logo
14 EKİM 2026

Zamanın ve taşın saklı hazinesi: Kilis’in eski sokakları ve kabaltıları

Güneydoğu Anadolu’nun en karakteristik, tescilli tarihi dokusunu barındıran şehirlerinden biri olan Kilis, sokaklarında yürüyenleri adeta yüzyıllar öncesine götüren bir zaman tünelidir

14.10.2026 13:38:00
Hasan Gündoğdu
 
Zamanın ve taşın saklı hazinesi: Kilis’in eski sokakları ve kabaltıları
Zamanın ve taşın saklı hazinesi: Kilis’in eski sokakları ve kabaltıları
Suriye sınırına sıfır noktada konumlanan bu antik kent; sarımsı tonlardaki yerel taş işçiliği, labirentleri andıran dar yolları ve bölge mimarisinin en özgün mahsullerinden biri olan kabaltıları ile adeta açık hava müzesini andırır.

Kilis'in eski mahallelerinde kaybolmak, sadece coğrafi bir yer değiştirmek değil; aynı zamanda Doğu ile Akdeniz mimari geleneklerinin harmanlandığı kadim bir kültürel mirasa tanıklık etmektir.






Labirentten farksız eski Kilis sokakları

Kilis'in tarihî sokakları; yüksek taş duvarları, dışa kapalı yapıları ve kıvrımlı hatlarıyla hem iklim şartlarına hem de dönemin güvenlik anlayışına göre kusursuz bir şekilde tasarlanmıştır.

Mahrem ve Korunaklı Yapı: Sokak boyunca ilerlerken dikkat çeken en büyük unsur, evlerin sokağa bakan cephelerinin neredeyse tamamen sağır (penceresiz) duvarlardan oluşmasıdır. Geleneksel Kilis evlerinin yaşam alanı olan havuş (avlu) dışarıdan tamamen soyutlanmıştır. Bu içe dönük yaşam tarzı, mahremiyetin mimariye yansımasının en net örneğidir.






Soluklandıran Gölgeler: Sokakların dar tutulması ve üst katların sokağa doğru yaptığı çıkmalar (cumba ve şahinler), Güneydoğu'nun kavurucu yaz güneşine karşı doğal bir kalkan oluşturur. Günün en sıcak saatlerinde bile bu gölgeli sokaklar, serin bir koridor işlevi görerek yürüyenlere nefes aldırır.

"Leften" Taşı ve Renk Uyumu: Sokakları çevreleyen duvarlarda ve evlerin yapımında bölgeye özgü, "leften" adı verilen kirli beyaz/sarımsı yumuşak kalker taşları kullanılır. Bu taşlar, güneş ışığıyla buluştuğunda şehre boydan boya altın sarısı, huzurlu bir hüzün ve nostaljik bir hava katar.






Mimari birer mühendislik harikası: Kabaltılar

Kilis'in sokak dokusunu benzersiz kılan ve onu diğer antik kentlerden ayıran en önemli öğelerin başında "kabaltı" (Güneydoğu'nun genelinde bilinen adıyla abbara) yapılar gelir. Genellikle 5 ila 15 metre uzunluğunda, 1,5 ila 2,5 metre genişliğinde olan kabaltılar; sokakların üzerine tonoz veya kemerler örülerek yapılan üstü kapalı geçitlerdir.

Kabaltıların yapım tekniği ve işlevi

Mülkiyetin Sınır Çizgisi: Kabaltıların mimari olarak en ilginç yönü hukuki ve mülkiyet statüleridir. Alt kısmı tamamen kamusal bir yol, yani herkesin geçebileceği sokakken; üst kısmı genellikle komşu evlerin odası, terası veya mülkü olarak değerlendirilir. Kamusal alan ile özel mülkün bu kusursuz entegrasyonu, eski Türk-İslam mimarisinin ne kadar akılcı olduğunu gösterir.

Tarihi İnşa Usulü: Geçmişte ustalar, kabaltıları inşa ederken önce kemer ya da tonoz kalıbını çıkarır, üzerine odaları veya binaları inşa ederlerdi. Kimi zaman ise toprak bir yığın üzerine örülen yapının ardından altındaki toprağın boşaltılmasıyla bu gizemli tünel benzeri geçitler ortaya çıkarılırdı. Günümüzde bu geleneksel teknikleri uygulayabilecek usta sayısının yok denecek kadar az olması, mevcut kabaltıların kıymetini katbekat artırmaktadır.

Serinlik Vahası: Kilis'in 40 dereceleri bulan yaz sıcaklarında, açık sokaktan bir anda kabaltının gölgeli ve serin dehlizine adım atmak ani bir ferahlama sağlar. Halk arasında eskiden buraların birer sosyalleşme, soluklanma ve gölgede durup sohbet etme alanı olarak kullanıldığı bilinmektedir.






Yaşayan tarihi korumak: Kilis'in bugünü ve yarını

Kilis'teki konak kabaltıları ve standart sokak kabaltıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınan mimari örnekler arasında yer alır. Çoğu zaman çıkmaz sokakların sonunda sürpriz bir şekilde karşınıza çıkan bu geçitler, şehri ziyaret eden gezginler için adeta keşif rotasının kalbini oluşturur.

Zamanın yavaş aktığı, taş duvarların arasında rüzgarın sesinin ve geçmişin neferlerinin fısıltısının hissedildiği Kilis sokakları; modern dünyanın betonlaşma seantslarına karşı direnen dirençli birer kültür adasıdır. Eğer yolunuz bir gün bu sınırdaki kadim şehre düşerse, haritaya bakmadan kaybolun; çünkü Kilis ancak kabaltıların altından geçip eski bir avlu kapısına dokunduğunuzda tüm ruhunu size açacaktır.

Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekicinin tur otobüsüne çarptığı kazada hayatını kaybeden 11 kişiden 10'unun cenazesi Bursa'da toprağa verildi

12.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesi Bursa'da defnedildi.

Manisa'daki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edilen cenazeler, Bursa'ya getirildi.

Kazada yaşamını yitirenlerden 10'unun cenazeleri Bursa'nın çeşitli ilçelerinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.






Kazada hayatını kaybedenlerden Şahinaz Boran (81) ve kardeşi Safinaz Elkurt'un (76) naaşları Mihraplı Camisi'nde kılınan namaz sonrası Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenazeye, Boran ve Elkurt'un yakınları ile Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu arada Boran ve Elkurt kardeşlerin bu ay sonunda umreye gitmeyi planladıkları öğrenildi.

Vefat edenlerden Vesile Ekici (65) için Hürriyet Merkez Camisi'nde, Semra Şentürk (58) için ise Huzurlar Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Ekici'nin cenazesi Mudanya Orhaniye Mezarlığı'na, Şentürk'ün cenazesi ise Kestel Mezarlığı'na defnedildi.






6 kişinin cenazeleri Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde toprağa verildi

Kazada hayatını kaybedenlerden Mümine Eryılmaz (75), Kadriye Turhanlar (88) ve Fikriye Yur'un (78) cenazeleri öğle vakti kılınan namazın ardından Mustafakemalpaşa ilçesinde defnedildi.






İhsan Taşçı (73), Sevgi Kabaroğlu (70) ve Cemile Memişçi'nin (71) cenazeleri ise Karacabey ilçesinde toprağa verildi.

Vefat edenlerden Zülfinaz Tosun'un (64) cenazesinin ise Konya'nın Ereğli ilçesinde defnedileceği öğrenildi.







Kazada 11 kişi hayatını kaybetmişti

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde dün H.K. idaresindeki 78 YD 559 plakalı çekici, M.A. yönetimindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsüne çarpmıştı.
Kazada 27 kişi yaralanmış, 11 kişi hayatını kaybetmişti.

Tur otobüsünün sürücüsü M.A, tur otobüsünün sahibi ve yedek şoförü M.Y. ile çekicinin şoförü H.K. hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alınmıştı.

Yaralılardan 13'ü hastanelerden taburcu edilmişti.

Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı

Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüs devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 17 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi

12.10.2026 13:55:00
İHA
 
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüsünün devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldi. Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edilerek yaralılara müdahalede bulunuldu.






Antalya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre araçta bulunan 23 yolcudan 17'sinin yaralandığı, yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaralılara yönelik gerekli müdahaleleri sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, kazayla ilgili gelişmelerin yakından takip edildiği ve kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirileceği kaydedildi.









Olay yerine gelen Antalya Valisi Hulusi Şahin, kazayla ilgili ekiplerden bilgi aldı. Gazetecilere kısa bir açıklama yapan Şahin, "Yaralılarımızın durumu ağır değil, bu da bizim için en büyük teselli" dedi.

Öte yandan, midibüsün Tekirdağ Çerkezköy'den 23 yolcuyla çıktığı, Antalya'ya 25 km mesafe kala kaza geçirdiği öğrenildi.

Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte yollarda su birikintileri oluştu. Bazı bölgelerde yollar adeta göle dönerken, seyir halindeki küçük araçlar sel sularında ilerlemekte güçlük çekti ve bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı

12.10.2026 13:50:00
İHA
 
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Hastane yolu ulaşıma kapandı

Aşırı yağış nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi yolunda da ulaşım aksadı. Yolun suyla dolması üzerine araç geçişleri zorlaşırken, özellikle küçük araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Büyük araçlar ise su birikintilerinin içerisinden kontrollü şekilde geçmeye çalıştı.






Yaşanan olumsuzluklar üzerine trafik polisleri bölgede önlem alarak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sel sularında mahsur kalan araçların kurtarılması için de çalışma yapıldı.









Mahsur kalan araçlar çekicilerle çıkarıldı

Yollarda biriken su nedeniyle araçlarında mahsur kalan sürücüler, kendi imkanlarıyla ilerleyemeyince yardım bekledi. Su içerisinde kalan bazı araçlar, olay yerine çağrılan çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.








Sağanağın etkili olduğu bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücülerin suyla kaplanan yollarda dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti

Bağcılar'da sokakta yürüyen bir kişi, kimliği henüz belirlenemeyen bir şahsın silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Polis ekipleri, saldırganın yakalanması için çalışma başlattı

11.10.2026 06:02:00
İHA
 
Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti
Bağcılar'da silahlı saldırı: 1 kişi hayatını kaybetti
Olay, Fatih Mahallesi Pazar Caddesi üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz kimliği öğrenilemeyen bir şahıs, sokak üzerinde yürüyen bir vatandaşa silahla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kişi olay yerinde hayatını kaybetti.






Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri sokağın giriş ve çıkışlarını kapatırken, olay yeri inceleme ekipleri, olayın yaşandığı yerde inceleme yaptı. 







Hayatını kaybeden vatandaş, otopsi işlemlerinin yapılması üzerine Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.








Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü

Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın çökmesinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, binadan alınan beton örneklerinin arasında deniz kabuğu görüldü. Görüntüler, binanın yapı malzemelerinin niteliğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi

09.10.2026 12:14:00
İHA
 
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'nin Cevizli Mahallesi'nde dün sabah saat 05.40 sıralarında 7 katlı binanın çökmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılmasının ardından ekipler bölgede enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.






Çalışmalar kapsamında ekipler, çöken binanın molozlarından beton örnekleri almaya başladı. Örneklerin alındığı sırada beton parçalarının arasında deniz kabuğu bulunduğu görüldü. Ortaya çıkan görüntüler, binanın yapımında kullanılan malzemelerin niteliğine ilişkin dikkat çekti.








Binadan alınan örneklerin incelenmesiyle birlikte çöküşün nedenine ve yapının dayanımına ilişkin teknik değerlendirmelerin netleşmesi bekleniyor.






Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı

Aydın'ın Söke ilçesinde 2 Ekim tarihinde el yapımı patlayıcı ile bir araca saldırının failleri polis ekiplerince yakalandı

09.10.2026 11:54:00
İHA
 
Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı
Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı
Söke Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri tarafından, 2 Ekim 2026 tarihinde Söke ilçesinde bir araca yönelik el yapımı patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilen saldırının faillerinin yakalanması amacıyla çalışma başlatıldı.






Yapılan çalışmalar neticesinde; bahsi geçen saldırının failleri tespit edilerek, 8 Ekim 2026 tarihinde belirlenen 3 adreste yapılan operasyonda 4 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Yapılan aramalarda, 1 adet pompalı tüfek, 15 adet kartuş, 1 adet muşta, 3 adet cep telefonu ele geçirildi. 






Olayla ilgili 2 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi

Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Artvin ve İstanbul'da görülen kahverengi kokarca böceği, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki bir mahalleyi adeta istila etti. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böceklere karşı vatandaşlar, hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor

08.10.2026 13:56:00
İHA
 
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Ana vatanı Çin, Japonya, Tayvan olan istilacı kahverengi kokarca böceği Amerika, daha sonrasında Avrupa'nın tamamına yayıldıktan sonra 2017 yılında ilk olarak Artvin ve İstanbul'da tespit edildi. Halihazırda Türkiye'de görülmeye devam eden bu canlı, saldığı kokuyla etrafına türünü çağırarak çoğalabiliyor. Kahverengi kokarca böceği, fındık başta olmak üzere yüzlerce bitki türüne büyük zarar verirken, önemli ölçüde verim ve kalite kayıplarına sebep oluyor. Üreticilerin kabusu haline gelen kahverengi kokarcanın popülasyonunu azaltmak için ise samuray arıcığı bile duruma engel olamadı. Son zamanlarda Sakarya'da nadiren görülen bu böcek, Ferizli ilçesi Bakırlı Mahallesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, vatandaşların günlük faaliyetlerini engeller hale geldi. Böceklere karşı vatandaşlar hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor.






"Hayvanlar bile doydu"

Kokarcaları öldürmek için ilacın dışında hindi ve tavuk altığını belirten Ahmet Gezer, "Kokarca böceği ile geçen senden beri mücadele ediyoruz. Ben geçen sene bunun çoğalacağını söylemiştim. Bu sene bütün mahsulü çürüttüler. Bunun için fındığımızı da çok ucuza veriyoruz. Piyasa da 180 lira gibi bir rakam diyorlar ama biz 80-90-120 liralara veriyoruz. Toplu şekilde bir ilaçlama yaparsak belki bir çare olur. Bunlar nisan ve mayıs ayında yeniden çıkacaklar. Şu anda hazır ayağımıza gelmiş toplu şekilde ilaçlama yaparsak daha iyi olur. İlaçlarında ruhsatlı ve uygun görülen yerlerden alınması gerek. Topyekun mücadele edersek bunu yok edeceğiz. Bu kokarca böcekleriyle mücadele etmek için 20-25 adet hindi aldım, tavuklarımda var ama hayvanlar bile doydu" dedi.









"Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz"

Bakırlı Mahalle Muhtarı Ali Rıza Durmuş, "İki yıldan beri bu kokarca böcekleriyle mücadele ediyoruz. Geçen seneden daha kötü bir durumda bu böcek bizi ne zaman bırakacak bilmiyoruz. Böcekler, bahçelerden çıktı ve barınak arıyorlar bu sebepten dolayı bütün evleri sarmış durumda. Şu anda herkesin evini ilaçlaması lazım. Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz. İlaçlama yapılınca da geliyorlar biz ne yapacağımızı şaşırdık. Ankara'dan geldiler ve samuray arılarını saldılar ama bir faydasını göremedik. Temmuz ayında yavrulamışlar 15 Ağustos'tan sonra çıktılar ve fındığı çürüttüler Allah rahmet eylesin fındık şu anda hiç yok. İlaçlama yaptık ama fındığımızı kurtaramadık. Evlere giremez olduk" diye konuştu.









"Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum"

Mahalle sakini Mikail İzgi, "Bu böcek tarımı bitirdi. Ciddi bir önlem alınması lazım. Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum. Mahallemize elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi evimizi, komşularımızın evlerini ilaçlatmaya çalışıyoruz. Son bir buçuk ayda iyice pik yaptı fındık zamanında çok yoktu ama şu anda yoğun bir dönemde" şeklinde konuştu.




















"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

Yeşilçam'ın "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy, İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı

07.10.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden olan ve Türk sinemasında 'Altın Çocuk' lakabıyla hafızalarda yer edinen usta oyuncu Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti. Arsoy için Levent Barbaros Paşa Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy, kızı Aşkım Arsoy, sinema camiasından Serdar Gökhan, Halil Ergün, yakınları ve hayranları katıldı. Arsoy ailesi törende taziyeleri kabul etti. Arsoy için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törenin ardından Arsoy'un cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.






"Bir efsanemizi daha kaybettik"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, "Bir efsanemizi daha kaybettik. Gerçekten öyle bir jenerasyon ki bize böyle derin izler bıraktı ki, öyle duygular yaşattılar ki bize. Gerçekten bize bir hazine bıraktılar. Çok kıymetli bir arşivimiz var. Onun üzerine inşa ettiğimiz çok büyük endüstriye sahibiz. Türkiye gerçekten büyük bir sinema ülkesi ve biz bunu onlara borçluyuz. Gerçekten tüm yokluklara rağmen ortaya koydukları eserler var. Bugün çok yüksek bir teknolojiye sahibiz; dünyanın en iyi kameraları bizde, en güzel ışıklar bizde, montaj setlerimiz de, yapay zekamız var. Ama Yeşilçam'ın bizim üzerimizde oluşturduğu duyguya maalesef ulaşamıyoruz. Bence büyük üstatların değeri her geçen gün daha da artacaktır diye düşünüyorum. Paha biçilmez bir hazine üzerinde oturuyoruz. Hepsinin mekanları cennet olsun, Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar" dedi.








"Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş"

Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy ise, "Çok erken gitti babam. Çok büyük bir değer kayboldu. Sadece sinema değil, aynı zamanda sahne sanatçısıydı. Öyle anılmayı istedi. 'Ben sadece sinema değil, sinema ve sahne sanatçısıyım' derdi. Yıllarca Yeşilçam'da emek verdi. Yeşilçam'dan geçenler arasında uzun yıllar sahnede yer aldı. Çok özel bir insandı. Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş, çok büyük bir karakterdi babam. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.








"Bir yıldız daha kaydı"

Serdar Gökhan ise açıklamasında "Sanatçı büyük filmler, çok filmler yaptı. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyorum. Hepimiz üzgünüz, bir yıldız daha kaydı. Kendisiyle 2 ay önce görüşmüştük. Görüştük, konuştuk. İyi çok, öyle bir ağır bir hastalık gibi yoktu ama bir anda yani öldü. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Yeşilçam'ın üzüntüsü bu.
Halil Ergün ise Göksel Aksoy'un çok özel bir insan olduğunu belirtirken, yakınlarına başsağlığı diledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.