logo
03 EYLÜL 2026

Antalya'ya 8 ayda 11 milyonun üzerinde turist geldi

Antalya'ya yılın 8 aylık döneminde 11 milyon 23 bin 586 yabancı turist geldi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,8 düşüş yaşanırken, Rus turistler 2 milyon 667 bin kişiyle ilk sırada yer aldı. Alman turistler ise 2 milyon 83 bin kişiyle ikinci sıradaki yerini korudu

03.09.2026 13:45:00
İHA
 
Antalya'ya 8 ayda 11 milyonun üzerinde turist geldi
Antalya'ya 8 ayda 11 milyonun üzerinde turist geldi
Antalya, 2026 yılının 8 aylık döneminde milyonlarca turisti ağırladı. Kente ocak-ağustos döneminde toplam 11 milyon 23 bin 586 yabancı turist gelirken, geçen yılın aynı döneminde 11 milyon 702 bin olan turist sayısına göre 679 bin kişilik düşüş yaşandı. Toplam turist sayısındaki gerileme yüzde 5,8 olarak kaydedildi. Ağustos ayında ise Antalya'ya gelen yabancı turist sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 düşerek 2 milyon 664 bin 364 oldu.






Rus turistler ilk sırada

Milliyetlere göre dağılımda Rus turistler Antalya'nın en önemli kaynak pazarı olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'ndan 8 aylık dönemde 2 milyon 667 bin turist gelirken, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 arttı. Rus turistlerin toplam turist sayısı içerisindeki payı yüzde 25,9 oldu. Ağustos ayında da Rus turistler ilk sırada yer aldı. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8 artış gösteren Rus turist sayısı 688 bin 89'a ulaştı. Böylece ağustos ayında geçen yıla göre yaklaşık 52 bin daha fazla Rus turist Antalya'yı ziyaret etti.

Almanlar ikinci sırada

Antalya'nın uzun yıllardır en önemli turizm pazarlarından biri olan Almanya, 8 aylık dönemde ikinci sıradaki yerini korudu. Almanya'dan Antalya'ya gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 düşüşle 2 milyon 83 bin oldu. Alman turistlerin toplam içerisindeki payı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında ise Almanya'dan 468 bin 245 turist geldi. Alman turist sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 düşüş yaşandı.

İngilizler üçüncü, Polonyalılar dördüncü sırada

İngiltere, 8 aylık dönemde Antalya'ya en fazla turist gönderen üçüncü ülke oldu. İngiliz turist sayısı yüzde 12'ye yakın düşüşe rağmen 985 bini aştı. İngilizlerin toplam turist sayısı içerisindeki payı yüzde 9,5 oldu.

Son yıllarda Antalya turizminin yükselen pazarlarından Polonya'dan ise 8 aylık dönemde 855 bin turist geldi. Polonyalı turist sayısında geçen yıla göre yüzde 6 düşüş yaşanırken, Polonya'nın toplam içerisindeki payı yüzde 8'in üzerinde gerçekleşti. Ağustos ayında ise Polonya'dan yaklaşık yüzde 1'lik artışla 223 bin 918 turist Antalya'ya geldi.








Gurbetçiler beşinci sırada

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları da Antalya turizminde önemli bir paya sahip oldu. 8 aylık dönemde yaklaşık yüzde 1 düşüşle 735 bin gurbetçi Antalya'yı tercih etti. Gurbetçilerin toplam turist sayısı içerisindeki payı yüzde 7'ye yaklaştı. Ağustos ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 artışla 139 bin 176 gurbetçi Antalya'ya geldi.

Ukrayna ve Macaristan'dan artış

Antalya'nın önemli kaynak pazarlarından Ukrayna'da ise turist sayısında yeniden yükseliş görüldü. Savaş öncesinde Antalya'ya yıllık 1 milyonun üzerinde turist gönderen Ukrayna'dan, bu yılın 8 aylık döneminde yüzde 4,4 artışla 309 bin turist geldi. Ukrayna ve Macaristan, Antalya'ya en fazla turist gönderen ilk 20 ülke içerisinde turist sayısında artış yaşanan iki ülke oldu.

Savaşlar turizmi etkiledi

Antalya turizminde yaşanan genel düşüşte bölgedeki savaşların da etkili olduğu değerlendiriliyor. Özellikle İran-ABD savaşı turizm hareketliliğini olumsuz etkilerken, Rusya-Ukrayna savaşının başta Rusya ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri olmak üzere Antalya'nın önemli kaynak pazarlarındaki turizm hareketliliğine etkisinin devam ettiği belirtildi.
Antalya'ya gelen her 4 turistten yaklaşık 1'ini Rus turistler oluştururken, Rusya ve Almanya'dan gelen turistlerin toplam içerisindeki payı yüzde 43'e ulaştı.

Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?

Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar, geleneksel yakıt depolarına kıyasla istatistiksel olarak daha az yangın riski taşısa da meydana gelen yangınlar kontrol edilmesi oldukça zor kimyasal süreçlere dayanır

02.09.2026 13:03:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Batarya yangınlarının temel sebebi termal kaçak (thermal runaway) adı verilen zincirleme reaksiyondur. Lityum iyon hücreleri içerisindeki anot ve katot katmanları son derece ince bir seperatör (ayırıcı) zar ile ayrılır.






Bu yapı bozulduğunda şu süreç işler:

İç Kısa Devre: Fiziksel darbe, imalat hatası veya aşırı ısınma nedeniyle ayrıştırıcı zar erir veya delinir. Anot ve katot doğrudan temas ederek kısa devre oluşturur.

Isı Artışı ve Gaz Çıkışı: Kısa devre hızlı bir sıcaklık artışına yol açar. Batarya içerisindeki sıvı elektrolit bozulmaya başlar ve yanıcı gazlar salgılar.

Kendi Kendini Besleyen Reaksiyon: Sıcaklık 150 derece ila 200 derece eşiğini aştığında, batarya hücreleri dışarıdan oksijen almadan bile kendi oksijenini üreterek yanmaya devam eder. Bir hücredeki yangın yanındaki hücreleri tetikler ve tüm batarya paketine yayılır.






Gerçek Yaşamdan 2 Örnek

Güney Kore Incheon Kapalı Otopark Yangını: Şarjda olmayan park halindeki bir elektrikli aracın batarya paketinde meydana gelen iç kısa devre, kapalı otoparkta termal kaçağı tetikledi. Yangının saatlerce sürmesinin ve onlarca araca sıçramasının ana nedeni, bataryanın kendi yapısındaki oksijenle yanmaya devam etmesiydi.

Kaza Sonrası Alt Gövde Hasarı Yangınları: Yüksek hızla seyreden bir elektrikli aracın yol üzerindeki sert bir cismin üzerinden geçmesi sonucu aracın alt tabanında bulunan batarya muhafazası delindi. Hücrelerin fiziksel deformasyona uğramasıyla ani iç kısa devre oluştu ve kaza anından birkaç dakika sonra araç alev aldı.






Nelere Dikkat Edilmesi Lazım?

Elektrikli araç kullanımında batarya sağlığını korumak ve yangın riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:

Fiziksel Darbelerden Sonra Kontrol Yapın: Aracın altı sert bir zemine, kaldırıma veya yoldaki bir nesneye çarptıysa batarya muhafazası zarar görmüş olabilir. Vakit kaybetmeden yetkili serviste alt gövde kontrolü yaptırılmalıdır.

DC Hızlı Şarj Kullanımını Dengeleyin: Aracı sürekli maksimum güçte DC (Fast Charger) istasyonlarında şarj etmek hücrelerde aşırı ısınmaya ve zamanla lityum dendriti (kristalleşme) oluşumuna yol açar. Bu kristaller ayrıştırıcı zarı delebilir.

Orijinal ve Standartlara Uygun Şarj Donanımı Kullanın: Evde şarj yaparken onaylanmamış kablolar, yetersiz kesitli uzatma kabloları veya standart dışı duvar üniteleri (Wallbox) kullanılmamalıdır.






Aşırı Şarj ve Derin Deşarjdan Kaçının: Bataryayı uzun süre %0 seviyesinde bırakmak veya sürekli %100 seviyesinde tutmak kimyasal stresi artırır. Günlük kullanımda %20-%80 aralığını korumak güvenlik marjını yükseltir.

Yazılım Güncellemelerini Aksatmayın: Üreticilerin yayınladığı Batarya Yönetim Sistemi (BMS) güncellemeleri, sıcaklık takibi ve hücre dengeleme algoritmalarını optimize ederek olası riskleri önceden engeller.

Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor

Kırklareli'nde elektrik-elektronik sektöründe 31 yıldır faaliyet gösteren Vecdi Yüce, taşınabilir şarj cihazlarının (powerbank) aşırı sıcak ve güneş altında bırakılması halinde şişme ve patlama riski taşıyabileceğini belirterek, vatandaşlara dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu

01.09.2026 12:53:00
İHA
 
Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor
Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor
Kırklareli'nde 1995 yılından bu yana elektrik-elektronik sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Vecdi Yüce, taşınabilir şarj cihazlarının cep telefonu kullanıcıları için oldukça faydalı olduğunu ifade etti.

Taşınabilir şarj cihazlarının kullanımı ve muhafazasında dikkat edilmesi gereken önemli noktaları belirten Yüce, bilinçsiz kullanımın bu cihazlarda bomba etkisi riski taşıyabileceğini söyleyerek, "1995 yılından bu yana elektrik elektronik sektöründe bulunmaktayım. Yaklaşık 31 yıldır bu sektörde faaliyet göstermekteyiz. Taşına bilir şarj aletleri aslında çok güzel bir cihaz. Çağımızın insanlığa en faydalı cihazlardan birisi. Herkes şuan iletişim halinde ve cep telefonu kullanıyor. Vatandaşların çoğu cep telefonlarının şarjının tamamen dolu olmasını bekliyor ve istiyor. Bu yönde üretilmiş cihazlar oldukça faydalı. Bu cihazı kullanırken dikkat etmemiz gereken çok önemli şeyler var. Taşına bilir şarj cihazlarını aşırı sıcağa ve güneş altında bulundurmaktan kaçınmamız gerekiyor. Bu tarz cihazlar aşırı sıcaklara maruz kaldığında şişme yapabilir, hatta patlayabilir. O yüzden bu tarz cihazları daha çok gölgede muhafaza etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.






"Çok faydalı cihazlar ama kullanırken çok dikkat etmemiz gerekiyor"

Taşınabilir şarj cihazlarının çağımızın en faydalı araçlarından birisi olduğunu söyleyen Yüce, ayrıca kullanırken de çok dikkatli edilmesi gerektiği gerektiğini vurguladı. Yüce, "Özellikle, arabaların ön camın bulunduğu aracın göğüs kısmına koymamamız gerekli. Şarj ederken ise dolduğunda hemen çekmemiz gerekli, şarjda fazla tutulmamız gerekiyor. En fazla 1 gün şarjda tutun aksi takdirde şişme ve patlama yapma ihtimali yüksek. Bu cihazlar çok kullanışlı ve çağımızın en faydalı cihazlarından birisi diye biliriz ama kullanırken çok dikkat etmemiz gerekiyor. Şarj cihazlarını aşırı sıcaktan ve uzun süre şarjda etmekten kaçınmamız gerekiyor, yoksa bomba etkisi yapabilir" şeklinde konuştu.






BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşku ile kutladı. Türkiye'nin dört bir yanında fener alayları, kortejler, Türk bayraklı gösteriler düzenlendi. İstanbul'daki kutlamalar Avcılar yürüyüş yolunda yapıldı

31.08.2026 13:10:00 / Güncelleme: 31.08.2026 13:19:17
Haber Merkezi
 
BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü
BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşku ile kutladı. Türkiye'nin dört bir yanında fener alayları, kortejler, Türk bayraklı gösteriler düzenlendi.






İstanbul'daki kutlamalar Avcılar yürüyüş yolunda yapıldı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Andımız'ın okunmasının ardından binlerce partili ve onlara eşlik eden Avcılar sakinleri Türk bayrakları ile marşlarla yürüyüş yaptı.






Zafer yürüyüşünde her yaştan vatandaş bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Yürüyüşte üzerinde Atatürk görseli olan dev Türk bayrağı dalgalandırıldı.

Programın son kısmında oyun havaları eşliğinde halaylar çekildi, horonlar oynandı.









Bursa'da 30 Ağustos coşkusu

Türkiye genelindeki kutlamalarda BTP Bursa teşkilatının organizasyonu da dikkat çekti. Fomara Meydanı'nda kurulan stantta gün boyu zafer kutlaması yapıldı. 7'den 70'e binlerce Bursalı bayram heyecanını hep birlikte yaşadı.






"Milli bilinci diri tutmanın yolu"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş sosyal medya hesabından yurt genelindeki 30 Ağustos kutlamalarından kesitlerin yer aldığı bir video paylaştı.

BTP Lideri paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Türkiye'nin dört bir yanında coşkuyla kutladık.

Bu bayramları meydanlarda, sokaklarda, yurdun her köşesinde coşkuyla yaşatmak zorundayız çünkü milli bilinci diri tutmanın, bu kutlu emanetin değerini yarınlarımıza aktarmanın yolu bu meydanlardan geçer.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine sahip çıkan, geleceğe umutla bakan tüm milletimizin Zafer Bayramı tekrardan kutlu olsun. Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara…"






"Bağımsız Türkiye idealini gelecek nesillere taşıyacağız"

Bağımsız Türkiye Partisi'nin sosyal medya hesabından da bir kutlamalara dair bir video paylaşıldı.

Paylaşımda, "30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yılını İstanbul'da 7'den 70'e, marşlarla, bayraklarla büyük bir coşkuyla kutladık! O ruhu yaşatacak, bağımsız Türkiye idealini gelecek nesillere taşıyacağız. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı minnet ve rahmetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.











Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede


 
Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.

29.08.2026 16:10:00 / Güncelleme: 29.08.2026 16:20:43
Haber Merkezi/AA
 
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.
Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsünün, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptığı kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.







Kameralardan kaçamadı

Soruşturma kapsamında, şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü R.S.F. gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli sürücü, adliyeye sevk edildi.

Ne olmuştu?

Dün Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsü, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarpmış, kazada 2 kişi hayatını kaybetmiş, 1'i ağır 16 kişi yaralanmıştı.
Güvenlik kamerasınca kaydedilen kaza anına ilişkin görüntülerde, aynı istikamette seyreden bir otomobilin şerit değiştirmek için İETT otobüsünün önüne doğru manevra yapması üzerine sağa yönelen otobüsün yoldan çıkarak sitenin bahçe duvarına çarpması yer almıştı.







İETT'den açıklama


Kazayla ilgili İETT'den yapılan açıklamada, BN1 hattında görev yapan otobüsün saat 16.48'de Zeytinburnu mevkisinde önündeki sivil otomobilin aniden şerit değiştirmesi sebebiyle kaza yapmamak için manevra yaptığı sırada yoldan çıkarak site duvarına çarptığı kaydedildi. Açıklamada, "Söz konusu özel halk otobüsü kazası ile ilgili kurumumuz ve emniyet birimlerince gerekli idari ve adli soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, yaralıları ziyaret etti

İstanbul Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Vali Gül'ün, Zeytinburnu'nda İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralıları tedavi gördükleri Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtilerek, "Vali Gül, yaralı vatandaşlarımızın sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, valilikten yapılan açıklamada Vali Gül'ün, yaralananların tedavi gördüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bilgi aldı

Öte yandan, Vali Gül'ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş olsun dileklerini yaralı vatandaşlara ilettiği ve sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi aldığı kaydedildi.

Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü

Gaziantep'te bir restoranda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıktığı ilk anlar cep telefonu kamerasına yansırken yangın sonrası küle dönen restoranın içi görüntülendi

29.08.2026 11:04:00
İHA
 
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Yangın, Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi'nde bulunan Gece Gündüz isimli restoranda sabah erken saatlerde çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek restoranı tamamen sardı.






Yangını fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, 30 personel ve 14 itfaiye aracıyla alevlere müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesi sonrası söndürüldü.








Alevler cep telefonu kamerasında, yangın sonrası restoran kül oldu

Ekiplerin yer yer soğutma çalışmaları devam ederken yangının ilk çıktığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde, restoranı saran alevler dikkat çekerken yangın sonrası restoranda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının söndürülmesinin ardından küle dönen restoran içi görüntülendi.








Yaralananın olmadığı yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu

Yıllık izinlerini Türkiye'de geçiren gurbetçilerin Avrupa'ya dönüş yolculuğu sürerken, Edirne'deki Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda yoğunluk yaşanıyor

28.08.2026 14:19:00 / Güncelleme: 28.08.2026 14:33:34
İHA
 
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Yaz tatilini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek üzere Türkiye'ye gelen gurbetçiler, izinlerinin sona ermesiyle birlikte yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönmek üzere yola çıktı. Başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Sınır kapısında işlemlerini tamamlamak için bekleyen gurbetçiler, sıcak havaya rağmen uzun araç kuyruklarında saatlerce beklerken, Türkiye'den ayrılmanın hüznünü de yaşadı. Öte yandan diğer sınır kapılarında da yoğunluk yaşanıyor.






"Türkiye'ye gitmeye değer, Kapıkule'deki yoğunluk zorluyor ama dayanıyoruz"

Belçika'da yaşayan ve yıllık iznini Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde geçiren gurbetçi Akif Çil, dönüş yolunda olduğunu belirterek, "Ben Afyon Emirdağ ilçesinden geliyorum. Belçika'da kalıyorum. Her sene olduğu gibi yıllık iznimize gittik. Şu anda dönüşteyiz. İznimiz bitti. Her seneki gibi hani bir yandan iyi oluyor, bir yandan kötü. Ama bu rezillik olmasa, Kapıkule'mizde yoğunluk olmasa bir şekilde iyi olacak ama yapacak bir şey yok. Değer yani, Türkiye'mize gitmeye değer. Zorluyor ama yapacak bir şey yok. Dayanıyoruz artık. Gurbet olduğu için vız geliyor. Sıramız da geldi, ben gideyim, önümü kaptırmayayım" dedi.








"Orası da ekmek parası, insanlar mecbur gidiyor"

Almanya'da yaşayan gurbetçi Fatma Yıldız, "Orası da ekmek parası, herkes mecbur gidiyor. Ne yapalım'" diye konuştu.

"Zorluklara rağmen ülkemizi seviyoruz, her şeye rağmen çok güzel"

Memleketi Adıyaman'da yıllık iznini tamamlayan ve Almanya'nın Münih kentine gitmek üzere Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yola çıkan gurbetçi Fahri Kara, "Zorluklara rağmen güzel. Ülkemizi seviyoruz. Her şeye rağmen çok güzel. Bu tatil zamanında bu yoğunluklar oluşuyor maalesef. Ülkemiz elinden geleni yapıyor. Teşekkür ediyoruz ülkemize. Var olsunlar. Her şeye rağmen çok güzel her şey. Memleketimizi özlüyoruz" dedi.








"Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor"

Gurbetçi Zeliha Kara, "Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bütün akrabalar orada. Hepsini gördük, hasret giderdik. Çok şükür, sağ salim evimize varmayı istiyoruz, bakalım" dedi.








"Üzgünüz"

Gurbetçi İlayda Korkmaz, çok beklediklerini ama dönüş yaptıkları için üzgün olduklarını ifade etti.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.