Etrafında döndürülen dolapları görmemek için gözlerini kapadığında, gün ve geleceğe dair sinsi planlar konuşulurken duymamak için kulaklarını tıkadığında, özellikle vatan ve millet aleyhine, devlet ve bağımsızlık aleyhine adımlar ve imzalar atılırken "bana ne" dediğinde ayağın altındaki zemin kaymaya başlamıştı.Çapı kilometreleri bulan ve oldukça derin bir kuyu kazılıyordu ve bu kuyunun üstü çalılarla, kurumuş otlarla kapatılarak vatan aşkı ile yanan, bayrak sevdası ile tutuşan, "bir milletin devleti ve ordusu olmazsa o millet sürüden farksızdır" diyen vatanperverleri o tuzağa düşüreceklerdi ve sen bütün bu tuzak hazırlıklarından haberdardın ve "bana ne" diyordun.Belki kuyu kazmıyordun, kazılan toprağı dışarı atmıyordun, belki Nemrut'un ateşine odun taşıyanlar gibi çalıları, otları taşımıyordun tuzağı saklamak için ama sen susmayı tercih ettiğin için "tuzak kuyusu" sana doğru gelmeye başlamıştı.Fatır Suresinin 43. Ayetinde portresi çizilen, tinetleri ele verilen tipler "tuzak çukurları" kazarken seyrettin ve gün oldu çukurlardan biri de köyüne, kentine ve mahallene isabet etti:"Yeryüzünde kibirlendi ve kötülük tezgâhladılar. Oysaki tezgâhlanan kötülük, sahibinden başkasını kuşatmaz. Öncekilerin başına gelenlerden başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın yol ve yönteminde değişme asla bulamazsın! Allah'ın yol ve yönteminde döneklik de bulamazsın!"(Fatır:43)"Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Halbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer. Onlar öncekilerin kanunundan (onlara uygulanandan) başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah'ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın."(D.Vakfı)Tuzaklar kurulurken, kumpaslar kurulurken, bir milletin binlerce yıllık kimyası değiştirilirken, bir milletin on beş asırlık Tevhit inancı ilkeleri ile oynanırken, bütün bu ihanet kazılarında yer almamış olsan bile, gördüğün bildiğin halde "bana ne" dedin ya işte kumpasçılara yardımın o zaman başlamıştı.Kumpaslar kuruldu, tuzak kuyuları kazıldı, kuyuların üstleri çalılarla, kurumuş otlarla örtüldü ve "buyurun size duble yollar" denildi, sen tam o zaman uyandın, yakınlarını, en yakın akrabalarını uyarmak istedin ama, sen uyandığında can-ciğer dostlarından çoğu tuzak çukurlarını boylamıştı bile ve devletin koluna kelepçe, milletin ayaklarına palangalar çoktan vurulmuştu bile.Aslında sen içinde yaşadığın vatana dair, beraber yaşadığın millete dair, inandığın mukaddesata dair kumpaslar kurulurken "bana ne" dedin ya, işte o zaman ayağın altındaki zemin kaymaya başlamıştı bile.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- “Bayram olmuş seyran olmuş bana ne” / 22.05.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026


























































