HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 HAZİRAN 2021, PAZAR

Ağlayan kimse kalmasın

24.04.2009 00:00:00
On milyonlarca Müslüman Türk evladını işsizliğe, açlığa ve sefalete mahkum ediyorlar. Tüyü bitmemiş yetimlerin sırtından küresel oburlara milyarlarca faiz kazandırıyorlar. Vatan evlatlarını faize, borca, hacze batırıyorlar. Şüheda kanıyla sulanmış İslam vatanını ecnebiye satıyorlar? Diğer yandan da adalet timsali Hz. Ömer'in iman abidesi ahvalini istismar ederek Dicle kenarında kaybolan koyunun hesabını bile istismar etmeye kalkışıyorlar.Bunlar Hz. Ömer'e kurban olsunlar! Hz. Ömer ile bunların arasında dağ ile batı kadar fark var.Hz. Ömer'i, Ömer'ül Faruk yapan başındaki külahı veya sarığı değildi? Hz. Peygamber'e, onun ölçülerine ve yoluna baş koymuş olması, Müslüman tebasını her şeyin üstünde gören yüreğindeki imanı, adalet anlayışı ve gayr-ı Müslimler karşısında eğilip bükülmeyen onurlu iman duruşuydu? Bir bebeğin dahi parasızlık yüzünden sütsüz kalarak ağlamasına asla gönlünün razı olmamasıydı onu Hz. Ömer yapan.Onun mübarek hatıralarını yad ederek yüreğimizi ve hafızamızı tazeleyelim istiyorum bugünlerde? Halifeliğinin ilk yıllarıydı. Halife Ömer, her zaman olduğu gibi, tebdil-i kıyafet yaparak gece boyunca Medine'yi turlamaya çıkmıştı. Yine Medine'ye yabancı bir kervan gelmişti. Develerini çöktürüp konaklamışlardı. Hz. Ömer, onlara da göz-kulak oluyordu. Bir ara yolda, ashaptan Hz. Abdurrahman bin Avf'a rastladı. Halife Ömer, ey Avf'ın oğlu, gel, seninle bu gece misafirimiz olan şu kervanın etrafında bulunalım, onlar yorgundurlar, rahat uyusunlar; canları ve mallarına bir zeval gelmesin, diyor.Hz. Abdurrahman, başım gözüm üstüne dedi. O gece beraberce kervanın etrafında turlayıp gözcülük yapıyorlardı? Gecenin bir yarısında yakındaki evden karanlığı yaran çocuk ağlaması işitiliyordu. Çocuğun sesi kesilmiyordu. Halife Ömer, evin kapısına koştu. Evdekilere, çocuğu avutup uyutmalarını için seslendi. Dönüp geri geldi. Gece boyunca, çocuğun sesi yükseldikçe, kapıya gidiyordu. Çocuğun ağlaması bir türlü dinmiyordu. Seher vakti olduğunda Hz. Ömer, son defa oraya gider, çocuğun annesine:Ne biçim anasın! Bütün gece evlâdını ağlattın. Belli ki açtı! diye çıkışır.Kadıncağız, halimi anlamadan niçin beni azarlıyorsun, der. Kadıncağız, tebdil-i kıyafet içindeki halife Ömer'i tanımaz. Hz. Ömer de, kendini tanıtmadan sorar:- Ne var halinde, ne olmuş?- Çocuğu sütten kesmiştim...Hz. Ömer, sütün yoksa başka şeyler yedirseydin ya be kadın, der.- Evde onun yiyeceği bir şey yok ki?- Çocuğun kaç yaşında?- Henüz yaşını doldurmadı. Hz. Ömer kadının bu cevabı üzerine hiddetlenir:- Peki niçin bu kadar küçük bir yavruyu sütten kesersin be kadın?!Kadıncağız içini çekerek: - Halifemiz Ömer'e Cenâb'ı Hak insaflar versin; çocuklar sütten kesilmeyince, bizim gibi bir fakire nafaka vermez, süt emen çocuklara maaş bağlamazmış? Bize maaş bağlamazmış. Onun için yavrumu erkenden sütten kestim. Kadının bu içten feryadı Hz. Ömer'i adeta yüreğinden vurur. Halife hıçkırıklara boğularak mescide gider. Gözyaşları içinde sabah namazını zor kıldırır. Selâm verdikten sonra minbere çıkarak vicdan muhasebesi içinde şu emirnameyi duyurur:-Sizin Ömer'inize yazıklar olsun!.. Sizin Ömer'inize yazıklar olsun!.. Bundan böyle hangi Müslüman'ın oğlu veya kızı dünyaya gelirse, hemen Halifeye bildirsin. Ona Beytülmal'dan (Hazineden) nafaka verilecek, maaş bağlanacaktır. Hiç kimse nafaka yüzünden evladını vaktinden önce sütten kesmesin! Yaşı ne olursa olsun, tüm çocuklara maaş bağlanacaktır.O günden sonra artık Medine'de, açlık ve yoksulluk yüzünden hiçbir evden ağlayan çocuk sesi işitilmedi.70 milyonluk milletimiz arasında sadece çocuklardan değil, milyonlarca büyüklerden işsizlik, açlık, yoksulluk feryadı yükseliyor? Türk Milletinin yüce medeniyeti bu Ömer adaleti ve anlayışını bağrında barındırıyor; yoksa IMF ve Haçlı anlayışıyla bu feryatlar kesilmez. Kulağına inanamayan kaldıysa Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli'ni yüreğiyle okusun! Türk İslam yurdunda ağlayan kimse kalmasın!
 
A. Faik Nabi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.