logo
30 AĞUSTOS 2026

98 yaşında 112 torunu var

09.08.2006 00:00:00
 
Konya'nın Beyşehir ilçesine bağlı Yenidoğan beldesinde yaşayan 112 torun sahibi 98 yaşındaki Havva Nur Şekerci, ilerleyen yaşına rağmen yaşama azmi ve dinçliği ile dikkati çekiyor.

Nüfus kayıtlarına göre 98 yaşında olan Havva Nur Şekerci'nin yakınları 105 yaşında olduğunu öne sürüyor. Bir asra merdiven dayayan 4'ü erkek, 3'ü kız toplam 7 çocuk sahibi Şekerci'nin 112 torunu bulunuyor.

Güçlü hafızası ile herkesi şaşırtan Şekerci Nine, torunlarının hepsinin isimlerini biliyor.Şekerci Nine, uzun ve sağlıklı ömrünü bol yoğurt, meyve ve sulu yemekler tüketmeye borçlu olduğunu, hamur işlerinden ise uzak durduğunu belirtiyor.

Havva Nur Şekerci'nin oğlu İbrahim Şekerci, annesinin safra kesesi ameliyatı dışında ciddi bir sağlık problemi yaşamadığını belirterek, şöyle konuştu: ''Evlatları olarak ona bu yaşında en iyi şekilde bakmak bizim görevimiz. Gününün büyük bölümünü ibadet ederek, şehitlerimize, gazilerimize, memleketimize ve milletimize dualar ederek geçirir. Hafızası, yaşına göre o kadar kuvvetlidir ki hangi torununun kaç çocuğu var, bilir. 112 torununun hepsini isimleriyle çağırabilir.''

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor. Uzmanlar aşırı veri tüketimi ve donmalara karşı araç sahiplerini uyardı

30.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
Bağlantılı araç teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte otomobiller açık hedef haline geldi. Siber güvenlik kuruluşu Kaspersky tarafından saptanan son saldırı dalgası, Android tabanlı araç içi multimedya sistemlerinin doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Kullanıcının şüpheli bir bağlantıya tıklamasına veya korsan dosya indirmesine gerek kalmadan, doğrudan aracın meşru güncelleme mekanizması üzerinden sızan zararlı yazılımlar otomotiv dünyasında yeni bir güvenlik açığını tetikledi.

Güncelleme görünümünde sızan zararlı yazılım
Gelişmiş saldırı zincirinde siber korsanlar, sistemde yer alan "TWCore" isimli meşru güncelleme uygulamasının iletişim kanalını kötüye kullanıyor. Üretici sunucusu gibi davranan saldırganlar, ilk etapta "JarService" adlı yükleyiciyi, ardından da çok aşamalı ek zararlı modülleri araca yüklüyor.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Upstream Security verilerine işaret ederek siber olayların yüzde 92'sinin uzaktan ve fiziksel temas gerekmeksizin gerçekleştirildiğini vurguladı. Demircan, sürecin sürücünün hiçbir hatası olmadan, tamamen arka plandaki OTA (uzaktan yazılım güncelleme) kanalı üzerinden işlediğini aktardı.

Aracınızın ele geçirildiğini gösteren belirtiler
Saldırıya uğrayan araçlarda sistem kaynaklarının arka planda gizlice tüketildiğine dikkat çeken uzmanlar, sürücülerin dikkat etmesi gereken kritik işaretleri paylaştı. Otomobil ekranının nedensiz yere yavaşlaması, sistemin sık sık kendiliğinden yeniden başlaması ve kontrolsüz aşırı internet verisi tüketimi en belirgin işaretler arasında yer alıyor.
Aracın internet bağlantısının izinsiz bir proxy ağı gibi kullanılabileceğini belirten Demircan; park halindeyken oluşan olağan dışı veri trafiği, ekranda beliren şüpheli reklamlar ve donanımın aşırı ısınması durumunda siber saldırı ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sonradan takılan ekranlara ve ev ağına dikkat
Uzmanlar, piyasada markası belirsiz ve ucuz Android multimedya sistemlerinin güncelliğini hızla yitirmesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Araç alımlarında UN R155 (araç siber güvenliği) ve UN R156 (yazılım güncelleme yönetimi) standartlarının sorgulanması gerektiği belirtiliyor.
Araca bağlanan akıllı telefonlardaki rehber ve arama kayıtlarının risk altına girebileceğini belirten uzmanlar; ev Wi-Fi ağına bağlı park halindeki bir otomobilin, yerel ağdaki diğer cihazları hedeflemek için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğine de dikkat çekiyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak

30.08.2026 16:00:00
AA
 
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili'nin katılması öngörülüyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek amacıyla kurulması öngörülen, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı, yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.

Toplantıda, uluslararası güvenlik konularının gündemde yer alması, ayrıca savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, bu bağlamda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin belirleyeceği ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi ve ilerleyen dönemde atılacak adımlara ilişkin yol haritasının belirlenmesi öngörülüyor.

Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren tüm ülkelere önemli fırsatlar sunduğunun bir kez daha vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın, bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla imzaladıkları Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede ve küresel ölçekte güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesini ve ortak caydırıcılığın arttırılmasını hedefliyor.

Söz konusu anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmediyor.

Bölgede yeni işbirliği kültürünün geliştirilmesini hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı duyan ve barışçı işbirliği vizyonunu paylaşan tüm aktörlerin katılımını mümkün kılıyor.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Stent takılan Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve doktorundan açıklama geldi

30.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
Ayvacık'taki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı. Yılmaz'ın göğüs ağrısı şikayeti olduğu öğrenildi.

Kalp spazmı geçirdiği belirtilen ünlü sanatçıya ilk müdahale Ayvacık Devlet Hastanesi acil servisinde yapıldı.

Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu kontrol altına alınan Yılmaz, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yılmaz'a Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyo yapıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre, ünlü sanatçıya balon ve stent takıldı.

ANJİYOYU GERÇEKLEŞTİREN PROF. DR. AKŞİT: 2 GÜN HASTANEDE KALACAK

Cem Yılmaz'ın anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem Bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle ameliyatı tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi.

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akşit, şunları söyledi:

"Şu anda bütün işlemleri üniversitemizde başarıyla gerçekleştirildi. Buradan diğer hastalarımız gibi 2 gün sonra taburcu olabilir, durumu böyle stabil giderse. Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an biz, kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği büyük kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 ambulansımız çok hızlı yönlendirmiş. Hastayı yaklaşık 2 saat içinde müdahale edince çoğu dokusu ölmeden, kalp yetersizliğine çevirmeden sağlıcakla yatağına aldık. Burada herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığında beri güzel müdahale etmiş Cem Bey'e."

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Cem Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Memişoğlu şunları ifade etti:

"Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum."

CEM YILMAZ'IN YARDIMCISINDAN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın yardımcısı ünlü ismin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Arkadaşlar dostlar canlar... Cem Bey iyi, şu an her şey yolunda... Anjio yapılıyor. Güzel haber geldi. Telefonumu meşgul etmezseniz, daha sağlıklı bilgi vereceğim."

AĞABEYİNDEN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Cem Yılmaz'ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz."

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu

Kastamonu'nun Cide ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, binaların giriş katlarını ise su bastı

30.08.2026 11:44:00 / Güncelleme: 30.08.2026 11:47:54
İHA
 
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Meteoroloji'nin "sarı" kodlu yağış uyarısında bulunduğu Kastamonu'da beklenen sağanak Cide ilçesinde etkili oldu. Dün gece saatlerinde başlayan sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda kısa süre içerisinde su birikintileri oluştu.

Yağış sebebiyle çok sayıda binanın giriş ve bodrum katını su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini basan suları tahliye etmeye çalıştı.



Belediye ekipleri ise su birikintilerinin oluştuğu alanlarda su tahliyesi çalışması yaptı.

Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı

Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti

30.08.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen olay, "Terörle mücadelede yeni dönem ne anlama geliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Diyarbakır'da sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması kamuoyunda tartışma yarattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte "Bu görüntülere nasıl gelindi?" ve "Devletin terörle mücadele politikasında yeni dönemin sınırları nereye kadar uzanıyor?" soruları gündeme geldi.

Buradaki asıl mesele yalnızca birkaç fotoğrafın bir yere asılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca ağır bedeller ödediği terör meselesinde sembollerin, algının ve kamu düzeninin nasıl yönetileceğidir.

On yılların bedeli unutulmamalı



PKK'nın Türkiye'deki silahlı faaliyetleri, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasına ve toplumda derin yaraların oluşmasına neden oldu. PKK, Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının kamusal alanda görünür hale gelmesi, özellikle şehit aileleri ve terörle mücadelede yakınlarını kaybeden vatandaşlar açısından sıradan bir görüntü olarak değerlendirilemez.

"Süreç"in sınırları nerede?

Türkiye son yıllarda terör meselesinde yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan gelişmelere sahne oldu. PKK'nın 2025 yılında fesih ve silahlı faaliyetleri durdurma yönünde açıklama yapması da bu sürecin önemli başlıklarından biri oldu.

Ancak silahların susması ile terörün sembollerinin normalleşmesi aynı şey değildir.

Türkiye'nin önündeki en kritik sınavlardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Terörle mücadelede yeni bir sayfa açılırken, devlet otoritesi ve toplumun ortak hafızası nasıl korunacak?

Çünkü toplumsal barış; geçmişi unutturmak, yaşananları önemsizleştirmek veya terör örgütünün sembollerini sıradanlaştırmak anlamına gelmemelidir.

Devlet otoritesi zayıflarsa simgeler güçlenir

Sokakların, meydanların ve kamuya açık alanların hangi sembollerin görünür olacağı konusunda devletin hukuk çerçevesinde belirleyici olması gerekir.

Kimliği belirsiz kişilerin kamuya açık alanlara siyasi veya örgütsel anlam taşıyan fotoğraflar asabilmesi iddiası doğruysa, burada cevaplanması gereken soru açıktır:

Bunları kim astı, hangi amaçla astı ve kamu otoritesi neden buna izin verdi ya da zamanında müdahale etmedi?

Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı

26 Ağustos’ta Malazgirt’in yıl dönümünde başlayan Büyük Taarruz, bugün yıldönümünü kutladığımız 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü. Zaferin ardından 9 Eylül’de İzmir’in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlendi

30.08.2026 07:00:00
Haber Merkezi
 
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Türk milletinin varoluş mücadelesinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz, sadece askerî bir askerî strateji değil; maddi ve manevi değerlerin birleştiği, bağımsızlık iradesinin mühürlendiği tarihi bir zaferdir. 26 Ağustos'ta Malazgirt'in yıl dönümünde başlayan bu büyük harekât, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü.
 

Malazgirt'ten Kocatepe'ye uzanan manevi miras

 
26 Ağustos tarihi, Türk tarihi açısından çifte bir zafer anlamı taşır. 1071 yılında Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te kazandığı zafer ile 1922'de Mustafa Kemal Paşa'nın Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz aynı tarih şeridinde buluşur. Anadolu topraklarını vatan kılan bu sürecin arkasında, Horasan erenlerinden Hacı Bektaş-ı Veli geleneğine, Kuvayı Milliye ruhuna rehberlik eden din adamlarından milletin yekvücut oluşuna kadar uzanan derin bir manevi birikim yer almaktadır. Büyük Taarruz'un başladığı 26 Ağustos gününden itibaren yanında olan yaveri Muzaffer Kılıç Attaürk'ün Kocatepe'deki halini şu sözlerle anlatıyor: "28 Ağustos'ta bizim Kocatepe'deki topçu ateşimiz başladığı zaman, Mustafa Kemal, 'Ya Rabbi! Sen Türk ordusunu muzaffer et. Türklüğün, Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme' dedi. O anda gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü gördüm."
 

30 Ağustos sabahı 'Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi' doğdu

 
TBMM tarafından 20 Temmuz 1922'de kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa, taarruz kararını haziran ayında alarak hazırlıkları büyük bir gizlilik içinde yürüttü. 26 Ağustos'ta Afyon'da başlayan harekât, adım adım düşman birliklerinin kuşatılmasıyla gelişti. 29 Ağustos'u 30 Ağustos'a bağlayan gece, Türk ordusu düşman kuvvetlerini Dumlupınar civarında tamamen çembere aldı. Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında Çal köyünde yaptığı tarihi konuşmada o anları şu sözlerle dile getirir: "29/30 Ağustos gecesi sabaha karşı, ordularımız düşmanın mühim kuvvetlerini kuşatmaya müsait bir vaziyet almış bulunuyorlardı. Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şaşaası ile doğacaktır." Çal köyü civarında şiddetlenen çatışmalarda Türk süngüsünün hücumu karşısında düşman hatları dağıtılmış, süvari ve piyade birliklerinin kararlı takibiyle düşman ordusu imha edilmiştir. Zaferin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlenmiştir.
 

Sadece orduların değil, medeniyetlerin çarpışması

 
Atatürk'e göre 30 Ağustos, sadece iki ordunun cephede karşı karşıya gelmesi değildir. Meydan muharebeleri; milletlerin kültürleri, ahlakları, ilim ve fen sahasındaki seviyeleri ile tüm maddi ve manevi kudretlerinin sınandığı bir imtihan sahasıdır. Dumlupınar'da elde edilen netice, Türk milletinin kayıtsız şartsız hakimiyetini eline aldığını ve ahlaki üstünlüğünü tüm dünyaya ilan etmiştir. İlk olarak 1924 yılında Atatürk'ün katılımıyla Çal köyünde "Başkumandan Zaferi" adıyla anılan ve Meçhul Asker Abidesi'nin temeli atılan bu özel gün, 1926 yılında çıkarılan kanunla resmi olarak "Zafer Bayramı" ilan edilmiştir. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin ortak bayramı olan 30 Ağustos, aynı zamanda ordudaki rütbe terfileri ve askerî okulların mezuniyet günü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi muhafızlarının simgesi haline gelmiştir.
 

BTP lideri Hüseyin Baş'tan anlamlı mesaj


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Evlere bayrak asın" çağrısında bulundu. BTP lideri mesajında şunları ifade etti: "Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü. Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş'ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum: 'Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar.' Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz. Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!"
 

BTP İstanbul'dan Avcılar'da Zafer Korteji daveti

 
BTP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Ümit Semerci, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümünde tüm İstanbul gençliğini Avcılar'daki Zafer Korteji'ne davet etti. Semerci, paylaştığı mesajda, "Kocatepe'de yakılan bağımsızlık meşalesini gururla taşımak ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak için sen de yerini al!" ifadelerini kullandı. Zafer yürüyüşü, 30 Ağustos saat 18.00'de Avcılar'da Marmara Caddesi Atatürk Anıtı Önü'nden başlayacak.

Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.08.2026 00:30:00
AA
 
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.

Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.

Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.

Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.

Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.

"Güneyden kuzeye esmeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı"

Kaş'taki çalışmaları yerinde takip eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çavdır Mahallesi'nde oluşturulan merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının saat 10.40 sıralarında Muğla'nın Seydikemer ilçesi Eşen Çayı hattından rüzgarın etkisiyle Kaş ilçesine ulaştığını söyledi.

Alevlerin Kaş'ın eskiden belde olan Palamut ve Çavdır mahallelerine sıçradığını dile getiren Şahin, mahallede evlerin ormanla iç içe olmasının çalışmaları zorlaştırdığını vurguladı.

Hem seraların tutuştuğunu hem de seralardan çıkan zehirli gazın personele zor anlar yaşattığını anlatan Şahin, "Hem de vatandaşlarımız evlerini ve seralarını kurtarmaya çalıştılar. Onların tahliyesi de bizim açımızdan zor oldu. Rüzgar da bizi çok zorladı. Fakat bazı kayıplarımıza rağmen büyük oranda hem vatandaşlarımızın can emniyetini sağladık hem de evlerin büyük çoğunluğunu koruduk. Yangın devam ediyor, fakat rüzgar hafifledi. Güneyden kuzeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı." diye konuştu.

Emniyet, jandarma, AFAD ve tüm ekiplerin sahada çalıştığını belirten Şahin, "4 uçak ve 16 helikopter, 938 personel ve 170 araç, 37 tanker durmaksızın çalışıyor. Yangın henüz kontrol altına alınmaktan uzak ancak personelimizin birinci önceliği olan meskun mahallelerin etrafının çevrilme sürecini büyük oranda tamamladık. Çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Yangının 10 kilometrelik alanı etkilediğini bildiren Şahin, sıcaklık 30 derecenin üzerinde, nem yüzde 30'un altında ve rüzgarın hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu dönemlerde çok dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

"Şükürler olsun can kaybımız yok"

Rüzgarın hızının gün içinde 40-50 hatta 60 kilometreyi bulduğuna dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti:

"Bir kıvılcım bile körük etkisiyle beraber geri dönüşü olmayan bir yola bizi sokabiliyor. Bu hususta vatandaşlarımıza özellikle istirham ediyoruz. Biz alarm veriyoruz. Acil koduyla tüm uyarıları yapıyoruz. Hatta WhatsApp gruplarımız var. Antalya Valiliği olarak özel bir proje yürütüyoruz. Bu projede imamlardan jandarma teşkilatına, orman teşkilatından tarım teşkilatına, sulama kooperatiflerine kadar herkesin olduğu bir mekanizma kurduk. Epey mesafe katettiğimizi söyleyebilirim. Bir yangın bile dev bir zayiat karşı karşıya bırakabiliyor. O yüzden hiç yangın çıkmamalı. Çıkan yangını da kısa zamanda söndürebilmeliyiz."

Vali Şahin, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olabilirdi çünkü bu bölgede çok büyük nüfus var. Evlerinden ayrılmak istemiyor vatandaşlar çünkü evleri ve seraları var. Epey bir mücadele verdik. Şu an itibarıyla can kaybı yok. Bir yaralanma da ihbar edilmedi. Henüz duman ortadan kalkmadı. Dolayısıyla nerelerde nasıl zararlarımız var söyleyemeyiz. Çok miktarda seranın yandığını, ve yanan evler olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Yangının enerjisi düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, "Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor." bilgisi yer aldı.

Genel Müdürlükten yapılan başka bir paylaşımında ise "Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman dışı alanda başlayarak Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangın, ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangını tamamen kontrol altına almak için mücadelemiz sürüyor." ifadelerine yer verildi. 

Devlet hazineden çalan çalana!

Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

29.08.2026 13:29:00 / Güncelleme: 29.08.2026 13:33:31
İhlas Haber Ajansı
 
Devlet hazineden çalan çalana!
Devlet hazineden çalan çalana!
Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Kemer ilçesinde Hazineye ait yaklaşık 10 milyar lira değerindeki 80 taşınmazın mevzuata aykırı şekilde belirli kişilere devredildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 6'sı jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 21'i Antalya Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 2 şüpheli daha serbest bırakıldı, 19 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol talepleriyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe sorgulanan şüphelilerden 10'u tutuklandı. Diğer 9 şüpheliden 3'ü konutu terk etmeme, 2'si imza verme, 4'ü ise yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin bulunduğu bildirilmişti.
Yakın incelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar lira olduğu değerlendirilmişti.

"Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

Ukrayna vurmuştu

Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayan ve ağır hasar gören konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na demirledi

28.08.2026 20:24:00 / Güncelleme: 28.08.2026 20:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ukrayna vurmuştu
Ukrayna vurmuştu
Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayan ve ağır hasar gören konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na demirledi.

Karadeniz açıklarında seyir halindeyken dron saldırısına uğrayan konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na geldi.

Geminin özellikle baş kısmında bulunan konteynerlerin ve güverte bölümünün büyük ölçüde zarar gördüğü görüldü. Çok sayıda konteynerin hasar aldığı, bazı konteynerlerin ise tamamen kullanılamaz hale geldiği gözlendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.