logo
04 KASIM 2026

Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı

Acun ılıcalı'nın Murat Ülker'in de desteğiyle sezon sonunda başkan adayı olacağı iddia ediliyor... bununla kalmayıp, seçilmesi durmunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir hukuki süreç başlatmak istediği konuşuluyor.
 

04.11.2026 09:35:00
Haber Merkezi
 
Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı
Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı
Fenerbahçe'de bir yandan yeni teknik direktör beklenirken, diğer yandan yarın akşam oynanacak kritik Liverpool maçına odaklanılmış durumda. Süper Lig'de Galatasaray'ın 9 puan gerisinde kalınsa da şampiyonluk yarışı henüz bitmedi; Şampiyonlar Ligi'nde ise ilk 24 iddiası ve umutları tazeliğini koruyor.






Ancak camiadaki ana gündem maddesi, şimdiden Mayıs ayında yapılacak olan başkanlık seçimi. Bu durumun en büyük nedeni  Başkan Aziz Yıldırım'ın Mayıs ayından sonra görevde kalmayacağını sık sık dile getirmesi.






Pazar akşamı yapılan son seçimi kaybeden Hakan Safi, adaylığını resmi olarak ilan etmese de açıkça hissettirdi. Yıldırım yönetiminde yer alan Barış Göktürk'ün de adaylık için hazırlık yaptığı biliniyor.

Camia kulislerinde Mehmet Ali Aydınlar ve eski başkan Ali Koç'un da isimleri geçiyor; ancak her iki ismin de şu an için adaylığa yakın olmadıkları belirtiliyor.






Başkanlık için adı en çok öne çıkan isimlerden biri Hull City'nin sahibi ve eski asbaşkanlardan Acun Ilıcalı. Hayalinde her zaman Fenerbahçe başkanlığı olduğunu gizlemeyen Ilıcalı'nın, sezon sonunda Murat Ülker'in de desteğini alarak başkanlığa adaylığını koyabileceği yüksek sesle dillendiriliyor.






Hatta Ilıcalı'nın yaşadığı loca krizi de dahil pek çok nedenden dolayı Aziz Yıldırım'a veya Yıldırım'ın destekleyeceği bir adaya karşı bizzat yarışmak istediği gelen bilgiler arasında.

Kulislerde konuşulan en çarpıcı iddia ise Acun Ilıcalı'nın başkan seçilmesi durumunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir çalışma başlatacağı yönünde.

Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu

Trabzonspor'da savunma koçluğuna getirilen Jerome Boateng, Zidane ve Arteta gibi basamakları teker teker tırmanmayı hedefliyor

04.11.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Çifte Şampiyonlar Ligi ve dünya şampiyonu Jerome Boateng, Trabzonspor'da Thomas Reis'in ekibine katılarak Zidane ve Arteta'nın yolundan gitmeyi tercih etti.






Thomas Reis'in ekibine dahil ettiği dünya ve çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu Jerome Boateng, geleceğin Zinedine Zidane'ı olmak için kolları sıvadı.






Alman efsane, savunma koçluğundan başlayan bu stratejik adımıyla Fransız yıldızın kariyer basamaklarını tırmanışını izleyecek gibi görünüyor.






Reis, Boateng'in rolünü şu sözlerle özetledi: "Temel sorumluluk alanı savunma. İster 5'e 5 çalışma olsun ister sayısal üstünlük içeren taktik antrenmanlar, doğrudan müdahale ediyor, hataları düzeltiyor ve tavsiyelerde bulunuyor. O buraya sahaya duba dizmeye gelmedi, bizi daha iyi hale getirmek için geldi."






Doğrudan A takım sorumluluğunu alarak kısa sürede yıpranan eski yıldızların aksine Boateng, uzmanlık alanından (savunma) antrenörlüğe adım atarak Zidane ekolünü izlemeyi seçti.






Zinedine Zidane'ın Real Madrid'de alt kademelerden ve idari görevlerden başlayarak üst üste üç Şampiyonlar Ligi zaferine uzanması veya Mikel Arteta'nın Pep Guardiola'nın yanında pişerek Premier Lig'in zirvesine yürümesi, bu geçişe örnek teşkil ediyor.






Orkun Kökçü için çok kritik süreç

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü için "Yürüyor işte, oynasın" diyenlerin bilmediği normal ayakkabı ile krampon giymek arasındaki fark... Eğer kaptan tam iyileşmeden dönerse, belki de aylarca sahalardan uzak kalacak

04.11.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün sakatlığı camianın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Herkes birbirine "Ne zaman dönecek?" diye sorarken, asıl korku; "Bir an önce sahalara döndürelim" baskısının yaratacağı erken dönüş riskinin faturasının çok ağır olabileceği yönünde.






Celtic maçında forma giyemeyecek olan, Gençlerbirliği maçında ise kadroda olma ihtimali bulunan Orkun'un topuğundaki rahatsızlık tamamen ortadan kalkmadan sert antrenman programına ve saha çalışmalarına dahil edilmeyeceği belirtildi.






Kamuoyunda dolaşan "Orkun'u gördük, yürüyordu" yönündeki izlenimlerin yanıltıcı olduğu; normal ayakkabı giymek ile krampon giymek arasında tabana binen yük bakımından ciddi farklar bulunduğu kaydedildi.






Orkun Kökçü'nün yaşadığı tipteki ayak tabanı sakatlıklarında en büyük tehlike, erken dönüş riski olarak dikkat çekiyor.






Verilen 2-3 haftalık sürenin sonunda doku tam olarak iyileşmeden oyuncunun sahaya sürülmesi durumunda, tabandaki yoğun yük binişi nedeniyle sakatlığın nüksetme ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryoda ise tedavi ve sahalardan uzak kalma süresinin ayları bulabileceği uyarısı yapılıyor.






Yıldız futbolcunun sahalara döndükten sonraki ilk 1-2 haftalık periyotta fiziksel olarak daha ekonomik oynamak zorunda kalabileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.






Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!

Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı

04.11.2026 10:13:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım her ne kadar "Devam etmeyeceğim" dese de herkes biliyor ki Fenerbahçe şampiyon olursa kalır… Ancak buna rağmen yönetiminin içinde yer alan Barış Göktürk şimdiden başkanlık çalışmalarına başladı.






Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı. Aziz Yıldırım daha kendi ekibi içinde birlik kurabilmiş değil… Yaz aylarında yapılan seçimde önce aday olan, ancak seçilemeyeceğini anladığı için [Yıldırım'ın] yanına giren Barış Göktürk, içeride başkanlığa hazırlanıyor.






Her ne kadar Başkan Yıldırım'ın başarılı olması durumunda devam etmek istediğini bilse de Göktürk, sosyal medyada adaylığı için yapılan dedikodulara da sessiz kalıyor.

İlk etapta Göktürk, Yıldırım yönetiminde güçlü görünmeye çalıştı. Hatta öyle ki Mahmut Uslu ile Kulüpler Birliği toplantılarına bile gitti. Ancak şu anda tüm gücünü yitirdi.







Yıldırım, Uslu ve Cihan Kamer gibi isimlerle kulübü yönetirken Göktürk ve diğer birkaç isim, ancak her şey gerçekleştikten sonra haberdar oluyor.

Bu durum İsmail Kartal'ın seçiminde de ortaya çıktı… Yeni teknik direktör görüşmelerinde de. Göktürk şu anda bir yol ayrımında… Yıldırım'la devam eder ve başarısızlık gelirse kötü yönetilen bir yönetimin kötü bir yöneticisi olarak seçime girmek zorunda kalabilir.







Ancak şimdi istifa ederse de bu kez "Yıldırım'a destek olmak üzere görev aldı, ancak ilk sarsıntıda kaçtı" denebilir. Bu yüzden Göktürk en doğru hamleyi hesaplıyor.






Barış Göktürk'ün Haziran ayında bir sürpriz olmazsa şimdiden adaylık çalışmalarına başladığını söyleyebilirim.

Reis de Fatih Tekke'nin yolunda

Trabzonspor'da Richarlison adı Fatih Tekke'den sonra Thomas Reis'in de önüne geldi... Ancak Alman teknik adam da halefi gibi birden fazla nedenden ötürü Brezilyalı golcünün üzerini çizdi

03.11.2026 13:50:00
Haber Merkezi
 
Reis de Fatih Tekke'nin yolunda
Reis de Fatih Tekke'nin yolunda
Trabzonspor'da hiç de gerek yokken Richarlison gündemi oluştu... Çünkü menajeri, Sambacı santrfora Tottenham'da kazandığı paranın ancak Süper Lig'den bir takım tarafından verileceğine inanıyor.






Sezon başında da Richarlison gündeme geldiğinde Fatih Tekke adeta "kellesini" ortaya koyarak bu transferi engellemişti. Her ne kadar sosyal medyadaki ortakları üzerinden Richarlison'un menajeri Trabzonspor üzerine baskı yapmaya çalışsa da Thomas Reis de Tekke gibi kesinlikle Sambacıyı istemiyor.






Reis, ön alanda yüksek yoğunluklu pres, disiplinli koşu mesafeleri ve taktiksel sadakat istiyor. Richarlison yetenekli bir santrfor olsa da bireysel hareket etmeyi seven bir yapıda.






Bu yüzden Alman teknik adam, sisteminde tek bir oyuncunun savunma ya da pres zincirini kırıp taktik planı çökertmesine izin vermeyeceğini Başkan Ertuğrul Doğan'a iletti. Brezilyalı oyuncunun son dönemdeki sakatlık geçmişi ve form istikrarsızlığı da Reis'in bir başka veto nedeni.






Reis ayrıca önüne getirilen Richarlison'la ilgili kadro planlamasının menajer oyunlarıyla değil, saha içi ihtiyaçlarla şekillenmesi gerektiğini Başkan Doğan'a anlattı.






Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir

Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı

03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.






Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.

Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.






Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.






Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.






Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.






3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.






Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor

Okan Buruk'un sezon başında ısrarla isteyip alamadığı Dženan Pejčinović ile Bilal El Khannouss, salı akşamı Stuttgart formasıyla Rams Park'ta Galatasaray'a rakip olacak

02.11.2026 12:18:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor
Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor
Şampiyonlar Ligi'nde gaza basmak için Galatasaray'ın salı akşamı Stuttgart engelini mutlak aşması gerekiyor. Okan Buruk ve camia, en kötü ihtimalle ilk 24 hedefi için Alman ekibine karşı bu maçtan 3 puan yazdı. 3 puanın altında kalmak, sarı-kırmızılıları ilerleyen dönemde sıkıntıya sokabilir.






Alman liginde her ne kadar kırılgan bir görüntü çizse de Stuttgart, önemli yıldızları ve yıldız adaylarıyla her an her takımın canını yakabilecek bir ekip.






Kadrosunda Türk millî takımına çağrılan Atakan Karazor ile Türk millî takımını reddeden Deniz Undav'ı bulunduran Stuttgart'ın oyuncu yapısında Okan Buruk'un gözde isimleri var.






Stuttgart hücum hattının en tehlikeli, en mobil ve skor yükünü sırtlayan ismi Ermedin Demirović. Maç başına çektiği 3 şut ve 1.4 isabetli şut ortalamasıyla Galatasaray'a kabus yaşatabilir.






Deniz Undav ise henüz bu sezon gol atamamasına rağmen ceza sahası çevresindeki bitiriciliği ve şut kalitesiyle biliniyor.






Sezon başında Galatasaray'ın da gündemine gelen Pejčinović; genç yaşına rağmen 11.1 km'lik bindirme mesafesi ve 17.8 depar ortalamasıyla, hem fizik gücü hem de adam eksiltme becerisiyle tam bir joker konumunda.






Angelo Stiller ise Stuttgart'ın temposunu belirleyen, pas kalitesi %89 gibi yüksek bir oranda belirleyen isim. Batrakov'dan önce gündeme gelen Bilal El Khannouss da yaratıcı asist beklentisi (xA: 2.75) ve kilit paslarıyla hücum hattını besleyen en yaratıcı ayak.

Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu

Göztepe yenilgisi sonrasında Fenerbahçe'nin dün yapılan olağanüstü yönetim kurulu toplantısında yüksek tansiyonu düşüren Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk oldu.

02.11.2026 12:13:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe yönetimi dün toplandı... Galatasaray ve Göztepe faciaları sonrasında Aziz Yıldırım'ı tanımayan bazı kişiler "istifa" gündemi yarattı.






Ancak toplantının hiçbir dakikasında istifa gündemi oluşmadı. Ana gündem maddesi, milli araya kadar beklenmemesi, mümkünse Liverpool maçına, olmazsa Çorum maçına yeni bir teknik direktörle çıkılması oldu.






Başkan Aziz Yıldırım, teklifi kabul eden ya da etmeye yakın olan teknik adamlardan birisinin ne yapıp edip ikna etmesini ve takımın başına getirmesini Cihan Kamer'den istedi.






Toplantıda Kamer ve Oğuz Çetin'in Cumartesi günü gündeme getirdiği teknik direktörler hakkında Başkan Aziz Yıldırım diğer yöneticileri bilgilendirdi.






Toplantıda ayrıca Başkan Aziz Yıldırım, Kerem Aktürkoğlu ve Greenwood başta olmak üzere çok şey bekledikleri oyuncularla ne yapmaları gerektiğini sorguladı.






Resmî bir kadro dışı gündemi olmadı, ancak Başkan Yıldırım "bazı canları yakmakla" ilgili bazı kararlar alma aşamasında olduğunu söyledi.






Toplantının belki de en dikkat çeken anları, Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk'ün ve sonrasında Abdullah Kavukçu'nun istifalarının masaya gelmesi oldu. Başkan Yıldırım'ın, "İyi ki Galatasaray var" sözleri toplantının adeta stresini aldı.






Bazı yöneticiler de Galatasaray'da bu kavga gürültü ortamı olmasa panikle bir teknik direktör kararı almak zorunda kalabileceklerini ancak istifaların kendilerine alan sağladığını itiraf etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.