Zikir kelimesi ve türevleri Kur'an-ı Kerim'de 71 surede 256 âyette 278 kez geçmektedir.Şöyle bir düşünce de çok yanlıştır ve tehlikelidir: "Zikretmekten maksat; namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, Kur'an okumaktır. Bunların dışında özel şekilde belirli zamanlarda, belirli virdleri, belirli sayılarda tekrarlamak şeklindeki zikir yapma uygulaması bid'attir."Böyle bir düşünce Kitap, Sünnet, icma-i ümmet önünde bâtıldır. Ve İslam'ın başlangıcından günümüze kadar yaşanmış, sonuçları açıkça görülmüş ve hatta tarihin hayır hanesine yazılmış olan güzelliklerde en büyük katkının sahibi tasavvuf ve tasavvufi hayatla asla bağdaşmaz.Araf suresi 205. ayet-i kerimesinde geçen yüksek olmayan bir sesle ifadesi zikre özel bir tarz tarif etmekte, sabah ve akşamdan söz edilmekle de bu özel zikir için günün faziletli saatleri belirtilmektedir. Yine Nisa suresi 33. ayet-i kerimesinde, "Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın" buyurulması, zikrin özel olarak, farz olan namazdan ayrı olarak da yapılmasının emredildiğine dair delildir."(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibâdetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir." (Ankebut: 29/45).Bu ayet-i kerimede namazla ilgili beyanat bittikten sonra "Allah'ı zikir"den bahsedilmesi, ayrıca; "Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O'nu tesbih et" (Kaf:50/40) ayetini, İbn Abbas, "Yani O'na bütün namazların ardından tesbih etmesini emretti" (Buhârî, tefsîr, Kâf, VI, 48) hadisiyle tefsir etmiştir.İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanında, cemaat farz namazından selâm verip ayrılırken seslerini zikirle yükseltirlerdi. Bu sesten onların namazdan ayrıldıklarını anlardım." (Abdürrezzâk, no. 3225; Buhârî, ezân 155, I, 204).Diğer rivâyet: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in namazı bitirdiğini ancak (yüksek sesle söylediği) tekbirden anlardık." (Şâfiî, Ümm, I, 110; Humeydî, no. 480; Buhârî, ezân 155, I, 204).Ömer radiyallahu anh'dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Necid bölgesine bir müfreze gönderdi. Müfreze birçok ganimet elde ederek geri döndü. Müfrezeye katılmayan bir adam hayretini ifade ederek, "Bu müfrezeden daha hızlı ve daha çok ganimet elde eden başka bir müfreze görmedik" dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, "Bu müfrezeden daha hızlı ve daha çok ganimet elde eden bir topluluğu size bildireyim mi?" diye sordu ve devamla, "Sabah namazını kılıp güneş doğuncaya kadar Allah'ı zikreden bir toplum bu müfrezeden daha hızlı ve daha çok ganimet elde eder" buyurdu. (Tirmizî, 3561).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yeliz Yücel / diğer yazıları
- Üç aylar iklimi-4 / 20.03.2017
- Üç aylar iklimi-3 / 19.03.2017
- Üç aylar iklimi-2 / 18.03.2017
- Üç aylar iklimi-1 / 17.03.2017
- Muharrem'in onuncu günü: Aşura / 11.10.2016
- Bayram namazı ve kılınışı / 11.09.2016
- Haccın tamam olmasının şartları / 10.09.2016
- 'Hac Arafat'tır' / 09.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?III / 08.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?II / 07.09.2016
- Üç aylar iklimi-3 / 19.03.2017
- Üç aylar iklimi-2 / 18.03.2017
- Üç aylar iklimi-1 / 17.03.2017
- Muharrem'in onuncu günü: Aşura / 11.10.2016
- Bayram namazı ve kılınışı / 11.09.2016
- Haccın tamam olmasının şartları / 10.09.2016
- 'Hac Arafat'tır' / 09.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?III / 08.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?II / 07.09.2016






























































































