Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, Türkiye'ye aba altında sopa gösterdi. Türkiye'ye karşı tehdit dili kullanan AB, Ankara'nın Doğu Akdeniz politikası değiştirmemesi durumunda yaptırım seçeneğinin 'derhal' uygulanacağını duyurdu. Türkiye'ye bu çağrılar yapıldığı gün Birleşmiş Miletler, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasını tescil etti
02.10.2020 17:25:00
Brüksel'de toplanan Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'nin ilk gün toplantıları sonunda sonuç bildirisi yayımlandı. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Rum tarafının egemenliğinin ihlal etmekle suçlandığı raporda Ankara'ya Rum yönetimiyle diyalog kurması çağrısı yapıldı. Bildiride, Ankara'ya olası yaptırımlar konusunda AB Antlaşması'nın 29. ve 215. maddelerine atıf yapıldı. AB bildirisinde uluslararası hukuk ve AB üyelerinin egemen hakları vurgusu yapılması dikkatlerden kaçmadı. Türkiye'nin uluslararası hukuk ve AB üyelerinin (Rumlar ve Yunansitan) egemen haklarına aykırı eylemlerden kaçınmasının 'mutlak gereklilik' olduğu ifadelerinin yer alması, Doğu Akdeniz geriliminde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) sonunca kadar destekleneceğini işareti olarak görülüyor. Doğu Akdeniz konulu çok taraflı bir konferans çağrısı yapılan bildiride ayrıca, konferansın düzenlenmesi konusunda, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in çalışma yürütmesi istendi. Konferansın modaliteleri, katılımcıları, çerçevesi ve takvimi üzerinde mutabakat ihtiyacı bulunduğu, konferansta deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, güvenlik, enerji, göç ve ekonomik iş birliği gibi konuların ele alınabileceği aktarıldı.
Çift yönlü strateji
Liderler Zirvesi'nin ilk gününün sonunda AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ile katıldığı ortak basın toplantısında konuşan AB Konseyi Başkanı Charles Michel, ağırlıklı olarak Doğu Akdeniz'deki durum ve Türkiye-AB ilişkileriyle Belarus'a yaptırım konularını değerlendirdiklerini aktardı. Türkiye'ye yönelik "çift yönlü bir strateji" izlediklerini söyleyen Michel, bir taraftan karşılıklı çıkarlara dayalı siyasi bir diyaloğa şans vermek istediklerini, diğer taraftan ise Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimine tam desteklerini ifade ettiklerini bildirdi. Doğu Akdeniz konusunda çok taraflı bir konferans önerisinde bulunduklarını belirterek, bunun, bölgedeki birçok anlaşmazlığın çözümünde önemli rol oynayabileceğini söyleyen Michel, şöyle devam etti: "Bizim için önemli olan, gelecek haftalarda Türkiye ile pozitif gündemi nasıl oluşturabileceğimizi görmek. Pozitif gündem, Türkiye ile iş birliğini artırmayı amaçlayan bölümler içeriyor. En geç aralık ayına kadar, bu yılın sonuna kadar çift yönlü yaklaşımımızla ilgili gelişmeleri takip edeceğiz."
Rum'a destek tam
AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ise Türkiye ile olumlu ilişkinin "provokasyonlar ve baskılar durunca" başlayabileceğini söyleyerek, "Ankara'nın bu faaliyetlerini tekrarlaması halinde, AB elindeki tüm enstrümanları ve seçenekleri kullanacak. Elimizde derhal uygulamaya sokabileceğimiz bir alet çantamız var" ifadelerini kullandı. Son dönemde taraflar arasında arabuluculuk yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Türkiye ile yapılan görüşmelerde bu olumlu gündemi ilerletmek istiyoruz, çünkü bunun Türkiye ile olan tüm farklı stratejik ilişkiler için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz" diye konuştu. Zirve sonrasında konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Doğu Akdeniz krizinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimini desteklediğini yineledi.
Dışişleri'nden tepki
AB Liderler Zirvesi'nde Türkiye'ye yönelik alınan kararlar için Dışişleri Bakanlığı'ndan açıklama geldi. "Türkiye, ikili sorunların ve dar bakışlı çıkarların yönlendirmesi ve körü körüne üyelik dayanışması yerine, ortak çıkar ve ortak gelecek gündemiyle, karşılıklı saygı ve güven ilişkisi içinde, AB sürecini ilerletme ve sorunları müzakerelerle çözme iradesi ve kararlılığını korumaktadır" ifadelerini kullanan Bakanlık açıklamasında, zirvede Türkiye'ye ilişkin alınan kararların, bazı olumlu unsurlar içermekle birlikte birçok bölümünün gerçeklerden kopuk olduğu aktarıldı. Açıklamada, zirve kararlarında yine Kıbrıs Türklerine hiçbir atıfta bulunulmamasının ve iki taraf arasında hidrokarbon kaynaklarına ilişkin hakça gelir paylaşımından bahsedilmemesinin, AB'nin Kıbrıs Türklerini yok sayan zihniyetinin devam ettiğini gösterdiği bildirildi. AB'nin GKRY'ye Kıbrıs Türkleriyle görüşme çağrısı yapması gerektiğine işaret edilen açıklamada, "Evvelce de defaatle açıkladığımız üzere, Kıbrıs meselesi çözülene kadar, Kıbrıs Rumlarının muhatabı, Türkiye değil Kıbrıs Türkleridir. Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin olmadığı bir ortamda, onları temsil etmeyen GKRY ile deniz sınırlarını müzakere etmesi söz konusu olamaz. Bu ancak Kıbrıs meselesi çözüldükten sonra mümkün olabilir" değerlendirilmesi yapıldı.
Türkiye-Libya anlaşmasını BM tescil etti
Avrupa Birliği liderleri Türkiye'ye aba altında sopa gösterdikleri zirve devam ederken dün Birleşmiş Milletler'den (BM) Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki sınırı anlaşmasıyla ilgili önemli bir karar geldi. BM, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan deniz sınırı anlaşmasını tescil etti. BM tarafından dün yayımlanan tescil belgesine göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye ve Libya arasında imzalanan uluslararası anlaşmayı 30 Eylül'de BM Şartı'nın 102'nci maddesi gereği onayladı. Türkiye ile Libya Hükümeti, 27 Kasım'da "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalamış ve anlaşmayı tescil edilmesi için BM'ye göndermişti.
29. ve 215. maddelerin içeriği
Bildiride Türkiye'nin, "tek taraflı adımlar atması halinde", AB'nin "elindeki tüm enstrümanları ve seçenekleri kullanacağı", bunların AB Antlaşması'nın 29. maddesiyle AB'nin İşleyişi Hakkındaki Antlaşmanın 215. maddesi uyarınca yapılacağı ifadesi yer aldı. 215. madde, AB'nin üçüncü ülkelere tedbir uygulamasını içeriyor. 29. madde ise üye ülkelerin, ulusal politikalarını AB'nin tutumuyla uyumlu hale getirmesini öngörüyor.
Belarus'a yaptırımlar başlıyor
AB Liderler Zirvesi'nin ilk gününde Rum Yönetimi ikna edilerek Belarus'a yaptırım için uzlaşma sağlanabildi. Rumların ikna edilmesinde Türkiye'yi hedef alan uyarıların ve yaptırım tehditlerinin etkili olduğu ifade ediliyor. 9 Ağustos'ta yapılan seçimlerin adil ve özgür olmadığı, seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesiyle Belarus yöneticilerine yaptırım uygulama kararı alındı. Yaptırım listesinde yaklaşık 40 kişi bulunuyor. Bu kişiler arasında Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'nun olmaması ilgi çekti. Belarus'a yaptırımlara ilişkin teknik hazırlıkların 2 Ekim'de yapılacağı bildirildi.
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?
05.02.2026 15:48:00 Eyüp Kabil
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.
Karar alma süreci hızlandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.
Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.
"Yık ya da sat" uygulaması
Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.
Kira yardımı rakamları güncellendi
2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi. Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.
Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.
Afet odaklı dönüşüm vurgusu
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.
Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.
Vatandaşlar ne yapmalı?
Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.
Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.
Bu acıya yürek dayanmaz
Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı
05.02.2026 14:54:00 İhlas Haber Ajansı
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"
Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.
Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi
Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.
Sürücü gözaltında
Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
Van'da bir ayda 224 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Van'da jandarma ekiplerince ocak ayında yürütülen çalışmalar sonucunda 224 kilo 745 gram uyuşturucu madde, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi
05.02.2026 11:39:00 İhlas Haber Ajansı
Van'da jandarma ekiplerince ocak ayında yürütülen çalışmalar sonucunda 224 kilo 745 gram uyuşturucu madde, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.
Van Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığınca ocak ayı içerisinde uyuşturucu madde imal ve ticareti suçuna yönelik yürütülen faaliyetler kapsamında birçok operasyon yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Yapılan çalışmalar sonucunda 172 kilo 022 gram skunk, 25 kilo 435 gram metamfetamin, 24 kilo 387 gram eroin, 2 kilo 087 gram esrar, 719 gram afyon sakızı, 95 gram bonzai, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirilerek muhafaza altına alınmış, 138 şüpheli şahıs hakkında adli işlem yapılmıştır" denildi.
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
05.02.2026 10:56:00 İhlas Haber Ajansı
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.
Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı
05.02.2026 00:12:00 Haber Merkezi
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor
05.02.2026 00:10:00 Ahmet Turan Yiğit
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.
Gazeteci Can Uğur'un konuşmasını izleyin:
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı
04.02.2026 21:00:00 Ahmet Turan Yiğit
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
ABD'de yıllar önce başlayan ve uluslararası boyuta taşınan çocuk istismarı soruşturmasının, Türkiye'yi ilgilendiren olası bağlantıları UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra tarafından ortaya konuldu.
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra'nın konuşmasını izleyin:
Kayıp genç kızdan acı haber
Nevşehir'de dün akşam saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamayan 19 yaşındaki genç kızın cansız bedenine ulaşıldı
04.02.2026 17:13:00 İHA
Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki Sümeyye Satılmış dün saat 17.00 sıralarında Kayaşehir ve Kahveci Dağı çevresindeyken yakınları ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından genç kızdan bir daha haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış'ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti.
Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı. Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış'ın yüksekten düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek.
Öte yandan, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Satılmış'ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.
Dedesinin ifadesi ortaya çıktı
Ayrıca, Nevşehir'de yalnız yaşayan Sümeyye Satılmış'ın dedesinin karakolda verdiği ifade de ortaya çıktı. Dede M.Y.'nin verdiği ifadede, "İkametinde tek başına yaşamaktadır. Anne ve babası Nevşehir merkezde değildir. Torunum dün 10.20'de aradı ve rutin bir şekilde konuştuk. Bana işten geldiğini ve yatacağını söyledi. Sonrasında konuşmayı sonlandırdık. Sümeyye'nin annesi F., beni saat 18.00'de aradı. Sümeyye'den haber alamadığını, evini dağıttığını ve kendisine ulaşamadığını söyledi. Bende bu nedenle Sümeyye'nin ikametine gittim. İkamete gittiğimde ikamet dağınık durumdaydı. Kızım ile konuyu konuştum ve sonrasında Sümeyye'ye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım" dedi.
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Uzun süredir karaciğer yetmezliği ile mücadele eden Ufuk Özkan’ın organ nakli gerçekleşti. Özkan'ın ameliyatı 11 saat sürdü
04.02.2026 14:47:00 AA
Uzun süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı.
Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Bölümünden yapılan açıklamaya göre, doktorlar, Özkan'ın 11 saat süren zorlu bir ameliyat geçirdiğini, karaciğer naklinin başarıyla tamamlandığını ve sanatçının durumunun iyi olduğunu belirtti.
Görüntü yönetmeni Salih Kıvırcık'ın Özkan'a donör olduğu nakil ameliyatını, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek'ten oluşan ekip gerçekleştirdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaprak, "Türkiye'nin dört gözle beklediği ameliyatı bugün gerçekleştirdik. Ameliyat sırasında beklenmeyen herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık." bilgisini verdi.
Yaprak, Özkan'ın bu geceyi yoğun bakımda geçireceğini belirterek, "Yarın uyandırma aşamasını deneyeceğiz. Her şey yolunda giderse yüksek ihtimalle yarın ekstübe etmeyi planlıyoruz. Normal şartlarda yoğun bakımda kalış süresi 1 ya da 2 gün oluyor. Hastanede yatış süresi ise genellikle 2 ila 3 hafta arasında değişiyor." ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 3 yıldır Özkan'ın sağlık sürecini yakından takip ettiklerini aktaran Yaprak, şunları kaydetti:
"Bu süreçte kendisinin ne kadar çok sevildiğini hem bizlere hem de ailesine ulaşan mesajlar sayesinde yakından hissettik. Ameliyat sürecinde dualarıyla yanımızda olan tüm sevenlerine teşekkür ediyoruz. Dualarını çok yakınımızda hissederek bu süreci yürüttük. Onlar da iyi ki varlar. Sevenlerinin gözü aydın olsun."
Prof. Dr. Dayangaç ise "Tüm cerrahi ekibimizle hem verici hem de alıcı ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Zorlu bir ameliyattı. Yaklaşık 10-11 saat süren yorucu bir operasyon oldu. Anestezi süreci ve cerrahi aşamalarla birlikte uzun sürmesini beklediğimiz bir ameliyattı. Çünkü hastamız daha önce cerrahi işlemler geçirmişti. Ancak tüm süreci son derece başarılı biçimde tamamladık ve sonuçtan oldukça mutluyuz." açıklamasını yaptı.
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
İstanbul Sarıyer'de lüks bir sitede bulunan binanın 30'uncu katından düşen 12 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi
04.02.2026 14:07:00 İhlas Haber Ajansı
Olay, 1 Şubat Pazar günü saat 23.00 sıralarında Ayazağa Mahallesi'nde bulunan Ağaoğlu My Home Maslak'ta meydana geldi. İddialara göre, Fikret Ömer Akıncı (12), akşam saatlerinde yaşadığı binanın 30'uncu katındaki dairede balkona çıktı.
Akıncı, henüz bilinmeyen bir nedenle balkondan aşağıya düştü. Yere düşen çocuğu gören vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Fikret Ömer Akıncı'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Evde bulunan anne, çocuğunun evin mutfak bölümündeki balkondan sarktığını ve düştüğünü, herhangi bir hastalığının bulunmadığını ve psikolojik ilaç kullanmadığını ifade etti.
Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Akıncı'nın cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.