Öncelikle şunun altını çizelim: 13 yıllık AKP iktidarının geldiği noktada, zayıflamış ve kırılgan bir Türkiye var.Hükümet, her türlü iç-dış baskılara boyun eğmeye mecbur bir vaziyet arz ediyor.İç-dış borç yükü toplamı 1 trilyon doları aşmış, vatandaşının tüketici kredi borcu 350 milyar TL'ye baliğ olmuş, Hazinesi her ay 25-30 milyar dolar para bulmaya mecbur,resmi işsizlik oranı yüzde 12.7'lerde gösterilse de reel işsizlik oranı yüzde 20-25'lerde gezinen, köylüsü-çiftçisi-işçisi bitmiş ve ekonomideki lokomotif sektörleri stoplamış bir Türkiye var ortada.Dolar endeksi, 1 ABD Doları = 2. 5380 TL ile son 12 yılın zirvesine tırmanmış pamuk ipliğine bağlı müflis bir reel ekonomisi bulunan Türkiye tablosu var.Devlet erkleri, idare çarkları ve demokrasinin vazgeçilmezleri olan iktidar-muhalefet arasındaki ilişkileri karmakarış durumda bir yönetim var.Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan'ın sitemiyle "devletin en önemli ve hayati kurumunun başındaki MİT Müsteşarının kendisine müsaade edilmediği halde ayrıldığı" pozisyonda istihbarat kırılganlığı ve en üst ağızların sızlandığı paralel yapı ile malul bir devlet çarkı var.Sınırları delik deşik, coğrafyasına terör gruplarının ellerini-kollarını sallayarak girdiği yolgeçen hanına dönmüş bir Türkiye var.Apo ve PKK'nin rüzgarına ve On Emir'ine göre yelken açıp vaziyet olan bir hükümet, demokratik hukuk yapısına PKK'nin ayar çektiği bir sistem var?Kısacası, her türlü dış-iç baskıya boyun eğmeye açık, her türlü tavizi vermeye eli mahkum bir Türkiye!Büyük Ortadoğu Projesi kendisi için ikinci Vietnam'a dönüşme raddesine gelen ABD, zayıflatılmış Türkiye'yi kendi batağına çekiyor.ABD, 90'lı yıllarda türettiği çocukları Barzani ve PKK'yi AKP hükümetinin himayesine verdi, onları sağlama aldı. Arap Baharı sürecinde bölgeyi yeniden dizayn etmeye hazır hale getirmek üzere türettiği ve boynuzun kulağı geçmesi kabilinden söz geçiremediği IŞİD ve yandaşlarını temizleme işinde de AKP'yi kullanıyor.ABD, yakın zamanda 3. derece misyon şefine koordine ettirdiği Eğit-Donat projesi ile AKP hükümetinin boynuna bir halka geçirmişti. Şimdi IŞİD ile mücadele ve Musul'u temizleme adı altında hükümete ve Türk ordusuna ikinci halkayı geçiriyor.Musul eksenli IŞİD operasyonuyla, Suriye yönetimine, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" kodlu haber uçuruluyor. Ancak şu bir gerçek ki, Suriye artık öyle kolay yutulacak bir lokma değil? Bu arada bölge silah deposu haline getiriliyor; İsrail meşrepli Barzani tahkim ediliyor. PKK da belki yeni hizmette kullanılacak.AKP hükümeti, hatırı sayılır bir "savaş"a giriyor. Kırılgan Türkiye bunu kaldırabilir mi?Musul'a dönük operasyonun, Türkiye'ye sızmış IŞİD ve sair terörist elemanlarının eliyle ülkemiz içindeki karşılığı neler olacak, onu zaman gösterecek? Ancak görünen şu ki, PKK pazarlığıyla zaafiyeti açığa vurmuş ve dişleri sayılmış Türkiye, ABD'nin İkinci Vietnam'a dönüşme kıvamındaki BOP batağına çekmesiyle daha da zayıflatılmış olacaktır. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 80'li yıllardan bu yana, bölgemize dönük planlarda Büyük İsrail ve Arz-ı Mev'ud idealinin dikkatlerden kaçırılmaması gereğine vurgu yapmaktadır.Son operasyonları da, Büyük İsrail ideali ve Arz-ı Mev'ud'un önündeki muhtemel güçlü inisiyatifleri zayıflatma manevrası olarak görmek gerekiyor? Zira ABD yönetimi, İsrail ile ortak olduğu inancı ve ideali gereği bölgemizde İsrail'den başka güçlü bir devlet ve yönetim istememektedir.PKK'nın emirleriyle savrulan ve zaafiyeti dışa vuran Türkiye, Musul operasyonuyla çok daha zayıf hale düşecektir. Bu da ülkemizde ve bölgemizde etnik parselasyon yapmak isteyen yerel, bölgesel ve küresel güçlerin ekmeğine yağ sürmek olacaktır? AKP hükümeti, BOP eş başkanlığı misyonu gereği mi, başkanlık heveslilerinin ağır basması mı yoksa bir başka gerekçeyle mi bilemiyorum, maalesef olan-biteni bu perspektiften okuyamamaktadır.Türkiye'yi bu zafiyetlerden ve sürüklenişten kurtarmanın yolu, bizzat kendisi de idari malul hale gelmiş AKP iktidarını sandığa gömmek; sandıktan da Türkiye'yi şahlandıracak proje, program, yürek ve birlik şuuru olan bir iktidar çıkartmaktır. Bağımsız Türkiye Partisi bu bağlamda Türk milletinin bahtıdır.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019





















































