logo
15 EKİM 2026

ABD, İran'a karşı büyük bir saldırı peşinde

ABD ordusunun, İran'a "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B bombasının olası kullanımını da içeren yeni saldırı planları geliştirdiği iddia edildi

 

15.10.2026 10:33:00
Anadolu Ajansı
 
ABD, İran'a karşı büyük bir saldırı peşinde
ABD, İran'a karşı büyük bir saldırı peşinde

ABD ordusunun, İran'ın enerji altyapısına ve nükleer tesislerine saldırı için "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B bombasının olası kullanımını da içeren yeni saldırı planları geliştirdiği iddia edildi.

CNN'in ismini paylaşmadığı, konuya ilişkin bilgi sahibi ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Donald Trump'ın ara seçimlerden önce ya da sonra saldırılara yeniden başlama onayı vermesi halinde Washington yönetiminin İran'a karşı GBU-43/B (MOAB) bombasını kullanmayı değerlendirdiği öne sürüldü.

ABD cephaneliğindeki en büyük nükleer olmayan bomba olarak adlandırılan silahın İran'a karşı ilk kez kullanılmasının çatışmada önemli bir gerilime yol açabileceği belirtilen haberde, buna rağmen söz konusu bombanın Trump'ın stratejik hedeflerine ulaşmada ne kadar etkili olabileceğine ilişkin şüpheler bulunduğu kaydedildi.

Haberde, Trump'ın orduya İran hedeflerine yönelik enerji altyapısını kapsayan ve MOAB'ın muhtemel kullanımını da içeren ek saldırı planları hazırlamasını talimatını verdiği ve İran'ın Kazma Dağı da dahil olmak üzere nükleer tesislerine yönelik saldırı planlarının olduğu savunuldu.

MOAB'ın "geniş alan temizlemede iyi olduğu" ancak derinlere nüfuz eden bir savaş başlığı olarak tasarlanmadığı yorumuna yer verilen haberde, bombanın geniş patlama etki alanının sivil kayıplar ihtimaline dair endişeleri artıracağı değerlendirmesi yapıldı.

Haberde ayrıca Trump'ın İran'a karşı MOAB'ı psikolojik bir silah olarak kullanmayı tercih edebileceği iddiasına da yer verildi.

İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

İstanbul genelinde 2 gündür görülen şiddetli yağışın olumsuz etkileri devam ediyor

 

15.10.2026 10:41:00
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

Önceki gün başlayan ve dün akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle kentte cadde ve sokaklar adeta göle döndü, bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı. Yağışın neden olduğu olumsuzluklar günün ağarmasıyla daha net ortaya çıktı.

Sağanağın ardından Sarıyer Ayazağa Kemerburgaz Caddesi'nde suların yükselmesi sonucu bazı araçlar mahsur kaldı. Suyun yükselmesiyle adeta göle dönen caddede ulaşım tamamen durdu. Polis ekipleri, dubalarla yolu kapatarak önlem aldı.

Ayazağa'daki beton fabrikasında çalışan işçiler, dün geceden beri mahsur kaldıkları fabrikadan kepçe yardımıyla kurtarıldı.

Kurtarılan işçilerden Ömer Artık, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünden beri fabrikada mahsur kaldıklarını anlatarak, "14 saat olmuştur. Kepçe bizi buraya getirdi. Yeni çıkardılar. Yaklaşık 30 kişi orada bekliyor, onların da kurtulmasını bekliyoruz. Etraftaki fabrikadakilere de yardım ettik, onları yanımıza alıp koğuşlara yerleştirdik. Onları da kepçe alıp buraya getirecek. İş yerini su bastı, 2-3 metre su vardı, boyumuzu aşıyordu. Dere de taştığı için artık hiç dışarı çıkamıyorduk." diye konuştu.

Kağıthane'deki Sadabad Camisi su altında kaldı

Beylikdüzü Adnan Kahveci Mahallesi'nde bir inşaatın temelinde toprak kayması yaşandı. Olayın ardından sokağın bir kısmı, belediyeye bağlı zabıta ekiplerince kapatıldı.

Ataşehir Örnek Mahallesi'nde yağışın etkisiyle sokak aralarında su birikintileri oluştu. Bölgeye gelen ekipler, vatandaşların ilerlemekte güçlük çektiği sokaktaki mazgalları açarak suyu tahliye etmeye çalıştı.

Kağıthane Sadabat Caddesi'nin bulunduğu bölgede yağış, trafikte aksamalara neden oldu.

İlçedeki derenin debisinin de yükselmesiyle Sadabad Camisi'nin bahçesi ve içi dün akşam su altında kaldı. Sabah saatlerinde ise caminin son durumu dron ile havadan görüntülendi.

Şiddetli yağış nedeniyle Kağıthane'deki Cendere Deresi ile Küçükçekmece'deki Nakkaş ve Ayamama derelerinin debisinin yükseldiği görüldü.

Arnavutköy'de de evlerine su dolan bazı vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu tahliye etmeye çalıştı.

Trafik yoğunluğu yüzde 36 civarında

İstanbul Valiliğince il genelinde resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında "yüz yüze eğitim" faaliyetlerine bir gün ara verilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, hamile, gazi, malul gazi ve 8 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın personelin idari izinli sayılmasının da etkisiyle kent genelindeki trafik yoğunluğunun diğer günlere göre azaldığı gözlendi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, saat 09.45 itibarıyla kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 36 olarak kaydedildi.

Vatandaşların sık kullandığı metro, tramvay, metrobüs ve otobüs duraklarında genel olarak yoğunluğun bulunmadığı görüldü.

Sabah mesailerine başlamak üzere işe gidenler ise yağış ve fırtına nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşadı.

Yağış ulaşımda aksamalara ve kazalara neden oldu

Şiddetli yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerindeki yollarda ulaşımda aksamalar yaşanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Yönetim Merkezinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlara göre, "Vatan Caddesi" olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı Aksaray yönünde zemin çökmesi nedeniyle sağ şerit trafiğe kapatıldı. Bölgede trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Kemerburgaz Selanik Bulvarı-Cendere arasında da çift yönlü olarak trafik akışı sağlanamıyor. Kemerburgaz Bahçeköy Caddesi-Bahçeköy arasındaki yol ise olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatıldı.

Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu-Etiler Aytar Caddesi Ayrımı olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatılırken, bölgede yoğunluk oluştu.

Kağıthane Cendere Caddesi-Alibeyköy Silahtar yönü trafiğe kapatılırken, trafik akışı Ayazağa yönünden sağlanıyor.

Yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerinde kazalar da yaşandı. O-3 Avrupa Otoyolu Aksaray istikametinde bir kamyonet devrildi. Polis ekiplerince güvenlik önlemi alınan bölgede trafik yoğunluğu oluştu.

D-100 kara yolu Küçükçekmece-Hacışerif yönünde yaşanan kaza nedeniyle ulaşım yan yoldan sağlandı.

Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yürütülen bir fon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi

14.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Sermaye piyasaları ve finans dünyasında yankı uyandıran önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlık Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli soruşturma yürütülmesine onay verdi.

Bakanlık ivedilikle inceleme başlattı

Edinilen bilgilere göre süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu geniş kapsamlı bir fon soruşturması çerçevesinde başladı. Başsavcılık, soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında işlem yapılabilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığından resmi soruşturma izni talep etti.

Gelen talep üzerine Bakan Mehmet Şimşek, iddiaların titizlikle araştırılması amacıyla 2 Ekim'de Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunu "ivedi" koduyla görevlendirdi.

Teftiş raporu tamamlandı, izin çıktı

Bakanlık müfettişlerinin gerçekleştirdiği kapsamlı ön inceleme ve hazırladıkları detaylı teftiş raporunun tamamlanmasının ardından, iddiaların yargı makamlarınca incelenmesi gerektiği kanaatine varıldı. Bakan Şimşek, Teftiş Başkanlığının raporuna istinaden Gönül hakkında soruşturma açılmasına izin veren kararı imzaladı.

Soruşturma izninin verilmesiyle birlikte dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği ve adli sürecin resmi olarak devam edeceği öğrenildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.

Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

14.10.2026 10:32:00
AA
 
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Caferoğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 bin 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiği belirlendiği bildirildi.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüphelinin gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüpheliler Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlendi.

Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurduğu açıklanırken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu

14.10.2026 09:30:00
Haber Merkezi
 
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
 
Özgür Özel'den tepki
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.
 
Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV'nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat

İBB Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM Meteoroloji birimi, İstanbul genelinde şiddetli fırtına ve sağanak uyarısında bulundu

14.10.2026 08:30:00
Haber Merkezi
 
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Dün gece saat 23.00'ten itibaren yağışlar etkisini artırdı, bugün ise sabah 09.00'dan itibaren kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 
İstanbul başta olmak üzere ülkemizin tamamına yakın bölümünde Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemlerin etkili olması bekleniyor.
 

ŞİDDETLİ FIRTINA DA ETKİLİ OLACAK

 
Bugün sabah 09.00'dan itibaren aralıklı hamleler ile saatte 50-80 kilometre aralığında kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 

METREKAREYE 40-70 KİLOGRAM ARASI YAĞIŞ

 
Perşembe öğle saatlerine (13.00) kadar fırtına ile birlikte görülmesi beklenen kuvvetli yağışlar nedeniyle Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta ilçeleri (Çatalca, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Başakşehir, Esenyurt, Büyükçekmece) ile Anadolu Yakası'nın doğu ilçelerinde (Maltepe, Kartal, Sultanbeyli, Pendik, Tuzla ve Şile) metrekareye 40-70 kilogram; diğer yerlerde ise 20-40 kilogram aralığında yağışların gözlemlenebileceği tahmin ediliyor.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturması kapsamında 39 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini, 159 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Soruşturmada şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu, 23 vatandaşın ise toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığının belirlendiği bildirildi

13.10.2026 17:00:00
İHA
 
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların birikimlerini hedef alan suç örgütleri ve dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturmasında şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında 23 vatandaşın toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığı belirlendi.

Suçtan elde edilen gelirleri banka hesapları, kuyumcular, kripto varlık hesapları ve soğuk cüzdanlar üzerinden aktardıkları tespit edilen 215 şüpheliye yönelik 39 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 159 şüpheli gözaltına alındı.

Kuyumcu şirketlerine yönelik inceleme sürüyor

Operasyon kapsamında şüphelilere ait banka ve kripto hesaplarına el konuldu. Ayrıca 5 kuyumcu şirketinin altın satışları, stok ve envanterleri, POS cihazları, banka hareketleri ile vergi kayıtlarına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, vatandaşların haklarını ve birikimlerini hedef alan suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon soruşturmasında yeni bir perde açıldı. Kısa süre önce "100 milyon lira kaptırdım, kandırıldım" diyerek mağdur olduğunu iddia eden eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme kararıyla Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konuldu

13.10.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Türkiye gündemini meşgul eden ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran sermaye piyasalarındaki fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturması, siyaset dünyasına uzandı. Edinilen bilgilere göre, daha önce yaptığı açıklamalarla odağa yerleşen Kayserili bürokrat ve eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, savcılık talimatıyla gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren bu tutuklama kararıyla birlikte, adli makamların talebi üzerine Mustafa Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konulması yönünde tedbir kararı uygulandı.


"Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak" demişti


Mustafa Aksu'nun ismi, geçtiğimiz haftalarda gazeteci Barış Terkoğlu'na yaptığı çarpıcı açıklamalarla fon krizinin merkezine oturmuştu. Borsadaki bireysel birikimlerini korumak amacıyla 10 Eylül 2026 tarihinde Tera'nın likit fonuna giriş yaptığını belirten Aksu, bu yatırımdan yaklaşık bir hafta sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından fonların tasfiyesine karar verildiğini ve parasını bir daha çekemediğini ifade etmişti.

Yatırım miktarının 100 milyon lira mertebesinde olduğunu itiraf eden eski Bakan Yardımcısı, yaşadığı sürece dair şu sözlerle sitem etmişti:

"Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum. Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak."

Ancak Aksu'nun "mağduriyet" vurgusu yaptığı bu beyanlar, soruşturmayı yürüten adli makamlarca şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilerek tutuklanmasına engel olamadı.


"Ben 100 milyonu dağıtan bir sanayiciyim"


Tutuklama kararı öncesinde hakimlikte savunma yapan Mustafa Aksu'nun, finansal birikiminin kaynağına yönelik suçlamaları ve eleştirileri reddettiği öğrenildi. Köklü ve sanayici bir aileden geldiğini belirten Aksu, ifadesinde şu savunmayı yaptı:

"Borsada tamamen bireysel işlemler yapıyordum ve yatırımlarımda genel olarak zarar ettim. Herhangi birinin yönlendirmesiyle hareket etmedim. Paranın kaynağı tamamen kayıtlı, şeffaf ve yasaldır. Gereksiz yere beni yıprattılar, '100 milyonu küçümsedi' dediler. Ben zaten bu miktarları iş hayatında dağıtan, istihdam sağlayan bir sanayiciyim. İş hayatıma daha iyi odaklanmak amacıyla geçmişte bakan yardımcılığı görevinden de kendi isteğimle ayrılmıştım."

Öte yandan, eski bakanlık kaynakları da Aksu'nun görevde olduğu dönemde devletten maaş almadığını, makam aracı veya bakanlık imkanlarını kullanmadığını doğrulayan açıklamalarda bulunmuştu. Siyasetteki diğer isimlere yönelik soruları yanıtlamaktan kaçınan Aksu, "Her AK Partili aynı değil" diyerek mesafesini korumaya çalışmıştı.


Pakdemirli döneminde olaylı ayrılık


Siyasi hayatına 2003 yılında AK Parti bünyesinde başlayan Mustafa Aksu, parti içinde Ankara İl Başkan Yardımcılığı, Ekonomik İşler Başkanlığı, Çevre ve Enerji Komisyonu gibi kritik pozisyonlarda görev yaptı.

2018-2021 yılları arasında Bekir Pakdemirli'nin Tarım ve Orman Bakanlığı döneminde bakan yardımcılığı koltuğuna oturan Aksu, o dönem Bakan Pakdemirli ile yaşadığı derin fikir ayrılıkları ve sert tartışmaların ardından görevinden istifa etmişti. Bu ayrılık, o süreçte de parti içerisinde uzun süre tartışma konusu olmuştu.


Soruşturma derinleşiyor, sırada ne var?


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturması, piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması şüpheleri üzerinden çok katmanlı olarak devam ediyor. Fon krizinden etkilenen diğer tasarruf sahipleri ve siyasi figürlerin de takibe alındığı, olağandışı kâr elde edilen tüm şüpheli işlemlerin geriye dönük olarak mercek altına alındığı bildirildi.

Mustafa Aksu'nun tutuklanması ve mal varlığına el konulması adımı, yargının bu milyarlık krizde siyasi nüfuz iddialarının üzerine kararlılıkla gideceğinin en somut sinyali olarak yorumlanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.