logo
22 MAYIS 2026

'418 milyar doları getireceğim'

Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkeye baharı, kardeşliği, birlikteliği ve huzuru getireceğini söyledi.

 

29.04.2023 17:32:00
'418 milyar doları getireceğim'
'418 milyar doları getireceğim'

Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, alanda bulunanlara, gençlerin, halkın, işçinin, çiftçinin, köylünün, emeklinin, sanayicinin, garibin iktidarı, adaletli bir iktidar için son ana kadar çalışacaklarını ifade etti.

Kayseri'nin 1974 yılından bu yana kendi dinamikleriyle büyüyen Anadolu'nun kilit illerinden olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kentin son yıllarda kan kaybettiğini savundu.

Kentte kişi başına düşen gelirin düşmeye başladığını öne süren Kılıçdaroğlu, "İnsanlar işsiz olmaya başladı, çok sayıda insan yoksulluğa, fakirliğe mahkum edildi. Bunları gayet iyi biliyorum, şimdi bunu değiştirmek zorundayız." diye konuştu.

- "Bay Kemal söz verdimi sözünden dönmez"

Kılıçdaroğlu, Kayseri'yi yine bölgenin en güçlü illerinden biri haline getirmek zorunda olduklarını aktararak, şunları kaydetti:

"Kayseri kilit bir kent, Orta Anadolu'nun kilit kenti. Yıllardır hızlı tren sözü veriyorlar, her gelen hızlı tren sözü veriyor, her gelen, 'Yapacağız' diyor, 22 yıldır yapamadılar. Ama unutmayın, Bay Kemal söz verdimi sözünden dönmez. O tren buraya gelecek. Sadece hızlı tren mi, hayır. Kayseri'yi eğer demir yoluyla denize bağlamazsanız ihracatta beklediğiniz performansı sağlayamazsınız. Demir yolunu aynı zamanda Kayseri'den Mersin'e, İskenderun'a bağlayacağız. Aynı zamanda şunu da yapacağız, merkez Türkiye projesini büyüttük. Aynı zamanda Samandağ'dan başlayıp Mersin'e kadar olan hattı Akdeniz'in en büyük üretim üssü haline getireceğiz. Dolayısıyla Türkiye üreten değil, Türkiye aynı zamanda dünyayla rekabet eden bir ülke haline gelecek."

Üniversitelerinin bilgi üreten, teknolojide önemli adımlar atan bir Türkiye hedeflediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı'nı uzay araştırmaları merkezi yapacaklarını ifade etti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hayalini gerçekleştirmek istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, bundan da hiç kimsenin endişesinin olmamasını istedi.

Kılıçdaroğlu, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye inşa edeceklerini aktararak, "Göreceksiniz, bunu yapacağız. Beşli çetelerin at koşturduğu bir Türkiye'yi değil, herkesin caddelerinde, sokaklarında huzur içinde gezdiği bir Türkiye inşa edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bu ülkeye baharı getireceğim"

Vatandaşına hizmet eden bir devlet anlayışına doğru yürüyeceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Beraber geleceğiz, birlikte geleceğiz. Bu ülkeye baharı getireceğim, bu ülkeye kardeşliği getireceğim, bu ülkeye birlikteliği getireceğim, bu ülkeye huzuru getireceğim. Hiç kimsenin kimliğinden, inancından dolayı sorgulanmadığı güzel bir Türkiye'yi inşa edeceğim. Göreceksiniz, beraber kucaklaşacağız, Türkiye kucaklaşacak." dedi.

Kılıçdaroğlu, Kayseri'nin kooperatif mağdurlarının sorunlarını, oralarda dönen dolapları da bildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'de dönen dolapları biliyorum. Hani diyorum ya 418 milyar doları getireceğim, bu halkın cebine koyacağım diye, itiraz ediyorlar, 'Parayı getiremezsin.' diyorlar. Hiç endişe etmeyin, bu kardeşiniz malı götürenlerin hepsini biliyor. Hangi bankalara yatırdıklarını, Amerika'yı da biliyor, İngiltere'yi de biliyor, nerelerde oturduklarını biliyor, hangi bankalara para yatırdıklarını biliyor. Tek tek, son kuruşuna kadar getireceğim, alın terinin hakkını, hukukunu teslim edeceğim. 2015 yılından bu yana, 'Emekliye Ramazan ve Kurban Bayramı'nda asgari ücret kadar bir ikramiye ödeyin.' dedim, bu kadar basit. Yılın iki seferinde bunu ödeyin dedim. 'Parayı nereden bulacaksın', önce o yaygara başladı. Bulacaksın, devleti yöneteceksin, para var bütçede. Bütçedeki paranın nereye harcandığına siyasi iktidar karar verir. Siyasi iktidar, 'Emekliye vermeyeceğim.' dedi. Ben de ısrar ettim sonra vermeye başladılar. Ama 1000 lira. Sonra aradan bir zaman geçti, seçim yaklaştı, biraz yükselttiler. Şimdi asgari ücret kadar vereceksiniz dedim. Allah nasip eder, sizlerin oylarıyla iktidar olduğumuzda emeklilerimiz bankaya gidecekler, orada Kurban Bayramı'nda 15 bin lira para yattığını göreceksiniz. Yine bağırıyorlar, 'Vay efendim parayı nereden bulacaksın'' Kardeşim, beşli çetelere gelince para var, malı götürenlere para var, yandaşa para var ama emekçiye gelince para yok. Bulacağım, o beşli çetelerden alacağım, emekçiye vereceğim, hiç endişe etmeyin."

Adaletin sadece mahkeme salonlarında olmadığını, hayatın her alanında olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Emekçiye, açlık sınırının altında aylık veriyorsan orada adalet yok demektir. Açlık sınırını ben belirlemiyorum, Türk-İş belirliyor. Emekçiye açlık sınırının altında aylık veriyorsun." dedi.

- "5 milyon 300 bin genç dünya siyaset tarihine güzel bir armağan bırakacak"

Emeklinin genç yaşında çalışmaya başlayan, üreten, alın teri döken, primini yatıran, zamanı gelince de emekli olan ve insanca bir hayat sürdürmeye çalışan kişi olduğunu ifade eden Kılaçdaroğlu, şöyle dedi:

"Emeklinin tatil hakkı yok mu Allah aşkına. Yıllar yılı Türkiye'nin büyümesine, kalkınmasına katkıda bulundu. Emekliyi açlığa mahkum ettin, ettirmeyeceğiz. Beşli çeteleri açlığa mahkum ettireceğiz ama vatandaşı değil. Benim umudum da sizsiniz. Dersime iyi çalıştım, Kayseri'de ilk kez sandığa gidip, oy kullanacak genç sayısı 88 bin 29 kişi. 88 bin 29 genç sandığa gidecek, oy kullanacak .Türkiye genelinde yaklaşık 5 milyon 300 bin genç sandığa gidecek, oy kullanacak. 5 milyon 300 bin genç dünya siyaset tarihine güzel bir armağan bırakacak. Bütün dünyaya şunu söyleyecek, 'Türkiye'de otoriter bir rejim vardı, tweet atarken bile çekiniyorduk, eleştirirken bile çekiniyorduk, annelerimiz, babalarımız bizi uyarıyorlardı, aman sakın tweet atma, gözaltına alınırsın diye biz otoriter bir yönetimi demokratik yollarla gönderdik. Onu aşağıya indirdik, yerine demokrasiye inanan bir kişiyi getirdik.' diyeceksiniz."

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı seçildiğinde de eleştiriye açık olacağını söyledi.

Siyaset ve siyasetçinin eleştiriden ders çıkarmak zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim eksiğimiz olabilir, yanlışımız olabilir ama birisi eleştirdiği zaman ona bakmamız lazım, 'Hata mı yapıyoruz acaba' Bir yanlışımız mı var acaba'' Demokrasi budur. Demokrasi hoşgörü seçimidir. Demokrasi insanların düşüncelerini özgürce açıkladığı bir rejimin adıdır, bunu unutmayın." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde uyuşturucu baronlarıyla da mücadele edeceklerini dile getirerek, "Size sözüm var. Gencecik evlatlarımı zehirleyen o uyuşturucu baronlarının kökünü de kazıyacağım. Tamamını göndereceğim." ifadesini kullandı.

- "En geç 2 yıl içerisinde onları Suriye'ye uğurlayacağız"

Türkiye'nin sınırlarıyla ilgili çalışma yapacaklarını da aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bakın bütün sınırlarımız yol geçen hanına döndü. Hani sınırdaki tabela ne diyordu, 'Vatan namustur, sınır namustur.' Sınır namussa nasıl oluyor da yol geçen anına dönüyor' 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimiz var. En geç 2 yıl içerisinde onları Suriye'ye uğurlayacağız. Bay Kemal söz verdi mi tutar. Barışacağız Suriye'yle, büyükelçilikleri açacağız. Onların can ve mal güvenliğini sağlayacağız. Onlara her türlü imkanı sağlayacağız. 'Kardeşim, buyur kendi ülkene. Tatil yapmak istiyorsan gelebilirsin Türkiye'ye. Yemek yemek istiyorsan gelebilirsin. Düğün yapmak için gelebilirsin.' Bunların tamamını gerçekleştireceğiz."

- "Bir çocuk yatağa aç giriyorsa Bay Kemal de açtır"

Kılıçdaroğlu, ev sahibi ile kiracı sorunlarıyla da ilgileneceklerine değinerek, "Başka bir şey daha, kiralar aldı başını gidiyor. Şu anda mahkemelerde en çok görülen dava ev sahibi-kiracı davası. Bakın, 22 yıl çözemediler. TOKİ daha önce 1,5 milyon civarında konut yaparken son 22 yılda 500 bin civarında konut yaptı. Kime yapıyor bu konutları, sırtı kalınlara yapıyor. Bay Kemal sırtı kalınlardan yana mıdır, Bay Kemal halktan yanadır, halk için çalışır, halk için mücadele eder. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa Bay Kemal de açtır. Bir çocuk elektrik parası kesildi diye karanlığa mahkum edildiyse Bay Kemal de karanlıktadır. Bakın evimde bir hafta elektriği kestim. Niçin, sırf elektriği kesilen vatandaşları bütün Türkiye hissetsin diye. Kışın ortasında bir ailenin, yoksul ailenin elektriği kesilir mi' Yoksul, fakir ailenin doğal gazı kesilir mi' Bunların tamamını düzelteceğim." değerlendirmesinde bulundu.

Aile Desteği Sigortası ile bütün kadınların geleceğini güvence altına alacaklarını vadeden Kılıçdaroğlu, hiçbir kadının "Ben yoksulum" demeyeceğini kaydetti.

Kul hakkı yemediğini ve yedirmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, 27,5 yıl devlette çalıştığını, siyasete girdiği gün bütün mal varlığını kamuoyuna açıkladığını anlattı.

Kılıçdaroğlu, siyasetin zenginleşme alanı olmadığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bir kişi siyasette zenginleşiyorsa bilin ki malı götürüyordur. Bundan emin olun. Siyaset farklı bir şeydir. Siyaset halka hizmet etme aracıdır, zenginleşme aracı değildir. Onların malı götürdüğünü biliyoruz. Nereye götürdüğünü biliyoruz. 35 katlı gökdelen yaptıklarını biliyorum. Muhammed Ali Clay'in çiftliğini satın aldıklarını biliyorum. Dünyalıklarını yurt dışına götürdüklerini biliyorum. Tamamını getireceğim. Bu milletten çalınanın tamamını getireceğim. Kul hakkı yemedin, kul hakkı yedirmeyeceğim."

Sinan Ateş ve Gaffar Okkan'ın faillerini de yakalayıp yargıya teslim edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, adaleti sağlayacaklarını belirtti.

- "Milliyetçilik güçlü bir Türkiye olmaktır"

Kılıçdaroğlu, milliyetçiliğin CHP'nin 6 okundan birisi olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Milliyetçilik vatanseverliktir. Milliyetçilik kendi parasının, ülkesinin parasının değerini korumaktır. Milliyetçilik herkesin iş, aş sahibi olmasını sağlamaktır. Milliyetçilik güçlü bir Türkiye olmaktır. Milliyetçilik, egemen güçlerin karşısında diz çökmemektir. Milliyetçilik, 85 milyonun onuruyla yaşaması demektir. Bakınız Suriye'de 34 askerimiz şehit edildi değil mi' Vuran kimdi, Rusya'ydı. Bir baktık bir şey oldu. Bu ülkenin cumhurbaşkanı gitti Putin'in ayağına. Yahu şehit olan bizim askerimiz. Sen oraya niye gidiyorsun' Özür dilenecekse onların özür dilemesi lazım. Putin ne yaptı, kapıda bekletti. Kronometreyi açtı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın kapıda ne kadar beklediğini bütün dünyaya gösterdi. Ondan sonra içeriye çağırdı, 'Gel, koltuğa oturabilirsin.' dedi. Benim ağırıma gider. Siyasi rakibim ama ağırıma gider. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil eden birisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bu pozisyona düşüremez. Bay Kemal asla bu tür şeylere izin vermez, herkesin bilmesini isterim."

Hiç kimsenin önünde diz çökmeyeceklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Bizim 20 milyar dolar değerindeki tank palet fabrikasını Katar ordusuna sattılar. O fabrikayı alacağım, ordumuza vereceğim, hiç kimse endişe etmesin. Yine aynı şekilde GATA Gülhane Askeri Tıp Akademisi. Askeri hastaneler, tamamını kapattılar. Dünyada hastanesi olmayan tek ordu bizim ordumuz. Hepsini aldılar, vermiyorlar. Asker kardeşim, askeri hastanenin açık olması lazım, vermediler. Az kaldı, o hastanenin tamamını açacağız, tamamını ordumuza teslim edeceğiz, en ufak bir endişeniz olmasın." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "Her şey çok güzel olacak" sözünü hatırlatarak, ülkeye ahlakı, erdemi, güzelliği getireceklerini, yolsuzlukları bitireceklerini ve ülkenin itibarını her yerde koruyacaklarının sözünü verdi.

Bu arada Kılıçdaroğlu'nun konuşması sınasında sahneye çıkmaya çalışan Ersin Baker'e korumalar engel olmak istedi. Korumalara müdahale eden Kılıçdaroğlu, gençle fotoğraf çektirdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da konuşma yaptığı miting, milletvekili aday tanıtımıyla sona erdi. AA

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı

Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

21.05.2026 17:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 17:54:58
Haber Merkezi
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı iptal edildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin istinafa taşınan kurultay davasıyla ilgili mutlak butlan kararı çıktı.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, bir önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin ise görevi devralmasına karar verdi. CHP, Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kurultay davasına yönelik mutlak butlan kararı çıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararının tedbirli olarak alındığı belirtildi. CHP'nin eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve yönetiminin göreve devamına karar verildi. Buna göre, mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılacak.
 
Mutlak butlan kararı sonrası CHP yönetimi Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.


Ayrıntılar geliyor...

Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz

Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını ‘terörün finansmanı’ olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir ‘itiraf’ olarak değerlendirdi

21.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'ya aktarılmasını 'terörün finansmanı' olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir 'itiraf' olarak değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın toplantısında Batı dünyasını ve Kiev yönetimini hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

'Rus varlıklarını Ukrayna'ya vermek terör finansmanıdır'
Zaharova, Batı'da dondurulan Rus varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak Ukrayna ordusuna veya devlet kurumlarına aktarılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti:
"Kiev rejimine finansal destek sağlamak amacıyla Rus varlıklarının kullanılması, uluslararası terörle mücadele sözleşmelerine göre doğrudan 'terörün finansmanı' olarak kabul edilmelidir. Moskova, bu hamleler karşısında uğradığı tüm zararın tazmin edilmesini talep edecektir."
Bu durumun BM Şartı'ndaki "devletlerin egemen eşitliği" ilkesini çiğnediğini hatırlatan sözcü, Kiev'in Rus sivillere yönelik saldırılarını da hatırlattı.

ABD'nin biyolojik laboratuvar itirafı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, Ukrayna'dakiler de dahil olmak üzere 120'den fazla denizaşırı biyolojik laboratuvarı denetleyeceklerini açıklamasını da değerlendiren Rus diplomat, bu adımı Rusya'nın yıllardır dile getirdiği endişelerin haklılığını kanıtlayan bir gelişme olarak gördüklerini söyledi:
"Meğer dezenformasyon değilmiş:" Zaharova, geçmişte Rusya'nın bu laboratuvarlarla ilgili uyarılarına "dezenformasyon" diyen Batı'nın şimdi geri adım attığını vurguladı.
Takipçi olacağız: Rusya'nın, ABD'nin sınırları dışındaki (özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerdeki) askeri-biyolojik faaliyetlerini Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (BTO) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sorgulamaya devam edeceğini vurguladı.

Zaharova'nın basın brifinginden öne çıkan diğer kritik mesajlar:
Ukrayna lideri Zelenskiy, "kanlı bir gaspçıya" dönüştü ve çatışmayı tırmandırmaya devam ediyor.
Sarmat kıtalararası balistik füze testleri tamamen planlı bir faaliyet.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) etkinliklerine katılmamayı alışkanlık haline getirmesi birliğin işleyişine zarar vermeyecek.
Transdinyester sakinlerine Rus vatandaşlığı verilmesini kolaylaştıran kararname, Ukrayna ve Moldova'nın düşüncesiz adımlarına karşı bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak

Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak

21.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 15:38:39
AA
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.

Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.

Şehir içi toplu taşıma hizmetleri bayramda ücretsiz
Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.

Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.

Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı

İçişleri Bakanlığı, 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 158 şüpheliden 71'inin tutuklandığını bildirdi

21.05.2026 14:10:00
AA
Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı
Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı, 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 158 şüpheliden 71'inin tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne operasyon yapıldı.

Operasyonlar sonucu yakalanan 158 zanlıdan 71'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklandı, 75'i hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri sürüyor.

Şüphelilerin, İstanbul, Yozgat ve Kayseri'de sosyal medya platformları üzerinden "yatırım danışmanlığı" gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Erzurum ve İzmir'de uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri belirlendi.

Zanlıların, Şanlıurfa ve Aydın'da internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri tespit edildi. Kocaeli'nde "resmi belgede sahtecilik" suçunu işledikleri belirlendi.

Şüphelilerin, Adana'da tütün kaçakçılığı, Antalya ve Gaziantep'te tefecilik yaptıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) incelemesi sonucunda zanlıların hesaplarında 2 milyar 748 milyon lira hesap hareketliliği tespit edildi.

Açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz." ifadesine yer verildi.

EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü başladı. Çelik Kubbe çok katmanlı hava savunma sistemi ilk kez kullanıldı

21.05.2026 13:05:00
Haber Merkezi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı.

CUMHURBAŞKANI DA TAKİP EDİYOR
İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlenen beklenen tatbikatın son günündeki faaliyetleri, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberlerindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi takip ediyor.

50 ÜLKEDEN 10 BİNDEN FAZLA PERSONEL KATILIYOR
Birleşik ve müşterek harekatta katılımcı ülke unsurları ile birlikte oluşturulan müşterek karargah ve birliklerin askeri imkan ve kabiliyetlerinin, verilecek vazifelerin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve harbe hazırlık seviyesinin idame ettirilmesi amaçlanan EFES-2026 Tatbikatı'na 50 ülkeden 10 binin üzerinde personel katılıyor.

HÜCUM HAREKATI YAPILDI
TB-3 SİHA'nın TCG ANADOLU'dan kalkışıyla başlayan tatbikatın son günü, sırasıyla deniz top ateş desteğinin kara bombardımanı, topçu ve havan atışları ve gece başlayan hava hücum harekatıyla devam etti.

İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de

İBB davasının 41. gün duruşması Silivri’de devam ediyor. Mahkeme heyetinin tutukluluk incelemesi yapması beklenirken, bayram öncesi son oturumda bazı sanıklar için tahliye kararı çıkabileceği belirtiliyor.
 

21.05.2026 12:52:00
Haber Merkezi
İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de
İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de
Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No'lu duruşma salonunda görülüyor.

Çok sayıda sanık yakını ile CHP'linin takip ettiği duruşmada tutuklu sanıklar, alkış ve sloganlar eşliğinde salona getirildi. Ekrem İmamoğlu'nun salona girişinde "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", İnan Güney için ise "Beyoğlu seninle gurur duyuyor" sloganları atıldı.

TAHLİYE KARARI VERİLEBİLİR
Sonrasında, duruşma savcısının mütalaasını açıklamasının ardından, avukatların itirazlarına rağmen mahkeme heyetinin dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapması bekleniyor. Bayram öncesi yapılan bu son oturumda, bazı tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı verilebilir.

"EN AZ 13 KİŞİ SERBEST BIRAKILMALI"
Tutuklu Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, dünkü (20 Mayıs) celsedeki hesaplamasında, yaptığı hesaplamalara göre en az 13 sanığın haksız bir ceza verilmesi durumunda dahi cezaevinde geçirecekleri süreyi tamamladıklarını belirterek, dosyadaki tüm tutukluların serbest bırakılması gerektiğini savundu.

Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na müdahalesi sonrası alıkonulan vatandaşların güvenli şekilde Türkiye'ye dönüşü için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

21.05.2026 11:21:00
İhlas Haber Ajansı
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen müdahalenin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Fidan, alıkonulan vatandaşların güvenliğini ve Türkiye'ye sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarla koordineli şekilde çalıştıklarını ifade ederek, "Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucunda alıkonulan vatandaşlarımızın güvenliğini ve ülkemize sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugün özel uçak seferleri düzenleneceğini kaydeden Fidan, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

Türkiye'nin Filistin halkına desteğinin süreceğini vurgulayan Fidan, "Vatandaşlarımızın haklarını gözetmeyi ve Gazze'deki sivillere karşı insani sorumluluğumuzu yerine getirmeyi sürdürecek, Filistin halkına desteğimizi kararlılıkla devam ettireceğiz" dedi.

Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'da çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı 

 

21.05.2026 10:50:00 / Güncelleme: 21.05.2026 14:23:30
Anadolu Ajansı
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'nın Hendek ilçesinde çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Hicriye Mahallesi'ndeki otelin eğlence merkezinde gece saatlerinde, işletme sahipleri Cavit Yılmaz (62) ve A.Y. (52) ile müşteriler L.M. (52), M.S. (55), Ufuk Sezer (26) ve E.Ş. (34) arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar silahla birbirine ateş etti.

Olayda Cavit Yılmaz, Ufuk Sezer ile M.S. yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan Yılmaz ve Sezer, hayatını kaybetti. M.S'nin sağlık durumunun ise ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı. 

AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"

Tokat'ta taşkın riskine karşı yürütülen çalışmalar kapsamında kente gelen AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, yıkımı gerçekleştirilen ÇEDAŞ Köprüsü bölgesinde incelemelerde bulundu

21.05.2026 09:30:00
İHA
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'taki su seviyesinin yükselmesi ve Almus Barajı'ndan gelebilecek suyun oluşturabileceği taşkın riskine karşı alınan tedbirleri değerlendirmek üzere kente geldi. İlk olarak taşkın tedbiri kapsamında yıkımı tamamlanan ÇEDAŞ köprüsüne gelen Pehlivan'a Tokat Belediye Başkanı Yazıcıoğlu tarafından bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.


"Bugün itibariyle 454 hanede tahliye çalışması yapıldı"



İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kent genelinde risk azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "DSİ ekipleri tarafından taşkın korumaya yönelik tahkimatlar yapıldı. Çok şükür bu ana kadar herhangi bir can kaybımız olmadı. Yaralanmamız olmadı. Risk azaltmanın bir boyutu da tahliyeler. Bugün itibariyle 464 hanede tahliye çalışması yapıldı. Yaklaşık 850 vatandaşımız kamu misafirhanelerinde misafir edildi" dedi.
Hayvan tahliyelerine de önem verildiğini ifade eden Pehlivan, "10 bin 333 büyükbaş hayvan, yaklaşık 3 bin 500 küçükbaş hayvan ve 2 bin 500 civarında arı kovanının tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu.


"250 ihbarın 206'sı su baskını"



112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaklaşık 250 ihbar ulaştığını belirten Pehlivan, bunların 206'sının su baskını yaşanan evlerle ilgili olduğunu kaydederek, tüm ihbarlara ekipler tarafından müdahale edildiğini söyledi. Su baskını yaşanan evlerde AFAD, belediye ve valilik koordinasyonunda tahliyeler yapıldığını aktaran Pehlivan, 42 iş yerinde de tahkimat ve tahliye çalışması gerçekleştirildiğini ifade etti.


"Su seviyesinin artmasına karşı her türlü önlemi aldık"



Kentte muhtemel taşkın riskine karşı birçok noktada koruma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Pehlivan, "Almus Barajı'nın dolusavaktan gelmesi muhtemel, beklenenden fazla su seviyesinin artması riskine karşı her türlü önlem alındı. Bugün itibariyle bu önlemler sayesinde çok şükür herhangi bir kaybımız yok" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.