Çok ilginç bir süreç yaşıyoruz. Şaşırıp kalıyorum. Gerçekler bu kadar aşikâr ortadayken milletimizin bu sessizliğine şaşırıp kalıyorum. Asıl şaşkınlığım ise son günlerde medyada ve internette "Bu Pazar seçim olsa, sonuç ne olur?" anketlerinden çıkan sonuçlara. Bu anketlere göre iktidar oyunu arttırırken, muhalefet düşüşte. "Onlar masa başı anketidir" demeyin. Seçimden önce ben, iktidar için yüzde 50'lik bir sonuç beklemiyordum. Çünkü (o dönem için) iki dönem iktidar olan hükümet, devletin iç ve dış borcunu üç katına çıkarmış, işsizlik zirve yapmış, teğet geçecek denilen krizler direk geçmiş, devletin en büyük kurumları satılmış, arazi satışında (yabancıya) cumhuriyet tarihi rekoru kırılmış, madenlerimiz satılmış, bankalar yabancı sermayenin eline geçmiş, kış soğuğunda ıslatılıp dövülen işçi manzaraları, kadro bekleyen öğretmen eylemleri, parasız eğitim isteyen öğrenci hareketleri, terörün artması, ülkenin bölünme senaryoları. (özerklik, çift dil, bayrak vs. gibi)Diğer taraftan tarım ve hayvancılığın neredeyse bitme noktasına gelmesi. Çayın, fındığın para etmemesi. Ta Uruguay'dan canlı, cansız hayvan getirilmesi. Artı meslek liseleri adı altında İHL'lere katsayı eşitsizliğinin devam etmesi, bizzat Abdullah Gül'ün (2004'te) "başörtüsünün gericiliğin sembolü sayılmasına" imza atması. Açılan kiliseler, yapılan iftarlar (papazlarla), kiliselerde mum yakmalar vs.Artı Afganistan ve Irak işgallerinde haçlı ittifakının yanında yer alınması, İsrail sürecinde laftan öte hiçbir yaptırıma gidilememesi, NATO'nun Libya'da ne işi var deyip, Libya'ya (onlarla) beraber gidilmesi vs. icraatlara imza atan hükümetin barajı geçeceğini bile sanmıyordum. "Sende çok safmışsın" diyen olabilir. Evet, kendi yaşadığımız gerçekleri görüp, ona göre netice beklemek saflıksa ben safım. Bu yaşadığımız gerçeklere rağmen iktidar yüzde 50 oy aldı. Ve hayat devam ediyor. Libya'da haçlı işgali tamamlanmak üzere. Suriye ile neredeyse birbirimize girmek üzereyiz. Akdeniz de restleşmenin ötesinde bir yaptırımımız olamıyor. Ne Rum'u takıyor Türkiye'yi, ne İsrail'i, ne Ermenistan'ı.Diğer taraftan cari açık rekordan rekora koşuyor. İşçiye, memura 4+4 zam yapanlar doğalgaza yüzde 14 zam yapıyor vs. Ama anketlerde iktidar oyunu yükseltiyor. Olur mu? Olur. Çünkü benim vatandaşım icraata bakmıyor. Zihniyete, daha doğrusu önüne konan imaja bakıyor. Önüne gelen o imajı da kendi inanç, kültür ve medeniyet ölçüleriyle değil, birilerinin övgü veya karşı duruş ve ithamlarıyla ölçüyor ve sahipleniyor. Sonuçta da yüzde 50 AKP oluyor. Nasıl mı oluyor? İşte bu sorunun cevabı 28 Şubat zihniyetçilerinde saklı. Sincan'dan tankları yürütenlerde saklı. Hiçbir resmi sıfatı yokken gittiği (Tayyip beyin) ABD'de, orada görüştüğü kuruluşlarda ve Beyaz sarayda ağırlanmasında saklı. GATA'daki uygulamalarda saklı. CHP zihniyetinin sözde muhalefet adına milletin maneviyatını zedeleyici söylem ve icraatlara girişmesinde saklı. Dolmabahçe'de, Yaşar Büyükanıt'ta saklı. Ergenekon ve darbe iddiaları ve bu iddialarla tutuklananların zihniyetlerinin, halkın bilinçaltına nasıl ve ne amaçla sokulduğunda saklı. Hele son seçim öncesi darbe iddialarıyla tutuklu bulunan eski 1. Ordu komutanını Oda TV'ye gönderip, yayınlanan yazısında saklı. Yine seçim öncesi din adamı (!) din âlimi (!) kılığıyla ekranlara çıkıp, "Verdiğiniz oylardan sorumlu değilsiniz" fetvalarında saklı?Seçim öncesi eski 1. Ordu komutanı Çetin Doğan bahsettiğim yazısında, "iktidarın ülkeyi ümmetçi anlayışa doğru götürdüğünü" iddia ediyor. Seçim sonrası malumunuz bir yemin krizi çıktı. Birde Kamer Genç ortaya çıktı. Kendisi diyor ki; partinin konuşmama kararına rağmen, iktidarın ülkeyi İslami bir yönetim tarzına doğru götürdüğünü, söylüyor. Aynı Kamer Genç şimdide AKP'ye kapatma davası açıyor. AKP yöneticilerinin yerinde olsam, bu adamlara ve bu zihniyettekilere "üstün hizmet madalyası" verdiririm.AKP Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş bir siyasi partidir. Tüzüğü, programı vs. bellidir. Sen icraatlarını görmez, BOP kapsamında orta doğuda yaşanan işgal ve vahşeti anlamaz, dinler arası diyalog altında ülkemizdeki uygulamalardan bi haber yaşayıp, İslam'ı bilmeden, İslam'ı anlamadan bilerek veya bilmeyerek bu zihniyeti "İslamcı" "dinci" diye suçlamaya kalkarsan, vatandaşta "hiçbir şey yapmasalar da dine sahip çıkıyorlar" diye yüzde 50'de verir, yüzde 70'te.Daha birkaç ay önce AKP'nin kuruluşunun 10. Yılında Tayyip Erdoğan'ın şu sözleri hem din adına AKP'ye düşmanlık edenlere ve hem de din adına AKP'ye destek olanlara cevap olsun; "İslâm devleti veya şeriat devleti modeli Türkiye'nin şartlarına uygun değildir. Erbakan modeli İslam'ın karikatürüdür. Varlığımızın temel şartı Batı'yı anlamak. Kapitalizme alternatif ekonomi rejimi yoktur?"
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026





























































































