1960'lı yıllarda Kıbrıs'ta Türk soykırımı yapılırken 1964'de G. Yetkin – M. Nurettin Yüksel'in 1964 tarihli 'Türk Düşmanı Kanlı Papazlar' isimli kitabı yayınlanıyor.
Kitapta ana tema; Patrikhanenin Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet dönemine kadar siyasi faaliyetleri ve Türkiye açısından taşıdığı riskler.
Papazların, Türk karşıtı faaliyetleri. Yunan milliyetçiliği ile Patrikhane arasında bağlantılar. Kıbrıs'ta başlatılan vahşet ve soykırıma nasıl destekler verildiği.
Papaz okullarının yalnızca din eğitim amaçlı olmadığı, aynı zamanda Yunan milliyetçiliğinin yayılmasına hizmet ettiği ve Patrikhanenin yalnızca dinî bir kurum olmadığı, uluslararası ve siyasi bir merkez olarak hareket ettiği dile getiriliyor.
Kitabın 11–15. sayfalarında, 'Fener Patrikhanesi'nin ihanet programı' başlığı altında Anadolu ve Türk Milleti hakkında planları anlatılıyor.
Ha! Bu planları okuyunca çok tanıdık geldi. Çünkü aynı planlar İngiliz Sömürge Bakanlığının ve 1897'de İsviçre'nin Basel kentinde yapılan I. Siyonist Kongresi'nde, Theodor Herzl'in öncülüğündeki gerçekleştirilen toplantı sonrası alınan kararlarla. aynı mantık.
Nedir o mantık? 'Türk Milletini ve Müslümanları nasıl dinlerinden uzaklaştırır, nasıl etnik ve mezhepsel ayrımcılığa sürükleyip Anadolu ve Ortadoğu'yu nasıl ele geçirebiliriz'.
Türk Düşmanı Kanlı Papazlar
Bu kitapta şu öğreti ve hedefler dile getiriliyor:
1- Rumlara Türklerin 'ezelî bir düşman' olduğu düşüncesinin aşılanması.
2- Türklerin en küçük hatalarının büyütülerek Avrupa'ya duyurulması ve batının, Türklere karşı kışkırtılması.
3- Türklerin ekonomik olarak çökertilmesi. Zengin Türklerin yasadışı, kaçak ticaret yollarına yönlendirilmesi, yüksek faizli krediler verilmesi ve ağır şartlarla borçlandırılması.
4- Türk mallarının sahtelerinin veya kalitesizlerinin üretilerek Türk malı damgasıyla satılması ve Türk işletmelerinin iflasa sürüklenmesi.
5- Türklerin ahlak, milliyet, din ve geleneklerinin zayıflatılması; küfür ve kötü alışkanlıkların yayılması, gençlerin geleneksel değerlerden uzaklaştırılması ve toplumdaki dayanışmanın kırılması.
6- Cami Hocaları ve öne çıkan dini kişiliklere, Rum tüccar ve zenginler aracılığıyla hediye, veresiye ve ekonomik ilişkilerle etkilenmesi; içkiye alıştırılması ve halk nezdindeki itibarlarının düşürülmesi.
7- Din adamlarına yanlış bilgiler verilerek onların, halkla arasındaki güven ilişkisinin bozulması.
8- Türk hükümranlığını aşamalı bir şekilde baltalayarak İstanbul'u ele geçirip eski Konstantiniyye'yi yeniden kurmak.
9- Halk ile devletin arasının açılması, toplum içinde anlaşmazlıklar çıkarılması, isyanların organize edilmesi ve Türkler arasında kardeş kanı dökülmesi.
10- Savaş sırasında Türk halkını sefalete sürükleyecek uygulamalara başvurulması; Anadolu'daki zahire ve gıda maddelerinin gizlice toplanıp adalara gönderilmesi ve başka ülkelere satılması.
11- Yüksek faizli borçlarla Türk köylüsünün borçlandırılması ve sonunda topraklarını Rum tüccarlara satmak zorunda kalacağı bir ekonomik düzen oluşturulması.
12- Devlet yöneticilerinin rüşvet, ziyafet ve kadın aracılığıyla kontrol altına laınması.
13- Resmî devlet binalarında yangın çıkarılması, ölümlü kazalar oluşturulması ve savaş gemilerine yönelik sabotajlar yapılması.
14- Rum doktor ve eczacıların Türk hastaları, özellikle kimsesizleri, gizlice zehirleyerek öldürmeleri veya kör, sağır ve sakat bırakmaları.
15- Manastırların ileri karakol ve gözetleme noktaları şeklinde değerlendirilmesi; buradan gelen talimat ve mektupların öncelikle ulaştırılması.
16- Rum ustaların, Türk çırak çalıştırmasının yasaklanması; zorunlu olarak Türk çırak alınırsa onun hizmetçi gibi kullanılması ve Türk gençlerinin mesleklerden uzaklaştırılması…'
Basel Kararları
1897'de İsviçre'nin Basel kentinde yapılan I. Siyonist Kongresi'nde, Theodor Herzl'in öncülüğündeki kongrede kısa başlıklarla şu kararlar alınmıştı:
1.Genç kuşakları (Müslüman) ahlak dışı yönlendirmelerle yozlaştırmalı.
2. Aile hayatını yıkmalı.
3. İnsanlara yeteneksizler, bilgisizler hükmetmeli.
4. Sanatı zayıflatarak, edebiyatı açık saçık ve şehvetli bir hale sokmalı.
5. Kutsallığa saygıyı yıkmalı, saygıyla anılan kimseler hakkında ahlaksızca olaylar uydurmalı.
6. Sınırsız bir lüks, baş döndürücü modalar yaratmalı, çılgınca tüketime alıştırılmalı.
7.Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonulmalı.
8. Aşırı fikirlerle düşünceler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, sosyal sınıflar arasına kin ve güvensizlikler sokulmalı.
9. Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve güvensizlik saçmalı.
10. Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar düzenlemeli.
11. Yüksek tabakanın moral gücünü her çareye başvurarak kırmalı.
12. Sanayinin, tarımı ezmesine olanak vermeli, böylece köylü sınıfı ortadan kaldırmalı.
13. Saçma düşünceler ortaya atılarak halkı gerçekleştirilmesi olanaksız düşüncelerle dolambaçlı yollara sokmalı.
14. Hayat pahalılığını körüklenmeli.
15. Uluslararası sorunlar yaratarak uluslar arasına kin ve nefret tohumları serpmeli.
16. Ulusların kaderlerini eğitim ve öğretimden yoksun kimselerin ellerine bırakmalı.
17. Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları açıklamalı.
18. Yasal yönetim şekillerinden kayıtsız koşulsuz despot bir yönetime geçilmeli.
19. Siyasî, ekonomik krizler yaratmalı, servetleri yok etmeli.
20. Mali istikrarı bozmalı, ekonomik krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflâsyonlara yol açmalı, altını belirli ellerde toplamalı, büyük sermayeleri felce uğratmalı.
21. İnsanlığı dert, acı ve yoksulluk içine atmalı."
Şimdi ülkemize ve İslam coğrafyasına bakın! Bu kararların tamamı hayata geçirildi mi? Maalesef evet.
O halde bu zihniyetlere ve onlarla dostlukta ısrar edenlere neden sevgi besliyor ve destek veriyorsunuz?
Kitapta ana tema; Patrikhanenin Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet dönemine kadar siyasi faaliyetleri ve Türkiye açısından taşıdığı riskler.
Papazların, Türk karşıtı faaliyetleri. Yunan milliyetçiliği ile Patrikhane arasında bağlantılar. Kıbrıs'ta başlatılan vahşet ve soykırıma nasıl destekler verildiği.
Papaz okullarının yalnızca din eğitim amaçlı olmadığı, aynı zamanda Yunan milliyetçiliğinin yayılmasına hizmet ettiği ve Patrikhanenin yalnızca dinî bir kurum olmadığı, uluslararası ve siyasi bir merkez olarak hareket ettiği dile getiriliyor.
Kitabın 11–15. sayfalarında, 'Fener Patrikhanesi'nin ihanet programı' başlığı altında Anadolu ve Türk Milleti hakkında planları anlatılıyor.
Ha! Bu planları okuyunca çok tanıdık geldi. Çünkü aynı planlar İngiliz Sömürge Bakanlığının ve 1897'de İsviçre'nin Basel kentinde yapılan I. Siyonist Kongresi'nde, Theodor Herzl'in öncülüğündeki gerçekleştirilen toplantı sonrası alınan kararlarla. aynı mantık.
Nedir o mantık? 'Türk Milletini ve Müslümanları nasıl dinlerinden uzaklaştırır, nasıl etnik ve mezhepsel ayrımcılığa sürükleyip Anadolu ve Ortadoğu'yu nasıl ele geçirebiliriz'.
Türk Düşmanı Kanlı Papazlar
Bu kitapta şu öğreti ve hedefler dile getiriliyor:
1- Rumlara Türklerin 'ezelî bir düşman' olduğu düşüncesinin aşılanması.
2- Türklerin en küçük hatalarının büyütülerek Avrupa'ya duyurulması ve batının, Türklere karşı kışkırtılması.
3- Türklerin ekonomik olarak çökertilmesi. Zengin Türklerin yasadışı, kaçak ticaret yollarına yönlendirilmesi, yüksek faizli krediler verilmesi ve ağır şartlarla borçlandırılması.
4- Türk mallarının sahtelerinin veya kalitesizlerinin üretilerek Türk malı damgasıyla satılması ve Türk işletmelerinin iflasa sürüklenmesi.
5- Türklerin ahlak, milliyet, din ve geleneklerinin zayıflatılması; küfür ve kötü alışkanlıkların yayılması, gençlerin geleneksel değerlerden uzaklaştırılması ve toplumdaki dayanışmanın kırılması.
6- Cami Hocaları ve öne çıkan dini kişiliklere, Rum tüccar ve zenginler aracılığıyla hediye, veresiye ve ekonomik ilişkilerle etkilenmesi; içkiye alıştırılması ve halk nezdindeki itibarlarının düşürülmesi.
7- Din adamlarına yanlış bilgiler verilerek onların, halkla arasındaki güven ilişkisinin bozulması.
8- Türk hükümranlığını aşamalı bir şekilde baltalayarak İstanbul'u ele geçirip eski Konstantiniyye'yi yeniden kurmak.
9- Halk ile devletin arasının açılması, toplum içinde anlaşmazlıklar çıkarılması, isyanların organize edilmesi ve Türkler arasında kardeş kanı dökülmesi.
10- Savaş sırasında Türk halkını sefalete sürükleyecek uygulamalara başvurulması; Anadolu'daki zahire ve gıda maddelerinin gizlice toplanıp adalara gönderilmesi ve başka ülkelere satılması.
11- Yüksek faizli borçlarla Türk köylüsünün borçlandırılması ve sonunda topraklarını Rum tüccarlara satmak zorunda kalacağı bir ekonomik düzen oluşturulması.
12- Devlet yöneticilerinin rüşvet, ziyafet ve kadın aracılığıyla kontrol altına laınması.
13- Resmî devlet binalarında yangın çıkarılması, ölümlü kazalar oluşturulması ve savaş gemilerine yönelik sabotajlar yapılması.
14- Rum doktor ve eczacıların Türk hastaları, özellikle kimsesizleri, gizlice zehirleyerek öldürmeleri veya kör, sağır ve sakat bırakmaları.
15- Manastırların ileri karakol ve gözetleme noktaları şeklinde değerlendirilmesi; buradan gelen talimat ve mektupların öncelikle ulaştırılması.
16- Rum ustaların, Türk çırak çalıştırmasının yasaklanması; zorunlu olarak Türk çırak alınırsa onun hizmetçi gibi kullanılması ve Türk gençlerinin mesleklerden uzaklaştırılması…'
Basel Kararları
1897'de İsviçre'nin Basel kentinde yapılan I. Siyonist Kongresi'nde, Theodor Herzl'in öncülüğündeki kongrede kısa başlıklarla şu kararlar alınmıştı:
1.Genç kuşakları (Müslüman) ahlak dışı yönlendirmelerle yozlaştırmalı.
2. Aile hayatını yıkmalı.
3. İnsanlara yeteneksizler, bilgisizler hükmetmeli.
4. Sanatı zayıflatarak, edebiyatı açık saçık ve şehvetli bir hale sokmalı.
5. Kutsallığa saygıyı yıkmalı, saygıyla anılan kimseler hakkında ahlaksızca olaylar uydurmalı.
6. Sınırsız bir lüks, baş döndürücü modalar yaratmalı, çılgınca tüketime alıştırılmalı.
7.Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonulmalı.
8. Aşırı fikirlerle düşünceler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, sosyal sınıflar arasına kin ve güvensizlikler sokulmalı.
9. Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve güvensizlik saçmalı.
10. Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar düzenlemeli.
11. Yüksek tabakanın moral gücünü her çareye başvurarak kırmalı.
12. Sanayinin, tarımı ezmesine olanak vermeli, böylece köylü sınıfı ortadan kaldırmalı.
13. Saçma düşünceler ortaya atılarak halkı gerçekleştirilmesi olanaksız düşüncelerle dolambaçlı yollara sokmalı.
14. Hayat pahalılığını körüklenmeli.
15. Uluslararası sorunlar yaratarak uluslar arasına kin ve nefret tohumları serpmeli.
16. Ulusların kaderlerini eğitim ve öğretimden yoksun kimselerin ellerine bırakmalı.
17. Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları açıklamalı.
18. Yasal yönetim şekillerinden kayıtsız koşulsuz despot bir yönetime geçilmeli.
19. Siyasî, ekonomik krizler yaratmalı, servetleri yok etmeli.
20. Mali istikrarı bozmalı, ekonomik krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflâsyonlara yol açmalı, altını belirli ellerde toplamalı, büyük sermayeleri felce uğratmalı.
21. İnsanlığı dert, acı ve yoksulluk içine atmalı."
Şimdi ülkemize ve İslam coğrafyasına bakın! Bu kararların tamamı hayata geçirildi mi? Maalesef evet.
O halde bu zihniyetlere ve onlarla dostlukta ısrar edenlere neden sevgi besliyor ve destek veriyorsunuz?
Akın Aydın / diğer yazıları
- ‘Türk Düşmanı Kanlı Papazlar’ / 12.09.2026
- Ruhban Okulu açılmadan bilginize! / 11.09.2026
- Kapitalizm eşittir varlık içinde yokluk / 10.09.2026
- Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi / 09.09.2026
- Sayın Erdoğan’ın faiz karşıtlığı sadece meydanlarda / 07.09.2026
- Dünyada saflar netleşiyor, Türkiye nerede? / 06.09.2026
- Futbol, iktidara kalkan mı oluyor? / 05.09.2026
- İmtihan dünyasında tercihlerimizi neye ve kime göre yapıyoruz? / 04.09.2026
- Prof. Dr. Haydar Baş, Bişkek’teydi / 03.09.2026
- Rakamlarla ispatlı: PKK, AKP döneminde güçlendi! / 02.09.2026
- Ruhban Okulu açılmadan bilginize! / 11.09.2026
- Kapitalizm eşittir varlık içinde yokluk / 10.09.2026
- Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi / 09.09.2026
- Sayın Erdoğan’ın faiz karşıtlığı sadece meydanlarda / 07.09.2026
- Dünyada saflar netleşiyor, Türkiye nerede? / 06.09.2026
- Futbol, iktidara kalkan mı oluyor? / 05.09.2026
- İmtihan dünyasında tercihlerimizi neye ve kime göre yapıyoruz? / 04.09.2026
- Prof. Dr. Haydar Baş, Bişkek’teydi / 03.09.2026
- Rakamlarla ispatlı: PKK, AKP döneminde güçlendi! / 02.09.2026
























































