Af Örgütü'nden şok Uygur raporu
Uluslararası Af Örgütü, Çin'in Doğu Türkistan'da bulunan Müslümanlara uyguladığı baskıyı 160 sayfalık raporla gözler önüne serdi. Uygurların dünyada adeta cehennemi yaşadığına işaret edilen raporda tanıklığına yer verilen bir Uygurun "'Selamünaleyküm' bile diyemiyoruz. Kur'an, seccade ve diğer dini eserler etkin biçimde yasaklandı" ifadesine yer verildi.
11.06.2021 17:13:00





YENİ MESAJ-AA / DETAY HABER
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Kriz Müdahale Birimi, "Sanki Savaştıkları Bir Düşman Gibiydik: Çin'in Sincan'daki Müslümanlara Yönelik Toplu Kapatma, İşkence ve Zulüm Uygulamaları" başlıklı 160 sayfalık bir rapor yayımladı. Örgütün topladığı 50 yeni kanıta yer verilen raporda, yüzbinlerce Müslümanın Çin'de toplama kamplarına kapatıldığına ve işkenceye tabi tutulduğuna işaret edildi.
Raporda Uygurların, Kazakların ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik azınlıkların, devlet eliyle yürütülen ve insanlığa karşı suçlar kapsamına giren sistematik toplu kapatmalara, işkenceye ve zulme maruz bırakıldığı vurgulandı. Raporda, daha önce kamplarda tutulan kişilerden toplanan ve Çinli yetkililerinin 2017'den beri bölgenin Müslüman etnik gruplarının dini geleneklerini, kültürel pratiklerini ve yerel dillerini kökten yok etmek için başvurduğu aşırı sert uygulamaların ayrıntılarından oluşan onlarca yeni tanıklığa yer verildiği belirtildi. 'Terörle mücadele' kisvesi altında işlenen bu suçların etnik Uygurları, Kazakları, Hui Müslümanlarını, Kırgızları, Özbekleri ve Tacikleri hedef aldığı vurgulanan raporda, "Çinli yetkililer, Sincan'ın dört bir yanında dünyanın en gelişmiş gözetim sistemlerinden birini kurdu ve 'eğitim yoluyla dönüştürme' merkezleri adı altında yüzlerce kamptan (gözaltı kampları) oluşan bir ağ oluşturdu" ifadesi kullanıldı. Bu kamplarda işkence ve kötü muamelenin sistematik biçimde uygulandığına işaret edilen raporda, seküler, homojen bir Çin ulusu ve Komünist Parti ideallerini dayatmak için günlük hayatın tüm yönleriyle katı bir disiplin altında tutulduğu kaydedildi.
Neden gözaltına alınıyorlar
Örgütün görüştüğü, gözaltı kamplarından serbest bırakılan 50'nin üzerinde tanığın tamamının, dini temalı bir resim bulundurmak veya yurt dışında yaşayan biriyle haberleşmek gibi tamamen hukuka uygun görünen davranışları nedeniyle gözaltına alındığı kaydedilen raporda, "2017 sonlarındaki toplu gözaltılara katılan hükümete bağlı bir heyet, örgüte, polisin insanları uyarıda bulunmaksızın evlerinden aldığını ve yargılama süreci olmadan tutukladığını belirtti" denildi.
Af Örgütü'nün görüştüğü, kamplardan hayatta kalan kişilerin birçoğunun önce polis merkezlerinde sorgulandığı belirtilen raporda, bu kişilerin kampa gönderilmeden önce biyometrik ve tıbbi bilgilerinin kaydedildiği bildirildi.
Kaplan sandalyede sorgulanıyorlar
Bu kişilerin çoğunlukla 'kaplan sandalye' adı verilen, vücutlarını acı verici pozisyonlarda tutan, demir ayakların ve kelepçelerin bağlı olduğu çelik sandalyelerde sorgulandığına değinilen raporda, polis merkezlerinde dayak, uykudan yoksun bırakma ve aşırı kalabalığın olduğunun altı çizildi.
Raporda, örgütün görüştüğü, gözaltı kamplarından serbest bırakılan kişilerin tamamının işkenceye veya diğer türde kötü muameleye maruz bırakıldığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Her gün insanlık dışına itilmenin kümülatif psikolojik etkilerinin yanı sıra dayak, elektrik şoku, hücre hapsi, yiyecek, su ve uykudan yoksun bırakma, aşırı soğuğa maruz bırakma ve 'kaplan sandalye' benzeri işkence araçları dahil çeşitli yöntemlerle hareketlerini kısıtlama gibi fiziksel işkence de buna dahildi. Bazıları 24 saat veya daha uzun süre boyunca 'kaplan sandalyede' oturmaya zorlandığını bildirdi. Aynı koğuşta kaldığı bir kişiyi savunduğu için cezalandırılan yaşlı bir kadın dar, karanlık, soğuk ve penceresiz bir odaya götürüldüğünü, burada ellerinin ve ayaklarının zincirlendiğini ve üç gün boyunca demir bir sandalyede oturmaya zorlandığını söyledi."
İbadet özgürlüğü yok
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Müslümanların özgürce ibadet edemediğinin altı çizilen raporda, "Onlarca Müslüman kadın ve erkek, örgüte, bölgesel Çin yetkililerinin İslam'a karşı olağanüstü bir düşmanlık sergilediğini söyledi. Temel dini ve kültürel pratikler 'aşırı' olarak değerlendiriliyor ve gözaltı gerekçesi olarak kullanılıyor. Bir erkek, Uluslararası Af Örgütü'ne, 'Selamünaleyküm' bile diyemiyoruz, dedi. Kur'an, seccade ve diğer dini eserler etkin biçimde yasaklandı" ifadesi kullanıldı.
Çoğunun akıbeti bilinmiyor
Alıkonulan yüz binlerce kişinin akıbetinin bilinmediği, birçoğunun hala kamplarda tutuluyor olabileceği belirtilen raporda, "Çin'in resmi verileri 2017'den bu yana Sincan'da hapis cezalarında önemli bir artış olduğunu, uydu görüntüleri ise yeni cezaevi inşaatlarının arttığını gösterirken, birçok kişi uzun süreli hapis cezalarına mahkum edildi. Diğerleri ise insanların zorla veya mecburi çalıştırıldıkları yerlere gönderildi" ifadesine yer verildi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.




























































































