HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

100 yılı deviren asırlık yüzler

Yönetmen Nebil Özgentürk Türkiye'nin dört bir yanında 100 yaşını aşmış insanlarımızın izini sürdü; ülkemiz sınırları içerisindeki asırlık çınarları gün ışığına çıkardı
16.03.2014 00:00:00
Eski çağlarda 25-30 yaşına bile gelmek mucizeyken bugün insan ömrünün ortalaması 60'ların üstüne çıkıyor ve bu rakam her geçen gün yükseliyor... Günümüzde 60 ve 70 yaşlarındaki insanlara artık  "yaşlı" bile denmiyor. İstatistikler ülkemizde 100 yaşına girenlerin, başka deyişle asırlık çınarların sayısının 33 bini bulduğunu gösteriyor. Bundan sadece 30 yıl sonra 100 yaşında olanların sayısının bugünkünden yedi kat fazla olması bekleniyor.Nebil Özgentürk ve ekibi, Asırlık Yüzler belgeseli için yollara düşerek Türkiye'nin dört bir yanında, İzmir'deki, Nazilli'deki, Bolu'daki, Erzurum'daki asırlık çınarların izini sürdü. Türkiye'nin dört bir yanında 100 yaşını aşmış nine ve dedelerle söyleşti, onlara sırlarını sordu. Belgesel için 100 yaşını aşkın 30 asırlık çınarla röportajlar yapıldı. Uzun yaşamın sırlarını aralamaya çalışan belgesel, bir asrı devirenlerin sağlıklı, huzurlu dünyalarına uzanırken bir günlerinin nasıl geçtiğini kayıt altına alıyor. Onların tarihin canlı tanıkları olduğunu unutmadan yaşadıkları dönemin hayat koşullarına dair merak edilenleri de soruyor. Çünkü onlar Osmanlının yokluk ve dar zamanlarını da görmüşler, savaşın acımasızlığını, kayıpları, yepyeni Cumhuriyetin coşkusunu da? Osmanlı'nın çöküş sürecinde, dünya 20. yüzyılın ilk büyük savaşıyla yanarken doğmuş çoğu. Aralarında 1935'te Nazilli'de Türkiye'nin ilk basma fabrikasının açılışına tanıklık eden de var. Kimi uzaktan görmüş Mustafa Kemal'i, kimi yanağını sıkan elini çocuk hırçınlığıyla itmiş. Aynı tarihin içinden geçerken aynı olaylara takılmış anıları.Genel yönetmenliğini Nebil Özgentürk'ün ve müziklerini Can Atilla'nın yaptığı belgesel, zaman zaman hüzünlü, zaman zaman neşeli hikayelere tanıklık ediyor. Önde gelen fikir lideri hekimler de uzun ve sağlıklı yaşama dair ipuçlarını sıralıyor. Belgeselde "neyi asla yapmıyorlar?", "neleri ortak yapıyorlar?", "nelerden vazgeçemiyorlar?", "alışkanlıkları, olmazsa olmazları, ellerini sürmedikleri neler?" gibi soruların cevapları da aranıyor.Bir asrı görenler arasında sıklıkla, ilk insan beslenme modelini örnek alan, kırmızı etin ve yumurtanın da dahil olduğu bir diyete rağbet olduğu görülüyor... Bol bol balık, bakliyat, tahıl tükettiklerini, yoğurtsuz sofraya oturmadıklarını, tereyağını kaşıklarken, margarinin tadını bilmediklerini öğreniyoruz. Az yediklerini, zayıf olduklarını, yeterince uyuduklarını, sabah erken kalkıp, akşam erken yattıklarını, neşeli, keyifli, coşkulu olmaya önem verdiklerini, hareket ettiklerini, stresten uzak durduklarını görüyoruz. Kimisi "eşini ve işini seven uzun yaşar" diyor, kimisi "aile önemli" diyor, kimi de "kin tutmayacaksın gamsız olacaksın" diye öğüt veriyor; liste uzayıp gidiyor. KÜLTÜR SERVİSİ

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

16.03.2013, 16.03.2012, 16.03.2011, 16.03.2010, 16.03.2009, 16.03.2008, 16.03.2007, 16.03.2006, 16.03.2005, 16.03.2004, 16.03.2003, 16.03.2002, 16.03.2001, 16.03.2000, 16.03.1999, 16.03.1998, 16.03.1997, 16.03.1996, 16.03.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.