logo
23 TEMMUZ 2026

Alanya'da sürücü dehşet saçtı

Antalya'nın Alanya ilçesinde bir otomobille, motorize yunus timi ve bir trafik polisine çarpıp, bir motosiklet sürücüsüne de silahla ateş eden şüpheli, polisin 30 dakika süren kovalamacası sonucunda yakalandı. Araçta yapılan aramada uyuşturucu madde,alkol,1 pompalı tüfek ve 1 tabanca bulundu

29.09.2021 02:10:00
 
Alanya'da sürücü dehşet saçtı
Alanya'da sürücü dehşet saçtı
Olay, Akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Konaklı'dan Alanya istikametine gitmekte olan motosiklet sürücüsünü yolda iki kez sıkıştıran ve kırmızı ışıkta tartıştığı sürücüye iddiaya göre silahla iki kez ateş eden İbrahim K., ardından bir otomobile daha çarptı. İhbar üzerine pilisin peşine düştüğü şüpheli, kendisini takip eden motorize yunus timi ve bir trafik polisine de çarpıp kaçtı. Yaklaşık 30 dakika devam eden ve polisi alarma geçiren kovalamaca sonunda şüpheli araç polis ekipleri tarafından durduruldu. Araç sürücüsü İbrahim K. yakalanarak gözaltına alındı. Araçta yapılan aramada uyuşturucu madde, alkol, 1 pompalı tüfek ve 1 tabanca ele geçirildiği bildirildi.

Yolda otomobil tarafından sıkıştırılıp silahla ateş edilen motosiklet sürücüsü Murat Aykal, Konaklı mahallesinden Alanya'ya seyir halindeyken otomobilin kendisini biçmeye çalıştığını belirterek " Eli kesik kavşağında ikinci kez yine biçiyordu, sol tarafına yaklaştım 'napıyorsun' dedim, acelesi olduğunu söyledi. Kırmızı ışıkta geçti. Yat Limanında beni bekliyormuş. Kurma kolunu çekip ateş etti, benzin bittiği yere kadar devam ettim benziminim bitti, buraya kadar gelebildim" dedi.

Gözaltına alınan şüpheli, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Araç ise otoparka çekildi.İHA

Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi kararlılıkla devam ediyor. Rütbe ayrımı yapılmaksızın "eşit özlük hakları" talep eden gaziler, sorunları çözülmeden TBMM’nin tatile girmemesini istiyor

23.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Terörle mücadele sırasında yaralanarak vücutlarının farklı uzuvlarını kaybeden kahraman er gaziler ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aileleri, seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara Kızılay Güvenpark'ta bir araya geldi. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu çatısı altında toplanan eylemciler, zorlu hava ve yaşam koşullarına rağmen parktaki bekleyişlerini sürdürüyor.

Geceyi parkta geçiren ve Türkiye'nin dört bir yanından katılımın her geçen gün arttığı eylemde, şu ana kadar 5 gazinin sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Buna rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayan vatan kahramanları, talepleri yasal güvenceye kavuşana kadar alanı terk etmeyeceklerini ifade ediyor.

Gazilerin temel talepleri neler?

Güvenpark'ta toplanan eylemcilerin dile getirdiği ana sorun, askeri hiyerarşideki rütbe farklılıklarının emeklilik ve özlük haklarına yansıtılması. Vatan savunmasında herkesin aynı kurşuna karşı göğüs gerdiğini belirten gaziler, taleplerini şu şekilde sıralıyor:

Emsal Maaş Uygulaması: Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak er ve erbaş gazilere de subay ve astsubaylar gibi emsal maaş bağlanması.

Eşit Özlük Hakları: Rütbe ayrımı gözetilmeksizin, tüm şehit yakınları ve gazilere insanca yaşam koşulları sunacak anayasal eşitliğin sağlanması.

Sağlık Giderleri Desteği: Özellikle ağır yaralanmalı gazilerin medikal ürünler ve kronik tedaviler için ceplerinden ödedikleri yüksek katkı paylarının ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması.

"Meclis sorunları çözmeden kapanmasın"

Meclis'teki siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenen şehit yakınları ve gaziler, ortak bir irade beyanı bekliyor. Güvenpark'tan yapılan açıklamada, tüm siyasi partilerin bir araya gelerek "Şehit ve gazilerin sorunları çözülmeden TBMM tatile girmeyecektir" yönünde ortak bir deklarasyon yayımlaması talep ediliyor.

Eyleme destek ziyaretinde bulunan muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de konuyu meclis gündemine taşımak ve gerekli yasa tekliflerini hazırlamak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu. Vatana ödedikleri bedelin rütbeyle ölçülemeyeceğini söyleyen gaziler, devlet yetkililerinden kalıcı ve adil bir çözüm hamlesi bekliyor.

Öte yandan Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerini şu ana kadar iktidar partisi (AK Parti) ya da hükümet kanadından herhangi bir yetkili resmi olarak ziyaret etmedi.

Eylemin başından bu yana gazilerin sesini dinlemek ve destek vermek amacıyla alanı yalnızca muhalefet partilerine mensup liderler ve milletvekilleri ziyaret etti.

Meclis binasına oldukça yakın bir mesafede gerçekleştirilen bu eylemde, gaziler ve muhalefet temsilcileri hükümetin sessiz kalmasını sert bir dille eleştiriyor.

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.

AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'

Anayasa Mahkemesi, Sivas Katliamı davasında önemli bir karara imza attı. AYM, katliamda hayatını kaybeden isimlerin ailelerine tazminat ödenmesine hükmetti

23.07.2026 13:58:00
Haber Merkezi
 
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü. Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girişler tamamen yasaklandı

23.07.2026 12:44:00
İHA
 
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya çevresinde etkili olan olumsuz hava şartları, yüksek dalga ve ölümcül risk taşıyan rip akıntısı tehlikesi üzerine sahil ilçelerinde kırmızı alarm verildi.

Sabah saatlerinde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde kaymakamlıklar tarafından peş peşe yasak kararları duyuruldu.

Can güvenliğinin sağlanması amacıyla sahillerde önlemler arttırıldı.

Bölgede görev yapan sahil güvenlik, cankurtaran ve zabıta ekipleri sahil şeridindeki denetimlerini artırarak vatandaşları sudan çıkardı ve denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.

Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı

23.07.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı.
Tunceli'de altı yıl önce kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı.
Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok arasında geçen yazışmalar ortaya çıktı.
Yazışmalar sonucu Ankara'da operasyon düzenlendi ve iki kişi gözaltına alındı.

Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Ardahan'da hafif ticari araç ile SUV tipi aracın çarpışması sonucu 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı

23.07.2026 11:40:00
Anadolu Ajansı
 
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Sürücülerinin ismi öğrenilemeyen, 16 ZZ 970 plakalı hafif ticari araç ile 75 AAL 209 plakalı SUV tipi araç, Ardahan-Ardanuç kara yolunun Yalnızçam mevkisinde çarpıştı.

Yoldan geçenlerin ihbarı üzerine bölgeye, sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kazada araçlardaki 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 

Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor


 
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan veriler, modern yaşamın bozduğu uyku düzeninin erken yaşta görülen bazı kanserlerle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.

22.07.2026 23:56:00 / Güncelleme: 23.07.2026 00:01:50
MURAT ÇORBACI
 
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor

Son yıllarda dünya genelinde 'erken başlangıçlı' ya da bir başka ifadeyle  '50 yaş altı' kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar görülüyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin (ASCO) yürüttüğü çalışmaya dair açıklanan son veriler, modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin (mavi ışık, gece mesaileri, stres) bu artışta ana tetikleyici olabileceğini gösteriyor. Sonuçları değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kaliteli uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini belirterek, şunları söyledi: "Bilimsel veriler artık uykunun hücresel düzeyde çalışan doğal bir onarım mekanizması olduğunu gösteriyor. Özellikle derin uyku sırasında beyin, gün boyunca biriken zararlı atıkları temizliyor ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor."



Uykuda beyin kendini temizliyor!

Dr. Öğr. Üyesi Heydari, 2012 yılında Rochester Üniversitesi araştırmacıları tarafından tanımlanan Glimfatik Sistem'in yalnızca derin uyku sırasında tam kapasiteyle çalıştığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Derin uyku sırasında beyin hücreleri küçülür, hücreler arasındaki boşluk genişler ve beyin omurilik sıvısı bu alanlardan geçerek gün içinde biriken toksik atıkları temizler. Bu süreç, beynin adeta her gece kendini yıkaması demek. Beyin yeterince temizlenemediğinde ise beta-amiloid gibi toksik proteinler birikmeye başlar. Bu durum uzun vadede Alzheimer, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabilir. Aynı zamanda hücresel stres yükselir, bağışıklık sistemi zayıflar ve vücudun kanserli hücreleri erken dönemde tanıyıp yok etmesini sağlayan immün gözetim mekanizması da olumsuz etkilenebilir. ASCO'da paylaşılan bulgular da bu olası ilişkiye dikkat çekiyor." Dr. Öğr. Üyesi Heydari'ye göre yetişkinlerde ideal uyku süresi 7-9 saat olsa da, yalnızca süre yeterli değil. Asıl önemli olan kesintisiz ve kaliteli uyku. Hücresel yenilenme ve bağışıklık sisteminin en etkin çalıştığı dönem derin uyku evresi. Gece boyunca sık sık bölünen bir uyku, yeterli süre uyunmuş olsa bile bu koruyucu süreçleri sekteye uğratabilir. Özellikle saat 23.00-03.00 arasında melatonin salgısı en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu saatlerde uykuda olmak, sağlıklı uyku düzeni açısından oldukça önemli.


Derin uyku evresi önemli

Eğer uyku bozukluğu yapısal bir hastalıktan ziyade yaşam tarzı, stres veya kötü uyku hijyeninden kaynaklanıyorsa, doğru yaklaşımlarla tamamen iyileştirilebilir. Yetişkin bir insan için ideal uyku süresi ortalama 7 ilâ 9 saat arasıdır. Hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmalar özellikle derin uyku evresinde aktifleşiyor. Gece sık sık bölünmeyen, blok halinde uyunan uyku kalitelidir. Saat 23.00 ile 03.00 arası, melatonin hormonunun en zirve yaptığı saatlerdir. Bu saatlerde uykuda olmak kritik öneme sahip.

Güzel uyku için 4 kural

Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari'nin son olarak sağlıklı bir uyku düzeni için 4 öneride bulunuyor:
• Ritim Oluşturun: Hafta sonu dâhil her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmaya özen gösterin.
• Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce tüm ekranlarla (telefon, TV, bilgisayar) bağınızı koparın.
• Karanlık ve Serin Yerleri Tercih Edin: Melatonin sadece zifiri karanlıkta salgılanır. Yatak odanızda hiç ışık (gece lambası veya cihaz ışığı dâhil) olmamasına dikkat edin. Ayrıca oda sıcaklığının yaklaşık 18-20°C olması uykuya geçişi kolaylaştırır.
• Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14:00-15:00'ten sonra) kafein tüketimini kesin.

‘Bilseydim asla katılmazdım!’

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi

22.07.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner'in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur.

Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.



İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum.

Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım.

Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

22.07.2026 18:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

Rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayılan yangın söndürme çalışmalarına 14 helikopter, 5 yangın söndürme uçağı, 21 arazöz, 9 su tankeri, 3 dozer ve 200 personel katılıyor

Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangını yerleşim yerlerine yaklaşırken bir mahalle tedbir amaçlı tahliye ediliyor.

Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaştı. Alevlerin yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine jandarma ekipleri, İnlice Mahallesi'nde tahliye çalışmalarına başladı.



Alevlerin İnlice Mahallesi'ndeki yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine bölgede güvenlik önlemlerini artıran jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla mahallede tahliye çalışmalarını başlattı.

Yangına havadan ve karadan çok sayıda ekip müdahale ederken, ekiplerin alevlerin yerleşim alanlarına sıçramaması için havadan ve karadan yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.