Başbakan Erdoğan'ın ABD temaslarında ve katıldığı toplantılarda her ne kadar birçok konu gündemde olsa da merkez konunun İran ve Ortadoğu olduğunu görüyoruz.Zaten Erdoğan'ın bu ABD ziyaretinden hemen sonra Ortadoğu turuna çıkacak olması ve bu turun en önemli ayağının ise İran olacağı da basına yansımış durumda...Başbakan'ın ABD'de yaptığı ilk toplantı, ismini daha önceleri sıkça duyduğumuz Abraham Foxman'ın da mensup olduğu Yahudi düşünce kuruluşlarıylaydı. Yapılan bu ilk ve bence en önemli görüşmede de merkez konu İran ve Ortadoğu'ydu.Başbakan Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada birçok konuya değinse de, bu konuşmada "Terörizm ve nükleer silahların yayılması gibi tehditler küresel ölçekte ciddi birer endişe kaynağı haline gelmiş durumda" diyen Erdoğan, nükleer silahların yayılmasının engellenmesi konusundaki kararlılığını vurguladı.Hatırlarsanız bu konuda daha önce ABD ile bir Ortak Vizyon Belgesi imzalanmıştı.Uzunca zamandır İran ve nükleer silahlar yan yana zikrediliyor.Sanki atom bombasını ilk ortaya koyan ve yüzbinlerce insan üzerinde deneyen ABD değilmiş gibi.Sanki Vietnam'da, Somali'de, Afganistan'da, Irak'ta ABD hiç kitle imha silahı kullanmamış gibi.Sanki İsrail yıllardan beri Filistinlilerin üzerinde en modern kitle imha silahlarını kullanmamış gibi.Sanki bütün bu insanlık suçlarını İran işlemiş gibi.Eğer Sayın Erdoğan kitle imha silahlarını önleme konusunda gerçekten samimi ise önce Ortak Vizyon Belgesi'ni imzaladığı ABD'den başlamalıdır.İran hala Ortadoğu'da bir nükleer güç değildir.Ortadoğu'da nükleer güç olan iki ülke var: Biri bu coğrafyadaki masum insanlara sürekli kan kusturan, insanları canlı denek olarak kullanan İsrail ve bu coğrafyaya işgal ile yerleşmiş olan ABD...Sayın Başbakan, neden henüz bir sonuca ulaşmamış İran'ın nükleer çalışmalarından rahatsız oluyorsunuz da, yıllardır sivilleri acımasızca katleden, nükleer silahları kullanmaktan çekinmeyen ABD ve İsrail'den rahatsız olmuyorsunuz?Üstelik nükleer güce sahip bir İran bize İsrail'den daha büyük bir tehdit değildir.İran kendisine göre doğru olanı yapıyor, bu coğrafyada en büyük düşmanı olan İsrail'le güçlerini eşitliyor.Peki, en az İran kadar tehdit altında olan bizler ne yapıyoruz?İsrail'in hatırına İran'a çelme takmaya çalışacağımıza, İran'ın yaptığı doğruları yapmalıyız.Üstelik İran ve Rusya bu konuda her türlü desteği vermeye de hazır.Yeter ki ülkemizin menfaatine olanı bilelim ve kararlarımızı birilerinin talimatıyla değil de kendi menfaatlerimiz doğrultusunda verelim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026

























































































