Yutturmaya çalışanlara, yutturanlara da yazıklar olsun.
Sen tut meydanları teröre teslim et, devletin elini yağını oralardan çek, bayrağını semalardan indir sonra da “barışın ayak sesleri, barış yakın, bu iş olacak” türünden manşetler çektir ve bizden de bu dolmayı yutmamızı bekle.
Çok beklersin, biz yutmadık yutanlara afiyet olsun yutturanlara da yazıklar olsun.
Habur rezaleti başta olmak üzere daha önce sergilediğiniz hangi açılım tiyatroları devletin ve milletin lehine bir kazanım sağaldı ki bu sağlasın.
Devlete savaş açmış, yıllardır devlete meydan okumuş, milletin genç civanlarını kalleşçe katletmiş bir terör örgütüne ve yandaşlarına meydanlarını terk ederek, şehirlerin yönetimini terk ederek barış sağlanacağına inananlar ya kendilerini kandırıyorlar ya da gerçekten idrak ve iz’an yoksunudurlar.
Ne barışı, barış iki devlet arasında yapılan savaşın ardından yapılan anlaşmadır.
Devlet görünümündeki küresel eşkıyaların tetikçiliğini yapan eşkıya sürüsü ile ne barışı, neyin barışı yapılıyor?
İş başına geldiğiniz günden beri yanlış üstüne yanlış yaparak bölge halkını, kürt kardeşlerimizi terörün kucağına ittiniz, hiç olmadığı kadar destek bulmasına kapılar araladınız şimdi de tutturmuşsunuz “herkes sürece katkı sağlasın”
Ne süreci bu?
Devletin, milletin teröre teslim edilme süreci mi?
Seçim sathında “beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısını sık söylediniz, şimdi belli oluyor yol arkadaşlarınızın kimler olduğu.
Bu milletten oy aldınız iktidar oldunuz, bu milletin çocuklarının katilleri ile masaya oturmak için mi?
Küresel eşkıyaların emirleri doğrultusunda otuz seneden beri Anadolu coğrafyasını kana bulayan çapulcu sürüsünü güçlendirmek, palazlandırmak ve daha çok kan dökmesi için ortam oluşturmak için mi her seçim arifesinde milletten destek istediniz?
Yeni yasalar çıkardınız, yeni yeni düzenlemeler yaptınız, taşların bağlanmasına köpeklerin serbest dolaşmasına dair fermanlar yayınladınız ve iş bu noktaya geldi, şimdi devleti terörün, teröristin önünde diz çöktürmeye cinayetinize mazeretler arıyor, mazeretler uyduruyorsunuz.
Yetmiş beş milyonun tamamı şehit ailesidir, şehit yakınıdır, şehitlerin kanlarını dava etmektedir ve hep bir ağızdan sesleniyor ve diyoruz ki; açılım yaptıkça ayıplarınız, kusurlarınız, yapmanız gerektiği halde yapmadıklarınız, yan üstü yattıklarınız ortaya çıkıyor.
Açılımlarınız üstünüzü açıyor, her defasında bir öncekinden biraz daha ayazda kalıyorsunuz ve gülünç oluyorsunuz.
Biz yutmadık, yutanlara afiyet olsun, yutturmaya çalışanlara da bin defa yazıklar olsun.
Sen tut meydanları teröre teslim et, devletin elini yağını oralardan çek, bayrağını semalardan indir sonra da “barışın ayak sesleri, barış yakın, bu iş olacak” türünden manşetler çektir ve bizden de bu dolmayı yutmamızı bekle.
Çok beklersin, biz yutmadık yutanlara afiyet olsun yutturanlara da yazıklar olsun.
Habur rezaleti başta olmak üzere daha önce sergilediğiniz hangi açılım tiyatroları devletin ve milletin lehine bir kazanım sağaldı ki bu sağlasın.
Devlete savaş açmış, yıllardır devlete meydan okumuş, milletin genç civanlarını kalleşçe katletmiş bir terör örgütüne ve yandaşlarına meydanlarını terk ederek, şehirlerin yönetimini terk ederek barış sağlanacağına inananlar ya kendilerini kandırıyorlar ya da gerçekten idrak ve iz’an yoksunudurlar.
Ne barışı, barış iki devlet arasında yapılan savaşın ardından yapılan anlaşmadır.
Devlet görünümündeki küresel eşkıyaların tetikçiliğini yapan eşkıya sürüsü ile ne barışı, neyin barışı yapılıyor?
İş başına geldiğiniz günden beri yanlış üstüne yanlış yaparak bölge halkını, kürt kardeşlerimizi terörün kucağına ittiniz, hiç olmadığı kadar destek bulmasına kapılar araladınız şimdi de tutturmuşsunuz “herkes sürece katkı sağlasın”
Ne süreci bu?
Devletin, milletin teröre teslim edilme süreci mi?
Seçim sathında “beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısını sık söylediniz, şimdi belli oluyor yol arkadaşlarınızın kimler olduğu.
Bu milletten oy aldınız iktidar oldunuz, bu milletin çocuklarının katilleri ile masaya oturmak için mi?
Küresel eşkıyaların emirleri doğrultusunda otuz seneden beri Anadolu coğrafyasını kana bulayan çapulcu sürüsünü güçlendirmek, palazlandırmak ve daha çok kan dökmesi için ortam oluşturmak için mi her seçim arifesinde milletten destek istediniz?
Yeni yasalar çıkardınız, yeni yeni düzenlemeler yaptınız, taşların bağlanmasına köpeklerin serbest dolaşmasına dair fermanlar yayınladınız ve iş bu noktaya geldi, şimdi devleti terörün, teröristin önünde diz çöktürmeye cinayetinize mazeretler arıyor, mazeretler uyduruyorsunuz.
Yetmiş beş milyonun tamamı şehit ailesidir, şehit yakınıdır, şehitlerin kanlarını dava etmektedir ve hep bir ağızdan sesleniyor ve diyoruz ki; açılım yaptıkça ayıplarınız, kusurlarınız, yapmanız gerektiği halde yapmadıklarınız, yan üstü yattıklarınız ortaya çıkıyor.
Açılımlarınız üstünüzü açıyor, her defasında bir öncekinden biraz daha ayazda kalıyorsunuz ve gülünç oluyorsunuz.
Biz yutmadık, yutanlara afiyet olsun, yutturmaya çalışanlara da bin defa yazıklar olsun.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Gidiyor / 06.08.2026
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
























































