logo
05 KASIM 2026

ABD'de ara seçimlerden zaferle çıkan Demokratlar, Kongre'de çoğunluğu ele geçirmelerinin ardından Başkan Donald Trump, ailesi ve yönetimindeki üst düzey isimler hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlanıyor

ABD'de ara seçimlerden zaferle çıkan Demokratlar, Kongre'de çoğunluğu ele geçirmelerinin ardından Başkan Donald Trump, ailesi ve yönetimindeki üst düzey isimler hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlanıyor. Kripto para gelirlerinden şüpheli hisse senedi işlemlerine, yabancı ülkelerle yapılan ticari anlaşmalardan vergi denetimlerine kadar çok sayıda konu inceleme altında olacak

05.11.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
  ABD'de ara seçimlerden zaferle çıkan Demokratlar, Kongre'de çoğunluğu ele geçirmelerinin ardından Başkan Donald Trump, ailesi ve yönetimindeki üst düzey isimler hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlanıyor
  ABD'de ara seçimlerden zaferle çıkan Demokratlar, Kongre'de çoğunluğu ele geçirmelerinin ardından Başkan Donald Trump, ailesi ve yönetimindeki üst düzey isimler hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlanıyor
ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde büyük bir zafer kazanan Demokratlar, Kongre'de çoğunluğu ele geçirmelerinin ardından Başkan Donald Trump ve ailesinin ticari faaliyetlerine yönelik soruşturma hazırlıklarına başladı.

NYT'nin haberine göre, yeni Kongre'nin göreve başlamasıyla birlikte Demokratlar, soruşturma açma, kamuya açık oturumlar düzenleme, belge talep etme ve ilgili kişileri ifade vermeye çağırmak için mahkeme celbi çıkarma yetkisine sahip olacak.

Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'nin başkanlığını üstlenmesi beklenen Kaliforniyalı Demokrat Robert Garcia, seçim sonuçlarının ardından Beyaz Saray yetkililerine ve Trump'ın yakın çevresine seslenerek, "Avukatlarınızı hazırlayın" uyarısında bulunmuştu.

Garcia, çarşamba günü yaptığı açıklamada, sözlerinin özellikle Beyaz Saray'da görev yaparken yolsuzluğa karıştığını ve kişisel servet elde ettiğini öne sürdüğü kişileri hedef aldığını belirtti. Trump ailesini suç örgütü olarak nitelendiren Garcia, ailenin mali faaliyetlerinin soruşturmalarda öncelikli hedef olacağını söyledi.

Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesi, soruşturmaların mutlaka sonuç vereceği anlamına gelmediği ifade edilirken, Trump'ın iş ortaklarının ve müttefiklerinin bazı belge ve ifade taleplerine mahkemede itiraz etmesinin sürecin uzamasına yol açabileceği de belirtiliyor.

NYT'nin makalesinde Trump ailesinin yürüttüğü ticari faaliyetlerin herhangi bir yasayı ihlal ettiğine ilişkin şu ana kadar kesin bir bulgu bulunmamasının da soruşturmaların ilerleyen aşamalarda başkana yönelik olası bir azil sürecine dönüşmesini de zorlaştırabileceği ifade ediliyor.

Seçmenlerin gündeminde yolsuzluk vardı
Associated Press'in (AP) sandık çıkış anketine göre, hükümetteki yolsuzluk iddiaları seçimlerde birçok seçmen açısından belirleyici konular arasında yer aldı. Ankete katılan seçmenlerin yaklaşık yüzde 70'i, Kongre'nin başkanlık makamının yetkilerini denetlemek ve sınırlandırmak konusunda yeterince çaba göstermediğini belirtti.

Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde Denetim ve Yargı komiteleri aracılığıyla soruşturmaları yürütecek. Senato'da ise İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi'nin başkanlığını üstlenmesi beklenen New Hampshire Senatörü Maggie Hassan'ın benzer incelemeler başlatması öngörülüyor.

Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi'nin başına geçmesi beklenen Marylandli Demokrat Jamie Raskin, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına ve siyasi nüfuz karşılığında ekonomik çıkar sağlandığı iddialarına öncelik vereceklerini açıkladı.

1,4 milyar dolarlık kripto para geliri incelenecek
Demokratların öncelikli soruşturma başlıklarından birini Trump ailesinin kripto para yatırımları oluşturuyor.

Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ailesinin kripto para faaliyetlerinden elde ettiği gelir önemli ölçüde arttı. Söz konusu girişimlerin yalnızca geçen yıl en az 1,4 milyar dolar gelir sağladığı belirtiliyor.

Soruşturmaların merkezinde, Trump ailesinin başlıca kripto para şirketi World Liberty Financial'ın bulunması bekleniyor. Geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile bağlantılı bir yatırım şirketinin World Liberty Financial'dan büyük miktarda hisse satın alması dikkat çekmişti.

Bu yatırımın yaklaşık dört ay ardından BAE yönetimi, bazı ulusal güvenlik yetkililerinin itirazlarına rağmen Trump yönetimiyle gelişmiş bilgisayar çiplerinin ihracatına yönelik bir anlaşmaya vardı. Demokratlar, yatırım ile söz konusu anlaşma arasında herhangi bir çıkar ilişkisi bulunup bulunmadığını araştırmayı planlıyor.

Trump'ın kendi adını taşıyan $TRUMP adlı kripto para biriminin satışından da yüz milyonlarca dolar gelir elde ettiği belirtiliyor. World Liberty Financial'ın dijital varlık satışlarında ise yabancı kuruluşların ve Trump yönetiminden çeşitli talepleri bulunan şirketlerin alıcılar arasında yer aldığı ifade ediliyor.

Donald Trump Jr.'ın Rus iş insanıyla bağlantıları araştırılacak
Trump'ın büyük oğlu Donald Trump Jr.'ın ticari faaliyetleri de Demokratların öncelikli soruşturma konuları arasında bulunuyor.

Donald Trump Jr.'ın bu yıl Bahamalar'da düzenlenen düğün sonrası kutlamalarının yüz binlerce dolarlık masrafının, Kremlin ile bağlantıları olduğu belirtilen Rus iş insanı Umar Kremlev tarafından karşılanması tepki çekmişti.

Başkan Trump, oğlunun söz konusu parayı Kremlev'e geri ödediğini açıklamıştı. Ancak Robert Garcia, konunun yine de soruşturulacağını belirtti. Demokratlar ayrıca Donald Trump Jr.'ın üst düzey ortaklarından biri olduğu 1789 Capital adlı girişim sermayesi şirketini de incelemeye hazırlanıyor.

Şirketin yatırım yaptığı bazı kuruluşların kamu kaynaklarından finansman sağladığı, bazılarının ise Trump yönetiminin politikalarından ekonomik fayda elde ettiği belirtiliyor.

Donald Trump Jr.'ın sözcüsü ise yaptığı açıklamada, Trump Jr.'ın herhangi bir kamu görevi bulunmayan özel bir vatandaş olduğunu ve hiçbir yasayı ihlal etmediğini savundu. Sözcü, Trump Jr.'ın kişisel ticari çıkarları için hükümet politikalarını veya resmi kararları etkilemeye çalışmadığını, yasal yatırım ve iş fırsatlarını değerlendirme hakkına sahip olduğunu belirtti.

Jared Kushner'ın diplomatik rolü gündemde
Trump'ın damadı Jared Kushner da Demokratların incelemeyi planladığı isimler arasında yer alıyor.

Kushner, yönetimde resmi bir görevi bulunmamasına rağmen ABD'nin İran'la yürüttüğü savaşın sona erdirilmesi ve Rusya-Ukrayna savaşının çözümüne yönelik diplomatik müzakerelerde önemli bir rol üstlendi. Demokratlar, Kushner'ın özel sermaye şirketi Affinity Partners'ın söz konusu çatışmalarda çıkarları bulunan yabancı ülkelerden yatırım almasının çıkar çatışmasına yol açabileceğini öne sürüyor.

Jamie Raskin, bu gerekçeyle Kushner'ın müzakerelerdeki görevinden çekilmesi gerektiğini savunmuştu. Kushner'ın avukatı Chad Mizelle ise siyasi tartışmalar bir kenara bırakıldığında, Kushner veya Affinity Partners'ın ihlal ettiği somut bir hukuki ya da etik kuralın bugüne kadar ortaya konulmadığını açıkladı.

Trump ailesinin yurt dışı gayrimenkul anlaşmaları
Demokratların gündemindeki bir diğer konu, Trump ailesinin gayrimenkul şirketi Trump Organization'ın yabancı ülkelerle yürüttüğü ticari faaliyetler.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde şirket yeni yabancı yatırım anlaşmaları yapmaktan kaçınacağını taahhüt etmişti. Ancak ikinci döneminde benzer kısıtlamalar uygulanmadı. Bunun sonucunda Trump Organization, Katar ve Suudi Arabistan dahil çeşitli ülkelerde yeni gayrimenkul projeleri açıkladı. Şirket, bu projelerde Trump markasının kullanılmasına izin vererek gelir elde ediyor.

Söz konusu anlaşmaların ABD dış politikasıyla bağlantılı olduğuna ilişkin henüz herhangi bir bulgu bulunmazken, gayrimenkul projelerinin Trump'ın geçen yıl elde ettiği toplam gelir içindeki payının görece düşük olması nedeniyle bu faaliyetlerin diğer başlıklara kıyasla daha sınırlı incelenebileceği değerlendiriliyor.

Trump'ın 3 bin 600'ü aşkın borsa işlemi incelenecek
Başkan Trump'ın yatırım hesaplarından gerçekleştirilen hisse senedi işlemleri de soruşturma başlıkları arasında yer alıyor.

Yılın ilk üç ayında Trump'a ait yatırım hesaplarında 3 bin 600'den fazla alım satım işlemi gerçekleştirildiği, bunlardan bazılarının zamanlamasının dikkat çektiği belirtiliyor.

Şubat ayında Trump'ın yatırım hesabından teknoloji şirketi Dell'in 1 milyon doların üzerinde hisse senedi satın alındı. Bu işlemden dokuz gün sonra Trump, Georgia'daki bir etkinlikte Dell şirketini ve kurucusu Michael Dell'i övdü. Daha sonra ABD Savunma Bakanlığı, Dell ile 9,7 milyar dolarlık bir sözleşme yapıldığını duyurdu.

Ancak söz konusu sözleşmenin Trump'ın şirketteki yatırımıyla bağlantılı olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmuyor. Ayrıca bu yatırım, başkanın toplam portföyünün küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Trump Organization ise başkanın ve ailesinin hisse senedi alım satım işlemlerini yönlendirme yetkisine sahip olmadığını, bütün işlemlerin bağımsız aracı kurumlar tarafından yürütüldüğünü açıkladı. Buna rağmen Demokrat Senatör Elizabeth Warren, söz konusu işlemlerin araştırılması gerektiğini daha önce dile getirmişti.

Trump'a sağlanan vergi denetimi muafiyeti araştırılacak
NYT'de yer alan makaleye göre Demokratların incelemeyi planladığı bir başka konu ise ABD Gelir İdaresi'nin (IRS) Trump ve ailesine yönelik vergi denetimlerinin durdurulması.

Bu yıl ilkbaharda dönemin Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche, IRS'ye Trump, iki oğlu ve aile şirketleri hakkında devam eden vergi incelemelerini durdurma talimatı verdi. Blanche'ın kararı, Trump ailesinin o tarihe kadar sunmuş olduğu vergi beyannameleri hakkında yeni denetimler başlatılmasını da engelledi.

ABD'de görevdeki başkanların vergi beyannamelerinin her yıl denetlenmesi, uzun yıllardır uygulanan bir gelenek olarak biliniyor. Bu uygulamayla başkanın da diğer vatandaşlar gibi vergi yasalarına tabi olduğu vurgulanıyor.

Demokratların, Trump'ın vergi beyannamelerinin sızdırılması nedeniyle IRS'ye dava açmasının ardından verilen bu kararın hukuki dayanağını ve hangi koşullarda alındığını araştırması bekleniyor.

Beyaz Saray bağışları ve Epstein dosyası da masada
NYT'nin haberine göre Demokratlar, soruşturmaları yalnızca Trump ailesinin ticari faaliyetleriyle sınırlandırmayı planlamıyor.

Robert Garcia, Beyaz Saray'da inşa edilen balo salonu gibi projelere bağış yapan şirketlerin, bu katkıları karşılığında hükümet kararlarından veya kamu ihalelerinden avantaj sağlayıp sağlamadıklarını incelemek istediğini açıkladı. Garcia'nın gündemindeki bir diğer konunun ise 2019 yılında cezaevinde ölen Jeffrey Epstein hakkındaki federal soruşturmanın yürütülme biçimi olduğu ifade edildi.

Demokratlar, Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanması sürecini ve Epstein'ın Trump ile olası bağlantılarını araştırmayı planlıyor. Garcia, dosyaların yayımlanmasını denetleyen Todd Blanche'ın Kongre'de ifade vermeye çağrılması için mahkeme celbi çıkarılmasını talep etmişti. Cumhuriyetçiler ise bu girişime karşı çıkmıştı.

Jamie Raskin de Trump yönetimi çevresinde ortaya çıktığını öne sürdüğü, başkanlık affı elde etmek isteyen kişilerden yüksek ücretler alınmasına dayanan faaliyetleri araştıracağını duyurdu.

Kamu ihaleleri ve göçmenlik operasyonları incelenecek
Senatör Maggie Hassan ise Trump yönetiminin ihale açmadan, doğrudan başkanın bağışçılarına ve siyasi müttefiklerine verdiği kamu sözleşmelerini incelemeyi planlıyor.

Özellikle eski İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem döneminde sınır dışı operasyonlarında kullanılacak uçaklar için onaylanan yüksek tutarlı bir sözleşme tartışma konusu olmuştu. Demokratların bu tür anlaşmaların hangi koşullarda yapıldığını ve siyasi bağlantıların karar süreçlerinde etkili olup olmadığını araştırması bekleniyor.

Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Demokratlar ayrıca federal göçmenlik görevlilerinin müdahaleleri sırasında hayatını kaybeden Amerikalılarla ilgili soruşturma yürütmeyi hedefliyor. Bu kapsamda yılın başında Minneapolis'te meydana gelen ve iki kişinin vurularak öldürülmesiyle sonuçlanan olaylar da incelenecek.

İran savaşı ve Savunma Bakanı Hegseth de gündemde
Demokratlar, Trump yönetiminin İran'a karşı yürüttüğü savaşı da Kongre denetiminin başlıca konularından biri haline getirmeyi amaçladıklarını duyurdu. Bu çerçevede, hakkında halihazırda azil girişimi bulunan Savunma Bakanı Pete Hegseth'in kararlarının ve faaliyetlerinin araştırılması planlanıyor.

Bununla birlikte Demokrat Parti yönetimi, Trump'ın görevden alınmasına yönelik yeni bir azil süreci başlatılması konusunda henüz kesin bir tutum ortaya koymadı. Parti içindeki birçok isim, Trump'ın ilk başkanlık döneminde gerçekleştirilen iki azil girişiminin de başkanın görevden alınmasıyla sonuçlanmadığını hatırlatarak yeni bir sürece temkinli yaklaşıyor.

NYT'ye göre Demokratların önceliğinin, yeni Kongre'nin göreve başlamasının ardından elde edecekleri denetim yetkilerini kullanarak Trump yönetiminin mali faaliyetleri, kamu ihaleleri ve olası çıkar çatışmalarını ayrıntılı biçimde incelemek olması bekleniyor.

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

05.11.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, savcıya ifade vermek üzere adliyeye geldi. Aynı dakikalarda eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül de ifade vermek için saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaptı.

"Şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan üç ismin de saat 16.00 itibarıyla ifade işlemleri sürüyor.

Kaya çiftinin, SPK'nın tasfiye ettiği fonlardan birinde haksız kazanç elde ettikleri öne sürülmüştü.

Eski SPK Başkanı Gönül'ün ise fonlardaki hızlı yükselişle ilgili olarak görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş; iddiayla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı soruşturma izni vermişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya daha önce de fon soruşturmasında ifade vermişti. Kaya çifti, 7 Ekim günü verdikleri ilk ifadede alım-satım işlemleriyle ilgili özel bilgi ve yönlendirme almadıklarını iddia etmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşine, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketli sorulmuştu.

İlyas Kaya, nisan ayında yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta sattığını, eylülde ise kalanını sattığını söylemişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve eşiyle benzer tarihlerde satış yaptığını belirtmişti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini savunmuştu.

Çift, sağladıkları 2 milyar liranın üzerindeki haksız kazançla gündeme gelmiş, daha sonra bu paranın iade edildiği iddia edilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti üyeliğinden de istifa etmişti.

Konuya ilişkin açıklamayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan yapmıştı.

İnan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve yetkili kurulların tespiti doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulamıştı ve "Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." demişti.

Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı

Gaziantep'te pos tefeciliğine yönelik operasyonda 21 şüpheli şahıs gözaltına alındı, 16 iş yerine işlem yapıldı

05.11.2026 12:47:00
İHA
 
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince pos tefeciliğine yönelik operasyon yapıldı.

Operasyon çerçevesinde belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda 44 adet kredi kartı, 12 adet cep telefonu, 9 adet POS cihazı, 3 adet laptop, 1 milyon 82 bin 715 TL ve 660 Euro ele geçirildi, 21 şüpheli gözaltına alındı.

Yakalanan 21 şahıs hakkında yasal işlem başlatılırken iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhası bulunmayan 16 iş yerine de işlem yapıldı.

Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı

Büyükçekmece'de bir servis minibüsü şoförü, evinin sokağında tartıştığı motosiklet sürücüsü tarafından 3 yerinden bıçaklandı. Olay sonrası motosikletli kaçtı

05.11.2026 11:42:00 / Güncelleme: 05.11.2026 11:45:35
İHA
 
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Olay geçtiğimiz salı günü Büyükçekmece ilçesi Muratçeşme Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Ömür Küçük isimli servis minibüsü şoförü, yol verme meselesi yüzünden sokağında bir motosiklet sürücüsü ile tartıştı.

Çıkan tartışma sonucu küfürler ettiği iddia edilen motosiklet sürücüsü Ömür Küçük'ü bıçakladı. Saldırgan olay yerinden kaçarken, polis ekipleri motoru yedi emin otoparkına çekti. Polis ekipleri şahsı arama çalışması başlattı.



Olay anını anlatan sürücü Küçük, "Evimi geldiğim sırada sokak kapalıydı. Sonra yolu kapatan aracın evime misafir olarak geldiğini düşünüp eşimi aradım. Misafir yolu açmak için aşağıya geldi. O sırada aracıma birisi yumrukla vurarak. 'Baba yolu aç geri al' dedi. Kardeşim görmüyor musun yol kapalı dedim. O da bana 'yağmur yağıyor görmüyor musun ıslanıyorum' dedi. Daha sonra bana ' gevşek gevşek konuşma kendini bana vurdurma' dedi. Burası dağ başımı dedim ben o ise bana küfürler etti. Araçtan indirmek istedi baskı kurdu. Kapıya kadar geldi elinde bıçak olduğunu görmedim. Çok yaklaştı bana. Benden uzaklaş dedim ittim ittirdiğim sırada bıçak olduğunu fark etmedim. Geri çekildiğim sırada sol bacağımdan 2 bıçak darbesi aldım. Yan koltuğa attım ondan uzaklaşmak için. Plakası kimliği belli dün karakola gittim hala firar olarak gözüküyor. Dün karakola gittim sokağa bilmediğim araçlar geliyor dedim geldiğinde arayın dediler" diye konuştu.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?

Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi

04.11.2026 22:12:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi. Dört şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da 2026 yılının ilk 10 ayında ele geçirilen uyuşturucu miktarının 15 tonu aşması, kentteki uyuşturucu trafiğinin boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Peki, yakalananların dışında piyasaya ulaşan miktar ne kadar?

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin üç ilçede gerçekleştirdiği operasyonlarda yalnızca uyuşturucu maddeler değil, adeta bir üretim tesisi ortaya çıkarıldı.

Aramalarda 195 kilo 900 gram metamfetamin, 400 bin sentetik ecza hap, 112 kilo 850 gram sentetik ecza maddesi, 133 kilo 800 gram katkı maddesi, 200 bin boş kapsül ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler ele geçirildi. Dört şüpheli adliyeye sevk edildi.

10 AYDA 15 TON UYUŞTURUCU!



İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin açıklanan veriler dikkat çekici. 1 Ocak-18 Ekim 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştirilen operasyonlarda 15 ton 44 kilogram uyuşturucu madde ile 27 milyon 700 bin uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Ayrıca 2026 yılının 18 Ağustos-15 Eylül dönemindeki operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu, 922 bin hap ve 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi yakalandı. Bu operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alınırken 41 kişi tutuklandı.

İSTANBUL UYUŞTURUCU TİCARETİNİN MERKEZİ Mİ?



İstanbul'un uluslararası hava ve deniz limanları, kara yolu bağlantıları, yoğun nüfusu ve büyük tüketici pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı açısından kenti önemli bir güzergâh ve hedef pazar haline getirebiliyor.

YAKALANAMAYAN UYUŞTURUCU NE KADAR?

Uyuşturucuyla mücadelede en önemli soru, ele geçirilen miktarın dışında kalan uyuşturucunun ne kadar olduğu. Çünkü yakalanan 15 tonluk miktar, piyasaya hiç ulaşmamış ürünleri gösteriyor; ülkeye veya kente giren toplam uyuşturucu miktarını değil.

Denetimlerden kaçan, depolarda tutulan, sokak satıcılarına ulaştırılan veya başka kentlere sevk edilen uyuşturucunun miktarına ilişkin kesin bir hesap bulunmuyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel mesele, mücadelenin yalnızca uyuşturucuyu taşıyan veya satan kişilerle sınırlı kalmaması. Üretim merkezleri, finans kaynakları, uluslararası bağlantılar ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması gerekiyor.


Dört gazeteci için ağır hapis istemi

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına ilişkin yaptıkları haber, yorum ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hedef olan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hazırlanan iddianameler tamamlandı. Savcılık, dört gazeteci için onlarca yılı bulan hapis cezaları talep etti

04.11.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye gündemini sarsan "fon dolandırıcılığı" ve "fon vurgunu" soruşturması kapsamında yürüttüğü adli süreçte kritik bir adımı daha geride bıraktı. Sosyal medyadaki iddiaları ve televizyon ekranlarındaki değerlendirmeleri nedeniyle mercek altına alınan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hapis istemli iddianameler hazırlandı.

Tutuklu gazetecilere en ağır ceza istemi

Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Şaban Sevinç ile Sözcü editörü Mustafa Balcı'ya yönelik yürütülen soruşturma dosyası tamamlandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve fon soruşturmasında adı geçen Osman Arıkan Nacar'a yönelik sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davada savcılık ceza yağdırdı.

Şaban Sevinç, üç ayrı suçtan ve "zincirleme suç" hükümleri uygulanması talebiyle 18 yıl 11 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Mustafa Balcı, "Kamu görevlisine alenen hakaret", "iftira" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla 10 yıl 10 aya kadar hapsi talep edildi.

İki gazetecinin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, davanın ilk duruşması 27 Kasım 2026 tarihinde görülecek.

Saymaz ve Ağırel'e 14 yıl 10 ay istemi

Öte yandan, Sözcü TV'de yayımlanan "Gazeteci Masası" programındaki fon vurgunu değerlendirmeleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve ev hapsinde bulunan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkındaki iddianame de mahkemeye sunuldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın şikâyeti ve Ticaret Bakanlığı'nın "ihbarcı" sıfatıyla yer aldığı iddianamede, iki gazetecinin bakanı fon soruşturmasıyla ilişkilendiren açıklamalarının kamu kurumlarına güveni zedelediği öne sürüldü. Savcılık; Saymaz ve Ağırel hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret", "iftira", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" de dahil olmak üzere çeşitli suçlardan ayrı ayrı 14 yıl 10'ar aya kadar hapis cezası talep etti.

Gazeteciler ifadelerinde ne dedi?

Haklarındaki suçlamaları reddeden gazetecilerden Murat Ağırel, savcılık ifadesinde programda dile getirdiği iddiaların kaynağının siyasi parti kulisleri olduğunu, kesinleşmemiş bilgileri her zaman "iddia" vurgusuyla izleyiciye aktardığını belirtti. İsmail Saymaz ise canlı yayında şahsi bir ithamda bulunmadığını, sadece mesleki bir sorumlulukla gazeteci meslektaşına sorular yönelttiğini ifade etti.

Dört gazeteciye yönelik hazırlanan bu iddianameler, basın örgütleri ve kamuoyu tarafından "basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale" eleştirileriyle takip ediliyor.

Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü

Muş'ta virajı alamayan pikabın takla atması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

04.11.2026 12:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Kaza, Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinin Kurtuluş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.A. isimli şahsın yönetimindeki 48 UU 358 plakalı pikap, Batman'dan Muş istikametine seyir halindeyken sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede araçta bulunan 5 kişiden F.A. ve A.A. olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücü İ. A., A.A. ve M.A. ise yaralandı.

Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye'nin nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi oldu

 

04.11.2026 12:01:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın 9 ayında 410 bin 118 kişi arttı. Nüfus, 1 Temmuz-1 Ekim döneminde de 181 bin 684 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,02 (43 milyon 264 bin 337 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,98 (43 milyon 237 bin 949 kişi) olarak kaydedildi.

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük" dedi

03.11.2026 14:10:00
AA
 
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Lee'nin davetine icabetle stratejik ortakları ve yakın dostları Kore'yi 8 yıl aradan sonra tekrar ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Lee'ye sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, bundan 76 yıl önce kahraman Mehmetçiğin Kore'nin bağımsızlığı için gösterdiği fedakarlıklarla kan kardeşliğine dönüşen iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün de müstesna düzeyde ayrı bir seyrinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini söyledi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee'yi Kasım 2025'te ve geçen temmuz ayında Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün de birçok konudaki işbirliğimizi dinamik ve geleceğe odaklı şekilde ilerletecek adımları ele aldık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, görüşmelerimizde öne çıkan alanların başında geldi. Geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi, dengeli ve sürdürülebilir şekilde, evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük. Aramızdaki serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre tadil edilmesi dahil ilgili kurumlarımızın çalışmalarına odaklandık. Ülkemizde 400'den fazla Koreli firma faaliyet gösteriyor. Kore firmalarıyla sadece ülkemizde değil, Türkiye'nin güçlü olduğu pazarlarda ortak projelere adımlarımızı atıyoruz."


"Çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinin bir diğer önemli başlığını nükleer enerji ve madencilik alanının oluşturduğunu aktararak, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, işbirlikleri için önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladı.

Bugün iki ülke enerji bakanlıkları arasında imzalanan belgelerin de bu işbirliklerini daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade eden Erdoğan, özellikle batarya üretimi, yapay zeka ve yarı iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknolojiler alanında Kore'yle işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Savunma sanayi, stratejik ortaklığımızın somut neticeler verdiği alanların başında geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemde, Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gereğine işaret ettik." dedi.

Gelecek sene idrak edecekleri ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümünde özel etkinlikler planladıklarını kaydeden Erdoğan, "Bölgelerinde ve ötesinde etkin roller üstlenen, küresel barış ve istikrara önem veren iki ülkeyiz. Uluslararası meselelere dair görüşlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisini amaçlayan diyalog temelli yaklaşımı destekliyoruz. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, ikili ilişkilere sağladığı katkılarından dolayı Lee'ye şahsı ve milleti adına teşekkür etti.


Güney Kore Devlet Başkanı Lee: Türkiye halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir


Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye, halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir, yani kanla bağlı olduğumuz kardeşimizdir." dedi.

Güney Kore halkının bugün sahip olduğu özgürlük ve barış ortamını, Kore Savaşı'nda Kore halkının yanında savaşan yaklaşık 20 bin Türk askerine borçlu olduğunu vurgulayan Lee, Türk askerlerinin savaş sırasında gösterdiği fedakarlığı saygıyla andı.

Lee, "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte kanla kurulan derin dostluk ve güven temelinde işbirliğimizi genişletme konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Erdoğan ile görüşmesinde Kasım 2025'te varılan mutabakatların uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdiklerini aktaran Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti.

Lee, görüşmede nükleer enerji, savunma sanayisi ve ALTAY tankı projesi gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, "Bu sonuçları ileri taşıyıp, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladık." ifadelerini kullandı.

Lee, geçen yıl düzenlenen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin de istikrarlı biçimde geliştiğine işaret ederek, temmuz ayında savunma sanayisi ve lojistik ortak komitesinin toplandığını hatırlattı.


Savunma sanayisi işbirliği derinleştirilecek


Eylül ayında askeri gemilerde işbirliği niyet mektubunu imzaladıklarını kaydeden Lee, bu gibi adımlarla işbirliğini giderek genişlettiklerini vurguladı.

Lee, "Ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırıp, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasında geçen yıl imzalanan yol altyapısına ilişkin mutabakat zaptıyla işbirliğinin geliştiğini belirten Lee, yeni ulaştırma ve bağlantısallık mutabakatıyla işbirliğini genişleteceklerini dile getirdi.

Lee, "Karşılıklı faydaya dayanarak ve ekonomik işbirliğini güçlendirerek yatırım ve istikrarı artıracağız." açıklamasında bulundu.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin 2023'te ilk kez 10 milyar doları aştığını hatırlatan Lee, "(Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi) Geçen yıl 10 milyar 700 milyon dolarla, diplomatik ilişkiler kurulduğundan bu yana rekor kırıldı" dedi.


Dengeli ve istikrarlı ticari işbirliği için çalışmaları artırma vurgusu


Lee, "Ticaret dengesizliğini, ithalatı kısıtlayıcı tedbiri ve gümrük işlemlerindeki gecikmeleri tek tek çözüp iki ülke şirketlerine daha istikrarlı bir faaliyet ortamı sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca soydaşlarımızın çalışma izni alma sorunlarını çözmek için hükümetlerimiz arasındaki işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırdık." diye konuştu.

Öte yandan biyoteknoloji, enerji, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlardaki işbirliğini genişleteceklerini dile getiren Lee, Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde Türkiye'de plazma kaynaklı ilaç üretim tesisinin kurulmasına yönelik çalışmaların aksamadan sürmesi için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Lee, bu zirve kapsamında imzaladıkları "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" temelinde "Güney Kore-Türkiye Enerji Dönüşümü Forumu'nu" kurmayı, temiz enerji, hidrojen, ve yenilenebilir enerji işbirliği zeminini genişletmeyi kararlaştırdıklarını dile getirdi.


Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesi ilk kez toplanacak


Lee, yeni imzalanan "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon (STI) Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile yapay zeka, ileri haberleşme ve ileri malzeme işbirliğini güçlendirmeyi, ikili Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesini ilk kez toplamayı kararlaştırdıklarını ifade etti.

"Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasının da önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Lee, hükümetler arası işbirliği kanalı kurup ikili teknoloji ve yatırım işbirliği zeminini genişleterek kritik mineral tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Lee, Kore Yarımadası'nda barış ve uluslararası istikrarın yeniden tesisi için stratejik eşgüdümü güçlendireceklerine dikkati çekerek, bugünkü görüşmede Türk hükümetinin, Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasına istikrarlı desteğinin yeniden teyit edildiğini söyledi.


Çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişletme vurgusu


Kore Yarımadası'nda barışın yeniden tesisi için işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını aktaran Lee, kurallara dayalı uluslararası düzeni benimseyen orta ölçekli güçler olarak Birleşmiş Milletler, G20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) gibi çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişleteceklerini belirtti.

Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki durum gibi başlıca uluslararası konuları da görüştüklerini, ihtilafların barışçıl çözümü ve bölgesel istikrarın yeniden tesisi için yakın iletişim ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştıklarını kaydetti.

Bugünkü zirvenin güçlü dostluk ve güveni teyit ettiğini ve Türkiye-Güney Kore ilişkilerini yeni bir geleceğe taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçeceğini vurgulayan Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakından çalışıp bugünkü mutabakatları eksiksiz uygulayacaklarını ve somut sonuçlar elde edeceklerini söyledi.

Lee, kardeş ülke Türkiye ile daha müreffeh bir geleceği birlikte kurmayı temenni ettiğini dile getirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.