıcı ve diyalog temelli bir yaklaşım çağrısı yapıldı. Yunanistan'da Batı Trakya Türklerinin müftüleri ve vakıf yöneticileri, devlet tarafından atanıyor. Azınlık ise bu uygulamaya karşı çıkarak dini liderlerini kendilerinin seçmesi gerektiğini savunuyor.

Bakanlıktan sadece tepki var!

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçtiği müftüleri tanımayarak Lozan Barış Antlaşması'yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saydığını belirterek, Yunan makamlarına bu yanlış yoldan geri dönme çağrısında bulundu.

D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var


 
 
Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi.

09.04.2026 18:02:00
Haber Merkezi/AA
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var

Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi. İrlanda'daki Galway Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışmada, D vitamini düzeylerinin beyin sağlığı üzerinde sanılandan daha önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Araştırma kapsamında, ortalama 39 yaşında ve demans belirtisi bulunmayan 793 yetişkinin kanındaki D vitamini değerleri ölçüldü. Yaklaşık 16 yıl sonra katılımcıların beyin taramaları yapılarak Alzheimer ile ilişkili tau ve amiloid beta protein düzeyleri incelendi.

Çalışmada, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip bireylerde, ilerleyen yıllarda Alzheimer ile bağlantılı biyobelirteçlerin daha düşük düzeylerde görülebileceği belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Martin David Mulligan, yüksek D vitamini seviyelerinin beyinde tau birikimine karşı koruyucu olabileceğine işaret etti. En etkili D vitamini kaynağı ise güneş...

İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında

İzmir'in Balçova ilçesinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin davanın sanıkları ilk kez hakim karşısına çıktı. Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" dedi

09.04.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

"Talimat almadım, DEAŞ'ı seviyorum"

DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim" ifadelerini kullandı.

"Ailemi de kafir olarak görüyorum"

Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" şeklinde konuştu.

"Oğlum radikal eğilimliydi"

Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem, astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım, en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu" şeklinde konuştu.

"Evde kar maskesiyle geziyordu"

Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık" ifadelerini kullandı.

"Vururken tekbir getirdi"

Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Silahını kasada saklardı"

Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var' Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi" açıklamasında bulundu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti

Bursa Büyükşehir Belediyesi, AK Parti'ye geçti. AK Parti'nin adayı Şahin Biba, bugün yapılan başkanvekili seçiminde 61 oy alarak göreve seçildi

09.04.2026 14:05:00
Haber Merkezi
Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti
Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Bozbey, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "rüşvet alma" suçlamaları kapsamında tutuklanmış ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Bu gelişme üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, bugün olağanüstü toplantıyla başkanvekili seçimine gitti.

Seçimde AK Parti, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Şahin Biba'yı aday gösterdi. CHP grubunun aday çıkarmama ve protesto kararı nedeniyle oylama ağırlıklı olarak AK Parti grubunun katılımıyla gerçekleşti. Biba, meclis aritmetiğinde Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu sayesinde başkanvekili seçildi.

Böylece, 47 yıl aradan sonra CHP'ye geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimi yeniden AK Parti'ye geçmiş oldu. Seçilen başkanvekili, Mustafa Bozbey'in hukuki süreci sonuçlanana kadar görevini vekaleten yürütecek. Seçim öncesi geçici olarak Vali Yardımcısı Hulusi Doğan belediye işlerini yürütüyordu.

Şahin Biba kimdir?

Şahin Biba, mimarlık kökenli bir isim. Uzun yıllardır Bursa yerel siyasetinde aktif rol alıyor. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde meclis çalışmaları, grup sözcülüğü ve İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. AK Parti teşkilatlarında da çeşitli kademelerde yer aldı. Yerel yönetim tecrübesiyle tanınan Biba'nın adaylığı, Ankara'daki görüşmeler sonrası netleşti.

Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu

İzmir'de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yoğun yağışlar, kentin en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı'nda doluluk oranını yüzde 52,30 seviyesine taşıdı. Daha bir kaç ay önce hayvanların otladığı alanda, barajın simgesi haline gelen eski minarenin çevresi yine suyla doldu. Artan yağış grafiğiyle birlikte il genelindeki diğer barajların da su seviyelerinde belirgin bir yükseliş kaydedildi

09.04.2026 10:24:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:32:35
İhlas Haber Ajansı
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Yılın ilk çeyreğinde kente düşen yağışlar barajların su seviyesini hızla yükseltti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram ve gayriresmi verilere göre mart ayında 74 kilogram yağış düştü. Yılın ilk üç ayında metrekareye düşen toplam yağış miktarı 598 kilograma ulaştı. Şehir merkezinde 2025 yılının tamamında metrekareye toplam 432,1 kilogram yağış düşerken, bu yıl sadece ilk çeyrekte geçen yılın toplamı geride bırakıldı. Bu dönemdeki yağışların etkisiyle, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı'nda su seviyesi hızla toparlandı. Geçtiğimiz yılın sonunda doluluk oranı yüzde 0,13'e kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Tahtalı Barajı'nda su seviyesi toparlanarak yüzde 52,30'a ulaştı.

"Gördes ve diğer barajlarda doluluk arttı"

Yılın ilk çeyreğindeki yağışlar, kentteki diğer su kaynaklarının seviyelerini de yukarı taşıdı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre geçtiğimiz yılın sonu ve ocak ayı başlarında doluluk oranı yüzde 0,42'ye kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Gördes Barajı'nda su seviyesi yüzde 39,57'ye çıktı. Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine yaklaştı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise doluluk yüzde 82,38 olarak belirlendi. Geçen yıla kıyasla ilk çeyrek itibarıyla İzmir barajlarının tamamında yüz güldüren bir artış yaşandı.

"Önümüzdeki yedi sekiz yıl ortalamanın üzerinde olacak"

Kurak yılların ardından şiddetli yağışların geldiğini ve önümüzdeki on yıllık sürecin büyük kısmında yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çok kurak yılları mutlaka çok yağışlı yıllar takip eder. 2024-2025 dönemi gerçekten müthiş kuraktı. 2026'ya geldiğimizde ise daha önce belirttiğimiz gibi bol yağışlı ve selli geçme ihtimali yüksek bir yıl olarak rekorlar kırıldı. Gerçekten son 80 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. 4 Nisan itibarıyla nisan ortalamalarını geçtik, olağanüstü bir yağış var. Bütün toprak iyice doydu ve suların tamamı barajlara gelerek buraları doldurdu. Bundan sonra önümüzdeki 10 yıllık sürecin yedi sekiz yılı yağışlar açısından ortalamanın üzerinde olacaktır. Bu nedenle artık barajlarda su sorunumuz kalmayacaktır ancak 2036'dan sonra bu barajlar yine tamamen boşalacaktır. Asıl sorun, bu barajlar boşalmadan önlemleri alabilmektir. Mümkün olduğunca yeraltı barajları yapmalıyız. Türkiye'de kişi başı su potansiyeli 1300 metreküpken, İzmir'de bu oran 600 metreküp seviyesindedir. Yaklaşık 12-13 yıldır gündemde olan ancak henüz yapılmayan Düvertepe Barajı gibi projelere ağırlık verilmeli, olabilecek her yere baraj yapılmalıdır. Barajların tamamen sıfırlandığı çok şiddetli kurak yıllar dışında yeraltı sularını kesinlikle kullanmamalıyız." ifadelerini kullandı.

"Suyu bilimsel olarak kullanmalıyız"

Arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesi gerektiğinin ve taban sularının doğal bir şekilde çok yükseldiğinin altını çizen Yaşar, "Yağışlar henüz en üst akiferlere inmedi, oralara ulaşması çok uzun yıllar alacaktır. Ancak taban suları çok yükseldi ve İzmir'de binaların bodrumlarından su fışkırmaya başladı. Bu doğal bir durum çünkü son 80 yılın en olağanüstü yağışını aldık. Temel mesele suyu dikkatli ve bilimsel olarak kullanmaktır. Bilimle hareket edersek hiçbir sorunumuz kalmaz. Arıtmadan çıkan suyu tarıma kazandırmalı ve yapılabilecek her alana bol bol baraj inşa etmeliyiz. Örneğin, tabanı onarılan Gördes Barajı'nda doluluk oranı yüzde 40'lara yaklaştı. Gördes, Tahtalı'dan yüzde 50 daha büyük, devasa bir barajdır. Gördes ve Tahtalı barajlarını dikkatli bir şekilde yönetir ve Çiğli Arıtma'dan çıkan suyu da sisteme dâhil edersek İzmir'in hiçbir su sorunu kalmayacaktır" dedi.

CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'deki kooperatif soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı

09.04.2026 10:16:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:43:38
Haber Merkezi
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında bugün Ankara'da gözaltına alındı. Erkol, Ankara'daki emniyet işlemlerinin ardından İzmir'e sevk edilecek.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda devam eden soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve konut yapı kooperatiflerindeki usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'ne yönelik son operasyon dalgasında Erkol'un yanı sıra kooperatif üyelerinden Ayşe Cansu Ayhan ve Pakize Kavak da gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma, kooperatifler aracılığıyla kamu zararına yol açıldığı, inşaat süreçlerindeki finansal hareketler ve yönetimsel kararlarla ilgili usulsüzlükler iddialarına dayanıyor. Emniyet kaynakları, belgelerin ve ilk ifadelerin incelenmesiyle soruşturmanın yeni halkalarla genişleyebileceğini ve önümüzdeki saatlerde ek gözaltı kararları çıkabileceğini belirtiyor.

Bu gelişme, 2025 yılında başlayan ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birçok isim ve Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'un da yer aldığı geniş kapsamlı "kooperatif davası"nın devamı niteliğinde. Soruşturmada nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar ön planda yer alıyor.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.