En sondan başlayalım; ülkenin yaşadığı deprem felaketinde iktidar olarak, üzerinize düşen her şeyi hakkı ile, layıkı ile yaptı iseniz, hiç kimseyi aç ve açıkta bırakmadı iseniz, telaşa ne gerek var?
İlk saatlerden itibaren, her ilde zaten bulunmakta olan askeri birlikleri, tüm teçhizatları ile birlikte seferber edip, enkaz altında 'imdaat' diye bağıran her cana, her canlıya zamanında, yani ölümden önce yetiştirdi iseniz, arkadaş, ne bu telaş?
Yirmi seneden beri yapmakla övündüğünüz, hatta depremde, ortasından dereler gibi yarıklar-yırtıklar oluşan yolları göstererek, 'iyi ki bu sağlam yolları yapmışız, depremzedelere zamanında yetiştik' diyen Ulaştırma Bakanın ve 'yıkılan yollar geçit vermedi, onun için her tarafa yetişemedik' diyen İç İşleri Bakanının açıklamalarına aldırmadan, her şeyi güzel yaptığınıza inanıyorsanız, telaşa ve endişeye gerek yok.
Hükumetin bizzat organizesi ile, yüzlerce milyarlık yardım toplanmasının ardından, depremin otuz altıncı gününde ve bizzat İç İşleri Bakanının ağzından, bölge için kahvaltılık ve çay-şeker yardım çağrıları yapılması, sıradan bir yardım çağrısı ise, arkadaş, ne bu telaş?
Sonuç itibariyle, akıl almaz ihmaller, akla ziyan beceriksizlikler nedeniyle, beton yığınları altında günlerce yardım bekleyerek can veren, karakışın ayazında donarak can veren on binler elbette ifade veremeyecekler, beyanda bulunamayacaklar ama, onların bağırarak can verdikleri enkazların etrafında baş açık, yalın ayak can havliyle günlerce dönüp duran, anneler-babalar, bacılar-kardeşler, oğullar-kızlar, evliler-nişanlılar ve onların bu dönüşlerine şahit olan seksen beş milyon her şeyi not ettiler, her şeye şahit oldular, dilerseniz halkın notları ile sizin not ettiklerinizi ilerde karşılaştırabilirsiniz.
Arkadaş!
Ne bu telaş?
Yirmi yıllık iktidarınız boyunca her şeyi güzel yaptı iseniz, verdiğiniz her sözü yerine getirdi iseniz, söz verdiğiniz üzere gerektiğinde, 'kimsesizlerin kimsesi' oldu iseniz, sayenizde cümle yolsuzluklar tarihe karıştı ise, bütün yoksulluklar çöp sepetine atıldı ise, yasaklardan ötürü kimsenin bir endişesi kalmadı ise, sizdeki bu telaş ne?
Geçen bunca zaman zarfında, yolsuzlukların Y'sine, yoksullukların Y'sine, yasakların Y'sine bir de tutup, yalanların Y'sini, yalakalığın Y'sini, yandaşlığın Y'sini ilave etmedi iseniz, endişeye mahal yok.
Nihayetinde, yaşayanlar görüp duruyorlar yaptıklarınızı ve yaydıklarınızı.
Arkadaş!
Ne bu telaş?
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026

























































