Tarih 21–22 Haziran
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Thomas R. Nides Türkiye’ye geldi.
Clinton’un mesajını (talimat da diyebilirsiniz) iletti. Başta Suriye ve İran olmak üzere önemli konular görüşüldü.
Tarih 30 Temmuz
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip H. Gordon, Türkiye’ye geldi.
Gordon’un ilk gündem maddesi Suriye oldu.
Bir ay içerisinde neler yapıldı, sonraki günlerde neler yapılacak görüşmelerde kararlaştırıldı.
Tarih 10 Ağustos
Yoğunluğundan dolayı önceki aylarda yardımcılarını Türkiye’ye gönderen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bu defa kendisi teşrif etti.
İstanbul’daki “Terörizmle Mücadele Küresel Forumu” toplantısına katıldı.
Toplantı formaliteydi.
Clinton Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile tek tek görüştü. Bu gizli görüşmelerde Suriye ve sığınmacı Suriyeliler konusu ele alındığı açıklandı. Açıklama bu kadarla kaldı başka ayrıntı verilmedi.
Tarih 3 Eylül
Bizim siyasiler Clinton’un ziyaretinin etkisinden henüz çıkamamışken ABD’den bir üst düzey ziyaret daha geçekleşti. Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde 11 Türk askerlerinin başına “çuval geçirin” emrini vermesiyle Türkiye’de “çuvalcı general” diye bilinen CIA Başkanı David Petreaus, aniden Türkiye’ye geldi.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüşen Petreaus’un Esad sonrası dönemde kurulacak geçiş hükümetinin nasıl oluşturulacağı konusunu gündeme getirdiği ifade edildi.
Tarih 3 Eylül
CIA Başkanı’nı takip eden gazeteciler ABD’den iki etkili senatörün Türkiye’de olduğu sürpriziyle karşılaştı. “Suriye’ye askeri müdahale yanlısı” olmalarıyla tanınan John McCain ve Joe Lieberman Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi.
Tarih 4–5 Eylül
ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Finansal İstihbarattan sorumlu müsteşarı David Cohen Türkiye’ye geldi.
Önümüzdeki günlerde Amerikan Dışişleri Bakanlığı Nüfus, Mülteciler ve Göç’ten sorumlu Müsteşar Yardımcısı Anne Richard gelecek, ABD Genelkurmay Başkanı General Dempsey ise yarın Türkiye’ye geliyor.
ABD’li üst düzey isimlerin Türkiye’den başka bu kadar sık ziyaret ettikleri başka ülke yok.
Bu ne anlama geliyor?
Türkiye’nin dış politikasını bizim yönetmediğimiz, dışişlerinin en büyük stratejik derinliğinin ABD’nin talimatlarını yerine getirmesi olduğunu ortaya koyuyor.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Thomas R. Nides Türkiye’ye geldi.
Clinton’un mesajını (talimat da diyebilirsiniz) iletti. Başta Suriye ve İran olmak üzere önemli konular görüşüldü.
Tarih 30 Temmuz
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip H. Gordon, Türkiye’ye geldi.
Gordon’un ilk gündem maddesi Suriye oldu.
Bir ay içerisinde neler yapıldı, sonraki günlerde neler yapılacak görüşmelerde kararlaştırıldı.
Tarih 10 Ağustos
Yoğunluğundan dolayı önceki aylarda yardımcılarını Türkiye’ye gönderen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bu defa kendisi teşrif etti.
İstanbul’daki “Terörizmle Mücadele Küresel Forumu” toplantısına katıldı.
Toplantı formaliteydi.
Clinton Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile tek tek görüştü. Bu gizli görüşmelerde Suriye ve sığınmacı Suriyeliler konusu ele alındığı açıklandı. Açıklama bu kadarla kaldı başka ayrıntı verilmedi.
Tarih 3 Eylül
Bizim siyasiler Clinton’un ziyaretinin etkisinden henüz çıkamamışken ABD’den bir üst düzey ziyaret daha geçekleşti. Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde 11 Türk askerlerinin başına “çuval geçirin” emrini vermesiyle Türkiye’de “çuvalcı general” diye bilinen CIA Başkanı David Petreaus, aniden Türkiye’ye geldi.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüşen Petreaus’un Esad sonrası dönemde kurulacak geçiş hükümetinin nasıl oluşturulacağı konusunu gündeme getirdiği ifade edildi.
Tarih 3 Eylül
CIA Başkanı’nı takip eden gazeteciler ABD’den iki etkili senatörün Türkiye’de olduğu sürpriziyle karşılaştı. “Suriye’ye askeri müdahale yanlısı” olmalarıyla tanınan John McCain ve Joe Lieberman Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi.
Tarih 4–5 Eylül
ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Finansal İstihbarattan sorumlu müsteşarı David Cohen Türkiye’ye geldi.
Önümüzdeki günlerde Amerikan Dışişleri Bakanlığı Nüfus, Mülteciler ve Göç’ten sorumlu Müsteşar Yardımcısı Anne Richard gelecek, ABD Genelkurmay Başkanı General Dempsey ise yarın Türkiye’ye geliyor.
ABD’li üst düzey isimlerin Türkiye’den başka bu kadar sık ziyaret ettikleri başka ülke yok.
Bu ne anlama geliyor?
Türkiye’nin dış politikasını bizim yönetmediğimiz, dışişlerinin en büyük stratejik derinliğinin ABD’nin talimatlarını yerine getirmesi olduğunu ortaya koyuyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































































