Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası (PÜİS) İzmir Şubesi Başkanı Bengi Baban, son günlerde petrol fiyatlarında meydana gelen düşüşlerin "aldatmaca" olduğunu öne sürerek, savaş olasılığının kısa zamanda petrol fiyatlarını artıracağını kaydetti. Geçen yıl kalorifer yakıtının litresinin 170 bin lira olduğunu, bu yıl 500 bin liraya yükseldiğini anlatan Baban, şunları söyledi:
Akaryakıt aldatmacası
"10 ton kapasiteli bir akaryakıt kazanı olan apartmanın kazanı 5, 56 milyar liraya dolacak. 16 daireli bir apartmanda daire başına çıkacak akaryakıt gideri bu durumda büyük rakamlara ulaşacak. Akaryakıt giderine elektrik, su gibi ödemeler de eklendiğinde, apartman aidatları kira gibi olacak. Bu durum karşısında insanların merkezi kalorifer, kat kaloriferi gibi ısınma araçlarından, eski usullerle ısınmaya döneceklerini düşünüyorum. Motorin, mazot, gazyağı ve elektriğin de pahalı ısınma aracı olduğu düşünülürse, insanlar kömür, odun gibi eski ısınma araçlarını tercih edecekler." Baban, akaryakıta gelen zamların kendilerini de olumsuz etkilediğini anlatarak, "Bu ortamda akaryakıt dağıtımını yapmak ve paranın bize dönüşü de zor oluyor. Paramızı 1,5 ay sonra ancak tahsil edebiliyoruz" dedi.
Vatandaş ne yapacak
İzmir Odun ve Kömür Satıcıları Odası Başkanı Mustafa Düzyol, akaryakıt fiyatlarının çok artması nedeniyle vatandaşın ısınma aracı olarak kömüre yöneldiğini öne sürdü. Kömürle ısınmanın, akaryakıta göre yüzde 50 daha ucuz olduğunu, özellikle kış mevsiminin çok soğuk geçmediği İzmir'de bir ailenin yaklaşık 1 ton kömürle kışı geçirebildiğini dile getiren Düzyol, "Kömür fiyatları da geçen yıldanbu yana yüzde 80 zamlandı. Geçen yıl kömürün tonu 75 milyon liraydı, bu yıl 120 milyon lira oldu. Ancak akaryakıtla karşılaştırıldığında kömür yine de en ucuz ısınma biçimi. Bu yüzden vatandaş kömüre ve kömür sobalarına yöneliyor" diye konuştu.
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
05.02.2026 23:46:00 Haber Merkezi
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
33'ü tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davada ara karar 5 Şubat'ta açıklandı. Buna göre hakkında tahliye kararı verilen diğer isimlerin beşi Esenyurt Belediyesi'nden, diğerleri arasında da Beşiktaş ve Avcılar belediyelerinden çalışanlar var.
Tutuklu kalacaklar
Utku Caner Çaykara, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Kadir Aybar'ın tutukluluğu devam edecek. 5 Şubat'taki duruşmada CHP'li belediye başkanlarının da olduğu tutuklu sanıklar hakkında savcılık mütalaa verdi. Savcı, aralarında beş CHP'li belediye başkanının da olduğu 30 kişinin tutukluluğunun devamını istedi. Duruşma, 9 Şubat Pazartesi günü tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Karalar cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada "Orada bıraktığım başkanlarıma selamlarımı iletmek istiyorum. Bütün arkadaşlarıma sevgilerimi, saygılarımı iletmek istiyorum. Onları orada bırakıp çıkmak hakikaten buruk bir sevinç ama böyle oluyor" dedi.
212 gündür tutukluydu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Karalar'a tahliye kararı verilmesi konusunda "Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutukluydu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken, 212 gün, 7 ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı" ifadelerini kullandı.
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
05.02.2026 23:18:00 Haber Merkezi/aa
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.
Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.
Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.
Lisede akran vahşeti
Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor
05.02.2026 15:07:00 AA
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.
Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.
İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.
Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.
Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.
Altınkama, şöyle devam etti:
"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."
"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"
Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:
"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."
Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:
"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."
Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.
Bu acıya yürek dayanmaz
Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı
05.02.2026 14:54:00 İhlas Haber Ajansı
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"
Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.
Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi
Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.
Sürücü gözaltında
Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
İzmir'in Çeşme ilçesinde öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle caddeler sularla kaplandı. Rögarların taştığı ilçede araçlar, dereye dönen yollarda ilerlemekte güçlük çekti
Turistik ilçe Çeşme'de, öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte ilçedeki birçok cadde ve sokak yağmur sularına teslim oldu.
Yağışla beraber altyapı sisteminde yaşanan yoğunluk nedeniyle rögarlarda taşmalar meydana geldi.
Yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu cadde ve sokaklar adeta dere yatağına dönüştü.
Su birikintilerinin oluştuğu yollarda trafik akışında aksamalar yaşanırken, sürücüler, suyla kaplanan yollarda araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti.
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi
05.02.2026 00:49:00 Ahmet Turan Yiğit
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.
Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı
05.02.2026 00:12:00 Haber Merkezi
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.
Epstein Türkiye'den kimseyi kaçırdı mı? UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra anlattı
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı
04.02.2026 21:00:00 Ahmet Turan Yiğit
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra, uzun süredir takip edilen Epstein belgelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
ABD'de yıllar önce başlayan ve uluslararası boyuta taşınan çocuk istismarı soruşturmasının, Türkiye'yi ilgilendiren olası bağlantıları UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra tarafından ortaya konuldu.
UCİM Hukuk Müşaviri Yeşim Aydın Sağra'nın konuşmasını izleyin:
İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı
04.02.2026 17:49:00 İHA
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.
Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Uzun süredir karaciğer yetmezliği ile mücadele eden Ufuk Özkan’ın organ nakli gerçekleşti. Özkan'ın ameliyatı 11 saat sürdü
04.02.2026 14:47:00 AA
Uzun süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı.
Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Bölümünden yapılan açıklamaya göre, doktorlar, Özkan'ın 11 saat süren zorlu bir ameliyat geçirdiğini, karaciğer naklinin başarıyla tamamlandığını ve sanatçının durumunun iyi olduğunu belirtti.
Görüntü yönetmeni Salih Kıvırcık'ın Özkan'a donör olduğu nakil ameliyatını, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek'ten oluşan ekip gerçekleştirdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaprak, "Türkiye'nin dört gözle beklediği ameliyatı bugün gerçekleştirdik. Ameliyat sırasında beklenmeyen herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık." bilgisini verdi.
Yaprak, Özkan'ın bu geceyi yoğun bakımda geçireceğini belirterek, "Yarın uyandırma aşamasını deneyeceğiz. Her şey yolunda giderse yüksek ihtimalle yarın ekstübe etmeyi planlıyoruz. Normal şartlarda yoğun bakımda kalış süresi 1 ya da 2 gün oluyor. Hastanede yatış süresi ise genellikle 2 ila 3 hafta arasında değişiyor." ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 3 yıldır Özkan'ın sağlık sürecini yakından takip ettiklerini aktaran Yaprak, şunları kaydetti:
"Bu süreçte kendisinin ne kadar çok sevildiğini hem bizlere hem de ailesine ulaşan mesajlar sayesinde yakından hissettik. Ameliyat sürecinde dualarıyla yanımızda olan tüm sevenlerine teşekkür ediyoruz. Dualarını çok yakınımızda hissederek bu süreci yürüttük. Onlar da iyi ki varlar. Sevenlerinin gözü aydın olsun."
Prof. Dr. Dayangaç ise "Tüm cerrahi ekibimizle hem verici hem de alıcı ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Zorlu bir ameliyattı. Yaklaşık 10-11 saat süren yorucu bir operasyon oldu. Anestezi süreci ve cerrahi aşamalarla birlikte uzun sürmesini beklediğimiz bir ameliyattı. Çünkü hastamız daha önce cerrahi işlemler geçirmişti. Ancak tüm süreci son derece başarılı biçimde tamamladık ve sonuçtan oldukça mutluyuz." açıklamasını yaptı.
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.