Lüksemburg'da yapılan Ortaklık Konseyi toplantısından sonra gerek AB'li yetkililerin, gerekse AB basınının yaptığı açıklamalar, Türkiye'ye "AB süreci" adı altında nasıl bir oyun oynandığını gözler önüne sermektedir.Güney Kıbrıs Rum Lideri Tasos Papadopulos, görüşmelerde oynanan veto oyununu Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile beraber planladıklarını ve bu sonuca o plan sayesinde ulaştıklarını itiraf etti. Halbuki bizim sürekli gerçekleri(!) yazan renkli basınımız Bakoyanni'nin Türkiye'ye katkılarını(!) öve öve bitiremiyordu.Anlayacağınız oyuna geldik, kandırıldık.Gerçi AB'nin gerçek yüzünü yıllardan beri anlatmaya, yazmaya çalışan bizler için bu sürpriz bir sonuç değil. AB sevdalıları, bu yolun çıkmaz bir sokak olduğunu ne zaman görecekler veya görseler de ifade edecekler mi bilmiyorum.Bakın Batı basını olayı nasıl aktardı?Fransız Le Monde gazetesi, Türkiye'ye Kıbrıs konusunda "ciddi bir uyarı" yapıldığını, AB tarafından dile getirilen taleplerin Türkiye ile müzakerelerin zorluğunu teyit ettiğini yazdı.Fransız gazetesi Le Figaro, "Kıbrıs'ı (Rum Kesimi) tanımak katılım için resmi bir kriter olmasa da siyasi bir yükümlülük haline geldi" ve "Türkiye ile müzakerelerin her aşaması, Lefkoşe'nin (Rumların) şantajının hedefi olacak" yorumlarını yaptı.İngiliz The Independent gazetesi, diplomatların, sadece bir kaç ay nefes alma olanağının sağlandığını, sonbaharda "daha ciddi" bir kriz yaşanacağı uyarısı yaptıklarını kaydetti.Ekonomi gazetesi Financial Times, diplomatların, Türkiye'nin "yeni tavizler" vermemesi halinde müzakerelerin birkaç ay içinde çökmesi beklenebileceğini söylediklerine dikkat çekti. Gazete, bazı yetkililerinin "çıkan sonucun Kıbrıs'ın (Rumların) elini güçlendireceğini" uyarısı yaptıklarını kaydetti. İngiliz yayın kurumu BBC, "Kıbrıs engeli aşılmış olmasına karşın, sorunun sonbaharda daha da derinleşmesi ihtimali var" yorumunu yaptı.The Guardian, AB'nin, pozisyon belgesinde kullandığı "sert dili"yle, Ankara'yı limanları açmaması ve Rumları tanımaması halinde başının derde gireceği yönünde uyarmayı amaçladığını yazdı. Gazete, İngiltere'nin gelişmelerden rahatsızlık duyduğunu da belirtti. Muhafazakar La Libre Belgique gazetesi, bu krizin, Türkiye'yi gelecek yıllarda nelerin beklediğini gösterdiğini yazdı. Rumların sözde ikna edilmesini sağlayan uzlaşı metni tam bir fiyaskoydu.Türkiye, yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, bu toplantıda açılıp kapandığı ifade edilen ve en kolay başlık olan "Bilim-Araştırma" başlığı tekrar açılabilecekti.Bilim-Araştırma başlığının açılıp kapanması hadisesinde, ne Fransa'nın, ne Yunanistan'ın, ne Danimarka'nın, ne Hollanda'nın, ne İsviçre'nin ne de bizimle ciddi sorunları olan diğer AB devletlerinin bir veto tehdidi vardı; sadece ve sadece Rumlar ikna olmadı göründü, ama ikna edilmesi için istedikleri tavizler konusunda garanti verildikten sonra kriz bir süreliğine ertelendi.Düşünebiliyor musunuz, nüfusu 1 milyon bile olmayan bir AB üyesi 72 milyonluk Türkiye'yi diplomasi ile dize getirdi, hem de en kolay başlıkta. Daha önümüzde 34 başlık ve normal şartlar altında her bir AB üyesi için 69 veto kozu var. Normal şartlar altında dedim, çünkü, müzakere sürecinde her bir başlık "gerekli görülürse" tekrar açılabilecek. Esasen bu durum AB üyelerine 69 kez değil, sonsuz bir veto hakkı tanıyor.Bütün bu başlıkların -mümkün değil ama- hepsinin tamamlandığını farzedelim, 3 Ekimde imzaladığımız çerçeve belgesine göre, sonuçta AB'nin hazmetme kapasitesi dikkate alınacak. Yani sen yenir yutulabilir, dört dörtlük AB'ye itaatkar bir ülke olsan dahi, AB "ben hazımsızlık çekiyorum, olmaz" diyebilir. Buna hiçbir itiraz hakkın yok, çünkü 3 Ekimde bu kararın altına imzanı atmışsın.Bütün bu yaşananlar ve niceleri, yıllardan beri "AB çıkmaz sokak", "Ne AB, ne IMF tek çözüm bağımsız Türkiye", "AB projesi, Sevr'den de ötedir", "AB ülkemizi bölmek istiyor"? diyen ve AB ve IMF projeleri dışında, proje sahibi tek siyasi lider olan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Lideri Prof. Dr. Haydar Baş Bey'i haklı çıkartmıyor mu?Gerçekleri görmek için daha ne gerekiyor? Önlem almak için illaki batıdan kuzeyden, güneyden, doğudan düşman askerlerinin ülke topraklarını bilfiil işgal etmesini mi bekliyorsun?Eğer bunu bekliyorsan, lütfen Atatürk'ün gençliğe hitabesini tekrar tekrar okuyun.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
























































